alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Nabi Avcı isterse sorun çözülür

Videoyu Aç Nabi Avcı isterse sorun çözülür
A
a

Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Karapınar, Gündoğdu ve Küçük Sanayi Sitesi dönüşümünde yaşanan sorunların AK Parti Milletvekili Nabi Avcı’nın istediği takdirde çözülebileceğini söyledi. Kurt, “Kendisine de defalarca gittim. Hiçbir sıkıntı yok çözeriz dediler. Uygun zamanını bekliyoruz” dedi

Ercan Kardeşler Kuyumculuk reklam
Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, ES TV’de yayınlanan Açıkça programının canlı yayın konuğu oldu. Kurt, ES TV Genel Yayın Yönetmeni Soner Yüksel, Anadolu Gazetesi Köşe Yazarı Arif Anbar ve Sonhaber Gazetesi Muhabiri Meltem Karakaş Kaya’nın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Son günlerde tekrar gündeme gelen Karapınar ile ilgili konuşan Kurt, şu ifadeleri kullandı: “Israrla anlatmaya çalıştım. Neredeyse 5 yıldır Karapınar gecekondu önleme bölgesinin planlarıyla ilgili tartışma yapıyoruz. Ben TOKİ’nin bugünkü haliyle kuruluş amacından saptığını, yoksullara ucuz yaşanacak, barınacak ev yapmak gibi görevini unuttuğunu, tersine lüks konutlarla aylık 8-10 bin lira taksitle konut yaparak büyük paralarla para kazandığını iddia ediyorum. O nedenle bu tür yerlere artık bakmıyor, bakmak istemiyorlar. Rahatsız oluyorlar. Ama ne gariptir ki bu 2009’dan itibaren özellikle Karapınar’da bir niyet ortaya konmuş, o niyet o dönemin başkanı Burhan Sakallı’nın talepleriyle gecekondu önleme bölgesi ilan edilmek suretiyle büyükşehir ayağı aşılmış. Eğer bir alan 775 sayılı gecekondu kanununa göre TOKİ başkanlığınca oluşturulan veya oluşacak olan alanlardaki uygulamalarda TOKİ Başkanlığı yetkilidir. Bu budur. Şimdi AK Partililer ısrarla yetki senin diyor. Yetki bizim değil. Anlatamadık. Birinci etap bu haliyle devam ederken yarım kaldı. Yamaç evleri tamamlanmadı, kule tamamlanmadı, köprüler tamamlanmadı, sosyal donatılar, sağlık ocağı, cami okul tamamlanmadı. Yani Karapınar halkının hesap yaparken bütçeye dahil edilen giderleri karşılamalarına rağmen yapılmadı.  Yarısı şu anda TOKİ’nin cebinde kaldı. Vatandaş alacaklı. Ama vatandaşın borcu hala bitmiyor. Vatandaş hala ödüyor” dedi.

YETKİ TAMAMEN TOKİ’DEDİR
“ Biz göreve geldikten sonra birkaç kez görüştük. Bunların yanlış olduğunu, 2’inci etapla ilgili bu işin daha doğru yapılması gerektiğini söyledik” diyen Kurt şöyle devam etti: “TOKİ’nin o zamanki başkanı evet başkanın düşüncesine katılıyorum, bu proje yanlış, doğrusunu yapalım dedi ama Eskişehir’deki yerel ve Ankara’da etkili olan politikacılar bunun yapılamayacağını ısrarla üzerinde durarak engelledi. AK Partinin il yöneticileri ve milletvekilleri. Defalarca gittim konuştum ama yaptıramadık. Şöyle bir korku vardı. Eğer burayı yaparsak Kazım Kurt puan kazanır, prim kazanır. O zaman biz seçim kaybederiz diye bir hayal kurdular. Yine kaybettiler, halkımız sağduyuludur. Kimin ne yaptığın bilir. Bu devam ederken TOKİ gecekondu önleme bölgesini revize ederek genişleterek 2’nci etabı da gecekondu önleme bölgesine Yani Karapınar’ın bir kısmı Alanönü’nün bir kısmı Huzur Mahallesi, Erenköy Mahallesi ilave edildi. Böylelikle gecekondu önleme bölgesinin alanı 40 küsur hektar iken 100 küsur hektara çıktı. Bunun anlamı şu. Eskişehirliler ve AK Partililer bunu bilmeli. Gecekondu önleme bölgesi olarak ilan edildikten sonra orada belediyenin yetkisi biter. İmarla ilgili uygulamayla ilgili belediyenin hiçbir yetkisi kalmaz. Bunu kanun diyor. Belediyenin gecekondu önleme bölgesi ilan etme hakkı var mı? Var. Ama bu TOKİ işe hiç bulaşmadan Büyükşehir belediyesi bir gecekondu önleme bölgesi yapma kararı verir.  Ve derki Odunpazarı Belediyesi ben bu kararı verdim ama uygulamasını sen yap der. Böylelikle Odunpazarı Belediyesi yetkili olur. Onun dışında Odunpazarı Belediyesinin yetkisi yoktur. Ve Nitekim biz TOKİ ile bazı işleri bizim yapmamız açısından bir protokol imzaladık. Yani biz işleri kolaylaştıracağız. Götürüp TOKİ’ye vereceğiz. TOKİ’nin adına biz hazırlamış olacağız. Yine son imzayı TOKİ atacak. Böylelikle bu protokolle AK Partililer ve Eskişehirlilere yetkinin belediyeye geçtiği şeklinde algılamasını sağladılar. Oysa bunun öyle olmadığını ben hukukçuyum okuduğum zaman anladım. Yapılan protokolde de biz bu işin planını yapacağız, çizeceğiz. TOKİ onaylayacak. Ama biz TOKİ’ye yazılar göndermişiz. TOKİ bizim yazılarımıza cevap vermemiş. Defalarca gidip gelmişiz. Her gidiş gelişimizde TOKİ bize değerlendirmemiz devam ediyor gibi yuvarlak cümlelerle geçiştirdi. Bunun üzerine ben dedim ki siz burada yetkinin bizde olduğunu iddia ediyor musunuz dedim. Evet dediler. O zaman yapıyorum dedim. Odunpazarı Belediyesinde sanki yetkimiz varmış gibi 5 binlik ve binlik planları yaptık.  İkinci bölge için. Yaptık bu sefer Adalet ve Kalkınma Partisi meclis üyeleri dediler ki hani yetkin yoktu neden yapıyorsun? Hani vardı. Neyse o tartışmayı, karşı oy kullanmaya cesaret edemediler. Oybirliğiyle geçirdik. Eğer o meclisi izlediyseniz şunu çok net söyledim. Oybirliği ile geçirdik. Sakın ha TOKİ’ye dava açtırmayın. Bari buna engel olun. Olur mu dediler, oybirliğiyle geçti. O arada seçim geçti biz tekrar kazandık. Seçimden sonra 55’nci gün TOKİ davayı açtı. Böyle bir karar alamazsınız, biz size böyle bir yetki vermedik diye. Nitekim mahkeme idare mahkemesi 2019/235 sayılı kararıyla dedi ki TOKİ’nin yetkisini devretmeye yasal olarak imkan yoktur. TOKİ kendisi yapacakmış. Böyle bir imkan yoktur dedi. Odunpazarı Belediyesi de o protokole dayanarak ben burayı planlıyorum diyemez dedi sonuçta iptal oldu. Şimdi biz bu karar itiraz etmesek AK Partililer diyecek ki neden itiraz etmediniz. Haklılar. İtiraz ettik. Hala bekliyoruz. Tablo budur. Yetki tamamen TOKİ’dedir” ifadelerini kullandı.

ODUNPAZARI’NA YAPTIRMADILAR
Kurt, kendilerine 8 Ocak 2021 tarihli yazı geldiğini belirterek şöyle konuştu: “Eskişehir ili Odunpazarı İçesi Ihlamurkent ve Emek mahalleleri sınırları içerisinde yer alan yaklaşık 250 hektar yüzölçümlü alan idaremizin 12.12.2012 tarihli başkanlık oluru ile 775 sayılı gecekondu önleme bölgesi kanununun ilgili yönetmeliği uyarınca 775 kanun maddeleri gecekondu önleme bölgesi ilan edilmiştir diyor. Bize de diyor ki incelemek için evrak gönderin diyor. Yetki kimdeymiş? Bunu tekrar tekrar Odunpazarı yapmadı değil Odunpazarı’na yaptırmadılar. Biz buranın projelerini planlarını mühendis odalarıyla, mimar odalarıyla, ticaret odasının inşaat ile ilgili bölümüyle, mahalle muhtarlarıyla birlikte çalışarak kendi kendine dönüşebilecek bir plan yaptık. TOKİ bize bu yetkiyi devretsin ya da bizim planımızı onaylasın burada ayrıca bir müteahhit aramadan vatandaşlarımızın canının istediği müteahhitte vermek suretiyle bazı yerlerde 5 katı bazı yerlerde 6 katı geçmemek üzere plan yapıldı. Biz bunu uygulayabiliriz, hayata geçirebiliriz. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Odunpazarı Belediyesi bunu becerecek tecrübede, bunu becerecek nitelikte ama yeter ki AK Partililer gölge etmesin. Ya yapsınlar ya da bıraksınlar, konuşmasınlar.”

AK PARTİLİLERİ SİZE ŞİKAYET EDİYORUM
“AK Partililer artık tükenmişliğin sonuna geldiler” diyen Kurt, “Bir trol ordusuyla sanki çok haklıymış gibi algı yaratmaya çalışıyorlar. 50 defa anlatmamıza rağmen her sefer manşet yapıyorlar. Geçen bir arkadaşa mesaj attım. Dedim ki ben bunu anlatmaktan usanmadım. Ama siz hala manşet yapıyorsunuz. Bu nasıl bir gazeteciliktir. Ben anlamakta zorlanıyorum. Burada yetki kanuna ve mahkeme kararıyla TOKİ’dedir. Halkımızın şu evlerde oturması reva mıdır? 10 yıldır insanlar buraya çivi çakamıyor. Oralardaki ev sahipleri evlerini taşıdı. Oralarda okul, cami, kalmadı. Evler harabeye dönüştü. Ben gördükçe vicdanım sızlıyor. Vicdanınız varsa bu işle oynamayın. Ha ben bakıyorum buna bizim partiden de birkaç tane yalın ayak, ayak uyduruyor. Bilmeden konuşuyor. Çok nettir. Sevgili Eskişehirliler ben AK Partinin bu tavrını size şikayet ediyorum. Ya yapacaklar ya da bize diyecekler ki evet sizin yaptığınızı onaylıyoruz, yapın” diye konuştu.

YA YAPSINLAR YA BİZE VERSİNLER
Gündoğdu Mahallesi ile ilgili hiçbir gelişmenin olmadığını belirten Kurt, “Bunlarda ruh olmadığı için bunlarda vicdan olmadığı için Gündoğdu da aynı dertten mustarip. Gündoğdu Mahallesi kentsel dönüşüm afet riskli alandır diye resmi gazetede ilan edilen karar var. Diyor ki 26 Temmuz 2013 resmi gazete. Eskişehir ili Odunpazarı İlçesi Gündoğdu Mahallesi sınırarı içerisinde yer alan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen riskli alan ilan edilmesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 20.12.2012 tarihli yazısı üzerine 6306 sayılı afet riski alanların dönüştürülmesi hakkında kanunun 2’inci maddesi gereğince Bakanlar Kurulunca 22 Nisan 2013 tarihinde kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve esas bizim açımızdan önemli olan Eskişehirliler için önemli olan bizim milletvekilimiz Milli Eğitim Bakanı sayın Nabi Avcı. Bu bir hükümet projesidir. Afet riskli alan ne demektir. Her an yıkılacak her an patlayacak bir alan demektir. 2013’ten bu yana Gündoğdu’da ne Burhan Sakallı döneminde ne Kazım Kurt döneminde bir adım atılmamış. Diyelim ki Kazım Kurt, muhalefet partisinden, AK Partiyi sabote etmek adına yapmıyor, yaptırmıyor, bir takım kavgalar içerisine giriyor. Peki sayın Burhan Sakallı zamanında neden yapılmadı? 2013-2014. Başlanmadı bile. Burhan Sakallı, ben bu işte yokum dedi. O zamanın milletvekiliyle sürtüşmesi sonucunda milletvekilinin arzusu üzerine bu iş gerçekleştirildi. Şimdi biz Gündoğdu’da da aynı sıkıntıyı yaşıyoruz. Afet riskli alanlarla ilgili dönüşüm kararlarında yetki Çevre ve Şehircilik Bakanlığındadır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu yetkisini kendi kullanabileceği gibi başkasına da devredebilir. Bu Büyükşehir Belediyesi de olabilir, Odunpazarı Belediyesi de olabilir, orada kurulan herhangi bir şirket ya da dernek olabilir, tüm Türkiye’de değişik örnekleri var. Bu noktada ben geçen dönem Gündoğdu Mahallesinin önde gelenleriyle toplantı yaptım. Bu bölgede böyle bir sıkıntı var. Bana bir imza toplayın. Ben arkamdaki güce güveneyim. Gideyim bakanlığa diyeyim ki halk yetkiyi bana devretmenizi istiyor. Yetkiyi verin ben bunu yapayım diye. Maalesef bunu beceremediler, belki de istemediler. Belki de Kazım Kurt’un yapmasını istemediler. Onu da biliyorum. Böylelikle Gündoğdu Mahallesi çok ciddi bir sorunla karşı karşıya. Biz bu noktada aynı şeyi söylüyoruz. Ya yapsınlar ya bize versinler. 10 yıl önce Türkiye’nin ekonomisi 2021’de kadar tehlikeli değildi. Yapımcı firma bulunabilinirdi. Şimdi bir de o risk geldi. o sıkıntı “ ifadelerini kullandı.

VATANDAŞ UMURLARINDA DEĞİL
Küçük sanayi Sitesi ile ilgili de herhangi bir gelişmenin olmadığını kaydeden Kurt, “Bununla ilgili bir gelişme yok. Bu sanki Adalet ve Kalkınma Partisinde şöyle bir şey var. Siz bize belediye seçiminde oy vermediniz. Biz de sizi cezalandırırız. Böyle bir mantık var. Bu bazen başka yerlerde dillendirilen sözler. Eskişehir’de henüz böyle bir dillendirme olmadı ama bu tamamen bir ego işi. CHP’li belediye başkanı bunu yaparsa başarılı görülür. Biz bunu yaptırmayalım. Ben hem sanayiyle hem Gündoğdu ile ilgili Çevre ve Şehircilik bakanlığına çok gittim geldim. Çevre ve Şehircilik Bakanlığında bu sanayi çarşısının imzasının attırılmasıyla ilgili zamanın Başbakanı Binali Yıldırım’a kadar ulaştım. Özel olarak imzalattırılmasını sağladım. O zamanın bizim yine Sayın Nabi Avcı Kültür ve Turizm Bakanı olarak buraya imza attı. Dönüştürülmesi gerekir, afet risklidir diye. Ama ne yazık ki 2017’den bu yana orada da hiçbir gelişme sağlanamadı. Defalarca yazı yazdım, defalarca gittim. Bizim projemizin uygun olduğunu, bizim projemizin iş yapar nitelikte göründüğünü söylemesine rağmen ne yazık ki yetkiyi bize vermediler. Vatandaş bunların umurunda değil. Somut olarak iddia ile söylüyorum. Kim ne derse desin aksini ispat edemez. En son sayın eski Kayseri Belediye Başkanı Özhaseki bakandı. Beni aştı, yukarıdan halledin dedi. Yukarısı  Saray. Eskişehirli politikacılar gittiler, kimisi ilçe belediye başkanı adayı olacaktı, kimisi büyükşehir belediye başkanı adayı olacaktı. Aman ha burayı vermeyin biz yapacağız dediler. Ne yazık ki onların arzusu olmadı. İddia etmediğim şeyleri söylemem. İsteyen istediği gibi tartışır, isteyen istediği yere götürür” dedi.

KENDİSİNE DEFALARCA GİTTİM
Karapınar, Gündoğdu ve küçük sanayi sitesi sorunu AK Parti Milletvekili Nabi Avcı istese çözülür mü? sorusunu yanıtlayan Kurt, “Çözülür. İddia ile söylüyorum. Şu anda kişisel olarak pozisyonu nedir bilmiyorum. Ama bununla uğraştığımız zaman en yetkili oydu. AK partide de zaten şöyle bir gelenek var. Bir kentte bir şey yapılacaksa birinci sıradaki milletvekiline soruyorlar. Hele bir de Nabi bey gibi bakanlık yapmış bir kişi varken bunun mutlaka kendisinden okey alınması gerektiğini defalarca duydum. Ama onlar kabul eder etmez bilemem. Ben bunu defalarca kulaklarımla duydum kendisine de defalarca gittim. Hiçbir sıkıntı yok çözeriz dediler. Uygun zamanını bekliyoruz“ diye konuştu.

GÜNAHI AK PARTİ’YE
Meclis üyelerine tekrar seslenen Kurt, şöyle konuştu: “5 yıldır AK partililere sesleniyorum ama kalpleri gözleri hepsi mühürlü. Yararlı bir iş olsun istemiyorlar. Ben geçen meclis toplantısında Gündoğdu Mahallesinde büyüyen AK Partili meclis üyesi arkadaşımız Rüştü Akbıyık’ın da önerisiyle tekrar çağrı yaptım. Şimdi yine yapıyorum gelsinler beni istedikleri yere götürsünler. Ben götürünce ne olacak bilmiyorum ama. Ben giderim anlatırım, ama benim gitmeme gerek yok. Oradan bize bir kağıt getirecekler. Yetki Odunpazarı’ndadır diye. Ya da Odunpazarı sen aradan çekil AK Parti olarak biz yapıyoruz. Buyurun yapın. Bizim derdimiz enkazdan ve oranın harabeden kurtulması. Sanayi çarşısı da öyle Gündoğdu da öyle olmak üzere. Ben şöyle bir komplekse kapılmıyorum. Ben yaparım benden başka kimse iyi yapamaz demiyorum. Benim böyle bir derdim yok. Ben çaresizlikten TOKİ’yle bile işbirliği yapmaya hazırım. TOKİ’yi o kadar eleştirmeme rağmen, TOKİ’yle o kadar davalaştığıma rağmen TOKİ ile işbirliği yapmaya hazırım. Kaç kere gittim, kaç kere yalvardım. Burada şundan Eskişehir’in emin olması lazım. Kazım Kurt’ta veya Odunpazarı Belediyesinde ya da Büyükşehir Belediyesi’nde buralarla ilgili hiçbir yetki yoktur. Bunu kanun da mahkeme kararı da böyle diyor. Bunu her gün Eskişehirlilere anlatacağım, şu harabeleri göstereceğim. Burayı terk eden insanların nerede oturduğunu, ne yediğini ne içtiğini biliyor muyuz? Amerika bizi kıskanıyor. Neresini kıskansın Amerika? Almanya buranın neresini kıskansın. Böyle bir yaklaşım yok. Böyle bir şey yok. Ben bunu her yerde anlatırım, her yerde anlatacağım. Sonuna kadar da bu işin üstüne gideceğim. Ne olur? Yapılacak iş bellidir. Sanki bunları bitirdi şimdi 250 hektar daha gecekondu önleme bölgesi yapmak istiyor. Niçin? Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinin gelişimini tıkamak için. Sanayi çarşısı, organize sanayi ve küçük sanayilerle beraber Ankara tarafımız tıkalıdır, gelişme şansımız yoktur. Kütahya yolu gelişme şansımız yoktur. Önümüz mezarlık ve Kocakır. Kocakır’da da bakanlığın bir projesi var. o da maket halinde bakanlıkta duruyor. O nedenle orası da tıkalıdır. Odunpazarı mutlaka ve mutlaka dönüşüm yapmak zorundadır. Buraları yıkıp yenilemek zorundadır. Ama bunu yenilerken de koca koca estetiğe uymayan çirkin yapılarla değil, oranın koşullarına uygun bir yapılaşmayı hep birlikte sağlamak zorundayız. Burada ben yine söylüyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi il başkanı ilçe başkanı avukattır. Kanunu, mahkeme kararlarını düzgün okusunlar. Mahallede iki kişiye yetki Odunpazarı’nda deyip de trollerle bu işi idare etmeye kalkmasınlar. Bunun günahı ve vebalı tamamen AK Parti’dedir.”

YIKILANLAR SİZİN EVLERİNİZ
AK Parti Odunpazarı İl Başkanı Ali Acar’ın Karapınar ile ilgili Kazım Kurt’ta yetki olmamasına rağmen vizyon projeleri içinde saymasıyla ilgili sorusunu yanıtlayan Kurt, “TOKİ dava açmasaydı, mahkeme bizim planlarımızla ilgili yetkimizin olmadığına dair karar vermeseydi biz yapacaktık. Buradan bir şey çıkmaz sevgili meslektaşım. Burada yapılacak bir tek iş vardır. Gideceksiniz TOKİ Başkanlığına, diyeceksiniz ki biz Karapınar’da niçin yapmıyoruz. Çevre Şehircilik Bakanlığı’na gideceksiniz biz burada yetkimizi niçin kullanmıyoruz, bu kadar. Ben alay etmiyorum, ben şunu söylüyorum; 2019 30 Mart seçiminden önce biz Karapınar 2. Etap’ın planlarını yaptık, meclisimizden geçirdik ama TOKİ 60 günlük süreyi bekledi. Seçimden sonra oraya dava açtı ve mahkeme bizim yetkimiz olmadığına karar verdi. TOKİ dava açmasaydı bizim yetkimiz kesinleşecekti ve biz seçimden sonra orayı yapacaktık. Bunun anlaşılmayan bir tarafı yok. Eskişehir’e Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetlerinin verebileceği bir şey kalmadı. Şu anda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın da TOKİ’nin de Eskişehir’e dönüp bakacak ne mecali var ne niyeti var. Bu piyasanın öldüğü bir dönemde orada 100 hektardan büyük neredeyse 160 hektarlık bir alanı dönüştürecek devletin gücü yok. Bu kadar açık. Ama ne yapıyorlar. Sayın Başkan bir tweet atıyor, 500 tane troll arkasından bu işin peşinde koşuyor. Ey sevgili kardeşim, troller, o tweetlere retweet yapanlar, yıkılanlar sizin evleriniz. Çökenler sizin ananızın, babanızın, sülalenizin evleri. Yapılmayan harabe Eskişehirimizin görüntüsü. Eskişehirimizde bizimle birlikte yaşayan hemşerilerimizin görüntüsü. O hemşerilerimizin geleceği ile oynuyoruz. Geçmişini bitirdik 10 yıldır bunları hapsettik. Dolayısıyla bu demagojilerle hala politika yapanlara itibar etmeyin. İlk seçimde bunlara genel seçimde bir hesap soralım. Türkiye’yi kurtaralım başka çaresi yok” dedi.

ELEŞTİRİYE AÇIK OLMALILAR
Oda Başkanları ile ilgili bir sorunu olmadığını vurgulayan Kurt, “Oda başkanlarıyla kişisel hiçbir sorunum yok. Hepsini seviyorum, hepsi benim arkadaşım, zaman zaman oturup konuşuyoruz, görüşüyoruz. Ben kendim nasıl eleştiriye açıksam herkesin de açık olması gerektiğini düşünenlerdenim. Düşündüğünü saklamadan söyleyebilmeli insanlar. Ben öyleyim. Bir olayla ilgili bir bilgim varsa, bir değerlendirme yapıyorsam onu yüksek sesle yapmaktan çekinmem, korkmam. Arkadaşım da olsa bir oda başkanını eleştiririm. Onlar beni nasıl eleştirirse ben de onları eleştirebilirim. Oda başkanlarının kişisel kariyeriyle, duruşlarıyla ilgili sorunum yok. Öyle bir sorunum olsa açarım telefonu derim ki Sevgili Ömer Bey seninle ben şu kadar senedir tanışıyorum ama şu işin doğru değil derim. Bunu kimseye de duyurmam. Ama kamusal bir görev anlayışı içerisinde bir tespiti yapmak durumundayız. Oda başkanlarının, siyasi parti başkanlarının ya da sendika başkanlarının işi hükümetin söylediği her şeyi allandıra ballandıra insanlara anlatmak değildir. Hükümetin zaman zaman yanlış yaptığı şeyleri, özellikle kendi odasını ilgilendiriyorsa çıkıp anlatmaktır. Benim söylemeye çalıştığım budur” ifadelerini kullandı.

DOĞRULARI SÖYLEMİYORLAR
Bir izleyicinin MHP Milletvekili Metin Nurullah Sazak tarafından Karapınar ile ilgili mecliste verilen soru önergesi sunması üzerine konuşan Kurt, “Bitti mi? Sayın Milletvekilimiz o konuyla ilgili benden de bilgi aldı. Benden aldığı bilgileri de değerlendirerek sanıyorum bu soruları sordu. Gelen cevapları da bana da gönderdi. Ben kendisine bir Eskişehir Milletvekili olarak teşekkür ediyorum. Orada verilen cevapların da büyük çoğunluğu yanlış. Doğruları söylemiyorlar. Nitekim bizim vatandaşımız devletten gelen bir yazı olduğu zaman onun asla ve kata yanlış olabileceğini düşünmüyor. Bakan gönderdi kardeşim baksana diyor. Bu doğru kabul edilmesi gereken bir yazı ama gördünüz doğruları söylemiyorlar. Cami inşaatı başlamadı bile. Bırakın yapılmayı filan o lise, ortaokul onlar yok. Ben bu konuda TOKİ’nin de Şehircilik Bakanlığı’nın da milletvekillerine doğruları söylemediğini bir daha vurgularım. Teşekkür ediyorum hemşerimize. Takip etsin ve sorsun. Ben olsam Sayın Milletvekilimizin yerine bir daha sorarım. 2020 yılı sonuna kadar bitecek dediğiniz şey ne zaman başlayacak diye. O bölgede yaşayan insanlarımızın içi yanıyor, serveti gitti. Geleceği gitti, çoluğunun çocuğunun rızkından arttırıp da şimdi başka yerlerde yaşamaya çalışıyorlar. Kendi evi boş, gitti kirada oturuyor” dedi.

YANLIŞ BİR YAKLAŞIM
Hamamyolu’ndaki ağaçlarla ilgili konuşan Kurt, “Ben öncelikle bu ağaç kesme noktasında bir genelleme yapmak istiyorum. Şu anda bizi yönetenler, ülkeyi yönetenler aslında ülkeyi yönetmiyor. Sadece yüzde 50 için çalışıyor. Geri kalan yüzde 50 yani biz onları hiç ilgilendirmiyoruz. Bizin tarafta da öteki yüzde 50 ilgilendirilmiyor. Yani Hamamyolu’nda ağaç kesilirse ya da sökülürse AK Partililer ayaklanıyor, Hava Hastanesinin orada kesilirse CHP’liler ayaklanıyor. Bu yanlış bir yaklaşım. Eğer bu Hamamyolunda ağaç kesildi diye feryat edenler Millet Bahçesinde, Dede Korkut Parkında ya da Hava Hastanesinde ya da Alpu’da, Kaymaz’da olan çevre sorunlarıyla ilgili dertlenseler çok sıkıntı kalmayacak, bu işler çözülecek. Ama ne yazık ki böyle olmuyor” diye konuştu.

BELEDİYEYE DEVREDİLMELİ
Millet Bahçesini değerlendiren Kurt, “Şimdi Millet Bahçesini beğendin mi? Millet Bahçesinin yapılması işi bence devletin işi değil. Bu belediyelerin işi. Bu işi belediyeler yapacaktı. Keşke Büyükşehir Belediyesine devretseler. Bakımını temizliğini onlar yapsa daha iyi olur. Şu anda Dede Korkut Parkında çekilen sıkıntı burada çekilsin istemem. Oraya dikilen ağaçlar hepimizin servetinden kaynaklanarak elde edilen ağaçlar. Milli servettir, yazık olur. Dede Korkut Parkını bize verseler alır mıyız? Dede Korkut Parkının şimdiye kadar belediyeye devredilmemesi zaten yanlıştır. Ama inatla Eskişehir’de dediğimi yüzde 50 yüzde 50 kısmını sürekli gündemde tuttukları için böyle bir niyetleri olur mu bilmem. Bizim bazı görüşmelerimiz olmuştu ama olumsuz sonuç aldık. Orada parkı verince sanıyorum parkın içindeki kafeleri ayırmak biraz ayıp olacak diye düşündükleri için o kafeleri işlete arkadaşın AKP’de ciddi bir yönetici olduğunu bildiğim için ihtimal vermiyorum. O nedenle çok verili olacağını düşünmüyorum. Ama tablo nettir bu tabloda ben Türkiye’nin bütününü kucaklayacak bir anlayışın egemen olması gerektiğini düşünüyorum. Ne biz başkalarını dışlayabiliriz ne de başkaları bizi yok sayabilir. Böyle bir Türkiye 83 milyon kaçsa hep birlikteyiz. Diyordu ya dünya 5’ten büyüktür. Ama 80 milyon da 1’den büyüktür. O nedenle inşallah düzgün bir noktaya geliriz” ifadelerini kullandı.

ASGARİ ÜCRETLİ ÇALIŞAN YOK
Belediyelerin CHP’li belediyelerin asgari ücrette birbiriyle rekabet etmesini de değerlendiren Kurt, şöyle konuştu: “Asgari ücretle ilgili değerlendirmem şudur. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu her zaman yaptığı gibi bu asgari ücrette de ciddi bir tavır koymuştur. O koyduğu tavrın altında ezilen hükümet asgari ücreti 2 bin 800 küsur liraya çıkarmak zorunda kalmıştır. Yaklaşık 500 lira gibi yüzde 21 oranında zam yapmak zorunda kalmıştır. Yetmiş midir? Yetmemiştir elbette. Bizim genel merkezimizin hesaplarına göre asgari ücret net 3 bin 100 lira olması gerekir. Bunun genel başkan tarafından dillendirilmesi ve hükümete baskı olarak uygulanmasından sonra hükümetin açıklamasını takiben genel başkanımız ciddi bir basın açıklaması yapmak suretiyle gerekçelerini de ortaya koyarak niçin 3 bin 100 lira olması gerektiğini anlatacaktı ve oradan da diyecekti ki CHP’li belediyelere talimatımdır. İnsan yaşamına uygun bir ücret 3 bin 100 liradan aşağı olmaz ona göre uygulayın diyecekti. Ama ne yazık ki bizim birçok belediye başkanımız başka miktarlar açıklamak suretiyle genel bakanı zora soktular. Bunun doğru olduğunu sanmıyorum. O nedenle ben bir açıklama yapmadım. Kaldı ki bizim belediyemizde asgari ücretle çalışan yok. Biz toplu iş sözleşmesi yapmışız.”
 
 
Kaynak : Hilal Köver - Anadolu Gazetesi
Arıman masaustu reklami
1000
icon
Sese 14 Ocak 2021 11:45

Seçim zamanı verdiğiniz sözleri yerine getirin.zaten iktidar size yardımcı olacaktır birazda halka hizmet edin başka bişey istemiyoruz

1 2 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat