alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Mesleğine tutkuyla bağlı, farklı, hayat dolu bir hekim

Videoyu Aç Mesleğine tutkuyla bağlı, farklı, hayat dolu bir hekim
A
a

Merhaba memleketimin insanları... Farklı Gündem'in ilkiyle karşınızdayım. Bu haftaki röportaj konuğum; Uzman Dermatolog Dr. Belda YURTSEVER TÜNER. Hadi Başlayalım!

Halil Ünal ile FARKLI GÜNDEM

Doktorlar, toplum hayatında önemli bir yere sahiptir. Çünkü insan sağlığıdır işleri. Hayatın olmazsa olmazı, en önemli kavramıdır sağlık. Tam da bu noktada başlar hikayeleri. İnsanlık için büyük bir özverinin adı olurlar... Birçok insanın kimi zaman rahatsızlıklarını, kimi zaman psikolojik sorunlarını, kimi zaman ise hayatlarını kurtaranlar onlardır... Bugün ben de "Farklı Gündem"de kıymetli bir doktoru ağırlayacağım. Röportaj konuğum; Eskişehir'in sevilen doktorlarından, Dermatoloji Uzmanı Dr. Belda Yurtseven Tüner. Doktor olma hikâyesini, hayata bakış açısını, sağlıklı ve estetik yaşamın formülünü, aile yaşantısını ve hakkında bilinmeyenleri bu keyifli röportajda bulacaksınız.

Doktor olmak istiyorum dediğinizde kaç yaşındaydınız?
Küçükken, okula başladığım zamanlarda babam beni hep ''benim kızım doktor olacak'' diye severdi. O zamanlar bu istek bilinçaltıma iyice işlemiş olsa gerek. Hasta olduğumda beni doktora götürdüklerinde onlara büyük bir hayranlıkla bakardım. Doktor olmak adına kararlılığım her doktora ihtiyacımız olduğunda biraz daha şekillendi galiba.

Bizde genelde doktorların kazancı çok konuşulur :) Muhtemelen şahit olmuşsunuzdur. ‘’Şu doktor şu kadar kazanıyor, öbürü bu kadar kazanıyor’’ gibi... Bu durumu nasıl yorumluyorsunuz? Nedir bu doktorların mali bilançolarına olan ilgimiz?
Evet, maalesef öyle bir durum var. Alıştık artık diyelim:)

Nasıl bir ortamda yetiştiniz, nerede büyüdünüz?
Aile kökenimiz Eskişehir’in Mihalıççık ilçesine dayanıyor. Babam vergi dairesinde çalışan bir memur, annem ev hanımıydı. Babam rahmetlik biraz aksi ama yalanı hiç sevmeyen, dürüst bir adamdı. Annem Mevlana gibi hoşgörülü, fedakar ve hep pozitif düşünen, en olumsuz anlarda bile kötü düşünmeyen bir kadındı. Hala da öyledir. Çok okumak istediği halde ilkokuldan sonra okutulmadığı için bu konudaki özencini bana ve kız kardeşlerime aşıladı diyebilirim. O zamanlar evler sobalı olduğundan ayrı çalışma odamızın yoktu. Annem günlere bile ders çalışamayız diye katılmazdı. Hep eli ve desteği üzerimizde oldu. Çok şükür kız kardeşlerimde bende üniversiteyi bitirip meslek sahibi olabildik.

Karakterinizin en belirgin özellikleri nelerdir?
Sanırım hırslı olmam ve bir şeyler üretmeyi çok sevmem. Çalışmak benim hayatımın hep vazgeçilmezi oldu. Birde yapı olarak haksızlığa hiç gelememem. Ne ben kimseye haksızlık yapayım ne de bana haksızlık yapılsın. Bu konuda duyarlıyım her zaman!

Size baktığımda; kolay kolay sinirlenmeyecek bir insan görüyorum. Öyle misiniz gerçekten?
Evet aslında, kolay kolay sinirlenmem. Ancak az önce de ifade ettiğim gibi haksızlık hassas noktamdır diyebilirim.

Mesleğinize dönelim. İlk görev yeriniz neresi?
İlk görev yerim tıp fakültesini bitirdikten sonra pratisyen hekim olarak mecburi hizmet için gittiğim Ordu’nun Saraycık ilçesidir. Bu vesile ile ilk defa Karadeniz bölgesini de görüp yeşiline, doğasına, bir güneş açıp bir yağmur yağan iklimine şahit oldum.

Dermatoloji uzmanısınız. Branşınızın diğer uzmanlık bölümlerinden farkı, artı ve eksileri nelerdir?
Tus sınavına girdiğimde dermatoloji ikinci tercihimdi. Yüksek bir puan alarak bu bölümü kazandım. Dermatoloji daha efektif ve giderek tercih noktasında bu bölüme talep arttığı için puanı yüksek branş oldu günümüzde. Hassas yapımdan dolayı cerrahi ve ölümle hayat arasında bire bir yakın olabilecek branşları çok istemedim. Dermatolojinin estetik ve kozmetik alanı daha dinamik ve görsel açıdan daha tatmin edici olduğu için ve yenilikleri takip etmeyi sevdiğimden bu alanı tercih ettim. Hayati yönden risklerinin az olması nedeniyle avantaj sağlayan bir branş fakat cilt hastalıkları genelde kronik ve zor iyileşen vakalar... Ve tabi ki görselliğe dayalı işlemler yaptığımızda hastanın ne istediğini bilmek ve onu memnun etmek de apayrı zorlukları olan bir durum.

Meslekte karşılaştığınız zorluklar nelerdir?
Hayatımızın her alanında, her konuda zorluklarla karşılaşabiliyoruz. Maalesef bizim alanımızda yaptığımız botoks, dolgu, mezoterapi gibi cilt gençleştirme tedavilerini bu konularda eğitim almış doktorların yapması gerekirken bu işin eğitimini almamış, hekim olmayan kişiler tarafından güzellik salonlarında ve merdiven altı tabir edilen mekanlarda yapılması son derece sıkıntılı ve toplum sağlığını tehdit eden şeyler. Halkımızı bu konuda bilinçlendirmemiz gerekiyor. Botoks, dolgu gibi enjeksiyonla yapılan işlemlerde körlüğe kadar gidebilecek ciddi riskler var. Maalesef bu konuda yapılan denetimlerin eksikliği ve halkımızın bilinçsiz olması sonucu merdiven altı dediğimiz ve sağlık kuruluşu olmayan güzellik salonlarında bu işlemlerin yapılması artmış durumda. Anatomi bilgisi ve enjeksiyon yapma yetkisi olmadan ‘’doktor’’ dışında bir meslek grubu botoks, dolgu ve lazer tedavisi yapamaz. Kanuni olarak da bu yasaktır. İşimizin bir başka zorluğu da estetik kozmetik işlemlerinde kişinin psikolojisini, ne istediğini anlamaktır. Hangi tedavinin ne işe yaradığını, ne kadar fayda vereceğini hastaya tam anlatamazsanız tatminsizlikten kaynaklanan sorunlar yaşayabilirsiniz. Yani kişinin ne istediğini ve sizin yapacağınız işlemin ne kadar fayda edeceğini hastaya doğru anlatabilmek çok önemli.

Özgürlüğünüze ne kadar düşkünsünüz?
Özgürlük hayatın doğuşu, insanın doğası, sihirli kelime... Hedeflerime giden yolda gerçekleştirmek ve başarmak istediğim bir konuda kısıtlanmaya katlanamam.

Sizi en çok ne sinirlendirir?
Nankörlük, ikiyüzlülük, yalan ve sahtekarlık katlanamadıklarımdandır.

Hayattaki en büyük güç nedir?
İnanç, çalışmak ve kararlılıktır.

Kendinizle barışık mısınız? Değiştirmeye çalıştığınız bir yönünüz var mı?
Genelde kendimle barışığım. Küçükken özgüveni daha az, çekingen bir çocuktum. Zamanla bir şeyleri yapabildiğimi gördükçe özgüvenim arttı.

Motive olmak için kendinize neler söylersiniz?
Motive olmak için duaya inanırım ve küçükken anneannemin ezberlettiği bir dua var. Onu her sabah okuyarak işe başlarım.

Şehrin en işlek lokasyonunda, çok şık bir kliniğiniz var. Hastalarınız size genelde medikal estetik için mi yoksa dermatolojik rahatsızlıkları için mi gelirler?
Cilt hastalıkları uzmanı olarak zaten yoğun bir muayene hasta kitlemiz var. Bunun dışında estetik ve kozmetik dermatoloji ile ilgili yaptığımız lazer tedavileri, cilt gençleştirme işlemleri yani cildimizle mutlu olmamızı sağlayan her türlü tedaviyi yapıyoruz.

Botoks, dolgu veya başka benzeri bir işlem için kliniğinize gelen kişi; sizce müşteri mi yoksa hasta mı?
Özgüven dış deri ile başlar. Dış görünüm direk ruh sağlığını etkiler. Örneğin bir sivilce bile ergenlik çağında kişinin ruh sağlığını bozabilir, kişiyi takıntılı hale getirebilir. Bu işlemlerde hassas davranıp ona göre yönlendirme yapmalısınız. Kadın, erkek herkes sağlıklı bir cilde sahip olmak ister. Daha genç, daha kırışıksız, daha lekesiz, daha sağlıklı bir cilt için dermatoloji olarak bizim görevimiz kişinin neye ihtiyacı olduğunu tespit edip, hassas bir tutumla kişiyi tedavi etmektir.

Dermatoloji ve medikal estetik alanında yenilikleri takip ediyor musunuz?
Değişmeyen tek şey değişimdir. Alanımız çok dinamik olduğundan, iyi sonuçlar alabilmek için yenilikleri takip etmek durumundayız.



Cilt bakımına kaç yaşında başlamak gerekiyor?
Cildimiz ömür boyu taşıyacağımız en güzel giysidir. En güzel makyaj aslında kişinin pırıl pırıl ve yaşının iyisi bir cilde sahip olmasıdır. Cilt bakımı her yaşta önemlidir. Bebeklikten yaşlılığa kadar her yaşta ayrı cilt sorunları vardır. Yaşa ve cildin yapısına uygun temizlik ve bakım ürünleri kullanmak önemlidir. 30’lu yaşlardan sonra cilt yaşlanmasını geciktirici gençlik aşıları, vitaminler vemimik çizgileri için botoks, hacim kaybı için dolgu enjeksiyonları başlanabilir. Kişinin cilt sorunları ve cilt yaşlanmasına göre bir dermatolog takibinde tedavileri seçmek ve bunları düzenli aralıklarla yapmak yaşının iyisi olabilmesi adına kesinlikle katkı sağlar.

Erkeklerde kadınlar kadar medikal estetik yaptırıyor mu?
Artık kadın, erkek herkes için dış görünüm önemli. Bu nedenle erkek hastalarımız da medikal işlemlere rağbet ediyorlar.

Cilt bakım kremleri tek başına yaşlanmayı geciktirmede etkili olabilir mi?
Doğru cilt bakım kremleri kullanmak önemli fakat tek başına yeterli değil. Örneğin; alın çizgileri, kaz ayakları, kaş çatma çizgileri belirginleşmeye başladığında hiçbir krem botoksun yerini tutamaz. Düzenli yapılan botoks işlemi alın, kaz ayakları ve kaş arası çizgilerinin kalıcı olarak kaybolmasını sağlar. Hacim kayıpları başladığında dolgu enjeksiyonları yüzün daha dinamik görünmesini sağlar. Yüz ovalinin bozulması ve çene hattındaki sarkmalar için organik askı ipler, fokuslu ultrason ve lazer tedavileri ile kolajen uyarımını arttırarak yüzün daha sıkı olması sağlanabilir.

Gelecekle ilgili mesleğiniz özelinde planlarınız veya hedefleriniz nelerdir?
Gelecekte yine kendi meslek alanımda en iyisini, en yenisini yapmak için çalışacağım , sağlığım ve ömrüm elverdiği sürece.

Tıp fakültesinden yeni mezun olmuş genç doktorlara ne tavsiye edersiniz?
Doktorluk mesleğinin mayasında insan sevgisi ve hoşgörü vardır. Bu bağlamda genç doktorlara naçizane tavsiyem mesleki ahlaklarının odağına insan sevgisini yerleştirmeleridir.

Sosyal medyayı aktif kullanıyorsunuz, takipçi sayınız da bir hayli fazla. (yirmibinin üzerinde) Sosyal medyayı işiniz için bir tanıtım aracı olarak mı kullanıyorsunuz? Yoksa hayatın sıkıcı rutininden bir nebze olsun uzaklaşmak için mi?
Sosyal medya günümüzün en vazgeçilmez iletişim aracı oldu. Hem yaptığım işlemleri, hem duygularımı, kendi alanımdaki yenilikleri en çabuk ve etkili buradan daha çok kişiyle paylaşabiliyorum. Çok güzel bir imkan.

Sosyal medyanıza baktığımda; ara ara şiirler paylaştığınızı görüyorum. Şiire, edebiyata ilgili olduğunuz aşikar. Şiirde yazıyorsunuz galiba. Sevdiğiiniz şairler kimlerdir?
Duygusal olarak sade, anlaşılır, samimi şiirleri severim. Bu bağlamda Nazım Hikmet’i, Orhan Veli Kanık’ı ve Can Yücel’i duygularıma yakın bulurum.

Başka bir şehirde yaşamayı hiç düşünmediniz mi? Yaşamsal planlarınızda hep Eskişehir mi vardı?
Eskişehir benim zaten memleketim, doğduğum büyüdüğüm ve bütün aile çevremin de yaşadığı, üniversiteye gidene kadar hayatımın geçtiği şehir. Hacettepe Üniversitesi’ni bitirdikten sonra Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Cildiye bölümünü de kazanınca kendi şehrimde kalma şansım doğmuş oldu. İyiki de öyle oldu. Çok seviyorum şehrimi. Başka şehirde yaşasaydım mutlu olamazdım. Aydın ve yaşaması kolay, modern bir şehir. Ayrıca, manevi bağlarım var ve bunlar benim için önemli.

Pandemi sürecinin içindeyiz hala. 2,5 aya yakın karantina dönemimiz oldu. Karantina günlerinde hayata dair sorguladığınız şeyler var mı?
Karantina dönemi dünya ve insanlık açısından çok enteresan bir geçiş dönemi oldu. İnsanlık tarihinin önemli süreçlerinden birine şahit olduk. Ders verici çok yönleri oldu. Sağlığın, korkusuzca nefes almanın ne kadar önemli birşey olduğunu hatırlattı bize. Özgürce dışarıda açık havada dolaşmanın bile nekadar kıymetli birşey olduğunu ve dostlarımızla görüşüp sohbet etmenin ve sosyalleşmenin ne kadar önemli bir ihtiyaç olduğunu, işlerimizin peşinde koşmanın ve meşguliyetlerimizin olmasının bize hayata bağlayan şeyler olduğunu anlamış ve kıymetini görmüş olduk.

20’li yaşlarınıza dönseniz veya 20 yaşındaki Belda şu an karşınızda olsa ona ne söylemek istersiniz?
Şimdi imkanım olsa da 20’li yaşlarıma birşeyler söylemek isteseydim o günleri daha dolu dolu daha cesur ve inandığı şekilde yaşamasını tavsiye ederdim. Gerçi aynı çalışma hırs ve tempom öyle devam ederken ozamanın imkanlarında yapabileceğimiz çok fazla birşey yoktu. Ama mesela o dönemlerde imkanlarım olsaydı yurt dışında dil ve okul eğitimleri yapmayı, bir enstrüman çalmayı öğrenmeyi düşünebilirdim.

Covid-19 sonrası, dünya nasıl bir dünya olur sizce?
Covid-19 sonrası dünyada ve ülkemizde bir takım sıkıntılar yaşanmış veya yaşanacak olabilir. Fakat ben insanların kişisel ve sosyal hayatları açısından çok fazla birşeylerin değişeceğine inanmıyorum. Çünkü geçmişi özlediğiniz ve eski alışkanlıklarınıza özlem duyduğunuz sürece yine bu günleri tam olarak atlattığımızda eskiye döneriz diye düşünüyorum.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat