alexa

Zihni Çalışkan’a ilişkin dört iddia…

AK Parti İl Başkanı Zihni Çalışkan’a ilişkin bir takım iddiaların olduğunu artık duymayan kalmadı

12 Eylül 2019 09:01
A
a
AK Parti İl Başkanı Zihni Çalışkan’a ilişkin bir takım iddiaların olduğunu artık duymayan kalmadı.
Bir mobilya şirketinin bayiliğini aldığı iddiası…
Bir iletişim operatörünün avukatlığını aldığı iddiası…
Özellikle Şehir Hastanesine tedavi olmaya giden kazazedelere avukat olarak Zihni Çalışkan’ın önerildiği iddiası…
Yine Zihni Çalışkan’ın, AK Parti aleyhinde WhatsApp üzerinden birisiyle yazıştığı iddiası…
 
*
 
Şimdi, bu iddialara tek tek bakalım…
 
*
 
Zihni Çalışkan, bir mobilya şirketinin bayiliğini aldığı yönünde çıkan iddianın doğru olmadığını söyleyerek, ES TV’de yaptığımız programda şu ifadeleri kullandı: “Bayilikle ilgili olan kısım benimle çok ilgili olmadığı için muhatap arkadaşlara bu sorunun sorulmasında fayda var.”
 
*
 
Çalışkan, bir iletişim operatörünün avukatlığını aldığı yönündeki iddiayı doğruladı! Bu noktada şunu söyledi: “Ben avukatım. Şehirde, iyi de bir avukat olduğumu düşünüyorum. Dolayısıyla bizim, şehrimizde olmayan bir avukatlığa ilişkin kısımda faaliyet gösterdiğimiz doğru. Bakın ben kamu bankalarının da avukatlığını yapıyorum, yıllardır yapıyorum.”
 
*
 
Bir diğer iddia ise, Şehir Hastanesi’ne giden kazazedelere avukat olarak Zihni Çalışkan’ın önerildiği iddiası. Çalışkan, bu iddianın da doğru olmadığını söyledi ve iddia sahiplerinin müfteri olduğunu ifade etti. Şöyle ki: “Bu iddia, geçerlilikten yoksun bir iddiadır. Çünkü ben, yaklaşık on bir tane, on iki tane sigorta şirketinin avukatlığını yapıyorum. Bu şehirde sigorta avukatı olarak biliniyorum. İnsanların dönem dönem bana gelmesi gayet doğal. Dosyalara baksınlar; il başkanı olduktan sonra kaç dosya almışım, kaç tanesi nereden gelmiş, bu iddia sahipleri de müfteridir. Çünkü ben sigorta konusunda bilirkişilik yapıyorum.”
 
*
 
Ve son iddia… Yani Zihni Çalışkan’ın, AK Parti aleyhinde WhatsApp üzerinden birisiyle yazıştığı iddiası… Çalışkan, bu iddianın da doğru olmadığına, kendisine organize bir iftira çalışması yapıldığına dikkat çekerek, bu konuda tüm yasal haklarını kullandığına vurgu yaptı. “Sorumlular, adalet karşısında hesap verecek” dedi.
  

Amaç ‘popülizm’ ya da ‘başka bir şey’ değilse, bir günde biter!

 
Odunpazarı Belediyesinin, herkesin takdirle karşıladığı bir uygulaması var. Nedir o uygulama? Belediyeye ait olan işletmelerin tümünde, çay 1 TL. Peki, belediye bunu niye yapıyor? Halk, şehrin en güzel yerlerinde vakit geçirebilsin, çayı da ucuza içebilsin diye. Aynı belediye, dün, hükümetin son dönemde yaptığı zamlara dikkat çekerek dedi ki: “Çaya zam yapılıp yapılmaması konusunda halkın önüne sandık koyup referandum gerçekleştireceğiz. Halk zam yapılsın derse, zam yapacağız. Değilse, çay 1 TL olmaya devam edecek.” Belediyenin, bu konudaki hassasiyetini kutluyorum. Ancak bir noktada itirazım var! Şöyle ki… Belediye, bu referandumun 1 hafta boyunca süreceğini ve sandıkların Hamamyolu’nda olacağını ifade ediyor. Yahu kardeşim, 81 ilde milyonlarca insanın oy kullandığı seçimlerin hem oy kullanım işlemi, hem de sayım işlemi bir gün bile sürmüyor. Ancak belediye, ‘bir hafta oy kullandıracağım’ diyor. Böyle bir şey olmaz. Benim önerim şu… Pazar günü, Hamamyolu’na yeterli sayıda sandık konulsun. Oy kullanım işlemi, mesai saatleri arasında olsun. Sandıklar, muhakkak şeffaf ve mühürlü olsun. Oy kullanım işlemi sona erdikten sonra da, noter huzurunda, canlı yayında sandıklar açılsın. Çıkan sonuca da herkes katlansın!
NOT 1: Belediyenin yukarıda anlattığım uygulamasının ardından şöyle eleştiriler duyuyorum. Bazıları, ‘asfalt paralarının alınıp alınmaması konusunda niye referandum yapılmadı’ şeklinde serzenişte bulunuyor.
NOT 2: Belediye, dün, söz konusu referandumu başlattı. Bence şu amatörlükten vazgeçilsin, Pazar günü, yukarıda anlattığım gibi profesyonel bir biçimde referandum yapılsın.
 
  

EYT’lilerin hakkını verin!

 
Yaş aldıkları için, kimse onlara iş vermiyor.
Şanslı olanlar bir yerlerde iş bulup asgari ücretin altında maaş alıp sigortasız çalışıyorlar, her an kovulma tehdidiyle de karşı karşıya kalıyorlar.
Dolayısıyla çoğunun geliri yok, geliri olanlar da geçinebilecek seviyede para kazanamıyorlar.
Sigortalı olmadıkları için tedavi masraflarını karşılamakta oldukça zorlanıyorlar.
Ancak yıllarca devlet için çalışmışlar, vergilerini ödemişler, bir gün emekli olacaklarının hayalini kurmuşlar.
Emeklilikte Yaşa Takılanlardan (EYT) bahsediyorum.
Onlar, kazanmalarına rağmen ellerinden alınan emeklilik hakkını istiyorlar.
Devletin görevi nedir?
Yurttaşlarını, insan onuruna yakışır bir biçimde yaşatmaktır.
Ancak yıllarca çalışıp devlete vergi ödeyen ve emekliliği hak eden EYT’liler, insan onuruna yakışır bir biçimde yaşatılmıyorlar.
Deyim yerindeyse çile çekiyorlar! 
Ve devleti yöneten AK Parti hükümetinden, kazanılmış emeklilik haklarını vermesini istiyorlar.
Çok şey istemiyorlar, dediğim gibi, sadece haklarını istiyorlar.
O nedenle hükümet, şu işe bir an önce el atmalı ve EYT’lilerin sorununu çözmeli.
 
1000
icon
HİKMET 12 Eylül 2019 09:53

REFERANDUMDAN ZAM ÇIKMA İHTİMALİ NEREDEYSE SIFIR.BÖYLE BİR REFERANDUM GEREKSİZ.ÇAY 1 LİRA OLMAYA DEVAM ETMELİ.BELEDİYEYİ HAMAMYOLUNDA ÇAY SATAN ESNAFLAR ZORLUYOR.REKABET EDEMİYORUZ DİYE.ÇAYIN MALİYETİ NEDİRKİ.?.EN FAZLA 50 KURUŞ.SOSYAL BELEDİYECİLİĞE DEVAM EDİLECEKSE 1 LİRADA İSRAR EDİLMELİ.

2 7 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat