Hatipoğlu-WEB

Zamanlaması manidar

Cihan Yıldırım yazdı

11 Eylül 2018 09:30
A
a
Kıymeti pek bilinmeyen değerlerimiz var.
İnsan kaynağı...
Tarihi eserler...
Doğal kaynaklar...
Yeterince faydalanamıyoruz. Sıcak suyumuz yıllardır ‘boşa’ akıyor. Hamam kültüründen öte götüremedik. Kızılinler denince içimize ‘kaynar sular’ dökülüyor...
Bir Yazılıkaya Anıtı’mız var... Frig Vadisi içinde... Muhteşem bir eser... Yazılıkaya için “Tanıtımı yapılsa Tokyo’dan, New York’tan görmeye gelirler” deniyor.
İnsan kaynağımız da aynı şekilde...
İlyas Küçükcan onlardan biri... Kaçımız tanıyor, hangimiz birikiminden faydalandı?
Lületaşı da ‘beceremediğimiz’ işlerden biri... Yok olmasını seyrettiğimiz, bitmesine göz yumduğumuz bir değerimiz. Önceki yıllarda ismi Eskişehir ile özdeşleşmişti. Belediye logosunda bile vardı diye hatırlıyorum.
Sonra ‘tütün ile mücadele’ kapsamında lületaşı pipo oradan çıkarıldı... Sonra da maalesef hiçbir yerde kullanılmadı.
Lületaşının ‘teknolojiye’ yenik düşme durumu da yok ortada. İlgisizliğimize yenik düştü diyelim...
Yerli ve yabancı gezginlerin arttığı günümüzde en önemli ‘hediyemiz’ olabilirdi. Kente gelen konuklara bile hediye olarak vermedik. Bu konuda yıllarca süren bir ihmal var. Zamanla ustalar da azaldı...
Son olarak lületaşı çıkarılan ocaklar tehlike altına girdi. Alpu’ya yapılacak termik santralin zarar vereceği hatta lületaşını ‘bitireceği’ iddia ediliyor.
Tanıtımını yapamıyoruz...
Ustaları azalıyor...
Maden ocakları tehdit altında...
Taklit ürünlerle baş edecek yasal düzenleme de yok...
Lületaşı meselesinin her yönüyle sıkıntılı olduğu bir dönemde Odunpazarı Belediyesi ‘lületaşını’ gündeme taşıyor.
Odunpazarı ‘Deniz Köpüğü’ sloganıyla 13-16 Eylül tarihleri arasında Lületaşı Festivali düzenliyor. İçeriği de önemli ama benim için sadece bu etkinliğin yapılması bile çok değerli. Daha doğrusu önemli bir başlangıç olmasını istiyorum.
Festival’in ilk gününde yapılacak panelin başlığının ‘Lületaşı Yaşamalı’ olması zaten her şeyi özetliyor. Bu festivale herkes, tüm kurumlar elinden geldiği ölçüde destek olmalı. Sonuçta sadece Odunpazarı’nın değil, tüm kentin değeri... Öyleyse hepimiz sahip çıkalım.
Kent olarak farkındalık ortaya koymalıyız.
Lületaşını yeniden Eskişehirli yapmalıyız. Lületaşını ‘Viyana Taşı’ olarak bilinmekten kurtarmalıyız. Bu konuda çok yetenekli ustalarımız ve girişimcilerimiz var. Biraz destekle ‘çok ekmek’ yiyeceğimizi düşünüyorum.
Belediye Başkanı Kazım Kurt’a böyle bir işe giriştiği için teşekkür ediyorum. Umarım başarılı olur, inşallah ikincisini daha görkemli ve kapsamlı düzenleriz.
 
1000
icon
ahmed 11 Eylül 2018 16:40

Kızılinlerdeki sorun maalesef sıcak suda yüksek oranda siyanür çıkması. Su desen çok sıcak değil. En yüksek sıcaklık 42 derece. 60 derece olsa bir derece iyi.

0 0 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat