alexa
Fast Express tepe banner kampanya 2

Yok Öyle Yağma !

Dört bir yanımız yangın yeri, yürekler paramparça iken söze Eskişehir diye başlamak, şehir gündemine dair bir şeyler karalamak pek mümkün olmuyor

3 Ağustos 2021 08:46
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk
Dört bir yanımız yangın yeri, yürekler paramparça iken söze Eskişehir diye başlamak, şehir gündemine dair bir şeyler karalamak pek mümkün olmuyor.
 
Ülkede sinir uçlarının çok hassas olduğu günlerdeyiz. Sağlıklı düşünmek, kendini doğru ifade etmek, tepki vermek, eleştirmek veya bir şeyi anlatma derdine düşmek için uygun bir ruh halimiz yok.
 
Pandemi, kontrolsüz mülteci akınları, depremler, seller, yangınlar, ekonomik açmazlar…
Tüm bunların ortasında yaşamak, can evinden vurulmak ve tepkisiz kalmak mümkün mü?
Hem aklın hem de vicdanın sesini kısmak, olan biteni kenarda durup seyretmek insan yüreğini acıtmaz mı?
 
Başımıza gelen her felaket, her zorlukta birileri öne atlıyor ve aynı cümleyi kullanıyor.
“Sağlık konusuna siyaset karıştırmayın, depremin siyaseti olmaz, afetin siyaseti olmaz, yangının siyaseti olmaz” diye nutuklar atıyor.
Çünkü siyasi erk eleştirilmesin, hesap vermek zorunda kalmasın, incinmesin isteniyor.
Ya da tüm eleştirilere, tepkilere göğsünü, kalemini, fikrini siper etmenin rantına alıştırılmış olanlar bu çabalarıyla kıdem alma derdinde.
 
Yok öyle yağma… Kimse kusura bakmasın ama yangının, depremin, sağlığın daha doğrusu başımıza gelen ve mücadele etme konusunda başarısızlık yaşanan her şeyin siyaseti olur. Her eksiğin, her yanlışın, sebep-sonuç ilişkisinde her hamlenin muhakemesi yapılarak hesabı sorulur.
 
Uygunsuz bir atamanın, tatbikatı yapılmamış bir felaketin, öngörülmeyen bir facianın ya da yeterince hazırlığı yapılmamış, mevcut düzeni değiştirildiği için başımıza gelmiş bir hadisenin bedelini ödeyip, her şey takdiri ilahi mi diyelim?
 
Ne yazık ki sağlık, eğitim, ekonomi ve doğal afetlerin hepsinde aynı sorunla “Liyakat Eksikliği” ile karşı karşıyayız.
Felaket bölgesine teşrif eden Bakanlar bile kendi irademiz değil Cumhurbaşkanı talimatıyla geldik diye açıklama yapmaktan erinmiyor, hicap duymuyor.
4 tarafı ormanlarla dolu, her sene yangınların eksik olmadığı memlekette, Bakanlık envanterde uçak olmaması ile neredeyse gurur duyuyor.
100 litre için ihale dışı bırakılan uçaklardan, kibir yapıldığı için başka ülkelerden destek alınmadığı iddiaları çürütülemiyor.
Her ay maaşımızın 3’te 1’ini vergi olarak ödediğimiz halde her felakette yine vatandaştan maddi destek isteniyor.
İman diye başlayan cümlelere her seferinde İBAN güncellemesi yapılıyor.
 
Bakın, bu işin siyaseti olmaz diyen o zihinlerinize şunu iyice sokun. Asıl bu iş siyasettir.
 
İmara açılmaması gereken yerlere verilen iskân ruhsatları da, maddi sebeplerden nüfusları ve gücü azalan orman köyleri de siyasetin işidir.
Felaketler, afetler bazen sabotaj bazen doğal sebepler ile çıkabilir ona lafımız yok ancak çıkan felaketle mücadele için ekipman, kadro eksiğin, krizi yönetebilecek kadroların yoksa bu da siyasetin işi ve sorunudur.
 
Ülkelerin sadece afetler değil savaşlar için bile senaryoları vardır ama görüyoruz ki bu yangınlar için hiçbir planı, senaryosu, hızlıca koordine olabilecek bir sistemi yok.
İşte bu durumda siyasetin işidir, sorunudur, eksiğidir.
 
Ancak ben bugüne kadar bir kere özeleştiri yapan, eksiğimiz oldu diyen, görevini yapamadığı için kendi iradesiyle istifa eden veya kibrini yenip yardım isteyen iktidar temsilcisi görmedim.
 
Bu bile kendi başına siyaset sorunu, siyaset malzemesi, siyaset sorgusudur.
 
O yüzden birileri sürekli bu işe siyaset karıştırmayın diyor. Yani sorumluluğu reddetmek, hesabı ödemek, hasar tespitinin altına kalmak istemiyor.
 
Ama yok öyle yağma, isteseniz de istemeseniz de konuşacağız.
300 yaşındaki zeytin ağacını, yanarak ölen yüz binlerce yaban hayvanını, kanatları tutuşan kuşları, evlerinden olan, işlerinden olan insanları da sık sık hatırlayacağız.
 
Yanan orman arazilerinin imar durumunu da, şu yangında pek faydasını görmediğimiz meşhur ülke müteahhitlerini de, arkada devam eden yangını kadraj dışında tutup yangın kontrol altına alındı diye spekülasyon yapanları da sık sık hatırlayacağız.
 
Ve şu kaosu fırsat bilerek infial yaratma çabasında olan yangını muhalefet partileri çıkardı gibi abuk sabuk paylaşımlarla provokasyon derdine düşen İbrahim Karagüllü gibi lümpen zatı muhteremleri emin olun hiç unutmayacağız.
 
Çünkü bunların hepsi Siyasetin işidir. Siyasi erkin eksiği, yanlışı ve tavır sorunudur.
Yok Öyle Yağma !
 
 
 
Ariman web reklam 2
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat