alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Yılmaz Büyükerşen denince uykusu kaçanlar:)

Avrasya Araştırma Şirketi tarafından büyükşehirlerde yapılan anket sonuçlarına göre, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen oy oranını 2019 yerel seçim sonuçlarının da üzerine çıkardı

11 Mayıs 2020 09:32
A
a
Vaziyet 11052020

Avrasya Araştırma Şirketi tarafından büyükşehirlerde yapılan anket sonuçlarına göre, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen oy oranını 2019 yerel seçim sonuçlarının da üzerine çıkardı! Dahası da var, anket sonuçlarında, tüm CHP'li belediye başkanlarının oylarını artırdığı belirlendi. Bunun bir nedeni olmalı elbette: Halkın giderek yoksullaşması, belediyelerin ise vatandaşın yarasına merhem olması… Her neyse, Eskişehir özeline dönelim. “Bugün yapılacak bir yerel seçimde, aynı adaylar ve partiler seçime katılacak olsaydı, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığında kime oy verirdiniz” sorusunun yöneltildiği vatandaşların yüzde 55,9'u, “Yılmaz Büyükerşen” yanıtını verdi. Bu rakam, 2019 yılı yerel seçim sonuçları ile karşılaştırıldığında, Yılmaz Büyükerşen'in oy oranını yüzde 3,6 arttırdığı görülüyor. Bu bilgi ışığında gülüyorum. Niye? Hala Yılmaz Hoca’yla uğraşan, “hiçbir iş yapmıyor” diyen enteresan bir gurup var. Yahu, iş yapıyor ki, oyları yükseliyor! Ha, unutmadan, yeni tramvay hatlarında da test sürüşleri başladı! Yani demem o ki, 2024’te de ‘malum güruha’ uyku yok:)
 
 

1 milyon

 
Şunu net ifadelerle söylemeliyim: Kurumsal olarak Sağlık Bakanlığımız, yönetici olarak Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca, oluşum olarak ise Bilim Kurulumuz -bütün yetki ellerinde olmamasına rağmen- Covid-19 sürecini başarılı yürütüyorlar. Şehrimiz özelinde de, yiğidin hakkını vermek gerekir. Valiliğimiz ve İl Sağlık Müdürlüğümüz -sınırlı yetkilerine rağmen- şehrimizdeki pandemi sürecini iyi yönetiyorlar. Bu anlamda Valiliğimiz, söz konusu süreçte, deyim yerindeyse ‘başımıza bela olan’ maske sorununa da bir ay önce el atmış ve Sanayi Odası’yla masaya oturmuştu. Ve Sanayi Odası’na, yine Sanayi Odası yöneticilerinin tabiriyle talimat vermişti: “Maske üretin!” Bununla beraber Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Sinan Özeçoğlu kolları sıvadı, kısa süre içerisinde hazırlıkları tamamladı. Ve aşağı yukarı bir ayda, 1 milyonun üzerinde maske üretimi yapıldı. Bu sayede sanayici ucuz maske satın alırken, işçi maskesiz kalmadı. Hem Valimiz Özdemir Çakacak’a, hem de Sanayi Odası’na teşekkür ediyorum. Aynı zamanda diğer şehirlere de örnek olsun diyorum!
 
 

Belediye meclisleri olağanüstü toplanmalı

 
Şu doğru: Belediye meclis toplantıları, iki aydır Covid-19 nedeniyle erteleniyor. Öyle de olsa, gerekli önlemler dahilinde bir olağanüstü toplantı mutlaka yapılmalı! Çünkü yeni bir mevsime giriyoruz. Bu noktada belediyelerin yatırımları nasıl seyredecek, pek bilgimiz yok. Dahası, salgın tedbirleri bugünden itibaren kademeli olarak gevşetilmeye başlanıyor. Bu anlamda meclis üyelerinin düşüncesi ne? Bir tartışma ortamının yaratılması şart bence. Bu duruma AK Parti Büyükşehir ve Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Murat Özcan “meclisler olağanüstü toplansın” diyerek dikkat çekti ve EskişehirHaber’e yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Normalleşme takvimi belli olmuşken, özellikle bayram sonrası da çok önemli. Bu konuda belediyelerin de endişeleri giderecek inisiyatifler alması gerekiyor. Sosyal medyadan yaptıkları paylaşımlarda sadece belediyelerin lokal bölgelerde yaptıkları çalışmaları görüyoruz. Asıl olması gereken önümüzdeki dönem için sistemli bir planlama ve bir eylem planı ortaya konulması gerektiğidir. Ve bu planlar da kamuoyu ile paylaşılmalıdır.”
Murat Özcan’a katılıyor, birçok şehirde olduğu gibi, Eskişehir’deki belediye meclislerinin de olağanüstü toplanması gerektiğini düşünüyorum.
 
 

Halkın cebinden elinizi çekin!

 
Covid-19 salgını yüzünden sosyal ve ekonomik anlamda zor günler yaşıyoruz. 100 binlerce esnaf kepenk kapattı. Sanayici darda.  Bununla beraber ücretsiz izne çıkarılanlar ve kısmı zamanlı çalıştırılanlar ailelerini geçindiremez durumda. Hele ki hayıt dışı çalışanların vaziyeti tam bir fecaat; öyle ki hiçbir gelirleri yok. Devleti yöneten hükümet bir takım önlemler almaya çalışıyor, ancak kasa boş olduğu için emek ve sermaye gurubunun yarasına merhem olamıyor. Bu noktada, CHP’nin parti programında olan ‘aile sigortasının’ önemi ortaya çıkıyor. CHP İl Başkan Yardımcısı Ali Osman Üstün, aile sigortasını şöyle anlatıyor: “Geliri olmayan, ya da geliri asgari ücretin altında olan ailelere ekonomik güvence sağlayan bir sigorta dalı.”
İyi, güzel de… Kaynak nasıl sağlanacak? Üstün, onun yanıtını da veriyor: “Kayıt dışı ekonomi ortadan kaldırılacak, usulsüzlükler bitirilecek, israf önlenecek, tasarruf yapılacak, belediyelerin sosyal yardım bütçelerinden faydalanılacak.”
Kısacası, halkın cebinden çıkan yandaşa değil de yine halka verildiğinde, aile sigortasının kaynağı hazır olacak!
 
 

Biri 112’yi meşgul etti ve öldünüz…

 
Bir yakınınız; hatta anneniz ya da babanız… Allah korusun, ikisinden biri ya da her ikisi de ölmek üzere… 112’yi arıyorsunuz, ama meşgul. Ancak saniyelerle yarışıyorsunuz, ya annem ölürse? Ya babam ölürse? Çırpınıyorsunuz… 112’yi bir daha arıyorsunuz, yine meşgul. Eliniz ayağınıza dolanıyor… Ve 112’ye ulaşabildiğinizde, 112 de size ulaşabildiğinde, belki de iş işten geçmiş oluyor… Canınız, ciğeriniz, 112 meşgul edildiği için ölüyor…
Bunu niye yazdım biliyor musunuz? Anlatayım… Sağlık personelinin, Covid-19’la birlikte iş yükü bir hayli arttı. Buna rağmen, önemli durumlarda aranması gereken 112 merkezi, ‘gereksiz yere ya da dalga geçmek için’ arayanlar yüzünden meşgul ediliyor. Telefonun ucundaki sağlık çalışanları adeta isyan etmiş durumda. O nedenle biraz empati yapalım. Bir yakınınız ölümle pençeleştiği durumda, 112’nin meşgul çalması ne kadar hoşunuza gider? Kendinizi düşünün yahu! Siz ölümle pençeleşiyorsunuz, 112 azıcık geç kalsa, belki de bir sonraki gün cenaze namazınız kılınacak! O nedenle, gereksiz yere, 112’yi meşgul etmeyin.
 
 

Çalışanlar bir hakkını daha kaybetti!

 
Ücretsiz izin, her ne kadar çalışan lehine gibi görünse de, aslında öyle değil. Bir bakıma sermayeyi rahatlatmaya dönük bir uygulama. Ücretsiz izne çıkarılan kişi, günlük 39 liraya mahkum ediliyor! Sermaye sahibinin ise cebinden para çıkmıyor. Dahası, sermaye sahibinin, ücretsiz izne çıkardığı çalışanını, çalıştırdığı haberleri geliyor kulağımıza! Öte yandan… Ücretsiz izin uygulamasıyla beraber, çalışanın çoğu hakkı elinden alınmış ve çalışan, tamamen güvencesiz hale getirilmiştir. Bakın, Belediye İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ahmet Recep Moripek, ücretsiz izinle ilgili ne diyor: “Önceden, İş Kanunu’nda, ücretsiz izin ancak işçi ve işverenin karşılıklı yazılı anlaşması halinde mümkün oluyordu. Üstelik işveren, işçiye tek taraflı ücretsiz izin dayatması yaptığında, işçi haksız işlem sebebiyle sözleşmesini feshedip, kıdem tazminatını alabiliyordu. Oysa Torba Yasayla, işçi bu hakkını da kaybediyor. İşçi, ücretsiz izne itiraz edip işten ayrılırsa, kıdem tazminatı bile alamayacak.”
Aktaracaklarım bu kadar…
 
 

Dikkat!

 
Covid-19 salgını başladığı günden bugüne, ‘sıkı’ tedbirler alınması gerektiğini savunuyorum. Ancak ekonomik darboğaz nedeniyle, sıkı tedbirler ne yazık ki alınamadı. Dahası, ‘normalleşme süreci’ adı konulan bir süreci ortaya çıkardılar ve yarın başlayacak! AVM’ler, berber ve kuaförler açılacak… Daha sonra yollar açılacak… Daha da sonra yurt içi-yurt dışı uçuşlar açılacak… Vesaire… Bence bu adımlar için çok erken. Salgın daha bitmedi ve bilimsel olarak virüse ilişkin elimizde yeterli bilgi yok. Yani bu virüsün ne zaman ne yapacağını kestiremiyoruz. Çoğu bilim insanı, daha birinci dalga bitmeden ikinci ve üçüncü dalganın gelebileceğinden bahsediyor. Buna rağmen, zaten sınırlı alınan tedbirler, yavaş yavaş kaldırılıyor. Tabii bunun nedeni basit: Ekonomi çarkının dönmesi isteniyor. Bu noktada, iş, bu sefer gerçekten bize düşüyor! Hükümetin ya da bir başkasının bizi korumaya dönük önlem almasını beklemeyeceğiz. Bir kere, zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayacağız! AVM’lere gitmeyeceğiz! Elzem değilse tıraş olmayacağız! Şehirlerarası seyahat etmeyeceğiz! Bir de olabildiğince, tasarruf edeceğiz!
 
 

Yerinde uygulama

 
Sık sık söylüyorum, söylemekte de fayda görüyorum. Valiliğimiz ve İl Sağlık Müdürlüğümüz -kısıtlı yetkiye rağmen- Covid-19’la mücadele sürecini ‘şu ana kadar’ başarıyla götürdü. ESOGÜ Hastanesi, Yunus Emre Devlet Hastanesi ve Şehir Hastanesi, mücadelede başı çeken hastanelerimiz. Bu anlamda Şehir Hastanesinden güzel bir haber geldi. Şöyle ki… Covid-19’la beraber pandemi hastanesi hizmeti veren Eskişehir Şehir Hastanesi, Covid-19 ameliyathanelerini ayırdı! Virüs taşıyan ve ameliyat olması gereken hastalar, hastanenin farklı bir kısmından içeri alınıyorlar. Özel steril sedyelerle taşınan hastalar, kısa sürede ameliyathanelere ulaştırılıyorlar. Ameliyatlarda görevli olan personel ise hazırlıklarını başka bölmelerde yapıyor, sterilize edilen yerlere tamamen hazır şekilde giriyor. Eldiven, maske ve koruyucu kıyafetlerini giyen doktorlar ve hemşireler, ameliyatlara tüm önlemlerini alarak başlıyorlar. Ameliyathanelerdeki çoğu kısım streç film ile kaplanırken, her operasyon sonunda bunlar yenileri ile değiştiriliyor.
 

FOTOĞRAFIN DİLİ OLSA

Utku Çakırözer - Recep Tayyip Erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:  Söyle genel başkanına, ayağını denk alsın.
CHP Milletvekili Utku Çakırözer: Efendim o değil de, şu bizim belediyelerin hesaplarına konulan blokeyi kaldırırsanız hiç fena olmaz…

BİR TWEET

ARSLAN KABUKÇUOĞLU
Covid-19 mücadelesinde, sağlık ordusu, Türkiye’yi başarılı kıldı. Bu sistem, bu meslek grubunun üyeleri, sizden önce veya sizin etkinizin fazla olamadığı bir alanda yetiştiler. AK Parti iktidarı ülkemizi yönetirken, motivasyonunun ‘yandaş’ yerine ‘liyakat’ olması gerektiği açıktır.

DÜNYA İNSANLARI

Dünya İnsanları 11052020
Fotoğraf: Sertaç Sağdıç
Bu fotoğraf, Pazar günü, Eskişehir’in Şair Fuzuli Caddesinde çekildi. Covid-19 salgını nedeniyle iki aydır evde kalan 65 yaş üstü vatandaşlar, birkaç saatliğine de olsa özgürlüğün tadını çıkardılar. Fotoğrafta, 65 yaş üstü iki yurttaşımızın bisikletleriyle dolaştığı görülüyor…

KARİKATÜR

Karikatür 11052020
Luc DESCHEEMAEKER



 
1000
icon
bilek26 11 Mayıs 2020 19:16

çalışanların hak kaybına yasalarla uğratılması kabul edilemez hak vermesi gereken yasalar en doğal hakları gasbediyor ise meclisteki millet vekilleri görevini yapmıyor demektir.

1 1 Cevap Yaz
mmduh 11 Mayıs 2020 13:40

İnsanların yönetimsel dünyalarındaki yabancılaşma yaratan sosyo ekonomik şartlar ortadan kalma sürecine girdiği bir güncelliğin gelecek tasavvurunu 'Yerel demokrasi ile kavranılmışy kolaylıklı bir insan ilişkilerine göre örgütlenme çağının eşiğindeyiz. Bugünün aciliyetindenm başlayan çözümlükçü pratiklerle Üretim Tüketim skalasının içiçeyi4ğindeki sermayle temelli bir düzen yerine hayatk temelli ilişkiselliklerle Eskişehir, insanalığın bütün tasavvur alanlarında buluşacağı çözümlerle başı çekecektir. Bu şehrin kaderi başka türklmü okunamaz...

2 2 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat