alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Yasak aşkın meyvesi

“Yine de hayat vardı, arzular ve şenlikler vardı. Bu dünyada asla en iyi şeyin olması beklenmese de, en kötüden kurtulma ümidi her gün besleniyordu.”

14 Haziran 2020 10:07
A
a
Herkese merhabalar. Bu hafta Amin Maalouf’un 1993'te yayınlanan ilk iki romanı Afrikalı "Leo ve Semerkant"tan sonra, yine bir Doğu öyküsü olarak ele aldığı üçüncü kitabı “Tanios Kayası” ile yazımıza devam ediyoruz. 19. Yy`da EbuKeşk bir patriği öldürüyor ve ardından oğluyla birlikte Kıbrıs`a sığınıyor. Ancak buradayken emirin bir hafiyesi tarafından kandırılarak memleketine geri getirilip idam ediliyor. Yazar, bu gerçek öykünün merkezliğinde romanın geri kalanını kendini inceden hissettiren mistik bir hava eşliğinde tamamen kurmaca şeklinde oluşturuyor. Bu kurmacada Güzelliğini çarmıh gibi taşıyan kadın Lamia’yı Lamia'nın gölgesine sığınan şeyh Francis’ı ve yasak aşk meyvesi Tanios’u, Mehmet Ali Paşa’lı yılların Mısır’ını ele alarak akıcı bir dil ile yazıya aktarıyor. Olayların kurgusu, ince detayların ele alınışı, mekân betimlemeleri ile kendinizi bir kurmacanın çok daha ötesinde bir yerlerde bulabilirsiniz. Roman, roman başkişisi Tanios`un şüpheli doğumundan esrarengiz kayboluşuna kadar uzanan bir süreci ele alıyor. Daha sonra ismi bir kayaya verilecek olan Tanios'un gururu, eğitimi, aşkı ve geleceği için sınanmasını ve mücadelesini anlatan oldukça akıcı bir roman. Olaylar 19. yy`da Mısır emirliklerinden birine bağlı bir dağ köyü olan Kfaryabda`da geçiyor. Köyün yegâne idarecisi Şeyh Francis, güzelliği dillere destan Lamia, Şeyh`e kayıtsız şartsız bağlı kâhyası ve Lamia`nın kocası Gerios`un oluşturduğu troyka arasındaki sadakat ve gizlerle örülü ilişkilere, dönemin o bölgedeki siyasal ve toplumsal gelişmeleri eşlik ediyor. Romanının bu yönüyle Maalouf, mistik bir öykünün etrafında okuru her zamanki gibi bir tarih yolculuğuna da çıkartıyor.

Özetle...

Doğu’dan bir hikaye ile karşımızda Amin Maalouf. Her ne kadar uçan halılar, lambadan çıkan cinler olmasa da, tam anlamıyla masal tadında bir kitap. Ayrıca yazarın diğer kitapları’na göre içlerinde en rahat anlaşılır, kolaylıkla konsantre olunabilir bir olay örgüsüne sahip. Anlatımı ve hikayenin kurgusu oldukça başarılı. Amin Maalouf sizi alıp bir Ortadoğu kasabasında yaşayan insanların itaat, isyan, gelenek ve ihanet hikayelerinin birbirine karıştığı dünyaya götürüyor. Coğrafyanın imkan vermese de bireyselleşmenin ve hürriyetin ne denli önemli kavramlar olduğunu okuyucuya anlatmaya çalışıyor Maalouf. Yazarın, tarihteki bir olayın içerisine sürükleyici bir kurguyu ilmek ilmek işleyişini okumak oldukça keyifli.


 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat