alexa
Hatipoğlu-WEB

Tüketici olmak zor

Tufan Çakır yazdı

6 Ocak 2018 09:27
A
a
Hakikaten Türkiye’de tüketici olmak zor. Şimdi diyeceksiniz ki Türkiye’de yalnız tüketici olmak mı zor. Öğrenci olmak, işçi olmak, genç olmak, memur olmak, kadın olmak, yaşlı olmak…. vb o kadar çok şey zor olmasına rağmen bu hafta tüketicilerin başına gelenleri bir nebze olsun bir başka açıdan yorumlamaya çalışacağız.
Geçen haftalarda Bankalararası Kart Merkezi 2017 yılının kasım ayı verilerini açıkladı.
BKM’nin açıkladığı verilere göre kasım ayı sonunda Türkiye’de 62,2 milyon adet kredi kartı ve 130 milyon adet banka kartı kullanılıyor. 2016 yılının kasım ayı ile kıyaslandığında kredi kartı sayısında yüzde 6 artış yaşanırken, banka kartı sayısında ise yüzde 12’lik artış görülüyor.
Gene bu banka kartları ve kredi kartları ile kasım ayında toplam 59,4 milyar TL’lik ödeme yapıldı. Bu tutarın 52,9 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 6,5 milyar TL’sinde banka kartları kullanıldı. Buna göre önceki yılın aynı dönemine kıyasla büyüme oranı kredi kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 14 oldu. Banka kartı ile yapılan ödemeler ise %46 büyüyerek hızlı büyümesini sürdürdü.
Son yıllarda önemi hızla artan ve çek-senet gibi geleneksel ödeme araçlarının yerini alan, küçük ve orta ölçekli işletmelere büyük kolaylıklar sunan ticari kredi kartları ile ödemeler hızlı büyümesini sürdürüyor. Yılın ilk 11 ayında ticari kredi kartlarıyla yapılan ödeme tutarı 123 milyar TL oldu.
Ticari kredi kartlarıyla yapılan ödemelerin toplam kartlı ödemeler içindeki payı ise %22’ye ulaştı. Bu veriler 2016 yılının aynı dönemine göre %23 büyümeye işaret ediyor. Kredi kartlarıyla yapılan her 5 TL’lik ödemenin 1 TL’si ticari kartlarla gerçekleşiyor
24 milyon kişinin kredi kartı bulundurduğu göz önüne alındığında yaklaşık 57 milyon olan 18 yaş ve üzeri yetişkin nüfusun %42’sinin bir ya da birden fazla kredi kartı kullandığı sonucuna ulaşılıyor. Bu da her beş yetişkinden ikisinin kredi kartı sahibi olduğu anlamına geliyor. Kişi başı aylık bireysel kredi kartı ortalama alışveriş tutarı ise mevsimsel etkilerle beraber 1600-1700 TL aralığında seyrediyor. Aylık ortalama kartlı alışveriş tutarındaki gelişim incelendiğinde, kişilerin enflasyonist etkiye rağmen daha çok harcama yapmadığı, kartlı ödemelerin yeni kullanıcıların ödemeleriyle büyüdüğü görülüyor.
Bu arada BKM Genel Müdürü Dr. Soner Canko, “Geçen yılın aynı döneminde %40 olan yetişkin nüfus içindeki kredi kartı sahipliği oranının %42’ye çıkması, ödemelerin kayıt altına alınması ile ülke ekonomisine olan katkısı dikkate alındığında olumlu bir gösterge olarak göze çarpıyor. Ancak finansal sisteme yeni girecek kullanıcılar ve özellikle gençlerimizle beraber kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında kart sahipliğinin artırılması konusunda daha fazla yol kat etmeliyiz” diyor.
Gayet masumane ve çok doğru söylüyor. Yani tüketicilerin kart kullanması ile kayıt dışılığın azalacağını, bu süretle de vergi kaçakçılığının azalacağını vurguluyor. Ama gerçekte neler oluyor.
Ben kendi başımdan geçen iki olayı anlatayım. Siz karar verin. Bu kart uygulamasını hem özel sektörün hem de devletin yürütme organlarının ve karar vericilerinin desteklemesi lazım. Özel sektöre örnek olarak; geçenlerde tanınmış ünlü bir marka olan benzin istasyonundaki marketten alış veriş yapmak istedim. Kredi kartı ile alışveriş yapamayacağımı nakit olarak ödeme yapacağı mı belirtti. Çok sinirlendim. O markanın müşteri hizmetlerine şikayet ettim. Benzin istasyonundaki markete karışamayacaklarını, işletmecinin insiyatifinde olduğunu kredi kartı ile alışveriş yapamayacağımı belirtti. Ama bu arada işletmeci, kredi kartlarına ödedikleri yüzdeyi ayrıca fark olarak ödemem halinde alış veriş yapabileceğimi belirtti.
Bir başka gün doğalgaz almak üzere gittiğim kuruluşta da aynı durumla karşılaştım. Yalnız burada bir açıklama yapayım. Ben doğalgazı da aynı kullanım suyunda olduğu gibi kartla alıyorum. Yani doğalgazımı karta yükletiyorum. Daha sonra bu kartı doğalgaz saatime yükleyerek m3 olarak kullanıyorum. Doğalgaz dağıtıcı firma bu karta alacağım doğalgazı da kredi kartıyla alamayacağımı yalnız nakit olarak alacağımı söylüyor.  Uzun yıllardır bu böyle. İki örnekteki farklılık; ister özel sektör olsun, isterse devletin dağıtımını özelleştirdiği kamusal yönü ağır basan, denetiminde olan, bir mal olsun fark etmiyor. Banka kartları veya kredi kartları geçmiyor. Ama konuşmaya gelince kayıt dışılığı önlemede bu kartlar kurtarıcı olarak gösteriliyor. Asıl amacın acaba bankaların daha çok kart satmalarını sağlamak mı diye düşünüyorum.
Yani anlayacağınız en masum olan tüketiciye oluyor. Eğer kayıt dışılığı azaltmayı düşünüyorsanız. Siz devlet olarak ister özel sektör olsun ister kamu sektörü olsun isterse sizin denetiminizde özelleştirilmiş bir kamusal hizmet veya mal olsun buna müsaade etmeyeceksiniz. Tüketicinizi koruyacaksınız. Tüm ekonomide kredi kartlarının geçerliliğini zorunlu hale getireceksiniz ki. Tüketici kredi kartlarına veya banka kartlarına güvenebilsin. Her yerde geçerli diyebilsin. Tüm kartlı faaliyetler kayıt altına alınıyor diyebilsin.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat