alexa
Fast Express tepe banner kampanya 2

Size "Kardeş" diyebilir miyim?

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Almanya'nın ünlü şehri Frankfurt'un kardeş şehir olduğunu biliyoruz. İşte bu kardeş şehir olmanın neticesinde Frankfurt - Bornheim'deki işlek bir meydana Eskişehir adı verilecekmiş

26 Ağustos 2021 08:11
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Almanya'nın ünlü şehri Frankfurt'un kardeş şehir olduğunu biliyoruz. İşte bu kardeş şehir olmanın neticesinde Frankfurt - Bornheim'deki işlek bir meydana Eskişehir adı verilecekmiş. Almanları "Eskişehir" adını telaffuz etmeye çalışırken görmek epey eğlenceli olurdu doğrusu. Almanya'dan uzak olduğumuz için kaçıracağız. Fakat yine de kendi içimizdeki komedyenlere bakarak epey eğleneceğiz gibi geliyor bana. Muhtemelen yakında – Sırf Yılmaz Büyükerşen'i kötülemek için – bu gelişmeye de kara çalanlar çıkar. Şimdiden, "Franfurt da neymiş? Almanya'nın ikinci sınıf bir şehri" diyenleri duyar gibi oldum. "Neden Berlin'de bir meydanın adı Eskişehir olmuyor?" diyenler de neşemize neşe katacaktır. "Bunlaaaar 1942 yılında ekmeği karneyle..." diye başlayanlar bile çıkabilir. Ayrıca "Ben o Bornheim'e gittim. Orada uyuşturucu satan birini gördümüştüm. İşte bunlaaaar! Camileri ahıra çevirdileeeerrr!" diyenler de çıkabilir. Çok eğleneceğiz çok!..

Mesela Numbeo şirketi bir araştırma yapmış, Eskişehir'i dünyanın en güvenilir 8'inci şehri ilan etmişti. Birilerinin karnına ağrılar girmişti. Hatta bu olaydan hemen sonra Hamamyolu'ndaki Tokkal ailesi katliamını sevinçle karşılayanlar bile olmuştu. "Bak gördünüz mü? İşte Eskişehir'de de cinayet işlenebiliyor. Yaşasın, Eskişehir güvensiz bir şehir!.." diye sevinç nidaları attıklarını dün gibi hatırlıyorum. Hani utanmasalar katil Mehmet Şerif Boğa'ya sarılıp öpeceklerdi...

Dünyanın en saygın bilim dergilerinden Ideas & Discoveries'da çıkan "Kuantum alan kuramına eleştirel bir yaklaşım" konulu makale az kişiyi ilgilendirir. Ancak Guinness Rekorlar kitabında "Bir seferde en çok sosisli sandviç yiyen adam" makalesi dünya basınında daha sık yer alır. Neyin daha ciddi olduğu değil, popüler kültürde insanların neyi daha çok ciddiye aldığı önemlidir. Eğer ki Numbeo 2019'da Bursa'yı dünyanın en sağlıklı 17'inci şehri seçerse – ki seçmişti – ben buna bir Türk olarak sevinirim. O esnada Bursa'yı hangi partili belediye yönetiyor bakmam... Biz Eskişehir'in Numbeo'da dünyanın en güvenli 8'inci şehri olduğuna sevinebiliriz. Siz de gidin bir başka dergide Eskişehir'in adının geçmemiş olmasına sevinin.

Ayrıca Frankfurt'la kardeş şehir olunca bir Alman çıkıp, "Size kardeş diyebilir miyim?" diye boynumuza atlamayacak. 60'lı yılların Türk filmlerinde olur öyle sahneler. Franfurt'ta bir meydana Eskişehir adı verilecek de, başımız göğe mi erecek? Türkiye'nin cari açığı mı düşecek? Elbette hayır. Biz yaşadığı şehirden gurur duyanlar, Eskişehirimizin tanıtımına katkıda bulunacağı için sevineceğiz ve mutlu olacağız. Hepsi bu...

Siz de gidin Kabataş Meydanı'nın adını, "Deri pantalonlu sado – mazo" meydanı olarak değiştirin. Veya ne bileyim? Kanal İstanbul projesindeki bir meydana Taliban adını verin. Elinizden tutan mı var?

 

İYİ Parti hızlı davranıyor

İYİ Parti İl Başkanı Eren Ekmen, 6'ıncı dönem memur toplu sözleşmelerini "Hayal kırıklığı" olarak nitelendirdi. Memur – Sen'i de eleştiren Ekmen söz konusu konfederasyonun masaya kendi hesapladıkları yoksulluk sınırını bile getirmediğini işaret etti. Enflasyon rakamlarının da gerçekleri yansıtmadığını belirten Ekmen TÜİK'in verdiği rakamların manüplasyon olduğunu belirtti. Kimler Eren Ekmen'e katılır, kimler yaptığı basın açıklamasına itiraz eder bilemeyeceğim. Ancak ortada zor geçinen bir memur kesimi olduğu gerçek. Ayrıca memur emeklilerinin de durumu iyi değil. Bu konuda ciddi bir toplumsal tepki olduğunu görüyoruz. Özellikle İYİ Parti Genel Merkezi böyle toplumsal karşılığı olan olaylarda gerekli reaksiyonu çabuk gösteriyorlar. Eskişehir teşkilatı ve genç il başkanı da Genel Merkezleri gibi hızlı davranıyor. Tebrik ederiz.

 

Tehlikenin fotoğrafı

Kentimizin en güzel mesire yerlerinden biri de Kütahya yolu üzerindeki Musaözü Göleti. Her zaman bu göletin turizme kazandırılmamasından dolayı üzülürdüm. Ancak şimdi Musaözü göletinin havadan çekilen fotoğrafları üzüntümü başka bir boyuta getirdi. Elbette yaz aylarında bu tip göletler kısmen küçülür. Ancak havadan çekilen fotoğraflar gösteriyor ki Musaözü Göleti küçülmemiş, resmen kurumuş. Yaşadığımız kuraklığın bir kanıtı da bu fotoğraf. Sadece tarımsal ürünlerde rekolte kaybı olarak düşünmeyin. Bu tip su kaynakları, orman yangınlarına havadan müdahale de de helikopterler için önemli bir rezerv olarak kullanılıyor. Meselenin bu boyutuna da bakmak lazım...
 

 

Ariman web reklam 2
1000
icon
Çiftelerli 26 Ağustos 2021 12:13

Eskişehir değil Türkiye güvensiz oldu mülteci doldu mülteci istemiyoruz

0 14 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat