Firuz Kanatlı'yı uğuruyoruz

Sinan Özkar’a soruyorum…

Arif Anbar yazdı

23 Eylül 2017 09:19
A
a
CHP İl Başkanı Sinan Özkar, Yenigün gazetesinde kendisiyle ilgili çıkan “Delege olamadı” başlıklı habere yanıt vermiş.
Gazetenin Yazı İşleri Müdürü Deniz Çağlar Fırat’a verdiği demeçte aynen şunları söylemiş:
“Ben mahallede delege adayı değildim. Birçok partili delege olmak için beni arıyor, herkese söylüyorum; ben mahalledeki seçimlere karışmam. Mahalleler kendi içinde örgütleniyor. İl başkanı olarak müdahil olmam doğru değil. Bizim parti geleneğimiz olarak il başkanlarımız mahalle delegeleri seçimlerine girmedi. Gruplaşmaların olduğu bir ortamda aday olmam doğru değildi. Benim gayem, çatışmaları önlemek. İl başkanlarının delege yazılmak gibi geleneği yok. İl başkanlarını oraya yazmak gibi bir durum yok. Delege olmak için benim orada ayrı bir liste çıkararak mahalle ile çekişmem doğu değil. Beyaz listenin karşısına liste mi çıkarsaydım? Ben ilçe kongresinin zaten doğal delegesiyim. Mahalle delege seçimlerine itirazlar il yönetimine yapılıyor. Denetimini, kararını bağlayacağım bir seçimde aday olmam etik olmazdı. Seçime gittim, bir oy geçersiz sayılır, üzeri karalıdır, sıkıntı çıkar benden bilmesinler diye oyumu da açık kullandım, tüm arkadaşlara hayırlı olsun dedim ve ayrıldım.”
 
*
 
 Bu açıklaması üzerine Sinan Özkar’a soruyorum:
 
  • Sazova Mahallesinden delege olabilmek için Tepebaşı İlçe Yöneticisi Mustafa Taşlak’la görüştünüz mü görüşmediniz mi?
  • Bir il başkanının, sadece il kongresinde doğal delege olabileceğini bilmiyor musunuz? Yoksa “Ben ilçe kongresinin zaten doğal delegesiyim” derken diliniz mi sürçtü?
  •  İl başkanı olarak mahallelerdeki seçimlere müdahil olmanın yanlış olduğunu belirtiyorsunuz. Peki, il yöneticilerinizin de müdahil olmasını yanlış buluyor musunuz? Örneğin Vişnelik mahallesinde yapılan delege seçiminde il yöneticisi ve Odunpazarı Belediyesi Halk Masası sorumlusu Emine Kırmızıgül ile il yöneticisi ve Odunpazarı Belediyesi Aşevi sorumlusu Kazım Durur’un sandık başına oturup seçimlere direkt olarak müdahil olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
  • “Benim gayem çatışmaları önlemek” diyorsunuz. Yani, parti içi kavgadan ve ayrışmadan ziyade birleştirici olmayı tercih ediyorum demek istiyorsunuz. Ancak delege seçimleri sırasında sandık ziyaretlerini sadece Odunpazarı İlçe Başkanı Akın Sallarel ile yapıyorsunuz. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diyerek soruyorum, Tepebaşı İlçe Başkanı Vural Yörük’ü yoksa tanımıyor musunuz?
  •  
 
Başka sorum yok.
 
 
 
Ali İhsan Akyol ağır konuştu!
 
Hafta başında CHP’nin kongre sürecini değerlendirmiştim.
Yazımın bölümlerinden bir tanesi de Ali İhsan Akyol’la ilgiliydi.
Dilerseniz o bölümü bir hatırlayalım:
  • un ikameti İzmirdeymiş. Orada yaşıyormuş. Ancak delege olmak ve oy kullanmak için ikametini Büyükdereye aldırmış. Bunu da birinin talimatıyla yapmış.”
 
  •  
 
Bu yazı üzerine Ali İhsan Akyol aradı ve cevap hakkını kullanmak istedi. Akyol’un açıklamalarını aynen aktarıyorum:
 
KARŞIYAKA İLÇE ÖRGÜTÜNDE ÇALIŞTIM
“Biz Büyükdere’de ikamet ediyoruz. Kızım İzmir’de okuduğu için geçici olarak ikametimi oraya aldırdım. İzmir’de de CHP Karşıyaka İlçe Örgütünde çalıştım. Kızımın son yılı olduğu, bu nedenle İzmir’de bir işimiz kalmadığı, artık Eskişehir’e döneceğimiz için ikametimi tekrar Büyükdere’ye aldırdım. Partililerimizin bana dönük bu iddiasını seçim atmosferine bağlıyorum.
 
DELEGE OLMAYACAĞIM, NAYLON ÜYEMİZ ÇOK
Ben kesinlikle delege olmayacağım. Çünkü üyenin, delege seçimlerinden sonra herhangi bir etkisi kalmıyor. Ben delegelik sistemine zaten karşıyım. Genel başkanı dahi direkt üye seçmeli. Ancak bunu yaparken üye yapımızı da sağlamlaştırmamız gerekir. Yarışı kaldırabilecek, demokrasiyi benimsemiş bilinçli ve eğitimli bir üye yapımız yok. Buna karşın naylon üyemiz çok. Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na da bu yönde bir mektup yazdım ve rapor verdim. Bir de şu partiler kanunu, seçim kanunu benim bu düşünceme müsait mi bilmiyorum. Değilse bile gereken düzenlemelerle neden olmasın?
BÜYÜKDERE’YE TEK LİSTE YAKIŞIR
Büyükdere’de bana kalırsa tek liste çıkmalı. Büyükdere’ye tek liste yakışır. Parti içinde gereksiz çekişmelere lüzum yok. Çünkü böyle bir yarışı kaldırabilecek bilinçli bir üye yapımız yok. Taraflar oturup anlaşsınlar, mahalleye ayrılık yaşatmasınlar.”
 
 
 
İnsaf yahu!
 
CHP İl eski Başkanı Ersen Yeniceli, deve dişlerinin kaybettiği Hoşnudiye Mahallesi delege seçimine dün itiraz etti.
İtiraz metni şu şekilde:
“16.09.2017 tarihinde yapılan Hoşnudiye Mahallesi muhtarlık bölgesi delege seçimlerinde, tüzüğümüzün cinsiyet kotası 61/a maddesine göre, kazanan turuncu listenin yüzde 33’lük cinsiyet kotasına uyulmadığından dolayı gereğinin yapılmasını arz ve talep ederim.”
 
  •  
 
Gülsem mi ağlasam mı bilemedim.
CHP’yi yöneten il başkanlarına bakınca, partinin neden başarısız olduğu net bir biçimde anlaşılıyor.
Sinan Özkar, ilçe kongresinde doğal delege olamayacağını bilmiyor.
Ersen Yeniceli’nin ise itiraz süresinin üç gün olduğundan haberi yok.
 
  •  
Bakın Ersen Bey, 16’sında seçim yapıldıysa, itiraz süreniz 19’u akşamına kadardır.
Ha, ben Pazartesi’den hesapladım derseniz bu kez, 20’si akşamına kadardır.
Anlaştık mı?
 
  •  
 
Bir de itiraz konusunu açalım…
Evlere şenlik diyebilirim.
Ersen Yeniceli diyor ki: Cinsiyet kotasını çiğnediniz!
Yahu itiraz edilen turuncu listede 9 kadın, 2 erkek var.
Yeniceli işte buna itiraz ediyor ve kadınların fazla olduğunu söylüyor.
  •  
Buna itiraz edilir mi?
 
  •  
 
Bu konuya Pazartesi günü ayrıntılı bir biçimde devam edelim…
 
 
 
 
Aşık aday
 
Geçtiğimiz hafta Hacıseyit, Eskibağlar ve İhsaniye mahallelerinde gerçekleştirilen delege seçimleri, CHP Tepebaşı İlçe Başkanlığı’nda aynı anda yapıldı.
Ancak enteresan bir olay yaşandı.
Mavi listenin ilçe başkan adayı Ahmet Saraç, Hacıseyit mahallesi sandığına, Eskibağlar mahallesi yazılı delege listelerini istiflemiş.
Gelen mavi liste destekçileri de hiç dikkat etmeden o listeleri alıp sandığa atmış.
Sonrasında Ahmet Saraç seçim görevlilerince uyarılmış ancak bu uyarı nafile bir uyarı olarak kalmış.
Sonuçta beyaz liste kazanmış.
Ancak mavi liste bile kazansaydı, listenin mahalle adı yanlış olduğu için geçersiz sayılacaktı.
Yani her halükarda beyaz liste kazanmış olacaktı.
 
  •  
 
Ahmet Saraç’a soruyorum:
Aşık mısın?
1000
icon
Serdar 23 Eylül 2017 11:58

Asıl yazmanız gereken tepebaşı bölgesindeki seçimlerin ahmet ataç başkanın direk müdail olduğu.ve mahallelerde çoğunluk sağlanmadığı için iptal olması.20 tane parti üyesini sandığa getiremeyen bir yönetim var malesef.

0 1 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Eskişehir Fotoğrafçı
Osman Usta
ET EVİM