alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Seçim öyle kolay değil

Pek çok kişi erken genel seçimlerin yaklaşmakta olduğunu düşünüyor

9 Haziran 2020 08:29
A
a

Pek çok kişi erken genel seçimlerin yaklaşmakta olduğunu düşünüyor. Özellikle iktidar cenahından gelen "Partiler arası milletvekilleri geçişi engellensin" önerisinin DEVA ve Gelecek Partileri'ni engellemek ve AK Parti'yi korumak için telaffuz edildiği açık. Ayrıca birbiri ardına gelen anket sonuçları da AK Parti'nin artık MHP'den destek almasına karşın iktidarını koruyamadığını gösteriyor. Tabii söz konusu anketlerin salgın sürecinden dolayı telefonla yapıldığını unutmayalım. Türkiye'de telefonla anket yaparak deterjan markası hakkında sağlıklı veriler elde edebilirsiniz. Fakat siyasi anketler yüzyüze yapılmalı. Dolayısıyla yoğurdu üfleyerek yemek gerektiğini düşünenlerdenim.

Yine de mevcut anketlerin iktidarı telaşlandırdığını görüyoruz. Yine bir takım seçim kanunu değişiklikleri de gündemde. Dar bölge ve daraltılmış bölge sistemlerinin ortak noktası, AK Parti'ye göre bir sistem arayışı olması. Yani "Nasıl kanunları değiştirelim de, bir sonraki seçimlerde tek başına iktidar olalım?" arayışları bunlar.

Ancak seçim kanunlarını değiştirip de baskın seçim yapmak mümkün değil. Zira Anayasamızın 67'inci maddesine göre seçim kanunları değişse bile, bu yeni düzenleme 365 günden önce yürürlüğe giremez.

"O zaman önce anayasayı değiştirirler" diyebilirsiniz elbette. Fakat anayasayı değiştirmek için gerekli olan 400 milletvekili ortada yok. AK Parti'nin ve zaten çantaka keklik olan küçük ortağın oylarının toplamı anayasayı bırakın değiştirmeyi, referanduma götürmeyi bile temin edemiyor.

Yani erken seçim filan olmaz.

Öte yandan AK Partili'nin Mecliste çoğunluğu kaybetmesi durumunda işler değişir. Bunun için de AK Parti'den 30 ve üzerinde milletvekilinin istifa ederek Gelecek ve DEVA Partilerine geçmesi gerekir. Bu durumda teorik olarak iktidar yoluna devam edebilir elbette. Çünkü yeni sistemde Meclis ve Saray arasında bir bağ yok. Ancak pratikte her yaptığı Meclis tarafından engellenen bir iktidar da yoluna çok zor devam eder.

Ancak Meclis aritmatiğinin böyle radikal bir şekilde değişmesi ihtimali dışında, erken seçimin olmasını olası görmüyorum.

1980 yılında azınlıktaki Demirel Hükûmetine destek vermeyi kesmeyen Rahmetli Erbakan, kendine has Konya şivesiyle, "Gadâyifin altı kızarsın" demişti. Şu anda da muhalefet iktidarın haftadan haftaya ol kaybetmesini seyrediyor. Hiç aceleleri yok anlayacağınız. İktidar cenahı ise elindeki üç senelik iktidar olma süresinin tadını çıkarıyor.

 

Türkçe katliâmı

Salgından yalnızca canlarımız değil, güzel Türkçemiz de etkilendi. Mesela ortada 'Sosyal Mesafe' denilen bir terim var. Şimdi ne demek istediklerin anlıyoruz elbette. Fakat 'Sosyal mesafe' de nereden çıktı? Kişisel mesafe veya bireysel mesafe desek daha doğru olmaz mı? Bir de 'Bulaş' meselesiyle karşı karşıyayız. Bulaşma yerine kısaca bulaş demenin anlamı nedir Allah aşkına? Ben evdeki bulaşıklardan kısaca 'Bulaş' diye bahsedebilir miyim sizce? 'Pandemi' meselesine hiç değinmiyorum. Salgın desek incilerimiz mi dökülür? Epidemi ise başlı başına ayrı bir mesele. Bırakın tıbbi terimleri doktorlar kullansın. Hiç kimse rahmetli büyüklerinden bahsederken, "Akut miyokard enfarktüsünden eks oldu" demez. "Rahmetliyi kalpten kaybettik" der.  Türkçe kullanmak bu kadar mı zor?

 

Çiftçiye iyi haber 

Türk tarımının durumu içler acısı. Her ne kadar yandaş medya kanalları tarımda büyük atılım yaptığımızı, Meksika'nın bizi kıskandığını, Hollandalı çiftçilerin Türkiye'ye mülteci olarak kaçmayı planladığını anlatsa da bunlara inanan yok zaten. Son olarak 2019 yılında tükettiğimiz buğdayın bile 3'te birini dışarıdan satın aldık. Bir lokma ekmeği bile üretemiyoruz anlayacağınız. Osmanlı İmparatorluğu da dâhil hiç bu kadar kötü duruma düşmemiştik. Allah milletimizi açlıkla terbiye etmesin...

Yine de her şeyin kötü gittiğini düşünmeyin. Bazı olumlu gelişmeler de oluyor. Son olarak Tarım Kredi yetkilileri 160 bin üreticimize 1 milyar 200 milyon liralık kredi dağıttıklarını açıkladı. Üstelik bu kredilerin yüzde 5 buçuktan 4 buçuğa indirildiğini de sevinerek öğrendik. Mevzubahis krediler çiftçimizin çok işine yarayacaktır. Toprağını alnından damlayan ter ile sulayan çiftçimizin Allah yardımcısı olsun.

 

 

 

1000
icon
Cemil Cahit... 9 Haziran 2020 15:29

Israrla tarım rakamlarını manipüle ediyorsunuz. https://www.tarimorman.gov.tr/BUGEM/Belgeler/M%C4%B0LL%C4%B0%20TARIM/%C3%9Cr%C3%BCn%20Masalar%C4%B1%20Ocak%20Ay%C4%B1%20B%C3%BClteni/Bu%C4%9Fday%20Ocak%20B%C3%BClteni.pdf adresine girdiğinizde 2019 yılı itibariyle tarım rakamları yer almaktadır. Ülkemizin tarım ürünü ithalatının tamamen dahilde işleme rejimi ile ilgisi vardır ve ülkemiz tarım ticaretinde fazla veren bir bütçeye sahiptir. Bırakın bu milleti yalan yanlış bilgilerle yönlendirmeyi...

3 2 Cevap Yaz
erhan 9 Haziran 2020 13:29

Kerem bey Türk tarımının durumu içler acısı olduğu için AK parti 18 yıldır iktidarda ya bide iyi olsaydı ne olurdu bilmem???

3 3 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat