Hatipoğlu-WEB

Seçim çalışmasına devam ediyor!

Ali Baş yazdı

1 Temmuz 2018 09:30
A
a
AK Parti Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı, seçimi kazandıktan sonra ESGROUP’A ziyaretimize geldi…
Yönetim kurulu başkanımız Özgür Fethi Demirdaş, başta olmak üzere hep birlikte karşıladık… Koyu bir sohbete daldık!
Nabi hocaya sorduk:
-TBMM Başkanı olur musun?
Tebessüm ederek yanıt verdi:
-Böylesi durumlarda klasik şu yanıt verilir. Partimin verdiği görev ne olursa onu yaparım. Ya da “hayırlısı neyse o olsun”
Hepimiz gülünce devam etti:
-Bürokrat olduğum dönemde TRT Genel müdürü yaparlardı, Milletvekili olunca da meclis başkanı yapıyorlar…
Söz döndü dolaştı yerel seçimlere geldi…
Bekletmeden soruyu hep bir ağızdan sorduk:
-Hocam Büyükşehir’e aday mısınız? Şehirde bu konu çok konuşuluyor?
Nabi hoca kısa bir süre sustu. Daha sonra da “size iyi bir aday bulacağım” dedi…
“Kim olabilir, kimler var?” diye düşünürken, Nabi hoca tarif yaptı:
-Büyükşehir’e, Odunpazarı’na ve Tepebaşı’na Yakışıklı, dinamik, heyecanlı adaylarımız olacak.
Dikkat ettim Nabi hocada seçim öncesi ile seçim sonrasında pek bir fark yok. Nabi hoca, seçim çalışmasına devam ediyor, siyasi rakiplerine şimdiden duyuralım…
 
İNSAN OĞLUYUZ YAĞCIDAN HOŞLANIRIZ!           
 
Osmanlı padişahlarından 1. Ahmet'e çok değerli bir yüzük hediye edilmiş...
Elmas, pırlanta, zümrüt!
Padişah bir gün yüzüğünü, vezirlerine göstermiş ve şu soruyu sormuş:
- Söyleyin, bakalım. Dünyada bundan daha kıymetli bir şey var mıdır?
Vezirlerin bir çoğu düşünmüş, taşınmış verecek bir yanıt bulamamış...
-Yoktur. Mümkün değildir, türünden yanıtlar vermiş.
Aradan çıkan bir vezir, bağırmış:
-Vardır, padişahım...
Padişah anında sormuş:
-Nedir, söyle bakalım vezir!
-O parmak o elmastan daha değerlidir.
Başkanların...
Liderlerin...
Siyasetçinin...
Patronun…
Çevresinde her dönem bir "yağcılar ekibi" bulunur.
İnsanız, hepimiz. Yağlanmaktan hoşlanırız...
Ancak...
Yağcıyı da fazla dinleyip dikkate almamak gerekir.
Yoksa gümlersiniz!
 
AYTAÇ ÇINAR’LA ARŞİVDE KARŞILAŞTIK!
 
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’la Sultandere’de ESTV için program yaptık. Programın bitiminin ardından yeni yapılan Arşiv Binasını gezdik…
Belediyenin evrakları yıllarca bodrum katlarda, atıl durumda bulunuyordu.
Tek tek toplamışlar…
Ayırmışlar…
Yeni yapılan binaya getirmişler. Tüm belgeler güven içinde korunuyor…
Arşivi biraz dolaştım.
-Raylı dolaplardan birini açın da içinden bir dosya alayım, dedim…
Açtılar rast gele bir dosya çektim. 1990 yılına ait. Bir baktım üzerindeki isme tanıdık çıktı…
Benim değil, bütün Eskişehir’in tanıdığı bir isim, Aytaç Çınar!
Bu aralar pek karşılaşmıyorduk, “arşivde karşılaşınca” epey bir güldüm…
 
DEVE
Deve, pire yuvasına basmış…
İki üç pire ölmüş…
Kurtulanlar bir araya gelmiş, gece olunca deveye fena yakalamışlar…
Deveyi kaşıntı basmış. Bir silkelenmiş, bütün pireler aşağıda. Devenin boynunda bir pire kalmış…
Aşağıdaki pireler arkadaşlarına seslenmiş:
-Ye onu ye onu…
Seçim bitti, kavgası bitmedi…
Bakıyorsunuz birileri birilerine “ye onu” diye bağırıyor.
Benden size tavsiye…
Pire ordusuna güvenmeyin!
Kimseyi yiyip, bitiremez!
Kısacası dostlar, kaşıntıdan kimse ölmez, tükenmez! Arif olan anlar!
 
MUTLU OLMAK İÇİN!
Yaşadığınız her olumsuz durumu, kafanıza takmayı bıraktığınız an daha az yorulduğunuzu, daha mutlu olduğunuzu fark edersiniz. Murakami
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat