alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Şaşırt bizi Hocam!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’a yakınlığıyla bilinen ve ‘FETÖ avcısı’ olarak da nitelendirilen Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı, geçtiğimiz Mayıs ayında sağlık sorunlarını gerekçe göstererek Anadolu Üniversitesi rektörlüğünden istifa etmişti.

25 Haziran 2020 09:01
A
a
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’a yakınlığıyla bilinen ve ‘FETÖ avcısı’ olarak da nitelendirilen Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı, geçtiğimiz Mayıs ayında sağlık sorunlarını gerekçe göstererek Anadolu Üniversitesi rektörlüğünden istifa etmişti.
 
*
 
Süreç içerisinde pek çok isim rektör adaylığı için başvuru yaptı.
Başvuru yapmayan, ancak dillendirilen isimler de vardı elbette.
Peki, Cumhurbaşkanlığı kimi atayacaktı?
 
*
 
Dedik ki…
 
  • Bayrağımıza, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı olmalı.
  • Akademi kültürüyle yetişmiş, Eskişehir’i tanıyan biri olmalı.
  • Liyakate önem vermeli; yani ‘gelen gideni aratır’ dedirtecek biri olmamalı.
  • İletişime açık olmalı.
 
*
 
Kısacası, yukarıda saydığım özellikleri taşısın da, kim atanırsa atansın diye düşünüyorduk.
 
*
 
Ve 23 Haziran itibariyle atandı.
 
*
 
Prof. Dr. Fuat Erdal!
 
*
 
Peki, kısaca özetlemem gerekirse, kimdir Fuat Erdal?
 
  • İktisat lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimlerini sırasıyla ODTÜ, Leeds ve Nottingham üniversitelerinde tamamladı.
  • Doçentlik unvanını, iktisadi kalkınma ve uluslararası iktisat alanında aldı.
  • Çeşitli üniversitelerde kadrolu ve yarı zamanlı olarak çalıştı; iktisada giriş, makroiktisat, kalkınma iktisadı, uluslararası iktisat ve yönetim ekonomisi derslerini verdi.
  • En son, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak’ın yönetiminde yer aldığı TÜRGEV tarafından kurulan, Bilal Erdoğan’ın da Mütevelli Heyet Başkan Vekili olduğu İBN HALDUN Üniversitesi’nde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili ve İktisat Bölüm Başkanı olarak görev yaptı.
 
*
 
Söz konusu atamanın şehrimize hayırlı olmasını diliyor, Fuat Hoca’nın Eskişehir’de yaşayanları şaşırtmasını temenni ediyorum.
 
 
Yeni Vali, ‘iyi ki valimiz oldu’ dedirtmeli
 
Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak, Valiler Kararnamesi’yle beraber Ankara’ya atandı. Kendisiyle ilgili şunu net bir biçimde söyleyebilirim ki: Çoğunlukla Eskişehir’in değerlerini gözeterek hizmetlerde bulundu, çözüm odaklı çalıştı ve her an iletişime açık oldu. Çakacak’ın eleştirdiğim tek noktası, -geçmiş yazılarımda da dile getirdim- kömürlü termik santrale ilişkin memnun etmeyen icraatlarıydı. Bunu da ‘yukarının baskısıyla’ yaptığını biliyorduk, ama öyle de olsa bu bir mazeret değil. Her neyse… Çakacak’a, hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyor, gelecek yaşamında başarılarının devamını diliyorum.
 
*
 
Ve yeni valimiz geldi!
Erol Ayyıldız!
Türkiye’nin üç büyük kentinden biri olan İzmir’in valisiydi.
Bu anlamda, Ankara veya İstanbul’a vali olarak atamasının yapılması, doğal olanıydı.
Fakat Eskişehir’e atandı!
İyi de oldu denebilir.
Hissim odur ki, Eskişehir’in değer yapısına göre bir yönetim şekli belirleyecek.
Zira Eskişehir ile İzmir, hem kurtuluş mücadelesi hem de Cumhuriyet değerlerinin bekçiliği anlamında benzeşen şehirler.
Vali Ayyıldız, İzmir’deki tanıdıklarımızın aktardıklarına göre, İzmirliler üzerinde iyi bir izlenim bırakarak kentten ayrılmış.
İnancım odur ki, görev süresi boyunca uygulayacağı yönetim şekliyle, Eskişehir’de yaşayan yurttaşlarımıza da ‘iyi ki valimiz oldu’ dedirtecek.
 
*
 
Şehrimize, hoş geldiniz Sayın Valim...
 
 
Keskin tavır değişikliği
 
Baroların yapısının değiştirilmek istenmesi, bununla beraber siyasallaştırılarak gücün bölünmesi ve üstünlerin hukukunun inşa edilmesi girişimine karşı avukatlar ayaklandı!
 
*
 
Bu anlamda, baro başkanları Ankara’ya yürüdü.
 
*
 
Ancak polis müdahale etti ve durdurdu.
 
*
 
Müzakereler sonucunda avukatlar, ‘kısmi olarak Ankara’nın girişinde yürüdüler’ ve araçlarla Anıtkabir’e ulaştılar.
 
*
 
Tüm bunlar yaşanırken, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’na olan tepki, adeta öfkeye dönüştü.
Avukatlar, ‘Feyzioğlu’nu başkan olarak kabul etmediklerini’ açıkladılar.
O’na, arkalarını döndüler.
Bunun bir nedeni vardı elbette.
 
*
 
Neydi o neden?
 
*
 
Şöyle anlatayım…
 
*
 
Feyzioğlu, 4 Nisan 2015’te Anıtkabir’deki ziyaretçi defterine, özetle şunu yazmıştı:
“…Üstünlerin hukuku yerine hukukun üstünlüğünü savunmaya yılmadan devam edeceğiz. Biz bu şerefli mücadelenin sonunda milletimizi avukatlar olarak aydınlığa çıkaracağız. Bu mücadelenin sonu herkes için adalettir. Türk milletinin eşit yurttaşlık paydasında bir büyük kucaklaşmayı gerçekleştirmesidir.”
 
*
 
Ve Anıtkabir ziyaretinden sonra şu ifadeleri kullanmıştı:
“Mussolini, ‘avukatlar olmasa İtalya’yı mükemmel idare ederdim’ diyor. Türkiye’de son beş yıldır milletimiz, ‘iyi ki avukatlar var, iyi ki barolar var’ diyor.”
 
*
 
İşte, Feyzioğlu’na karşı baro başkanları tarafından yükselen öfke, Feyzioğlu’ndaki tavır değişikliğinden kaynaklanıyor.
Avukatlar, Feyzioğlu’nun 2015’te söyledikleriyle şimdiki eylem ve söylemlerin bağdaşmamasını tepkiyle karşılıyor.
 
*
 
Öte yandan…
CHP’liler tarafından da ciddi eleştirilere maruz kalıyor Feyzioğlu.
Niye?
Hani, “benim hiçbir partiye aidiyetim yok” diyor ya Feyzioğlu.
Bunun üzerine CHP’liler de şu soruları soruyor:
 
  • O zaman CHP’ye niye üye oldun?
  • CHP’den Parti Meclis Üyesi seçilmedin mi?
  • 2012 sonrası CHP tüzüğü üzerinde çalışmadın mı; bunun için sana Genel Merkez’de özel oda vermediler mi?
  • CHP Genel Başkanı olmak istemedin mi?

*
 
Hem avukatların, hem de CHP’lilerin serzenişleri üzerine bende şunu sormak istiyorum: Feyzioğlu’nda görülen bu denli keskin bir tavır değişikliğinin sebebi ne olabilir?
 
1000
icon
Liyakat 25 Haziran 2020 16:26

Genel sekreter olarak emekli olabilmesi için atanması gereken daire başkanları varken dışarıdan genç ve deneyimsiz üniversite kültürüne sahip olmayan insanları getirmesin yeter.

2 3 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat