alexa
Eskişehirspor'a destek ol, SMS gönder

Resim sergisi

Zehra Çam yazdı

6 Nisan 2017 09:20
A
a
HASAN BAĞDAŞ
“AVUSTRALYA’DAN ESKİŞEHİR’E BARIŞ KÖPRÜSÜ”  RESİM SERGİSİ
Bugünlerde Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi Sanat Galerisi,  ressam Hasan Bağdaş’ın “Avustralya’dan Eskişehir’e Barış Köprüsü”  adlı resim sergisine ev sahipliği yapıyor.  Hasan Bağdaş, 42 yıl Avustralya’da yaşadıktan sonra Türkiye’ye dönen bir ressamımız.  Eskişehir’deki ilk, Türkiye’deki 25. sergisi. Sergide yer alan 60’tan fazla eserde gerek teknik ve gerekse de konu zenginliği insanda çarpıcı bir etki yaratıyor.
Bir sanat eserini izlerken ürettiği anlam her zaman çok tartışılır. Başka bir alan da onun yaratım sürecidir. Sanatçının kendi dünyasını eserine nasıl yansıttığı, nelerden etkilendiği ya da sorulan biçimiyle; “Bu eserde ne anlatmak istedin?” sorusu hepimizin ifade etmek istesin istemesin merak ettiği bir şeydir.
Hasan Bağdaş, ipek baskı yaparak sanat yaşamına adım atıyor. Daha sonra 1996 yılında RMIT Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin Resim ve Heykel bölümünden mezun oluyor ve bir grup öğrenci ile Çin’e giderek Geleneksel Çin Resmi Sertifikası alıyor.
Her sanatçı kendi çocukluğundan beslenirken çağa ait olanı da yansıtır. Hasan Bağdaş’ın Türkiye’den Avustralya’ya oradan Çin’e uzanan sanat yolculuğunda bu kadar çok teknik ve eserlerine dâhil ettiği konu zenginliği bu nedenle beni şaşırtmıyor. Disiplinlerarası yolculuğunun her adımı, ona farklı bir beceri ve zenginlik katmış. İmgeleri ve renkleri kullanmasında ona katkı sağladığı gibi onun dünyasının derinindeki, yüreğinin içindeki gizli insanı, vicdani duruşunu ve yaşantı zenginliğini eserlerine yansıtmış.
Sanatçının çağından beslenmesi yalnızca çağın olanaklarıyla sınırlı değildir. Sanatçı vicdan merkezinde yaşadığı için her zaman “çağın insana ne yaptığını” ve insanın çağ içinde nerede çürüdüğünü de yansıtır. Hasan Bağdaş’ın resimlerinde kendinin de ifade ettiği gibi, “Doğanın ve çevrenin sorumsuzca kirletilerek tahrip edilişi, insanların kazanma ve sahip olma hırsıyla, doğadaki canlıların her gün biraz daha yok edilişi, kendi yaşamında iz bırakan deneyim ve anıları, küresel kirliliğin ve çevre tahribatının karşısındaki duruşunu” yansıtıyor.  Her sanat eseri bir sorunu taşıma kaygısı taşıyorsa da her zaman estetik olanı vermek önceliğidir. Hasan Bağdaş’ın estetik olanı verme çabasının çok ön planda olduğu görülüyor. Sorunun kendisinden çok insan üzerindeki etkileri üzerine şekillendirdiği imgelerinde psikodinamik ögeler daha ön plana geçiyor. Eserlerine baktığınızda adeta çağın insan üzerindeki etkisini insanın dününe-bugününe ve geleceğine ilişkin bir kazı uğraşıyla sizi baş başa bırakıyor.
Çoğu zaman sanat, eser aracılığıyla yaşanılana ayna tutar. Hasan Bağdaş’ın eserleri de renkleri, imgelem zenginliği, derin ve lirik anlatımıyla hem insana hem de çağımıza büyük bir ayna tutuyor. Bu eserlere baktığınızda siz de kendinizden bir parçayla ya da çağa ait parçalanmışlık ve yabancılaşmanın etkileriyle karşılaşabilirsiniz.
Sergi 24 Nisan’a kadar Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi Sanat Galerisi’nde görülebilir.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat