alexa
Eskişehir Keskin Grup

Öldükten sonra yaşamak

Orhan Tosun yazdı

28 Ocak 2017 10:05
A
a
Sahabeden Ebu Hürayra (ra) Hz. Peygamber (sas)’in şöyle dediğini anlatıyor: “İnsan öldüğü zaman üç şey hariç amel defteri kapanır. (Sürekli sevap) getirensadaka, istifade edilen ilim ve kendisi için hayır dua eden salih çocuk.”[1]
 
Hayat Allah’ınsübûti sıfatlarından biridir. Gerçek hayat sahibi Allah Teâlâ’dır. Ancak Allah yarattığı bütün mahlûkata kendi hayat sırrından biraz biraz verir. Mahlûkatın vücut/beden dediğimiz maddi tarafı da bu hayat ile hareket imkânı bulur. Allah’ın hayat verdiği mahlûkat içinde insan, diğer mahlûkattan farklı bir değerlendirmeye tabi tutulur. Çünkü insan diğerlerinin aksine, dünya hayatında imtihan edilmektedir. Mükelleftir, sorumludur. İnsan hayatı ruhunun Allah’tan ayrılıp müstakil bir varlık olarak ruhlar âleminde yerini aldığı zamanda başlar. Ana rahmi, dünya hayatı, berzah (kabir) hayatı ve ahiret hayatı gibi dönemlerden geçtikten sonra, tekrar Allah’a kavuşur. Eğer hayatı sadece dünyadan ibaret zannedersek, ölümle birlikte hayat da sona ermiştir. Ama hayatın Allah’ın olması, Allah’ın da ölümsüz olması gerçeği, hayatın ölümden sonra da devam ettiğini önümüze koymaktadır.
 
Bununla birlikte dünya hayatının sona ermesiyle sona eren bir şey vardır ki, o da insanın sorumluluklarıdır. Kabirde ve ahirette sorumluluğumuz, uymak zorunda olduğumuz emir ve yasaklar yoktur. Bu nedenle ölümümüz ile birlikte dünyada iken iyi veya kötü bütün yaptıklarımızın yazıldığı amel defteri kapanmaktadır. Ne kadar kalacağımızı bilemediğimiz kabir hayatı bitip ahiret hayatı başladıktan sonra, mahşer günü önümüze konulacak amel defterine iyi kötü yeni bir ekleme yapılmayacaktır. Çünkü ölümle birlikte amel defteri kapanır. Ancak yukarıda zikrettiğim hadis-i şerife göre bir kısım ameller vardır ki, o amelleri yapanlar, onların amel defterleri kapanmayacak ve defterlerine sevap yazılması açısından öldükten sonra da yaşamaya devam edeceklerdir. (Sürekli sevap) getiren sadaka, istifade edilen ilim ve kendisi için hayır dua eden salih çocuk bunlardandır.
 
Sürekli sevap getiren sadaka diye tercüme ettiğimiz sadaka-i cariye dinimizin çok önem verdiği bir hayır kapısıdır. Müslümanlar arasındaki vakıf kültürü bu çerçevede değerlendirilmelidir. Sadaka-i cariye insanın öldükten sonra da yaşama duygusunu canlı tutan bir iksirdir. Kalıcı bir eser, kullanıldığı sürece yapanın amel defterine sevap akmasına vesile olur. İnsanın yaptığı bilimsel çalışmalardan başkaları istifade ettiği sürece sahibinin amel defterine sevap akar. Eğer bir insan diğer insanlarla ilişkisinde kendisine hayır dua ettiriyorsa, onu yetiştiren ebeveynin amel defterine sevap akmaya devam eder.
 
Öldükten sonra amel defterimize akacak küçücük bir sevabın ne denli önemli olduğunu anlamak için ölmek de şart değildir. Bunun önemini dünyada iken anlayabilmemiz ve amel defterlerimizi açık tutabilmemiz dileklerimle…


Yazarımız Orhan Tosun tayini dolayısıyla bu yazıyla bizlere veda etti. Tosun veda mesajında şu ifadelere yer verdi; “Sayın Anadolu Gazetesi yetkilileri; 06 Mayıs 2011 tarihinden beri aralıksız bir şekilde gazetenizde Cuma günleri yazı yazdım. Bu süre içinde hiç bir zaman şahsıma sınırlama, kısıtlama getirilmemiştir. Bundan dolayı size ve şahsınızda bütün çalışanlarınıza teşekkür ediyorum. Ancak, benim Eskişehir’de çalışma sürem sona erdi ve başka bir ile atandım. 24 Ocak 2017 tarihi itibariyle buradan ayrılıyorum”.
 


[1]Tirmizi, Sünen, Ahkam, 36
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat