alexa

O dilekçeyi çerçeveletsinler

Üç önemli partinin Kadın Kollarının yaptığı ortak basın açıklamasında geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Ayşe Tuğba Arslan'ın mahkemeye verdiği dilekçeden paylar okundu.

2 Aralık 2019 08:33
A
a
CHP, İYİ Parti ve MHP Kadın Kolları teşkilatları bir araya gelerek, kadına yönelik şiddeti kınayan bir açıklama yaptılar. Duyduğumuz kadarıyla bu basın açıklamasına davet edilen AK Parti Kadın Kolları Başkanlığı, bir takım mazeretler ileri sürerek katılamamış.
Elbette herkesin kişisel bir programı olabilir. Bunu anlayışla karşılamak gerekiyor. Ancak böylesi önemli bir toplantıya AK Parti Kadın Kolları'nın – başkan düzeyinde olmasa da – katılım sağlaması gerekirdi. Sayın Özlem Yalçın'ın buna benzer ve partiler üstü olan toplantılara katılım konusunda, daha hassas olmasını bekliyoruz.
Her neyse...
Üç önemli partinin Kadın Kollarının yaptığı ortak basın açıklamasında geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Ayşe Tuğba Arslan'ın mahkemeye verdiği dilekçeden paylar okundu. Dilekçedeki "Bu şahıstan ölüm tehdidi alıyorum. Benim ölümüm gerçekleşince mi bana yardım edeceksiniz. Ben çok mağdurum" ifadeleri sanırım çok şeyi ifade ediyor. Şimdi söz konusu dilekçeyi alıp da işleme koymayan yetkililerin bu ifadeleri çerçeveletip duvarlarına asmalarını tavsiye ederim. O dilekçeye baktıkça, bu trajik ölümdeki kendi hatalarını görürlür belki.
Hatta bir tavsiyem daha var. İmdat çığlıkları atan Ayşe Tuğba Arslan'ın dilekçenin altında bulunan imzasını kapatıp, oraya kendi kızlarının veya annelerinin adını koysunlar da bir daha okusunlar. Belki aldıkları dilekçelerin basit dosya numaraları olmadığını, bir insanın hayatını ellerinde tuttuklarını anlarlar...

Çok mu şey istiyorlar?

Birleşik Metal – İş Sendikası'na bağlı işçilerin direnişi sürüyor. Ailelerine ekmek götüren, alın teriyle ülkelerini sırtlayan işçilerimizin sorunu, aslında hepimizin sorunudur. Şimdi özel şirketlerin ve fabrikaların kapılarına kilit vurduğu bir dönemde yaşıyoruz.
Bu tip haberleri daha sık yapacağız gibi gözüküyor. Maalesef ülkemizin daha çok fabrika bacasına ihtiyacı olmasına karşın, iktidar sahipleri ülke genelindeki 5 buçuk müteahhiti kurtarmaktan başka bir şey yapmıyor.
Nitekim fabrikalarının önünde direnen işçileri ziyaret eden Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da bu duruma değinmiş ve "Grevlerin yasaklandığı, iktidarın patronların kasalarını koruduğu bir dönemde yaşıyoruz. Buna dur diyecek olan da yine işçiler ve işçi sendikaları olacaktır" ifadelerinde bulunmuş. Kendisini emekçinin yanında yer aldığı için tebrik ederiz. İşçilerimiz kapının önüne konulmalarını çoktan kanıksamış. Ancak kıdem tazminatlarını ve ailelerini geçindirmek için hak ettikleri 5 aylık alacakları talep ediyorlar. Çok mu şey istiyorlar?..

Basının gırtlağı sıkılır

Hükumetimizin TBMM'ye gönderdiği yeni yargı reformu paketinin görüşmeleri sürüyor. AK Parti iktidarıyla birlikte 'Yasama paketi, Torba değişiklik' mantığıyla karşılaştık. Hani çarşıya çıkıp torbanın içine patates, soğan, ekmek ve süt atarsınız ya; işte hükümetimiz de böyle alakasız konuları bir torbaya tıkıp, TBMM'ye onaylattırıyor. Hükumetimiz çok sayıda yasal düzenleme talep ediyor ve birbiriyle alakasız konular tek bir torbanın içine sıkıştırılıp oylanıyor. Tabii 'Oylanıyor' dediysek sözün gelişi. Sıkıysa bir AK Partili Milletvekili çıksın da "Ben falanca yasa tasarısını beğenmedim" desin; bu milletvekili en iyi ihtimalle "Hain, FETÖ'cü!" ilan edilerek – en iyi ihtimalle – partiden kovulur. Güldürmeyin adamı... Tabii MHP'li Milletvekillerimizin de AK Partili amcalarını kızdırmak istemediklerini biliyoruz. Onlar da arka sıralardan Genel Başkanlarına bakar ve el kaldırmaları gerekirse, el kaldırırlar. Yargı reformu paketiyle birlikte Adalet Bakanlığı'nın gazetelere vermesi gereken basın ilanlarının kaldırılması düşünülüyordu. Bu durum zaten can çekişen Türk Basınının kafasına tabancayı dayamaktan başka bir anlam ifade etmezdi. Şimdi öğreniyoruz ki Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, bu konuda geri adım atacaklarının sinyallerini vermiş. Gerçi biz AK Parti'nin "Sağa döneceğim" diye sinyal verip, sol taraftan 'U' dönüşü yaptığına çok şahit olduk. Ancak yine de umutlarımızı muhafaza ediyoruz. Çünkü resmi ilanların kaldırılması basının nefesini kesmez. Bunu yapmak özgür basının gırtlağına çökmekten başka bir anlama gelmez...
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat