alexa
Eskişehirspor'a destek ol, SMS gönder

Küpeli’nin ufku, Zeydan’ın cesareti…

Politikadan biraz uzaklaşalım ve Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Başkanı Nadir Küpeli ile Eskişehir Ticaret Borsası (ETB) Başkanı Ömer Zeydan’ın son haftalarda yaptıkları önde gelen işlerden ve kullandıkları söylemlerden bahsedelim...

24 Kasım 2018 10:00
A
a
Tabi yerel seçimler yaklaştıkça, haliyle bu konu üzerine yoğunlaşıyor; kulis bilgileri paylaşıyor ve çeşitli yorumlar yapıyoruz. Durum böyle olunca, bazen, siyasetin dışındaki aktörlerin gerçekleştirdiği işleri ve ürettiği söylemleri göremiyoruz. Ya da politika daha ağır bastığı için, ilgilenmiyoruz… 
*
Bu anlamda, politikadan biraz uzaklaşalım ve Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Başkanı Nadir Küpeli ile Eskişehir Ticaret Borsası (ETB) Başkanı Ömer Zeydan’ın son haftalarda yaptıkları önde gelen işlerden ve kullandıkları söylemlerden bahsedelim.
*
ESOB Başkanı Nadir Küpeli’nin vadettiği bir proje vardı. Neydi o? Sanayi Envanteri Projesi! Söz konusu proje hayata geçti ve iki aydır sanayicilere hizmet veriyor. Peki, projeyle amaçlanan ne? Proje, Sanayicilere hangi yönde fayda sağlayacak? Anlatayım… Öncelikle, ‘www.envanter.eosb.org. tr’ isimli coğrafi bilgi sistemi içeren bir portal kuruldu. Bu portalın faydası; sanayi kuruluşlarının ürettiği ürünler, oluşan atıklar ve ihtiyaç duyulan insan kaynağı gibi birçok konudaki sanayi envanteri, bu portalın içinde yer alıyor. Bu noktada, EOSB tarafından 170 firma ziyaret edildi ve sanayicilere kullanıcı adı ve şifreleri teslim edildi. Kullanıcı adı ve şifresini alan firmalar, profillerindeki bilgi alanlarını istedikleri şekilde doldurabilecek. Firmalar profil bilgilerini tamamladığında, birbirleriyle etkileşimleri artarak; ürettikleri, sattıkları, geliştirdikleri veya geliştirmek istedikleri ürünleri hem bölge içine hem de bölge dışına tanıtma imkanı bulacak. Kısacası bu projenin farkına varan ve projeden faydalanan firmalar, diğer firmalar ile daha kolay ilişki kurabilecek ve iş alışveriş süreçlerini hızlandıracak. Dahası, yeni pazarlar keşfedebilecek, dolayısıyla ihracatı ve büyüme oranı artacak, ortak projeler üretebilecek ve hatta projelerine destek alabilecekleri yeni zeminler bulabilecek. 
*
Yukarıda okuduğunuz projenin, EOSB’nin yapması gereken işleri arasında yer aldığını söyleyebiliriz. Ancak EOSB, son dönemde yaptığı sosyal sorumluluk projeleriyle, farklı bir bakış açısı ortaya koyuyor. Şöyle ki… EOSB; Alzheimer Derneği Ankara-Eskişehir Şubeleri ve Boyalı Parmaklar oluşumuyla bir araya geldi, “Sağlıkla Sanat El Ele Eskişehir’de” isimli bir etkinlik gerçekleştirdi. EOSB’de gerçekleştirilen etkinlikte, Alzheimer’a vurgu yapıldı, nasıl üstesinden gelineceği konuşuldu. Bu yapılırken de, sanatın önemi masaya yatırıldı.
*
Yetmedi… Tepebaşı Belediyesi ile engelli bireyleri istihdama dâhil edecek ‘Engelli Uygulama ve İstihdama Geçiş Atölyesi İşbirliği Protokolü’ imzaladı. Bu noktada şunu vurgulamak istiyorum. Bir kentte sanayi-belediye iş birliği oldukça önemlidir ancak çoğu zaman kurulamaz. Fakat Eskişehir’de bu iş birliğinin önemli bir örneğine söz konusu protokolle rastladık. Bir önemli not daha: İki kurum arasında yapılan proje, Türkiye’de ilk! Bu projeyle birlikte Tepebaşı Belediyesi Engelliler Montaj Atölyesi’nin bir benzeri, EOSB’ye açılacak ve ilk olarak 30 engelli faydalanacak. Bununla beraber engelli çocuklarımız, başarının tadına varacak, sosyalleşerek mutlu olacak, aile bütçelerine de katkı sağlayacak. 
*
Hani derler ya, “belediyelerin tek işi yol yapmak, su getirmek, yeşil alan üretmek değildir” diye… O nedenle, sosyal belediyecilik kavramı gelişmiştir; en güzel örneklerine de Eskişehir’de rastlanır. Sanayi için de bu anlayışın oturtulması elzemdir. EOSB, bu elzem anlayışın uygulanması noktasında ciddiye alınması gereken bir adım attı, yeni bir ufuk açtı. Bir anlamda, ‘sosyal sanayicilik’ kavramının doğmasına katkı sağladı.
*
Gelelim ETB Başkanı Ömer Zeydan’a… Zeydan, Yargı Reformu Startejisi ve Stratejik Plan-Özel Sektör Dış Paydaş Toplantısına katıldı ve toplantıda cesaret isteyen bir konuşmaya imza attı!
*
Şöyle detaylandırayım… Ülkemizde yıllardır tartışılan, iyileştirmeye çalıştıkça batırdığımız çarpık bir hukuk sistemiyle imtihan veriyoruz. Her konuda adaletsizlik, aldı başını gidiyor! Bu noktada, ‘ticaret hayatında adaletsizlik’ özelinde bir başlık açmak istiyorum. Hepimiz ticaret erbaplarıyla görüşüyoruz. Çoğunlukla ne diyorlar? Şunu: “Hukuk sistemimiz düzelmedikçe, yargı kararları adil olmadıkça, adalet sağlanmadıkça ticaret gelişemez, ekonomi düzelemez, ülkemize yatırımcı gelmez, çünkü ticaretini güvende hissetmez vesaire…” Ancak ticaret erbapları bu görüşlerini, fısıldayarak ifade ediyor. Kamuoyunun duyacağı şekilde dillendiremiyor. Bunun da nedeni, yine aynı kapıya çıkıyor: Adaletin olmadığı bir ülkede yaşadığımız için, ticaret erbapları gerçekleri söylemekten korkuyor, başına bir şey geleceğini düşünüyor!
*
Ancak Ömer Zeydan öyle değil. Korkmadan, makam derdine düşmeden, kamu vicdanı adına öyle bir konuşma yaptı ki, ‘işte bu’ dedirten cinsten. Bu noktada, Zeydan’ın konuşmasının bazı bölümlerini aktarmak istiyorum. Okuyalım:

ADALETTE VİCDAN FAKTÖRÜ
“Adalet mülkün temelidir. Bundan dolayı adalet terazisinin dengesini korumaya mecburuz. Çok beğendiğim bir söz var. Adalet kutup yıldızı gibidir, yerinde durur ve geri kalan her şey onun etrafında döner. Özel sektör olarak en büyük arzumuz adaletin en iyi şekilde işlemesi. İyi işleyen bir hukuk sisteminin olmadığı yerde, bireylerin birbirlerine ve kurumlara karşı güveninden söz edilemez. Böyle bir ortamda huzur da olmaz, sağlam bir ekonomi de. Bu nedenle, huzurumuz ve güvenimiz için, güçlü bir ekonomiye sahip olmanın temel şartlarının başında; iyi işleyen bir hukuk sistemine sahip olmak gelmektedir. Onun için vicdan faktörü çok önemli.

YARGI, BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ İŞLEMELİ
Biz evrensel hukuk normlarını baz alan bir sistem arzu ediyoruz. Anayasamızın kolay, anlaşılır, sade bir anayasa olmasını arzu ediyoruz. Yasalarımızın kısa, öz ve anlaşılır olmasını arzu ediyoruz. Bunun yanında, yargı sisteminin hem bağımsız hem tarafsız işlemesi gerektiğini söylüyoruz. Bunlarda ne kadar başarılı olursak demokrasimiz ve ekonomimiz o kadar güçlenecek. Daha güçlü bir ülke, daha zengin bir millet olacağız.”
*
Zeydan’ın konuşmalarının bir bölümünü okudunuz. Herhalde şimdi, ne demek istediğimi daha iyi anlamışsınızdır. Bu cesur ve vicdanlı tavrı; siyaset, ticaret ve koltuk kaygısını bir kenara bırakarak tüm ticaret erbaplarından bekliyoruz!

Böyle yasa mı olur?!

Gündeme geldiğinden beri çok tartışılan ve tartışılmasının dahi yanlış olduğunu ifade ettiğim bir kanun teklifi vardı. Neydi o? Oda başkanlarının genel ve yerel seçimlerde aday olup da kazanamadığı takdirde, oda başkanlığı görevine devam edebilmesine ilişkin kanun teklifi!
*
Peki, söz konusu kanun teklifine neden karşı çıkıyordum? Hemen yanı başımızda olan Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler üzerinden örnek vermek istiyorum. Metin Güler’e, ‘şuraya yakın, buraya yakın, şöyle militan, böyle söylemleri var’ diyebiliyor muyuz?
Diyemiyoruz. ‘ETO seçiminde AK Partiliden, CHP’liden, MHP’liden, İYİ Partiliden, HDP’liden oy aldı’ diyebiliyor muyuz? Diyebiliyoruz. ‘Şu anda ETO’ya üye olanlara karşı, görüşü ne olursa olsun aynı yakınlıkta ve aynı uzaklıkta, yani eşit mesafede’ diyebiliyor muyuz? Diyebiliyoruz.
*
Ancak… Herhangi bir partiden belediye başkan adayı olduğunda… Siyasi söylemler üretmeye başladığında… Siyasetin doğası gereği, belli kesimleri kırıp dökmeye başladığında… Ve nihayetinde seçimi kaybedip, 
tekrar oda başkanı olarak görevine geri döndüğünde… Ne olacak? Eski Metin Güler olabilecek mi? ETO üyelerinin, eski Metin Güler’e olan tavrıyla yeni Metin Güler’e gösterecekleri tavır aynı olabilecek mi? Bunun garantisi var mı? Tabii ki yok!
*
İşte bu nedenle karşı çıktığım yasa teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.
*
Ne denebilir ki? Umuyorum hayırlı olur!
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat