Klasik vekil olmaz

Cihan Yıldırım yazdı

11 Haziran 2018 09:28
A
a
Siyaset ve cemiyet hayatının tanınmış ismi Jale Nur Süllü, 24 Haziran seçiminde CHP’nin ikinci sıra adayı oldu. İkinci sıra, Süllü’yü yakından tanımayanlar için ‘sürpriz’ olabilir. Ama onu biraz tanıyanlar ‘doğal bir sonuç’ diyor.
Süllü, önümüzdeki dönem TBMM’de Eskişehir’i temsil edecek. Bugünlere gelmesine katkı sunduğu kenti, Meclis’te temsil etmek ayrı bir ‘keyif’ olsa gerek... Süllü, 1999’dan bu yana Büyükerşen’in A Takımı’nda...
Lise son sınıfı ABD’de okudu. Onun dışında tüm yaşamını Eskişehir’de geçirdi. Süllü, kentin ‘sadece’ caddesini, sokağını bilmiyor! Ruhunu, geçmişini, ne istediğini de çok iyi biliyor. Eskişehir’deki dönüşümün mimarlarından ve en yakın tanıklarından...
Eskişehir’in sorunlarını, sıkıntılarını da biliyor elbette ama kendisini diğer ‘vekillerden’ ayıracak olan özelliği kentin ‘nereye gitmesi gerektiğini’ de çok iyi biliyor.
Süllü denince akla ‘mücadeleci’ yönü de geliyor...
99’dan beri ‘ayakta olması’ bunun en görkemli kanıtı... Geride kalan 20 yılda kimler geldi, kimler geçti... Süllü ayakta kalmasını bildi.
ES TV’de Arif Anbar’ın konuğu olan Süllü’den kadınlara örnek olması gereken mücadeleci yönünü dinleyelim: “Üniversite birinci sınıfı bitirdim, hemen evlendim. İkinci sınıfı evli okudum. Üçüncü sınıfı hamile olarak okudum. Dördüncü sınıfı oğlumla birlikte okudum ve mezun oldum. Master eğitimine geldiğimde kızım Simge’yi doğurdum. Çok mücadeleci bir yapım vardır. Asla hiçbir şeyden yılmam. Her zaman yaşamın her döneminde farklı uğraşlar içinde olarak mücadeleyi tercih ettim. İki çocukla öğrenim yaşamımı tamamladım.”
Süllü engel tanımıyor...
Erkeklerin ‘egemen’ olduğu siyaset sahnesinde bunca yıldır yer bulmasının nedeni de bu.
1999 yılında Yılmaz Büyükerşen’in davetiyle siyasete atıldı. Siyaset mücadele gerektirir... Mücadele, Süllü de fazlasıyla olan şeydi...
Yerel yönetim alanında büyük deneyim kazandı... Bu deneyim onu 2009’da DSP’nin Odunpazarı adayı yaptı. Bu seçimde başka bir ‘deneyim’ daha yaşayacaktı. Süllü o süreci “2009’da bir adaylık süreci oldu. Onun çok farklı bir katkısı oldu” sözleriyle aktardı. Sol oyların bölünmesi üzerine seçimi kaybetti.
Seçimin ardından Büyükerşen ile çalışmaya devam etti.
Büyükşehir Belediyesi’nde Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığını kurdu. Kendi kurduğu ekiple birlikte önemli çalışmalara imza attı...
Odunpazarı Evleri’nin restorasyonunda da katkısı var... Kadınların meslek edinmesi için birim kurdu...
Proje Ofisi’ni kurup Avrupa Birliği projelerini takip etti. Anne ya da babası cezaevinde olan çocuklara yönelik bir proje hazırladı. Proje hibe aldı. O hibeyle cezaevinde olan anne babaların çocuklarına hizmet verecek kreş açtı. Söz konusu proje dünyada ‘Altın Proje’ olarak adlandırıldı.
Turizmin gelişmesi için de çalışmalar yaptı, projeler hazırladı... Büyükşehir Belediyesi Çocuk Hakları Birimi’ni kurdu.
Süllü’nün 20 yılda yaptıklarını tek yazıda anlatmak elbette mümkün değil. Sadece ‘belediyeci’ yönüyle değil sivil toplum örgütleri aracılığıyla da pek çok iş yaptı, katkı sundu...
Klasik bir öğrenci olmadı...
Klasik bir meclis üyesi olmadı...
Klasik bir anne değildi...
Klasik bir aday değildi...
Klasik bir daire başkanlığı yapmadı...
Klasik bir kadın da olmadı...
24 Haziran’dan sonra da ‘klasik bir vekil’ olmayacağını düşünüyorum.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat