alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Keşke Büyükerşen şu hastaneyi yapsaydı

Bilindiği gibi bir data veri sitesi olan Numbeo'nun verilerine göre Eskişehir dünyanın en güvenilir 8'inci şehri olarak belirlenmişti

1 Şubat 2021 09:30
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk

Bilindiği gibi bir data veri sitesi olan Numbeo'nun verilerine göre Eskişehir dünyanın en güvenilir 8'inci şehri olarak belirlenmişti. Öncelikle şunu belirteyim; Türkiye dünyanın en güvenilir ülkelerinden birisi. Eğer ki politik suç(!)ları saymazsanız, ülkemizde huzur içerisinde yaşayabilirsiniz. Bana kalırsa bunun altında milletimize has güzel ahlak yatıyor. Eskişehir de Türkiye'nin en güvenli kentlerinin başında geliyor. Dünya üzerinde kaç şehir var bilemeyeceğim. O yüzden Eskişehir'le – mesela – Arjantin'in Mendoza şehrini mukayese edemem. Ancak Türkiye'de 81 il var ve hepsinin hakkında fikrimiz var. "Eskişehir kesinlikle en güvenilir şehirdir" diyebilirim.

Tekrar ediyorum; Eskişehir'in bu kadar güvenilir bir kent olmasının en önemli sebebi insanları. Kanunlara ve başkalarının haklarına saygılı olan Eskişehir halkı, kendi kendisiyle ne kadar gurur duysa azdır. Tabii emniyet güçlerini, üniversitelerimizi ve elbette ki yerel yönetimleri de unutmayalım.

Bu gerçeğin tadını çıkartıp, kendimizle az buçuk gurur duyacağımıza, Eskişehir'in aslında hiç de güvenli bir şehir olmadığını ispatlama telaşına düşenler var. Numbeo'nun çok da güvenilir bir site olmadığını belirtenleri ayrı tutuyorum. Sorgulamak işimizin bir parçası. Nihayetinde gazetecilik halka farklı bakış açıları sunmaktır. Ancak başka bir grup daha var ki Eskişehir'de, akıllara ziyanlar. Sırf "Ola ki bu başarıdan dolayı Büyükerşen'e pay çıkartırlar" diye düşünüp, kendi yaşadığı kenti karalamaya çalışanlara ne diyebiliriz ki? Keşke hükûmetimiz engellemeseydi de, Yılmaz Büyükerşen belediye hastanesini yapabilseydi. Kentimizin sağlam bir psikiyatri servisine ihtiyacı var çünkü...

 

Sırada pırasa mı var?

Geldik şubat ayına. Ekonomimiz daha iyiye gideceğine daha da kötü olmaya başladı. Son olarak asrın hükûmetimizin açlıkla pençeleşen vatandaşına postanelerde ayçiçek yağı satacağını öğrendik. Hani "Dibi vurmak nedir?" diye sorsanız, örnek olarak memleketimizi verirsiniz.

Dünyada sıvı yağ denildiği zaman ilk akla palm yağı geliyor. Bunun yüzde 90'ını üreten Endonezya yağ çıktısına ağır vergiler koymaya başlayınca bütün sıvı yağ fiyatları arttı. Ayrıca Arjantin'de de soya yağı üreticileri sonu gelmez grevlere gitti. Bütün bunlar yağ fiyatlarının dünya genelinde yüzde 19,5 oranında artmasına neden oldu.

Aslında bu Türkiye için hem iyi hem de kötü haberdi. Eğer siz yağ üreten bir ülke olsaydınız elinizi öpene yüksek fiyattan yağ satıp, köşeyi dönerdiniz. Ancak memleketimizde tarım, uluslararası karanlık güçler tarafından çökertildiği için, kendi yağımızı üretemiyoruz. Dolayısıyla dışarıdan pahalı yağ almak zorundayız. Buna bir de artan döviz fiyatları eklenince vatandaş yağ bile alamaz duruma geliyor. Sonuç olarak hükûmet postanede yağ satmak gibi utanç verici bir icraata tevessül ediyor. Hükûmetimizden rica ediyorum, ele – güne karşı bizi rezil etmeyin. Böyle bir utanca imza atmayın. Vatandaşı düşünüyorsanız yağ fiyatlarındaki vergileri kaldırın, zaten mesele kendiliğinden çözülür... Sırada ne var? Vali beyler sokaklarda "Gömü pırasa, gömü pırasa!.." diye bağırmaya mı başlayacak?

 

Vakit kaybediyoruz

Transfer tahtasının açılma ihtimali hepimizin umutlanmasına neden oldu. Ancak tahtayı açamadık. Arada sırada umutlanmak iyidir. Öte yandan gerçeklerle de yüzleşmek lazım. Eskişehirspor olarak dibe doğru gidiyoruz. Seneye 2'inci ligde mücadele edeceğiz ve bu sene açamadığımız transfer tahtasını seneye hiç açamayacağız. İkinci ligde naklen yayın diye bir şey yok. Yani naklen yayın geliri de yok. Naklen yayın almayan bir kulübe sponsor olacak şirket de bulamazsınız. Müşterek bahisten gelen üç kuruş ile, federasyonun göndereceği, "Altyapı destek parası" gibi paraları uç uca ekleseniz, 4 – 5 milyon lira ancak eder. Bu parayla çorbayı kaynatırsınız o kadar. Peki biz 1'inci lige nasıl çıkacağız? Yoksa 2'inci ligden de düşme ihtimalini azımsamamak lazım. Mustafa Akgören ve arkadaşlarının iyi niyetinden en küçük şüphemiz yok. Fakat bu ağır yükü taşıyamıyorlar. Eskişehir'e yeni ve maddi anlamda güçlü bir yönetim lazım. Böyle bir yönetim gelmeyecekse de bu durumu öğrenmemiz lazım. Son olarak Adana deplasmanından da hüsranla döndük. Eskişehirspor olarak vakit kaybediyoruz.
 

Arıman masaustu reklami
1000
icon
Aslı 1 Şubat 2021 09:48

Yorumlarınız gerçekçi olsun taraflı yorum yapmayın.

8 19 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat