alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Katliam filan yok!

‘İşte o tescilli ağaçların akıbeti’ başlığıyla kaleme aldığım yazıdan 44 gün sonra, söz konusu ağaçların yarattığı tehlike bertaraf edildi

6 Nisan 2020 09:31
A
a
11 Temmuz 2019’da, Cumhuriyet gazetesinde şöyle bir haber yapmıştım:
 
“15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra Sağlık Bakanlığı'na devredilen Eskişehir Hava Hastanesi’nin bahçesinde yer alan tescilli ağaçlar kesilme tehlikesiyle karşı karşıya.
Şimdiki adı Asker Hastanesi olan hastanenin bahçesinde, aşağı yukarı 70 yıllık ağaçlar yer alıyor. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, tescilli ağaçların kesilmesi için Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’na bir yazı yazarak izin istemiş, ancak resmi yazıda gerekçe belirtmemiş. Bunun üzerine Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu, ‘gerekçenizi belirtiniz’ şeklinde bir resmi yazıyı İl Sağlık Müdürlüğüne göndermiş.
Şimdi gözler İl Sağlık Müdürlüğünün göstereceği gerekçeye çevrildi. Bu noktada bir takım iddialar söz konusu. İlki, ‘kesilen ağaçların yerine otopark yapılabilir’ iddiası. İkinci iddia ise, Eskişehir’e yapılacak olan ve Asker Hastanesi’nin hemen yanında yer alan Millet Bahçesi projesi kapsamında bu alanın değerlendirilmek istenmesi.”
 
*
 
Yukarıda okuduğunuz haberin üzerinden yedi ay geçti ve bununla beraber yeni bir gelişme yaşandı!
Şöyle ki…
Orman Bölge Müdürlüğü, şimdiki adı ‘Yunus Emre Devlet Hastanesi İki Eylül Hizmet Binası’ olan alandaki tescilli ağaçlar üzerinde inceleme yapmış.
İncelemeler sonucunda ise göknar, sedir, batı ladini, karaçam, servi, akçaağaç türlerindeki 38 ağacın ‘kuruduğu ve tehlike arz ettiği gerekçesiyle’ kesilmesi gerektiğine ilişkin rapor hazırlamış.
İl Sağlık Müdürlüğü de hazırlanan bu raporu, Tabiat Varlıkları Koruma Kuruluna göndermiş.
Şimdi gözler, kuruldan çıkacak yazıya çevrilmiş durumda; kurul, ağaçların kesilmesine onay verecek mi yoksa vermeyecek mi?
 
*
Uğur Bilge - Arif Anbar
İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Uğur Bilge başkanlığındaki müdürlük heyetiyle, ağaçların yer aldığı alanı inceledik

İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Uğur Bilge, konuya ilişkin detaylı bilgi vermek için söz konusu alana davet etti.
Bilge’nin yanı sıra Personel ve Destek Hizmetleri Başkanı Dr. Seydi Ahmet Güllü, Destek Hizmetleri Başkan Yardımcısı Ömer Faruk Üresin ve yine Destek Hizmetleri Başkan Yardımcısı Selçuk Kocaman’la birlikte, Orman Bölge Müdürlüğü tarafından kesilmesi için rapor verilen 38 ağacı inceledik.
 
*

İncelemelerime dayanarak şunları söyleyebilirim…
Yunus Emre Devlet Hastanesi İki Eylül Hizmet Binası ağaçları
Ağaçların sıklığını görüyorsunuz. 1 metrenin altında ağaç aralığı bile var. Bu durum ve yanı sıra uygun olmayan zemin, ağaçların ömrünü kısaltıyor
 
  • Bir kere şöyle bir yanlış algı var: Söz konusu 38 ağaç, aynı yerde bulunuyor ve hepsi bir anda kesilecek, kesildiği alana beton dikilecek. İşin doğrusu şu: 38 ağaç, hastane bahçesinin muhtelif alanlarında bulunuyor ve kesildikleri takdirde bir kulübe inşa edilecek alan bile açılmıyor.
 Ağaç Devrilme riski uyarısı
Ağaçların yıkılma tehlikesine karşı uyarıcı levha ve güvenlik bandı uygulaması yapılmış.
 
  • Ağaçların bazıları tamamen kurumuş. Bazıları ise tehlike oluşturur vaziyette eğilmiş. Orman Bölge Müdürlüğü de bunu tespit etmiş. Tespitlerin yazıldığı raporu bizzat inceledim.
 Yunus Emre Devlet Hastanesi yıkılan ağaç
Yıkılma tehlikesi olduğu tespit edilip işaretlenen ve bir gün sonra ana gövdeden kopan 32 numaralı servi ağacı. Bu ağaç kaldırılmadı, yıkıldığı yerde duruyor.
 
  • Öte yandan… Orman Bölge Müdürlüğünün “devrilme tehlikesi var” diyerek rapor verdiği ağaçlardan biri, müdürlük yetkililerince incelendikten bir gün sonra devrilmiş! Sağlık İl Müdürlüğü ise devrilen o ağacı bilerek kaldırmamış ki, “burada ağaç katliamı var” şeklinde bir yanlış algı oluşmasın diye. O ağaç, hala devrildiği yerde duruyor.
 
*
 
Yukarıda aktardıklarım, benim gözlemlerimdi.
Peki, birlikte inceleme yaptığımız İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri neler söylediler?
Ortak ifadeleri, özetle şöyle:
 
ZEMİN VE AĞAÇ ARALIĞI
“Bir kere burası, birinci dereceden sit alanı. Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun izni olmadan burada hiçbir şey yapamazsınız. Hatta binaya klima takarken bile kuruldan izin alıyoruz. Şimdi biliyorsunuz ki biz buraya 2016 yılında geldik. O yıldan bugüne kadar tek bir ağaca dahi dokunmadık. Bakımlarını da titizlikle yaptık. Ancak bazı ağaçlar kurumuş. Orman Bölge Müdürlüğü bunun zeminden ya da ağaç sıklığından kaynaklanabileceğini söyledi. Çünkü uygun olmayan zemin ve doğru olmayan ağaç aralığı, ağaçların ömrünü kısaltıyormuş. Bir de bazı ağaçlar da eğilmiş, tehlike arz ediyor.
 
Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Ağaç Rölövesi

KURUL KARARI BEKLENİYOR
Tabii biz, Orman Bölge Müdürlüğüne endişemizi belirtmeden önce, Eskişehir Büyükşehir Belediyesine danıştık. Hem resmi yazı yazdık, hem de sözlü olarak konuştuk. Belediye yetkilileri, Orman Bölge Müdürlüğüyle irtibata geçmemizin daha uygun olduğunu söylediler. Biz de Orman Bölge Müdürlüğüyle görüştük. Müdürlük yetkilileri geldiler, 38 ağacın bazısının kuruduğunu, bazısının eğiminin fazla olduğunu ve bu nedenle ağaçların yıkılma tehlikesi oluşturduğunu tespit edip kesilmesi gerektiğini söylediler. Biz de Orman Bölge Müdürlüğü’nün raporunu, Tabiat Varlıkları Koruma Kuruluna gönderdik. Şimdi Kurul kararını bekliyoruz. Kurul, başka kurumların daha görüşünü almak ister mi bilemiyoruz. Alabilir de, almayabilir de. Sonuçta bir karar verecek, biz de o kararı uygulayacağız.
 
BİR AĞAÇ DEVRİLİP BİR İNSANIN ÜZERİNE DÜŞSE…
Şu an için önlem olarak yıkılma tehlikesi olan ağaçların yanına yaklaşılmaması yönünde uyarı yapan levhalar koyduk, ayrıca güvenlik bantları çektik. Biz bu işi samimi olarak yapıyoruz. Şimdi bir ağaç devrilse, bir insanın üzerine düşse, bunun hesabını nasıl veririz? O zaman da bize sormazlar mı, ‘madem ağaç kurumuş ve devrilme tehlikesi vardı, niçin kesmediniz’ diye. Ayrıca Orman Bölge Müdürlüğüyle yaptığımız protokol doğrultusunda, bugüne kadar binlerce fidanı toprakla buluşturduk ve bu çalışmamız artarak devam ediyor.”
 
*
 
Evet…
İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerinin ifadeleri bu yönde.
Hem kendi incelemelerime, hem Orman Bölge Müdürlüğünün raporuna, hem de İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerinin verdiği bilgiye dayanarak şunu net bir biçimde söyleyebilirim ki: Ben ikna oldum!
 
*
 
Daha açık bir ifade kullanmam gerekirse…
Zorunlu olmadığı takdirde tek bir dalın dahi kesilmesine karşı duran birisi olarak gördüm ki, bahsi geçen 38 ağacın kuruduğu, eğildiği ve bununla beraber tehlike yarattığı bilimsel yöntemler kullanılarak tespit edilmiş.
O halde, içimiz yansa da, insanların canını tehlikeye atmamak için söz konusu ağaçların yarattığı tehlikenin bertaraf edilmesi gerekiyor.


NOT: Okuduğunuz yazıyı, 20 Şubat 2020 Perşembe günü ‘İşte o tescilli ağaçların akıbeti’ başlığıyla kaleme almıştım. Bu yazıdan 44 gün sonra, söz konusu ağaçların yarattığı tehlike bertaraf edildi. Ancak konuyu her zaman olduğu gibi politik zemine çekmek isteyen bazı aklı evveller, “ağaç katliamı var” şeklinde algı oluşturma gayreti içerisine girdiler. Yok, öyle bir şey. İnsan hayatını korumak adına, tamamen bilimsel dayanaklarla, kurumuş ve fazlaca eğilmiş ağaçların yarattığı tehlike ortadan kaldırıldı. Dahası, mevcut alana yeni ağaçlar da dikilecek. Böyle biline…

 
1000
icon
bekir yıldırım 6 Nisan 2020 09:58

Ağacı mağacı bırakta rektörü yaz. yoksa suya sabuna bulaşmayan, tehlikeli sulara giremeyen biri olarak anılırsınız.

4 7 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat