alexa
Hatipoğlu-WEB

Prof.Dr. Alper Çabuk

Kasırga

Prof. Dr. Alper Çabuk yazdı

17 Eylül 2018 09:27
A
a
Hani bir laf vardır, yazdıklarımın mürekkebi bile kurumadı diye. Tam bir yıl öncesinde Meksika Körfezini ve ABD’nin güney doğusu vuran kasırgalarla ilgili yazdığım yazıda 21. yüzyılın ana gündem maddesinin küresel iklim değişiklikleri olduğunu, küresel iklim değişikliklerinin, özellikle son 10-12 yılda iklim olaylarının giderek daha ekstrem şekilde yaşanmasına neden olduğunu, son on yılın ortalamasına bakıldığında, bu iklim olayları nedeniyle dünyada her yıl on binlerce kişinin hayatını kaybettiğini, milyonlarca kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını, ortalama 300 milyar dolar mertebesinde maddi hasar ortaya çıktığını belirtmiştim. Ayrıca bu yazımda mevcut ABD yönetiminin küresel iklim değişiklikleri konusunda umursamaz tavrına “artık giderek olağanlaşan ekstrem iklim olaylarına bakmak yeter, kılavuza ne hacet... yapılan hiçbir kötülük karşılıksız kalmaz... zarar verirsen, zarar görürsün...” sözleriyle gönderme yapmıştım. İşte bu yazdıklarımın tabiri yerindeyse mürekkebi bile kurumadan, ne yazık ki bir yenisi daha yaşandı. ABD'nin korkuyla beklediği Florence kasırgası karaya inerken şiddetini azaltmış da olsa, tropik fırtınaya dönüşen kasırganın verdiği tahribat azımsanacak boyutlarda değil.  Florence Kasırgası Güney Carolina üzerinde etkili olurken, kasırganın asıl yağmur etkisi Kuzey Carolina'da ağır yağışlara yol açtı ve Güney ve Kuzey Carolina’da bazı bölgelerde sellere yol açtı. Kasırgaya bağlı olarak bir milyonun üzerinde kişi tahliye edilirken, yaklaşık bir milyon kişinin elektriksiz kaldığı, 2000’nin üzerinde uçak seferinin yapılamadığı, yaklaşık maddi hasarın 170 milyar doların üzerinde olacağı, yaklaşık 759 bin ev ve işyerinin etkilenebileceğini açıklandı. Enerji şirketleri kasırganın bazı bölgelerde haftalarla ölçülür sürelerde elektrik kesintilerine yol açabileceği uyarısında bulundu. İşin ironik tarafı şu, bu kasırganın gölgesinde geçtiğimiz hafta ABD’de San Fransisco’da Küresel İklim Hareketi Zirvesi gerçekleştirildi. Zirvenin açılış konuşmasında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, küresel iklim değişikliklerinin zamanımızın belirleyici konusu olduğunu ve bizim de belirleyici anda olduğumuzu belirtti. Tıpkı benim mürekkebi henüz kurumamış bir yıl öncesinde yazılmış yazımda ifade ettiğim gibi…
 
ABD’de kasırga yaşanırken ülkemizde de Kuzey Batı Anadolu’da aşırı yağışların etkisiyle başta Balıkesir olmak üzere pek çok yerde görmeye alışık olmadığımız ekstrem yağışlara bağlı olarak çeşitli doğal afetlerle karşı karşıya kalındı. Mürekkebi henüz kurumamış bir yıl öncesinde yazmış olduğum Görünen Köy başlıklı yazımın mesajı da hala güncel:
 
“Peki Meksika Körfezinde yaşananlar, bizi neden böylesine çok ilgilendiriyor? Küresel iklim değişikliklerinin etkisini daha iyi anlayabilmemiz için ilgilendiriyor. Dikkat edin bu yaz içinde sadece İstanbul'da yaşanan sel, dolu vb. iklim olaylarında çok büyük maddi hasar oluştu. İklim değişikliklerini daha iyi anlamalı ve önemsemeliyiz. Kentlerimizin altyapı ve üstyapılarını, yeni kentsel alanlarda ve yeni inşa edilecek yapılarda ve özellikle de kentsel dönüşüm kapsamında sadece olası deprem zararlarına göre değil, giderek artan küresel iklim değişikliklerinin etkilerine göre de oluşturmalıyız. Hem yer seçimi safhasında, hem de alt ve üstyapının tesisinde iklim değişikliklerine olan etkimizi azaltacak çözümler arayışında olmalıyız, hem de iklim değişikliklerine bağlı maruziyet riskini dikkate almalıyız. Sürdürülebilir mimarlık, yeşil altyapı sistemleri vb ekolojik çözümleri altyapı ve üstyapıda ön plana çıkarmalıyız. Görünen köy kılavuz istemez denir... Görünen o ki, ülkemiz önümüzdeki yıllarda küresel iklim değişikliklerinden çok fazla etkilenecek. Bir yanda kuraklık, bir yanda aşırı yağışlar vb olaylar ülkemiz coğrafyasında önemli afetlere yol açacak”.
 
Daha fazla söze ne hacet. Ben geçen yıl söylemişim söyleyeceklerimi zaten.
 
.......................................
 
Geçen haftaki yazımda da belirttiğim gibi, Anadolu Üniversitesinden ayrılarak, yeni kurulan Eskişehir Teknik Üniversitesine bağlanmamız sonucunda ÖSYM Tercih Kılavuzlarında geçen yılki taban ve tavan puanların görünmemesine ve yeni kurulan bölümler gibi görülüyor olmamıza bağlı olarak tercih sıralamasındaki yerimizin düşeceğinden endişe ediyorduk. Hep birlikte çok çalıştık ve çok etkin tanıtımlar yaptık, çok kişiyi bilgilendirdik, sonuçta aday tercihlerindeki ülke sıralamasındaki mevcut yerlerimizi koruduk. Bazı meslektaşlarım bu konuyu çok abarttığımı söylüyorlarmış, ben kendimce bu konunun neden önemli olduğunu bir de şu şekilde anlatayım. Bundan yaklaşık 11-12 yıl önce Mimarlık Bölüm Başkanıyken, bölümümüz Mimarlık alanında Türkiye’de, genel olarak tüm bölümler içinde Anadolu Üniversitesinde ilk akredite olacak bölüm olmaya adaydı. Gece yarılarına kadar çok çalışmış, çok yorulmuştuk. Daha önemlisi sevdiklerimize hak ettikleri zamanı ayıramamıştık. İşte akreditasyon sürecinin en sonunda akreditasyon ekibi saha ziyaretine geldi ve akreditasyon kararının verilmesiyle ilgili toplantı 23 Nisan gününe kaldı. O zaman oğlum 4-5 yaşlarındaydı. Aklında 23 Nisan günü almaya söz verdiğim, aylardır beklediği, çok istediği Ben Tenli bisiklet. Sabah toplantıya giderken sokak kapısına koştu. Yüzündeki hüznü fark edince, “Oğlum, bugün çok önemli bir toplantım var, gideyim geleyim, sana bisikletini almaya gideriz” dedim. Oğlum bana, “Baba, bisikleti boş ver, bugün 23 Nisan, sen kalsan yeter” diye yanıt verdi.
 
Ve ben gittim...
 
Sadece ben de bunun gibi yüzlerce hikaye var. Bugün Eskişehir Teknik Üniversitesine bağlanmış olan bölümlerin ülkemizde kendi alanlarda yukarıdaki yerlere ulaşmasında benim gibi yüzlercesinin her birinin yüzlerce hikayesi var. Puanlarımızın düşmemesi bu yüzden bu kadar önemliydi. İşte bu hikayelerin içinde bizimle birlikte zorunlu olarak özveride bulunmuş on binlerin bu özverilerine karşı ödememiz gereken borcumuz var. Bu borç, ancak bu özverilerin boşa verilmemiş olmasını sağlamakla, önemli işler başararak, yüzbinlerin, milyonların hayatını daha yaşanabilir kılarak kısmen ödenebilir. Yoksa bunun vebali ağır olur...
 
SIRADA ONLAR İÇİN BAŞARMAK, ÇOK DAHA YÜKSEKLERE ÇIKMAK VAR...
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat