alexa
Fast Express tepe banner kampanya 2
Fashion Eskişehir masaüstü

Karate yapsaydınız daha iyiydi

Japonya Büyükelçisi Kazuhiro Suzuki, Eskişehir'e gelerek, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'le görüştü. Suzuki Eskişehir'in çok güzel bir şehir olduğunun altını çizdi ve Türkiye'de ziyaret ettiği (Muhtemelen Ankara'dan sonradır) ikinci şehir olduğunu söyledi

22 Eylül 2021 08:24
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk

Japonya Büyükelçisi Kazuhiro Suzuki, Eskişehir'e gelerek, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'le görüştü. Suzuki Eskişehir'in çok güzel bir şehir olduğunun altını çizdi ve Türkiye'de ziyaret ettiği (Muhtemelen Ankara'dan sonradır) ikinci şehir olduğunu söyledi. Şimdi hele ki yabancı birisinin gelip Eskişehir'i övmesi, birilerini dayak yemiş gibi sinirlendiriyor. Hani Büyükelçi Suzuki gelip karete yapıp arkadaşları pataklasaydı, daha az canları acırdı.

Bu arada belirteyim; Sayın Büyükelçi gerçekten şu meşhur otomotiv sektörü devi olan Suzuki Ailesi'nden geliyor ve gerçekten de samuray. Biliyordur yani karate filan; ufak – tefek görüp "Vay benim Capon kardeşim" diyerek el şakası yapmamak lazım...

Bu tip ziyaretlerde her iki taraf da muhatabını över ve tatlı sözler söyler. Dolayısıyla Eskişehir'in övülmesinden rahatsız olan çevreler, "Ne var yani? Adam Eskişehir'e gelip, 'Sizin şehriniz çok çirkin' mi diyecekti? Bunlar boş sözler" diyebilir. Saygı duyarız. Aslında sıradan bir ziyaret olsa, buna da katılabilirdim. Ancak kazın ayağı öyle değil.

Büyükelçi Suzuki bir Japon şehriyle Eskişehir'in kardeş şehir olmasına destek vereceklerini belirterek, "... Ayrıca Eskişehir muhteşem bir şehir. Japonlara, Türklerin tarihini öğretmek ve Eskişehir'deki turistlerin sayısını arttırmak amaçlı sadece İstanbul değil Eskişehir'i de tavsiye etmeyi düşünüyoruz" ifadelerinde bulundu.

Yani Suzuki "Amcamgillere telefon açayım, sizin şehre bir otomobil fabrikası kursun" deseydi, bu kadar sevinmezdik. Çünkü Japonlar (Her ne kadar Türkiye'yi kıskansalar da) refah içerisinde yaşıyor ve turistik ziyaretleri çok seviyor, gittikleri ülkelere yüklü para kazandırıyorlar. Japon turistlere üç imparatorluğun başkenti İstanbul'un tavsiye edilmesi kadar doğal bir şey yok. Ancak ikinci şehir olarak Antalya'yı, Kapadokya'yı veya İzmir'i değil de Eskişehir'i tavsiye edecek olmaları gurur verici. Eskişehir, Büyükelçi Kazuhiro Suzuki'nin de belirttiği gibi "Muhteşem" bir şehir. Ayrıca saygılı bir millet olan Japonlar, Türkiye'de çok sevilir. Japon turistleri ağırlamak bize kıvanç verir. Gelsinler bekleriz...
 

Hani açılıp saçılacaktık?

Kısa süre önce asrın en büyük yetkililerimizin yaptığı, "Hayat pahalılığının farkındayız, bizzat konuyla ilgileneceğiz" tarzındaki açıklamalar, yeni bir döneme girdiğimizi gösteriyor. Bir ara aslında ekonomik kriz olmadığını, bütün bunların kör olası kovid – 19 virüsünden kaynaklandığını söylüyorduk. "Hele bir açılalım, paraları saçarız" iddiasındaydık. Ancak açıldık, fakat saçılamadık. Üstelik ekonomi daha da kötüye gidiyor.

Türkiye'de ekonomik kriz 2011 yılında başladı ve tedbir alınmak yerine, har vurup harman savurmaya devam ettiğimiz için giderek derinleşti. Kriz 2015'te iyice hissedilir olmaya başladı. 2021'e kadar da tırmanarak geldi. Virüs salgını, bu canavarın kafasına tüy dikti. Şimdi siz o tüyü kaldırsanız da (Ki piyasalar tam olarak açıldı) altındaki canavar olduğu yerde durur.

Dolayısıyla vatandaşa, "Hele piyasalar açılsın, görün siz şahlanmayı" masalından başka bir masal anlatmak lazım. Nitekim şimdiden AK gazeteler ve televizyonlar, ekonomiyi çökerten gizli bir güçler odağından bahsediyor. Tabii ortada böyle bir şey olmadığı için bunların isimlerini de veremiyorlar.

İç mihraklar belli; İP zihniyeti, CeHaPe zihniyeti... Fakat dış mihraklar belirsiz. Acil dış düşman bulmamız lazım. Bu Amerika olamaz. Adamların karşısında esas duruşa geçtik. Bir tek Joe Biden'in kulunçlarına masaj yapmadığımız kaldı. Rusya'dan öyle korkuyoruz ki 33 askerimizi katleden Putin'den zaten kullanmayacağımız füzeler alıp, milyar dolarlar veriyoruz. Fransa deseniz, korkulu rüya... Mısır'dan bile ödümüz kopuyor; şöyle ağız tadıyla bir 4 işareti bile yapmaktan aciz kaldık.

Öyle bir dış mihrak bulmalıyız ki hem herkes tarafından nefret edilmeli, hem de bize diş geçirememeli...

Benim önerim Kuzey Kore... "Domuz yiyen Gomonis Kuzey Korelilerle, Zillet İttifakı birleşmiş, marketlerdeki raflar o yüzden pahalılanmış" dediniz mi tamamdır. İki – üç ay kadar da bu masalla idare ederiz...

Ariman web reklam 2
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat