alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Kalabak krizi ve iki önemli nokta

Kalabak su krizi devam ediyor. Bu noktada yorumlamaya değer pek çok durum ortaya çıkıyor.

8 Eylül 2020 09:40
A
a
Kalabak su krizi devam ediyor.
Bu noktada yorumlamaya değer pek çok durum ortaya çıkıyor.
Bugün dikkatimi çeken iki noktayı değerlendireceğim.
Ancak değerlendirmeye geçmeden önce, Kalabak su krizinin nasıl cereyan ettiğini anımsatmakta fayda görüyorum.
 
*
 Eskişehir Kalabak Su 08 09 2020
Kimliği belirsiz bir vatandaş(!), -belediye içerisinden midir, AK Partili midir, CHP’li midir, yoksa sade bir yurttaş mıdır bilemiyoruz(!)- halk sağlığını tehdit eden tarihi geçmiş bir damacana tespit ediyor.
Bununla beraber soluğu bir haber ajansında alıyor.
O ünlü haber ajansı, ‘halk sağlığını tehdit eden tarihi geçmiş damacana’ haberini üyeliği bulunan tüm yerel ve yaygın medyaya servis ediyor.
Akabinde olay patlıyor, ortalık bir hayli karışıyor.
 
*
 
Buna rağmen belediye suskun, herhangi açıklama yapılmıyor…
 
*
 
Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü devreye girip damacanaların bulunduğu depoya baskın yapıyor, tutanak tutuyor, yüzbinlerce damacananın kullanım tarihinin geçmiş olduğunu tespit ediyor ve imha edilmesi için harekete geçiyor.
 
*
 
Bu sırada belediye yine suskun, herhangi açıklama yapılmıyor…
 
*
 
Tarihi geçmiş damacanalar imha edildikçe, dağıtım sorunu daha da artmaya başlıyor.
Sakalar mahallelerin ihtiyacını karşılayamazken, Alo Kalabak’ın ise telefonları meşgul çalıyor.
Halk, ağızlarının alıştığı ve güvendikleri Kalabak’a ulaşabilmek için Kalabak tesislerine gidiyor, pandeminin olduğu tehlikeli bir dönemde tüp kuyruğu gibi su kuyrukları oluşuyor, bu durum hem Türkiye’nin bolluk içindeyken kıtlık dönemlerini anımsatıyor hem de mesafesizlik nedeniyle salgının yayılmasına yardımcı oluyor.
 
*
 
Belediye mi? Suskun tabii ki, herhangi açıklama yapılmıyor…
 
*
 
Derken, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen devreye giriyor ve ESKİ Genel Müdürü Suat Balcı’nın istifasını istiyor.
Zaten ‘bazı belediyecilerin hedefinde olan Balcı’ da, bütün sorumluluğu üzerine alarak görevinden istifa ediyor.
 
*
 
İstifa mekanizmasının çalışması güzel.
Peki, söz konusu istifayla sorun çözüldü mü?
Kalabak markasının gördüğü zarar giderildi mi?
Oluşan kamu zararı halledildi mi?
Diğer su firmalarının kaptığı müşteriler geri getirilebildi mi?
Sakalar ile yanlarındaki yevmiyecilerin mağduriyeti bitti mi?
Bir de halk sağlığı var tabii…
 
*
 
Hiçbir sorun çözülmedi.
12 litrelik damacana üreten tek yetkili firmanın ürettiği yeni damacanalar, ihtiyacı karşılayamıyor.
Zira hala, bir taraftan, depolarda bulunanların haricindeki eski damacanalar müşterilerden toplandıkça imha ediliyor.
Ve tam randımanlı su dağıtımının Ocak ayını bulacağı tahmin ediliyor.
 
*
 
Öte yandan imha edilen damacanalar da önemli, o damacanalar nasıl değerlendirilecek, bir yerlere satılıp belediyeye kazanç elde edilecek mi, ya da geri dönüştürülecek mi, bilemiyoruz.
Her neyse…
 
*
 
Bu arada belediyeden hala herhangi açıklama yok.
 
*
 
Şunu da söylemek isterim…
Suat Balcı sorumluluğu üstüne alarak istifa etti ancak tek sorumlu Balcı değil elbette!
İstifa mekanizmasının çalıştırılmasına devam edilmesi gerekiyor.
 
*
 
Peki, nasıl çalıştırılacak bu mekanizma?
 
*
 
Eskişehir Valiliği soruşturma başlattı!
 
*
 
Ardından Büyükşehir Belediyesi de idari soruşturmaya imza attı.
 
*
 
İşte bu soruşturmalar sağlıklı yapılırsa, teşbihte hata olmaz düşmanın bile veremeyeceği zararı verenler enselenecek!
Bazıları istifa edecek.
Bazıları görevden alınacak.
Bazıları yargılanacak.
Vesaire…
 
*
 
Derken, nihayet, ESKİ’den çok kısa da olsa bir açıklama geldi.
Damacanaların yenilenmesi nedeniyle aksama meydana geldiği ifade edildi.
Ancak sorunun çözümüne ilişkin bir zaman aralığı verilmedi.
Yani ESKİ, vatandaşın bildiğini vatandaşa aktardı.
Kimse, bu açıklamadan tatmin olmadı.
 
*
 
Ardından CHP İl Başkanı Recep Taşel’den açıklama geldi.
Kısaca, vatandaşa, “sabırlı olun sorun çözülecek, Kalabak’tan vazgeçmeyin” diyor Taşel.
Bir de politik mesaj vererek, “Yılmaz Büyükerşen’i Kalabak üzerinden yıpratmaya çalışanlar avuçlarını yalarlar” demeye getiriyor.
 
*
 
Evet, Kalabak su krizinde yaşanan süreç özetle bu şekilde.
 
*
 
Şimdi, yazımın başında ifade ettiğim iki noktayı sizlerle paylaşacağım…
 
 

1. NOKTA: Bu sefer algıyı başkası yönetti

 
Bir ‘siyah araç tartışması’ aldı başını gitti!
Kimliği belirsiz kişi ya da kişiler birkaç aracı izinsiz giydirmiş, plakasını gizlemiş ve Kalabak damacanasına ilişkin anti propaganda yapmak amacıyla şehrin muhtelif alanlarına bırakmış.
Aracın bir tanesi, Dede Korkut Parkı’nın oraya konumlandırılmış.
Birileri, bu durumu Yılmaz Büyükerşen’e iletmiş ve muhtemelen “Hocam hadi aracın başına gidelim ve müdahale edelim” demiş.
Yanlış!
Evet, söz konusu araca müdahale edilsin, şikayet edilsin, derhal kaldırılması sağlansın.
Ancak Yılmaz Büyükerşen’in o aracın başında bulunması, aracı oraya koyanların ekmeğine yağ sürdü.
Bilmeyen, görmeyen, duymayan herkes bildi, gördü ve duydu.
Sadece Eskişehir’de mi?
Yaygın medyada da söz konusu araç gündeme girdi.
Niye?
Çünkü aracın başında, marka bir isim olan Yılmaz Büyükerşen vardı.
Yani anlayacağınız, algı yönetimini çoğunlukla kıskandıracak şekilde iyi yapan belediye, bu sefer başkaları tarafından belediyeye karşı yapılan algı yönetiminin başarı kazanmasında pay sahibi oldu.
 
 
 

2. NOKTA: “Örgüt de neymiş” diyenler nerede?

 
Kalabak krizi yaşanırken, haliyle muhalefet eleştirilerini sıralıyor.
Çok normal, adı üzerinde muhalefet!
Peki, o eleştirilere kim göğüs geriyor?
Tabii ki CHP İl Başkanı Recep Taşel ve ekibi.
Daha kriz çıktığı ilk gün, muhalefete karşı sosyal medyadan partilileri örgütledi, partililer de muhalefetin sosyal medya salvolarına karşı kale görevi gördü.
Akabinde basın açıklaması yaparak Büyükerşen’e omuz verdi, “Hocamızın yanındayız, her türlü mücadeleye varız, Kalabak meselesini siyasi malzeme yaptırmayız” dedi.
Hemen sonra ortaya çıkan ‘siyah araç meselesi’ üzerine Büyükerşen’in Dede Korkut Parkına gitmesiyle beraber ‘O’ da desteğe gitti, araç önünde muhalefete “sizin işiniz olmaz” mesajı verdi.
Buradan nereye geleceğim?
Şuraya…
Bu zor süreçte Yılmaz Büyükerşen’in yanında kim vardı?
Yaklaşık 15 bin üyesi olan Cumhuriyet Halk Partisi örgütü vardı.
Bu, büyük bir güç.
Recep Taşel ve ekibi, bu büyük gücü temsilen partidaşı Büyükerşen’in yanı başındaydı.
Peki, önemli önemsiz her şeye açıklama yapıp, her yerden pıtrak gibi çıkıp, ardından da “örgüt de neymiş, ne önemi varmış” diyenler nerede?
Görünüyor ki ağızlarını bıçak açmıyor.
Adeta kaybolup gittiler.
Heeeeyyy, size sesleniyorum; her şeyinizi Hoca’ya borçlu olanlar sizler, neredesiniz?
 
 
 
 
 
 
 
 
1000
icon
Hatice 16 Eylül 2020 23:09

1 aydır sucu gelmiyor, suya zam yaparken damacana yenileyeceğiz diyip parayı faize mi koydunuz?

1 2 Cevap Yaz
bilek26 9 Eylül 2020 06:20

bu damacanaların çoğu ömrü yani 5 sene ise en az 4,5 senesi evin içinde mutfakta geçiyor yani açıkta güneş altında bekleyerek geçmiyor durum böyle iken 5 senede 1 değiştirilmesi ekonomik ve sağlık açık ve uygulanabilirlik açısından ki toplam damacana sayısının kaç olduğu açıklanmadı ama en az 250 bin civarında belki daha fazla olduğu anlaşılıyor bunların her sene belli miktarda yenilenmesinin maliyeti nedir ve gerçekten gerekli midir sonuçta bu damacanalar sadece şehir içinde kullanılıyor ve tekrar boşalıp doldurulma süreleri ise en fazla 3 gündür bunlar 5 yıl süre için bir mazeret olmalı ve esneklik olmalıydı ve kurumlar bunun değişimini belli periyotlar ve rakamlar dahilinde yapıp birbirlerini bilgilendirmeli ve nezaret etmeli idiler bence. Sorun hepsini birden imha edelim şeklinde de olmamalıydı bu su ne chp nin ne de özel bir şirketin Eskişehir halkının şuyu. Ayrıca sürekli başka su içenler hep içiyordu.

0 3 Cevap Yaz
Eskişehirli 8 Eylül 2020 23:24

Bir yıl önce kalabak suyuna zam yapıldığında zammın nedeni damacana yenilenme maliyetlerinin artması olarak belirtilmişti.Geçen yıldan bu yana damacanalar peyderpeyh yenilenmiş olsaydı bu sıkıntılar yaşanmazdı.Lütfen siyasi gözle bakmadan gerçekçi olalım.ESKİ görevini layıkıyla Eskişehir halkına karşı yapmıyor

1 8 Cevap Yaz
halil 8 Eylül 2020 16:26

Savunulacak bir tarafımı var bu sorunun. Şaştım kaldım.Elimizde damacanayla orta yerde kala kaldık. Herşey tamam da hiç mi başkanın suçu yok. Bu zamana kadar neredeymiş. Yıpratılmak isteniyormuş falan filan.Ne yapacak millet madalya mı takacak. İnsan Kendi kendini yıpratır. Noldu şimdi çözüldü şimdi su sorunu. 15 bin kişi bu süreçte başkanın yanındaymış. Nasıl savunuyorlar ne diyorlar merak ettim doğrusu.

2 6 Cevap Yaz
Muhtar 8 Eylül 2020 14:43

İyi güzel birader ama damacanaların yenilenme zamanı geçmiş hiç ilgilenmemişler,birisi hangi amaçla da olsa ilgilenmiş ve bu sağlığa zararlı durumu açıklamış. Suç bunun mu yoksa yıllardır sağlık açısından zararlı,kirli damacanalarla millete su içirenlerin mi?Birkaç haftadır susuzluk çekiyoruz,mecburen tadına alışamadığımız suları içmek zorun da kalıyoruz. Onlarca yıldır içtiğim Kalabak suyunu ilk defa (gerçekten ilk defa ve sayelerinde) içemiyorum.

1 16 Cevap Yaz
Antiyalaka 8 Eylül 2020 12:01

Kalabak krizinde okuduğum en doyurucu tarafsız sagduyulu yazı Kalemine gönlüne sağlık....

12 9 Cevap Yaz
Hadi işinize 8 Eylül 2020 11:26

Kalabak suyu dağıtımında sıkıntı olabilir..anladık.Peki..ya telefonlar.Neden telefonlar kapalı....Aylarca tek bir açıklama yapılmadı..Telefonları açık bırakmak çözüm mü....Gidin işinize...Kalabak suyunda sıkıntı var 3-4 ay ay dağıtım aksayacak diyemediniz.Gerekirse belediye başka şekilde su temin eder dağıtabilirdi.

1 22 Cevap Yaz
Olacağı buydu 8 Eylül 2020 10:27

Biz vatandaşlar olarak dedik, skandal ortaya çıkar çıkmaz belediyenin aklı selim davranıp vatandaşlara açıklama yapması ve kalabak su dağıtımına sekteye uğramayacak şekilde çözüm bulması gerektiğini söyledik.. Ama iş işten geçti.. Elalemin ağzı torba değil ki büzesin ! Demir tavında dövülür. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yılmaz büyükerşenin, belediyenin ve özellikle kalabak suyunun itibarı yerle bir oldu. Artık ağızlarıyla kuş tutsalarda nafile.. Hani deseler bir kurum veya kuruluş veya bir kişi nasıl rezil rüsva olup, itibarı yerle bir olur deseler. İşte derim, Eskişehir büyükşehir belediyesine bakın derim. Hakikaten koskoca belediye yani, bir kurumsal itibarı, adı şanı var. Sonuçta amatör spor kulübü değil bu niye bu kadar amatör davranıldı aklım almıyor.

2 20 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat