Hollanda örneği ve Alpu gerçekleri

Cihan Yıldırım yazdı

16 Ocak 2018 09:29
A
a
Alpu’ya yapılacak termik santral konusunda hükümet, iktidar partisi ‘nihayet’ atağa geçti! Aylardır ‘yatırımı’ yapacak olanların ne diyeceğini, termik santrali nasıl savunacağını, tedirgin ahaliyi hangi bilgilerle ikna edeceğini merak ediyorduk.
Bu yönde bazı ‘girişimler’ oldu ama ‘espri’ konusu olmaktan öte gidemedi. Bu manada ilk kez ciddi bir ‘girişim’ ile karşı karşıyayız.
AK Parti Tanıtım Medya Sorumlusu Serhan Arıman, sabah saatlerinde peş peşe videolar paylaştı.
Hollanda’daki Eemshaven Kömürlü Termik Santrali’ni ‘örnek gösteren’ Arıman, “Avrupa enerji arz güvenliği için kömürden vazgeçmiyor” diyor.
“2017 ilk yarısı itibari ile 682 kömür santralinin faaliyet gösterdiği AB’de 30 adet yeni santral için de çalışmalar sürüyor” bilgisini paylaşan Arıman sonraki paylaşımlarında da Alpu’ya yapılacak kömürlü termik santraline ‘dayanak’ oluşturmaya çalışıyor.
İlk anda bunu ‘başarmış’ gibi de görünüyor...
Ama fakat lakin...
Şöyle biraz ‘internette’ gezindiğimizde bazı ‘çekincelerin’ devam ettiğini söylemek mümkün.
Bunların ilki santralin yapıldığı yer... Hollanda’daki termik santral nereye yapılmış? Verimli ovanın tam ortasına mı? Yoksa daha müsait bir yere mi?
Avrupa ve bizdeki kömürün kalitesi de kıyaslanmalı...
Öte yandan Eemshaven Elektrik Üretim Tesisi olarak bilinen ‘santralin’ Operasyon Müdürü’ne kulak verelim...
Müdür “Bu termik santrale yapılan üç milyar avroluk yatırımın bir milyar avrosunu filtreleme ve temizleme için kurulan sisteme ayırdık” diyor.
Yani çevre daha az kirlensin diye ‘bir milyar avro’ harcanmış. Alpu’ya yapılacak santralin yaklaşık 500 milyon dolara mal olacağı ifade ediliyor. Büyüklükleri elbette aynı değil.
Alpu’ya 1080 MW’lık kurulacak. Hollanda’daki 1600 MW’lık...
Hollanda’daki santral bir yerleşke... Yani içinde rüzgâr enerjisi santrali de var. Burada bakacağımız nokta çevre hassasiyeti... Yatırım bedelinin üçte biri ‘çevre hassasiyeti’ için harcanır mı? Verimli ovaya yapılınca elbette rakamın artması beklenir.
Örnek gösterilen bu santral, suyunu denizden karşılıyor. Balık ölümlerine neden olmamak için de özel bir sistem kurmuşlar. Yani santralin vereceği zarar her alanda minimuma indirilmiş. Yine de şu an için ‘zararsız’ değil. Öte yandan elin oğlu tarım arazisi sulayan Porsuk benzeri bir akarsuyu ya da yer altı sularını değil denizden aldığı suyu kullanıyor onu da elden geldiği ölçüde zararsız hale getiriyor.
Eskişehir’e yapılacak yatırımda aynı ‘hassasiyet’ gözetilecek mi? Burada ‘santralin yeri’ meselesini tekrar vurgulamak istiyorum. Elbette kömür, enerji önemli ama geleceği bırakın yaşadığımız zamanlar bile bize temiz toprağın, temiz suyun, temiz havanın da önemli olduğunu gösteriyor.
Santrali ‘çalışacak kişi sayısı’ üzerinden ‘sevimli’ göstermeye çalışanlara da kötü bir haberim var. Hollanda’daki santralin müdürü “Sistemin işletilmesi için normalde bin kişilik ekibin çalışması gerekir. Ancak biz Siemens’ten alınan IT sistemi ile tüm işleyişi 12 kişi ile sürdürülebiliyoruz” diyor.
12 mi? Kişi...
Bizimki biraz da küçük olduğuna göre demek 7 kişi... Onlar da belli zaten! Rafet Abi, Yüksel Abi, İrfan Abi... Şaka şaka...
Yani Alpu’da öyle üç beş bin kişi çalışmayabilir! İstihdam üzerinden izah edilmeye çalışılması doğru değil. Gerekli önlemler alınır, zarar en aza indirilir, yeri değiştirilirse 117 kişi bile çalışabilir. Ama her şeye zarar veren bir santralda 23 bin kişi çalışsa ne olur!
İktidar partisinin işin içine girmesiyle daha ‘sağlıklı’ bir tartışma ortamı oluşacağını düşünüyorum.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat