alexa

Prof.Dr. Alper Çabuk

Gündemde olmayan gündem

Ancak özellikle Avrupa ülkelerinde hükümetler bazında artan bir farkındalık olduğunu belirtmem gerekiyor.

16 Eylül 2019 08:37
A
a

Küresel iklim değişikliklerine bağlı mücadele konusunda yapılan çabalar Dünya genelinde artıyor. Ancak gözüken o ki, bu çabalar, iklim değişikliklerinin olumsuz etkilerini azaltacak düzeyde değil. Ancak özellikle Avrupa ülkelerinde hükümetler bazında artan bir farkındalık olduğunu belirtmem gerekiyor. Örneğin bu kapsamda 2015 yılında imzalanan Paris İklim Anlaşmasında karbon emisyonlarını 2030’da 1990 yılı seviyesinin %50, 2050 yılında ise %70-85 aralığına indirme hedefi belirlemiş olan İsviçre hükümeti, hedef yükselterek, 2050 yılı için net sıfır karbon emisyonu hedefi belirlediği bildirildi. Hükümet tarafından yapılan açıklamada, İsviçre’deki sıcaklıkların küresel ortalamadan iki kat hızlı arttığı bildirilirken, yenilenebilir enerji teknolojiler ile ülkenin ulaşım, binalar ve sanayi alanındaki emisyonlarının 2050 yılında %95 oranında düşürülebileceği ayrıca metan ve di-azot monoksit azaltma potansiyelinin olduğu bildirildi. Ayrıca İsviçre’de karbon yakalama ve depolama teknolojilerinin de gelecekteki emisyonları azaltmak için kullanılacağı da belirtildi.

 

Peki Dünya genelinde durum nasıl diye değerlendirdiğimizde, Frankfurt School – UNEP Collaborating Centre for Climate & Sustainable Energy Finance tarafından hazırlanan Global Trends in Renewable Energy Investment 2019 raporuna göre, son on yıldaki yenilebilir enerjiye dayalı elektrik üretimi yatırımlarına bağlı olarak, karbon emisyonlarında 2 milyar ton tasarruf sağlandı. Aynı rapora göre 2019 yılı sonu itibarıyla son 10 yılda yenilebilir enerjiye dayalı elektrik üretimine toplamda yaklaşık 2,6 trilyon ABD Doları yatırım gerçekleştirilmiş olacak. Bu kurulu güç sayesinde küresel elektrik üretiminde 2009’da %5,9 olan yenilenebilir kaynakların payı, 2019 yılı sonu itibarıyla %12,9 seviyesine yükselmiş olacak. Güneş enerjisi yenilebilir enerji kaynaklı elektrik üretiminde en fazla yatırımın gerçekleştiği alan olacak, güneş enerjisinin hemen arkasından rüzgar enerji gelecek. Rapora göre yenilebilir enerjiye dayalı elektrik üretiminde son on yıllık dönemde en fazla yatırım sırasıyla Çin, ABD ve Japonya tarafından yapıldı. Bu on yıllık dönemde Çin’de yenilebilir enerjiye dayalı elektrik üretimi için 758 milyar ABD Doları, ABD’de 356 milyar ABD Doları, Japonya’da 202 milyar ABD Doları yatırım gerçekleşti. Buna karşılık aynı dönemde Avrupa ülkelerinde yatırım tutarı 698 milyar ABD Doları oldu. Ama küresel iklim değişikliklerinin her geçen gün artan etkileri göz önünde bulundurulduğunda, fosil yakıt kullanımını azaltmaya yönelik yenilebilir enerji yatırımlarının hızı, yüzümüzü güldürecek seviyelerde değil. Zira son on yıllık dönemde yukarıda da belirtildiği gibi, yenilebilir enerjiye dayalı elektrik üretimiyle karbon emisyonlarında son on yılda 2 milyar ton tasarruf sağlanırken, aynı dönemde fosil kaynaklara dayalı elektrik üretimi kaynaklı emisyonların %10 oranında yükseldiği belirlenmiş. Bu durum düşünüldüğünde yakın geleceğin beklediğimizden çok daha büyük sorunlara gebe olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

 

Peki küresel iklim değişikliklerinden en fazla etkilenecek ülkeler içinde yer alan ülkemizde durum nasıl? Bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Sebahattin Dökmeci, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen katıldığı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 25. Taraflar Konferansı hazırlıkları kapsamında 27-29 Ağustos 2019 tarihleri arasında düzenlenen Delegasyon Başkanları toplantısında Türkiye’nin iklim kanunu hazırlıklarına başladığını açıkladı. Umarım bahsi geçen kanunla, 2050 yılı için ülkemizde de, tıpkı İsviçre gibi, net sıfır karbon hedefine ulaşmayı destekleyecek hususlar şekillenir; daha fazla yenilebilir enerji yatırımı, karbon yakalama ve depolama teknolojileri teşviği söz konusu olabilir.

 

Thales’in dediği gibi “en hızlı şey akıldır; çünkü her yerde dolaşır. En güçlü şey zorunluluktur, çünkü her şeyi alt eder. En bilge şey zamandır, çünkü her şeyi ortaya çıkarır”. Bana göre zamanımız tükendi ve küresel iklim değişiklikleri anlamında karşı karşıya kaldığımız tehditler bir bir ortaya çıktı/çıkıyor. Bilgeliğe değil, hıza yani akla ihtiyacımız var. En akılcı ve hızlı şekilde gerekli eylemleri ortaya koymamız gerekiyor. Bunun dışında bu eylemleri hayata geçirmemiz için güce ihtiyacımız var. Bu güç de kanunlarla ortaya konulacak zorunluluklar olacaktır. Hep söylediğim gibi, aslında en önemli gündem maddemiz küresel iklim değişiklikleri olmak zorunda…

Herkese iyi haftalar dilerim.

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat