alexa

Gırtlağına tüfeği dayamış

Eğer Mehmet Ali K. işaret parmağını oynatsaydı – en azından – gazetelerin manşetleri farklı olurdu.

5 Kasım 2019 08:34
A
a
Vişnelik Mahallesi Erkan Sokak'ta yaşayan Mehmet Ali K'nın işaret parmağını oynatmamış olması, bütün bütün Eskişehir'i etkiledi. Polise şiddetli bir aile kavgasını ihbar eden komşuları büyük bir felaketi önlemiş oldu. Kapıyı açan 8 yaşındaki D. K, polis amcalarına "Yetişin babam annemi öldürüyor" dediğinde içeri giren emniyet mensupları, Mehmet Ali K'nın eşi Semra K'yı yere yatırmış olduğunu, elindeki tüfeği karısının gırtlağına dayadığını görmüş. Yoğun ikna çabaları sonucunda Mehmet Ali K'yı katil olmaktan, daha da önemlisi Semra K. ve 8 yaşındaki yavrusunun hayatını kurtaran polisleri tebrik ederiz. Eğer Mehmet Ali K. işaret parmağını oynatsaydı – en azından – gazetelerin manşetleri farklı olurdu.
"Cinnet getiren koca, karısını ve çocuğunu gözünü kırpmadan öldürdü" diyen bir gazeteyi "Kadın cinayetleri bitmiyor" diyen bir diğer gazete takip ederdi. Tabii eğer Mehmet Ali K, işaret parmağını oynatsaydı... Eskişehir Barosu'nun kadın avukatları şimdi bir basın toplantısı düzenleyip, merhume Semra K. ve 8 yaşındaki yavrusu D. K. davasının takipçisi olduğunu açıklıyor olacaktı. Siyasi partilerin il ve ilçe başkanları "Saldırının kabul edilemez" olduğunu ifade ederek, kadın haklarına ne kadar saygılı olduklarını açıklayan basın toplantıları düzenleyecekti. Eğer Mehmet Ali K'ın sağ elinin işaret parmağı hareket etseydi muhalefet partileri – fırsat bu fırsat – artan kadın cinayetlerinden ötürü iktidarı suçlayacak, iktidar ise geçmişte de böyle cinayetlerin işlendiğini açıklayacaktı.
Sivil toplum kuruluşları ve kadın dayanışma dernekleri "Adalar Migros Önü" veya "Ulus Anıtı" gibi ayak altı bir yerde toplanarak, diğer derneklerin değil fakat aslında kendi derneklerinin kadın haklarını en iyi savunuyor olduğunu gözümüze sokuyor olacaklardı. Neyse ki Mehmet Ali K'nın işaret parmağı yerinden oynamamış. Böylece kim bilir kaçıncı kez seyredeceğimiz bu ikinci sınıf tiyatro gösterimini bir kere daha izleme azabından kurtulmuş olduk...
Ancak o pompalı tüfekler peynir ekmek gibi satıldığı müddetçe ve mahkemeye gelen katil kocalar kravat takıyor diye ceza indirimi aldığı müddetçe, benzer tiyatroları seyretmeye devam edeceğiz...

O zaman tarım iyice çöker

Bundan sonra Toprak Mahsulleri Ofisinin canının istediği her gıda ürününü ve ihale bile açmadan ithal edeceğini öğrendik. Bu durum ölen Türk tarım ve hayvancılığının tabutuna son çivileri çakmaktan başka bir anlam ifade etmiyor. Yıllardır etten samana, nohuttan buğdaya kadar ithalat yapan hükumeti eleştirdik. Fakat hükumet kanadı bu eleştirileri dinlemek yerine, "Biz fiyatları dengelemek için ithalat yapıyoruz.
Vatandaşın iyiliğinden başka bir şey düşünmüyoruz" cevabını verdi. Eğer bizi dinleselerdi yaptıkları küçük ithalatların bile üreticiyi perişan ettiğini, çok sayıda çiftçinin battığını, böylece bir sonraki sene daha çok ithalat yapılmak zorunda kalındığını, bunun da daha çok üreticiyi batırdığını anlarlardı. Ama kimseyi dinlemediler...
Şimdi fiyat artışından kaynaklanan ithalat, ithalattan kaynaklanan fiyat artışı kısır döngüsünde zirve yapmış durumdayız. Artık hükumetimiz – canının çektiği gibi – gıda ürünü ithal edecek. Bu durum da daha çok çiftçimizin batmasına neden olacak. Sonuç olarak alınan bu anlamsız karar neticesinde "Can çekişen Türk tarım ve hayvancılığının ruhuna El – Fatiha" diyebiliriz. Arkasından da Rus unu, Amerikan şekeri ve Alman yağını karıştırarak bir güzel helva yeriz...
1000
icon
Eses 5 Kasım 2019 10:42

Valla devlet bizi dinlemedi sizi hic dinlemedi malesef batan ciftciyi hicmi hic dinlemedi ama ne tesadüfdürki batmis olan ciftci ve kirsal kesim her secimde en yüksek oyu akp verdi bunu kim dinleyecek

1 2 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat