Esnaf ve tüccarın sesi oldu

Cihan Yıldırım yazdı

11 Ağustos 2017 09:31
A
a
Ticaret Odası Başkan Adayı Ayhan Sezer’i, ES TV’de konuk ettik. Sezer, yaklaşık 10 aydır sahada. Öyle böyle değil… Sosyal medyadan takip etmekte zorlanıyoruz. Günde 20 ile 30 arası iş yeri ziyaret ettiğini ifade etti. Büyük küçük demeden herkesin ayağına gidiyor. Derdini anlatıyor, dert dinliyor…
Ziyaretlerin, sahada olmanın ne kadar önemli olduğunu Sezer ve arkadaşları televizyon binasından ayrıldıktan sonra daha iyi anladım. Sezer’deki ‘inanılmaz’ değişimi de gözlemleme fırsatı buldum.
Sezer’i yaklaşık dört yıldır tanıyorum. 30 Mart’taki yerel seçim sürecini ‘başarıyla’ yürütmüştü. Dört yıl önce de sakindi, mütevazıydı, kendini öne atma çabası içinde değildi.
O gün karşılaştığım ve 50 dakikası yayın olmak üzere toplam bir buçuk saat sohbet ettiğim Sezer’i çok ‘inanmış’ gördüm. Her halinden göreve ‘hazır’ olduğunu belli ediyordu.
‘Doğma büyüme Köprübaşı’ndayım’ diyen Sezer’in esnaflık tecrübesi, saha gözlemleriyle birleşince ortaya ticaretin sorunlarına hâkim, çözüm yollarını da ortaya koyan bir adam çıkmış.
Siyasetten gelmesine rağmen ‘politik’ konuşmuyor. Net konuşuyor… Kendini ‘başka türlü’ göstermek için süslü cümlelere yönelmiyor. Kampanyasını ‘gerçekler’ üzerine oturtmuş. Ayakları hep yere basıyor. Projeleri de, yapacakları da hep gerçekçi…
‘Yapacağız’ dediği şeylerin çoğu ‘enerji’ gerektiren işler… Parayı da ‘önemsiz’ bulmuyor ama ‘her şey para değil’ diyor. Kendi ifadesiyle esnaf ve tüccarı rahatlatacak pek çok proje için ‘esnafla hemhal olmayı’ yeterli görüyor.
Sezer, ETO’nun asli görevini ihmal ettiğini ifade etti. Bunun altını da iyi doldurdu. Neler dedi? Çarşı mağazacılığı için, yerel markalar için adımlar atılmadığını söyledi. Yine mevcut yönetimi Küçük Sanayi’de ‘sessiz kalmakla’ eleştirdi. Sezer, eleştirilerini “Üyelerin derdini 60 saniye dinliyorlar” diyerek devam ettirdi.
Sezer’in “Oda’yı değil üyeleri zenginleştireceğiz” söyleminin de karşılık bulacağını düşünüyorum. Sezer’in “Pul koleksiyonu ile resim sergisiyle bu iş olmaz” cümlesinin yanlış anlaşılacağını düşünüyorum.
Oda’nın sanatsal faaliyetlerini önemli buluyorum. Sezer’in ‘asli görev’ vurgusu yapmak için böyle bir örnek verdiğini düşünüyorum. Sonraki görüşmemizde bu konuyu biraz açmasını isteyeceğim.
Sezer, yayın boyunca hiç ‘aşırıya’ kaçmadı. Kişiliği de pek müsait değil zaten. Ama yeri geldiğinde muhatabını net bir şekilde eleştirmekten çekinmedi. Başkan Metin Güler için ’10 yıldır Oda’da. Metal yorgunluğu olabilir. Dinlenmesi gerekir’ dedi.
Sezer, esnaf ve tüccarın ‘kendi arasında’ konuştuğu bazı şeyleri dile getirdi. Mevcut yönetim için “Yönetimler kırılmış, meclis dağılmış, üç beş kişiyle toplantılar oluyor, komiteler toplanamıyor. Şu an dağılmış bir yönetim var” diyerek son dönemde ETO’daki  ‘manzarayı’ ortaya koymuş oldu.
Oda ve dernek seçimleri öncesinde gündeme gelen bir şey daha var. Basamak meselesi… Başkan seçilen kişi odayı, derneği siyasete sıçramak için ‘basamak’ mı yapacak? Sezer çok net bir şekilde “Beynimizin arkasında başka bir şey yok. Ticaret Odası’nı sıçrama, atlama tahtası görmüyoruz. Biz siyaseti bıraktık. En iyi bildiğimiz işe, ticarete döndük. Bu konuda iddialıyız” diye konuştu.
Sezer’in hedefine ulaşıp ulaşmayacağını bilmiyorum. Ama çok çalıştığı, kendine ve ekibine inandığı ve konusuna hâkim olduğu ortada. Rekabet iyidir, muhalefet güzeldir. Kalite ve başarı getirir. ETO ve ESO seçimlerine biraz da böyle bakıyorum.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Eskişehir Fotoğrafçı
Osman Usta
ET EVİM