alexa

Eskişehir'e acımıyorlar!

Eskişehir’in başına gelen, pişmiş tavuğun başına gelmemiştir herhalde

17 Haziran 2019 09:10
A
a
Yani şu Eskişehir’in başına gelen, pişmiş tavuğun başına gelmemiştir herhalde! TÜLOMSAŞ’ı işlevsizleştirmek için her şey yapıldı, nihayetinde büyük ölçüde başarılı da olundu. Bazı genel müdürlükler Eskişehir’in elinden alındı. URAYSİM denildi, hangi aşamada olduğu ve doğru planlanıp planlanmadığı noktasında büyük soru işaretleri var. Kömürlü termik santral gerçeği karşımızda, Eskişehir’i toptan bitireceği kesin! ESTÜ havalimanının Hava Trafik Kontrol Kulesi, Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğüne devredildi. 
Örnekler çoğaltılabilir… Şehrimizle ilgili kötü bir gelişme daha var. Habercisi ise Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer. Çifteler Kadın Açık Cezaevi’nin kapatılması planlanıyormuş! Peki, kapatılınca ne olacak? Çifteler’in ekonomisi çökecek! Çünkü cezaevinde çalışanların çoğu Çiftelerde yaşıyor. Mahkumlar ve mahkum yakınları, tüm ihtiyaçlarını Çifteler esnafından karşılıyor. Dahası, Eskişehir’deki cezaevi zaten tıklım tıklım. Çifteler cezaevi kapatılırsa, bütün yük Eskişehir’deki cezaevine binecek. Son söz: Eskişehir kime ne yaptı da acımasızca cezalandırılıyor?! 

Her türlü pislik var!

Demokrat Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Ertuğrul Balkan, çok önemli bir soruna parmak bastı. Nedir o sorun? Yıllarca dönüştürüleceği yönünde söz verilen ancak bir türlü dönüştürülemeyen küçük sanayi sitesinin, suç yuvası haline geldiğini ifade etti, Balkan. Çok doğru! Söz konusu alanda, uyuşturucu madde kullanan ve satanların olduğu iddia ediliyor. Söz konusu alanı, evsiz alkoliklerin mesken tuttuğu iddia ediliyor. Söz konusu alanda, kadın ticaretinin yapıldığı iddia ediliyor. Demokrat Partili Başkan da tam olarak buna vurgu yapmış ve nokta atışı konum vermiş. Özellikle küçük sanayi sitesinin Erenköy Mahallesi ile sınırı olan Yıldırım Caddesi ve Merambağı Sokakta yer alan ve terk edilerek köhneleşen dükkanlarında, pis işlerin gerçekleştiğini savunmuş. Vatandaşlardan gelen şikayetler karşısında da, yetkililerin kulaklarını tıkadığını ifade etmiş. O zaman bir çağrı da biz yapalım. Şu izbe yeri dönüştürün. Dönüştüremiyorsanız iyileştirin. Emniyet Müdürlüğümüz de, Başkan Balkan’ın işaret ettiği yerlerde gerekli önlemleri ivedilikle almalı.
 

Vallahi enteresan…

Türk Yunan dostluğunu pekiştirmek adına Yunanistan’ın ünlü sanatçısı Alkistis Protopsalti’yi Eskişehir’de ağırladık. Sanatçı Protopsalti, Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezinde enfes bir konser verdi. Tabii sanatçıyı dinlemek ve Eskişehir’i görmek için Yunanistan Başkonsolosu Georgia Soultanopoulou da Eskişehir’e geldi. Önce kenti gezen Başkonsolos Soultanopoulou, daha sonra Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’i ziyaret etti ve şunları söyledi: “İstanbul’da herkes Eskişehir’in güzelliklerinden bahsediyor. Konser için geldiğim, Eskişehir’i ben de çok beğendim. Türk Yunan dostluğu adına gerçekleştirilecek konser ile iki halkın arasına bir bağ kurmuş olacağız. Önümüzdeki süreçlerde de iki halkın dostluğunun pekiştirilmesi adına çalışmalarımızı sürdürmek istiyoruz.” Harika değil mi? Yani, ‘bizimkiler’ dediklerimiz çoğu kez şehrimize ve belediye başkanlarımıza sövüyor. ‘El’ dediğimiz bir Yunan ise şehre ve Büyükerşen’e övgüler düzüyor. Vallahi Enteresan…
 
 

Fuat Çapa’nın derdi…

 
Eskişehirspor’un yılan hikayesine dönen teknik direktör arayışına ilişkin ne diyorduk? Şunu: Ne yapılıp edilmeli, Fuat Çapa bir şekilde ikna edilip takımın başına getirilmeli. Çünkü şunu biliyoruz. Çapa, takımın en zor zamanlarında ‘parayla iş yapan bir teknik adam’ pozisyonunda hiç olmadı. Herkes gibi o da yüreğini orta yere koydu. Sadece saha içinde de değildi. Sahanın dışına da çıktı; deyim yerindeyse bir kulüp yönetici gibi çeşitli isimlerle görüşmeler yaptı, sorunların çözümünde katkı sağladı. Ve sonunda, Başkan Osman Taş, Çapa’yla masaya oturdu ve sözleşme imzalandı. Yani teknik patron, yine Fuat Çapa oldu. Öyle büyük bütçeler ayrılmadı Çapa’ya. Çünkü Çapa’nın derdi para değil, Eskişehirspor’un onuru! Hele ki, eğer transfer tahtası açılamazsa, bu takımı en iyi idare edecek isim, Fuat Çapa. Hayırlı uğurlu olsun…
 
 

Havamız pis, çöl oluyoruz ve ölüyoruz!

 
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, çölleşme ve erozyonla mücadele konusunda bakanlığın yaptığı çalışmalara ilişkin konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğünün çölleşme ve erozyon ile ilgili elindeki verileri kamuoyuyla paylaşan Pakdemirli, Eskişehir’le ilgili iç karartan bir bilgi verdi. Pakdemirli’nin açıklamasının Eskişehir’le ilgili olan bölümü şöyle: Çölleşme ile ilgili yüksek riskli bölgeler; Konya-Karapınar, Iğdır-Aralık, Şanlıurfa-Ceylanpınar ve Tuz Gölü havzası olduğu tespit edilmiş. Orta yüksek riskli bölgelerin ise; Konya-Ereğli, Karaman bölgesi, Şanlıurfa, Mardin, Batman hattı ile Eskişehir çevresi olduğu tespit edilmiş. Yani Bakan Pakdemirli’nin açıklamasına göre, Eskişehir, çöl olma tehlikesiyle karşı karşıya! Bu tehlikeye Eskişehir’in havasının Avrupa Birliği ölçeğine göre pis olduğunu da eklersek ve TÜİK verilerine göre Eskişehir'de geçen yılki ölüm sayısının bir önceki yıla göre yüzde 2,1 arttığını düşünürsek… Siz şu zehir santrali olan kömürlü termik santrali kurun da, şehre iyice sırığı sokun! 
 
 

Kazım Kurt’a katılıyorum

 
“Özellikle taşeron işçi arkadaşlarımızın ne olduğu belli değil. Toplu sözleşme yapalım diyoruz ‘hayır yapamazsınız’ diyorlar. Zam verelim diyoruz, ‘hayır veremezsiniz’ diyorlar. Böyle bir çalışma ortamında sağlıklı bir sonuç alma şansımız yok. Şimdi memurlarla sosyal denge sözleşmesi yaptık, kadrolu işçilerle toplu iş sözleşmesi yapacağız, ama taşeron işçilerle bunu yapamıyoruz, ama çalışanların neredeyse üçte ikiye yakını taşeron.” Okuduğunuz ifadeler, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a ait. Bu ifadelerin altına imzamı atıyorum. Taşeron yasası dediğimiz şey, köleliğin yasalaştırılmasından başka bir şey değil. Önemli bir tespiti daha var Kazım Kurt’un. Şöyle ki: “Hem memur hem işçi sendikaları kendi hedefi doğrultusunda bir ortam hazırlamaya çalışıyor.” Bu ifadenin anlamı şu: Sendikalar, partilerin arka bahçesi haline geldi; sendika yöneticilerinin tek derdi kişisel rant!
 
 

Musibet birleştirdi

 
Şehir olarak, başımıza gelen doğal afetlerle boğuşuyoruz. Özellikle Odunpazarı ve Seyitgazi’nin kırsal mahallelerini perişan eden şiddetli yağış ve ceviz büyüklüğündeki dolu, tarım arazilerimize büyük zarar verdi. Çiftçilerimizin beklentisi şu: “Yaşanan olay hükümet tarafından doğal afet kabul edilsin ve zararımız karşılansın.” Bu beklenti kabul görür mü bilemiyorum, ancak söz konusu musibetin, özlediğimiz birlikteliğe vesile olması büyük önem taşıyor. Valimiz Özdemir Çakacak, AK Partililer, CHP’liler, MHP’liler ve İYİ Partililer, söz konusu olay sonrasında eylem ve söylem birliği yaptılar. Olayın yaşandığı mahallelere gittiler, incelemeler yaptılar ve çiftçiyi dinlediler. Görülüyor ki ilk defa, önemli bir olay, siyasi malzeme yapılmadı. Kimse kimseyi suçlamadı ve farklı partilerdeki politikacılar, çiftçilerin zararını karşılama anlamında çözüm üretmeye gayret gösterdi, gösteriyor… 
 
 

Bağımsız olursak eğitim düzelir

 
Türkiye’nin sorunlarının başında geliyor, eğitim sistemimiz… Belli anlaşmalarla oluşturulan çemberin dışına çıkamadığımız için en önemli sorunlarımız arasında, eğitim sistemimiz. Öyle ki 17 yıldır ezici çoğunlukla iktidar olan AK Parti, kevgire çevirdiği sistemden, kendi de memnun değil. Bunun en somut göstergesi, 17 yılda 5 eğitim bakanının görevlendirilmesi! İşte Saadet Partisi Eskişehir İl Başkan Yardımcısı İsmail Satekin de buna dikkat çekmiş. Mevcut hükümet zamanında sistemi düzeltmek için beş bakan değiştiğini ancak sonucun değişmediğini; toplumun meselelerini çözemeyen bu sistemin huzur ve mutluluk getirmediğini söyledi Satekin ve şu ifadesinin altını çizdi: “Eğitim çözülmediği sürece Türkiye’nin gelecek tasavvuru olmayacaktır.” Son sözü de ben söyleyeyim: Ülkemiz, eğitim konusunda tam bağımsız olamadıkça, ülkenin başına allemi cihan gelsin, bu çarpık sistem değişmez!
 
Zincirsiz - Django Unchained - 17.06.2019

AFİŞ

ZİNCİRSİZ
2012 ABD yapımı film, Köle Django’nun Alman asıllı ödül avcısı Dr. King Schultz ile yolunun kesişmesiyle başlıyor. Django, eski efendisini ölü ya da diri ele geçirmek isteyen Schultz ile anlaşmaya varır ve özgürlüğü karşısında Brittle kardeşleri kendisine getirme sözü verir. Görev başarıyla tamamlanır ama ikilinin yolları ayrılmaz. Schultz ve Django, Güney’in en çok aranan suçlularının peşine düşerler… ‘Avlanma’ hünerini her geçen gün geliştiren Django’nun artık tek bir hedefi vardır: köle ticareti yüzünden kaybettiği eşi Broomhilda’yı bulmak ve onu kurtarmak... Bu hedef onları kötü şöhretli “Candyland” çiftliğine ve çiftliğin sahibi olan Calvin Candie’ye götürecektir… Bu film, sinemanın dahi çocuğu, Oscar’lı Quentin Tarantino’nun uzun süre üzerinde çalıştığı Spagetti Western türünde bir film. 

BİR TWEET

AHMET ATAÇ
Yalnızca 129 günde üretilen yerli ve milli otomobilimiz Devrim, Cumhuriyet kuşaklarının azim ve kararlılığını gösteren, yürekli insanların yazdığı bir başarı hikayesidir. Devrim Arabaları Projesi, bundan 58 yıl önce 16 Haziran 1961 tarihinde başlamıştı
 

Nabi Avcı - 17.06.2019
FOTOĞRAFIN DİLİ OLSA

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı: Harun Bey! Biz Binali Bey’e destek vermek için İstanbul’a gidiyoruz, hadi görüşürüz, buralar sana emanet…


Dünya insanları - 17.06.2019

DÜNYA İNSANLARI

Fotoğraf: Milton Brooks
1941 yılında, Detroit Ford Otomobil Fabrikası işçileri greve gitti. İstekleri daha iyi çalışma koşulları ve daha yüksek ücretlerdi. Fotoğrafta, işçilerin, araya giren bir grev kırıcıyı dövdükleri görülüyor

Karikatür - 17.06.2019 - Arif Anbar
KARİKATÜR

Krzysztof Grzondziel


 
1000
icon
Elit 18 Haziran 2019 01:40

Allı pullu kardeşşşşş , saçmalama sen konyayı gördün mü . Vallahi çarpılırsın bu kadar saçmalama . Sen burayı ne zannediyorsun . Bak sana anlatayım bir tane görgüsüz gelin düşün kollar dirseklere kadar altın bilezik , biraz yakından tanıyorsun ki kıroluk paçadan akıyor . Teşbihte hata olmasında Ahanda durum budur arz ederim . Gezin biraz gezin , kasabalar bile neler yapıyor neler . At gözlüğü gözleri bozar , beynide yorar .

0 0 Cevap Yaz
Zaza kazım 18 Haziran 2019 01:33

Alpulu , pulları dökülen kardeş , neden eskişehirden gidecekmişim . Ben eskişehirin kaynaklarını burjuvaya , dört tane operacıya , kültür sanat festival lay lay lom 'a peşkes çekilmesini istemiyorum . Sen kendini şehirdemi oturuyor zannediyorsun ? Çağa uygun kavşakları, yolu , trafik sinyalizasyon sistemi olmayan tam bir kasaba görünümündeki bu saçma sapan güya şehirciliğe kandırılıyorsun . Yahu biraz vakit ayırda fazla büyük bile olmayan anadolu şehirlerini bir gör . Nasıl bir kandırmacılıkla nelerle kandırıldığını gör .

0 0 Cevap Yaz
Zaza kazım 17 Haziran 2019 16:46

AK partinin yerine ben olacam vallahi billahi bu eskişehire yağmurlu havada damlalıkla bile su vermem , nasıl olsa hiç bir şey yapmıyorlar denilmiyormu . O zaman hadi size iki park caddelerdeki makyajlı saksıda çiçekler hayırlı olsun derim . Size bu çok bile hizmet anlayışınız bu kadar mübarek olsun . Yaşarsak bu kandırmacayı hep beraber acı bir şekilde paylaşırız .

8 5 Cevap Yaz
Alpulu

Eskişehir'i beğenmeyen Kütahya veya Konya'ya gitsin!

3 7
Alpululuya cevP

Sen kim oluyorsun da kimin nereye gideceğine kalacağına karar veriyorsun

1 0
Behiye 17 Haziran 2019 12:04

ESKIŞEHIR ÇÖL OLUR .NEDEN MI EMIRCE TARAFINDAN TARLA ALDIK BAHÇE YAPALIM AĞAÇLAR DIKELIM YESILLENDIRELIM ISTEDIK. AMA MAALESEF ÇOK MUHTREM BELEDIYEMIZ SU VERMEDI..TASIMA SUYLA YINE DE YAPTIK AZMETTIK.. HEM AĞAÇLAR KESILIYOR DIYECEKSIN HEM ÇÖL TEHLIKESI DIYECEKSIN HEM DE SU VERMEYECEKSIN HEM IMARA ACMIYACAKSIN KIMSE KUSURA BAKMASIN BÜYÜKERŞEN ESKISEHIRI TURIZME AÇTI.SEHRIMIZI KADIN GIBI SUSLEDI.AMA O KADININ DERDI NE SIKINTISI NE ..HELE KÖYLERMIS ILCELERMIS GÖRMEZDEN GELDI

5 4 Cevap Yaz
Hak mı? 17 Haziran 2019 11:02

Alpu Belediyesi size ne hatırlatıyor?

3 1 Cevap Yaz
İsmail 17 Haziran 2019 10:57

Dışarıdan gelen biri sadece buyukserseni ovuyormus gibi anlatiyorsunuz aynı adam Kayseri'ye gitti orayı öve öve bitiremedi Konya'ya gitti aynı övgüleri orada tekrarladı kutahyaya gitti aynı şeyleri söyledi

8 8 Cevap Yaz
Peker 17 Haziran 2019 09:42

pes artık Arif bey . eskişehirde yunan bayrağı dalgalanmasını savunuyorsunuz ya. elbette sayın büyükerşenin eskişehire hizmetleri oldu bu inkar edilemez. ama bu hizmetler çoık yetersiz ve yapılan hizmetler pilansız yapılıyor.

8 14 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat