alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Eskişehir'deki Tıbbiyeliler!

Eski Kültür Bakanlarımızdan Prof. Dr. Suat Çağlayan hocamızın, Oda TV’de “Tıbbiyeli Hikmet’i bilir misiniz?” başlıklı bir yazısını okudum

22 Eylül 2020 08:34
A
a
Eski Kültür Bakanlarımızdan Prof. Dr. Suat Çağlayan hocamızın, Oda TV’de “Tıbbiyeli Hikmet’i bilir misiniz?” başlıklı bir yazısını okudum. Geçmişi ve bugünümüzü birleştiriyor. Yazıda Eskişehir’in Kurtuluş savaşı dönemine dair bilgiler de yer alıyor. İlk kez duyduğumuz isimler, aşı çalışmaları ve Yılmaz Büyükerşen’in yarattığı sanat ortamı…
Yazının önemli bölümlerini sizlere aktarmanın uygun olacağınız düşündüm. İşte Suat Çağlayan hocamızın yazısı:
Tıbbiyeli Hikmet 22 09 2020
TIBBİYELİ HİKMET’İ BİLİR MİSİNİZ?
Uygar batı ülkelerinde estetik değeri yüksek olan heykeller görürüz.
Bunların bir bölümü Rönesans’tan yirminci yüzyıla kadar yapılmış olan belli bir konu ya da nesneyi betimleyen klasik heykellerdir.
Diğerleri ise yirminci yüzyılın modern sanat anlayışının etkisiyle üretilen soyut eserlerdir. Çoğu kez soyut eserler de klasikler kadar estetik değere sahiptirler. Üstelik bu tür heykeller, anıtsal özellikleri nedeniyle bulunduğu yerin simgesidirler de…
Hangi türde olursa olsun bu heykeller, simgelediği kişi ve olaylar kadar sahip oldukları ayrıntı zenginliği ve estetikle de bulundukları meydanlara anlam ve değer katarlar.

ESKİŞEHİR’E AKIN EDİYORLAR
İzmir, heykel konusunda diğer illerimize göre daha şanslı sayılır. Bu bağlamda Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in Eskişehir’ine de haksızlık etmemek gerekir.
(Hoca’nın orada yarattığı sanat ve kültür ortamını solumak için, Corona öncesine kadar her gün onlarca otobüs dolusu insanın Eskişehir’e akın etmesi çok önemli bir olaydır)

TIBBİYELİ HİKMET VE HALK SAĞLIĞI KAHRAMANLARI HEYKELİ
İzmir estetiğine verdiği değer nedeniyle İzmir’e yeni heykeller kazandırmayı amaçlayan Tunç Soyer, kenti çok sayıda yeni heykel/büstlerle süsleme yolunda. Bunlardan en önemlisi ve –günü yansıttığından- en anlamlısı Tıbbiyeli Hikmet’i, Halk Sağlığı Kahramanları ile birlikte gösteren kompozisyon olacak.
Başkan Soyer bu heykeli, Covid 19 salgınından önce “Yurtsever Hekimliğin Simgesi Tıbbiyeli Hikmet” adıyla planlamıştı. Ancak bu salgın sırasında, sağlık çalışanlarından her birinin birer kahraman, birer Tıbbiyeli Hikmet olduklarını görünce, yapılacak kompozisyonu sağlık kahramanları ile zenginleştirmeye karar verdi.

AŞI ÜRETENLER
Herkes Tıbbiyeli Hikmet’in Sivas Kongresi sırasında mandacılara karşı çıkışını bilir ve onun bu tepkisine Mustafa Kemal Paşa’nın nasıl destek verdiğini saygıyla anımsar.
Ancak Tıbbiyeli Hikmet’in çok önemli başka özellikleri de var; Üretimine katıldığı tifüs aşısı üzerinden asker ve halk sağlığına yaptığı katkılar…
Henüz öğrenciyken Kurtuluş Savaşı’nda yaralanan askerlerimize yaptığı ameliyatlar…
Aşı olayı şöyle…
Bugün nasıl Corona aşısı için büyük bir çalışma yapılıyorsa, Kurtuluş Savaşı sırasında ordumuzun en büyük baş ağrısı olan tifüs hastalığı için de benzer bir çalışma yapılıyordu.
Genç askeri tıbbiye öğrencisi Hikmet, arkadaşı Yusuf’la (Balkan) birlikte tifüs mikrobunu (aşı üretmek üzere) İstanbul’dan Ankara Cebeci’deki askeri hastane laboratuarına taşır.
Oradaki laboratuarda çalışmakta olan ağabeyleriyle birlikte tifüse karşı aşı üretirler. Sıra aşının ilk denemesine geldiğinde Hikmet, aşının kendi üzerinde denenmesini ister. Aşıyı üreten hekim ağabeyleri onun ısrarına dayanamaz ve ilk deneklerden biri Hikmet olur. Aşı yapıldığı gece yüksek ateş içinde kalırsa da, ertesi günü tamamen iyileşir. Başkalarında da denenen aşının ciddi bir komplikasyonu olmadığı görülür ve iyi bir bağışıklık bırakacağı düşünülerek tifüs aşısı üretimi artırılır.

ESKİŞEHİR ASKER HASTANESİ'Nİ HATIRLAYAN VAR MI?
O dönemde, soğuk zinciri sağlayarak aşıyı taşımak kolay değildir. Tıbbiyeli Hikmet ve Yusuf, aşının dağıtımına da katılmak isterler. Zor koşullarda ve buz içinde saklayarak Eskişehir’e kadar gideceklerdir. Yol üzerinde geçtikleri askeri birliklerin sağlık istasyonlarına aşıyı teslim ederek Eskişehir’e varırlar.
Hikmet oradaki askeri hastanede kalır, Yusuf ise Eskişehirlidir ve kendi evine gider. O sırada hastaneye, Kurtuluş Savaşı sırasında yaralanan askerlerimiz gelmektedir ve hekimler hastaların ameliyatlarına yetişmekte zorlanmaktadırlar.
Oysa Hikmet, savaşa yetiştirmek için tıp eğitiminin hızlandırılması nedeniyle, daha önce birçok ameliyata girmiştir. Eskişehir Askeri Hastanesi’ndeki durumu görünce hemen ameliyathaneye koşar ve birçok ameliyatı tek başına yapar.
Yani Tıbbiyeli Hikmet’in öyküsü çok uzun…
O, hem Sivas Kongresi sırasında mandacılara karşı çıkan genç bir tıbbiyeli olarak, yurtsever hekimliğin simgesidir…
Hem de, tifüs aşısının üretimi, denenmesi ve dağıtılması aşamalarında üstlendiği görevler nedeniyle bir halk sağlığı kahramanıdır. Elbette henüz öğrenciyken tek başına girdiği ameliyatlarda (savaş koşulları!) yaralıların yaşamlarını kurtarmasıyla da bir cesaret ve beceri simgesidir.

HİKMET SAĞLIK KAHRAMANLARININ ORTASINDA       
Bugün, hekimler, hemşireler, diş hekimleri, eczacılar, sağlık teknisyenleri ve bütün sağlık çalışanları, yaşamlarını ortaya koyarak Covid’e karşı büyük bir mücadele içinde. Ne yazık ki, bu savaşım sırasında kendi yaşamlarını yitiren çok sayıda sağlıkçı var. Canla başla, kendi yaşamlarını göz ardı ederek Covid 19’a karşı savaşım verirken hastalanan ya da yaşamını yitiren sağlık kahramanlarının Tıbbiyeli Hikmet’le bir arada olması, sanıyorum sağlıkçıların biraz olsun yüreklerine su serpecektir.
 
SAĞLIKÇININ İŞ KAZASI OLMAZMIŞ!
Türkiye’yi yönetenlerin sağlık çalışanları için söylediği olumlu sözler, ne yazık ki sağlıkçıların tepkilerini yumuşatma amacından öteye gitmemektedir. İşine gitmekte olan bir işçiye araba çarptığında onu ‘iş kazası’ kabul eden bir anlayış, sağlık çalışanının Corona ile savaşırken virüsle bulaşmasını iş kazası olarak kabul etmemektedir.  Aslında Tıbbiyeli Hikmet ve Halk Sağlığı Kahramanları adını taşıyacak başka bir heykelin de Ankara’ya, birilerinin her gün göreceği bir yere konulması gerekir. Belki vicdanlar biraz olsun sızlar da, Corona’lı hastaları kurtarmaya çalışırken virüsle bulaşan sağlıkçıların durumu ‘iş kazası’ olarak kabul edilir!

HEYKEL ÇALIŞTAYLARIYLA ÜNLÜDÜR İZMİR
Bugün, Başkan Tunç Soyer, kent estetiği ve heykeller açısından ne kadar azimli ise, dün de aynı ilgiyi Aziz Kocaoğlu göstermişti.
Sayın Kocaoğlu 2012 yılında başlattığı ‘heykel çalıştaylarını’ kesintisiz sürdürerek yerli ve yabancı birçok sanatçıya kentimizde çalışma olanağı sağlamış, onların bıraktığı çok sayıda eser sayesinde kentimizin birçok köşesi, estetik bir görünüme kavuşmuştur. Yabancı ülkelerde gördüğümüz ve uygarlığın simgesi olarak düşündüğümüz heykelleri, dileriz çok geçmeden İzmir’in her yanında görürüz!
 
 
 
Arıman masaustu reklami
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat