alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Eskişehir’de trafik ve ulaşım sorunu 3: İnsanlık bozuldu!

İki gündür Eskişehir’deki trafik ve ulaşım sorununu işliyorum.

3 Aralık 2020 09:50
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk reklam
İki gündür Eskişehir’deki trafik ve ulaşım sorununu işliyorum.
Köprübaşı, Hamamyolu, ana arterler, yaya geçitleri, otopark sorunu, denetim eksikliği, kamunun bilinç düzeyi, ulaşım master planı, tramvay, sinyalizasyon, AVM’ler, katlı köprülü kavşak, alt-üst geçit, vesaire…
Nedendir bilinmez, yukarıdaki başlıklara ilişkin Eskişehir’de problem yokmuş gibi davranılıyor, sanki yasaklanmış gibi konuşmaktan imtina ediliyor!
Fakat artık, çözüm için konuşmanın, hatta ses yükseltmenin zamanı geldi.
 
*
 
O nedenle kaldığım yerden devam ediyorum.
Yazıya başlamadan önce şunu belirtmek isterim: Dün ve önceki gün yayınlanan ‘Eskişehir’de trafik sorunu - 1’ ve ‘Eskişehir’de trafik sorunu - 2’ başlıklı yazılara ‘burayı tıklayarak’ ulaşabilirsiniz. 
 
*
 
Başlayalım…
 
*
 Murat Karacasu 03 12 2020
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ulaştırma Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Karacasu ile yaptığımız görüşme esnasında imar planı, istimlak, hava yolu ulaşımı ve Atatürk Bulvarı-Çarşamba Pazarı meseleleri üzerine de konuştuk.
 
*
 
Çarşamba Pazarı’nın mevcut yerinden derhal kaldırılması gerektiğini savunan Karacasu, şu ifadeleri kullandı:
 
Eskişehir Çarşamba Pazarı 03 12 2020

Çarşamba Pazarı, Atatürk Bulvarı’nın en yoğun olduğu alanda bulunuyor. bir yandan çevre, görüntü ve gürültü kirliliği yaratırken, diğer taraftan trafiği altüst ediyor.


GÖRSEL KİRLİLİK, GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ, TRAFİK TEHLİKESİ
“Atatürk Bulvarı üzerindeki ticari hız 60-70 kilometre hıza ulaştığına göre, kesinlikle altgeçit ve üstgeçit çözümlerinin uygulanması gerekiyor. Ve özellikle Çarşamba günleri, Atatürk Bulvarı ve Atatürk Bulvarı’yla kesişen yollarda çok büyük trafik tehlikesi var. Yani birde Eskişehir’in en güzide yerlerinden birinde görsel kirlilik yaratan, gürültü kirliliği yaratan, büyük trafik yaratan ve Eskişehir’e yakışmayan bir pazar var orada. Yani tabii ki pazar olsun ama orada olmasın, başka bir formül bulmak lazım. Eskişehir, bırakın Türkiye’yi, dünyada bile sosyoekonomik yönden çok değişik bir şehir olarak görülüyor. Biz yurtdışındayken Eskişehir’den geldiğimizi söylediğimizde, ‘Eskişehir gerçekten çok güzel bir memleket’ diyorlar. Yürüyerek her yere gidebiliyorsunuz, kısa zamanlarda istediğiniz noktaya yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. Çarşamba Pazarı, böyle bir güzelliğin içerisine yakışmıyor açıkçası. Uygun bir yere kapalı pazar… Olmuyorsa da merkezin dışında konumlandırılsın en azından.”
 Eskişehir Atatürk Bulvarı 03 12 2020

Atatürk Bulvarı’ndaki trafik keşmekeşi


*
 
Murat Karacasu, Türkiye’nin en büyük problemlerinden birinin kayırmacılık olduğunu, aynı zamanda menfaatin kol gezdiğini vurgulayarak imar ve ulaşım ilişkisini değerlendirdi. Bu noktada ise Eskişehir’den Batıkent ile Söğütönü’nü örnek verdi.
Okuyoruz…
 
‘TAM BİR REZALET OLDU’
“Önce yol ve alt yapı bitirilir, sonra binalar inşa edilir… Bizim ülkemizdeki sıkıntı şu. Anayolu oluşturduk ya, tam o yolu geçirirken ‘x kişisinin’ arazisine denk geldi. O x kişisi de, nüfuzlu kişiyse eğer, o kişinin evinin etrafından yolu çeviriyoruz. Belediyelerin elinde aslında bir şans vardı: 18. Madde uygulaması. Bu madde, ‘oradaki arsanı aldım, aynı mahallede aynı yere yakın şuradan sana biraz daha büyük bir yer verdim’ diyordu. Ancak bu maddeyi maalesef işletemedik. Sonra nüfuzlu olduğu için ‘x kişisine’ yapılan kayırmacılığı gören, yani emsali gören ‘y kişisi’ de diyor ki: ‘onun evinin etrafından dolaşıldıysa ben de vermiyorum, benimkinden de dolaşılsın.’ Dolayısıyla, çapraşık yollarımız oldu. Tam bir rezalet oldu. Şimdi Eskişehir’e gelelim… Batıkent’i ele alalım. Batıkent’in 5 sene öncesini düşünün. Keşke o yollara sabit kalıp da, alt yapı oluşup ondan sonra evler oluşturulsaydı. E, bunun karşısında, belki Söğütönü’nü doğru bir şekilde yapabilir miyiz? Ama Söğütönü’ne çıkın şimdi, zaten evler oluşmuş. Yani bizim kaçacak bir yerimiz kalmadı. İşte siz, kanunları kişiye yönelik olarak işletirseniz, sonucu da çarpık olur.”
 
*
 
İstimlak sorununa ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Profesör Karacasu, şu örneği verdi:
 
‘DOĞRU DÜZGÜN YAPAMIYORUZ’
“Bir de istimlak sorunu var. Mesela Eskişehir’deki Kızılcıklı Mahmut Pehlivan Caddesi’nden geliyorsunuz ve İsmet İnönü’ye geçeceksiniz, İsmet İnönü Caddesi üzerinden karşı caddeye geçerken Nayman Sokak vardır, Barlar Sokak’ını dikine geçtim; yani diyeceğim şu: üç şeritlik yoldan giderken bir anda iki şeride düşüyorsunuz. Niye? İstimlak işini doğru düzgün yapamadığınız için.”    
 
*
 
Ulaştırma profesörü Murat Karacasu’yla yaptığımız sohbetin sonuna doğru, Karacasu, menfaat ilişkilerinden bahsetti ve “insanlık olarak bozulduk” dedi. Murat Karacasu bu ifadeleri, ulaşım planlarıyla imar planlarının aynı zamanda yapılmaması ile Yunus Emre Caddesi’nin yıllar içerisinde biriken sorunları üzerine kullandı.
Şöyle ki:
 
Eskişehir Yunus Emre Caddesi 03 12 2020

Yunus Emre Caddesi’nde, çok katlı binalara izin verilmesiyle beraber çözümü zor sorunlar yumağı oluşturuldu


‘DOMATES BOZULDU, PATLICAN BOZULDU…’
“Ülkemizdeki sorunlardan bir tanesi de, ulaşım planlarıyla imar planlarının aynı anda yapılmaması. Şimdi burada açık açık konuşalım. Bizler bir bankaya gittiğimiz zaman, o memurun önünde oturmayı meziyet zannediyoruz. Doğru mu? ‘Bak ben bankaya geldim, benim bir nüfuzum var ve ben burada oturarak işlem yaptırıyorum’ diyoruz. Hemen yanı başımızda ayakta bekleyen kişiyi küçümsüyoruz. Menfaatkarız. Örneğin… Yunus Emre Caddesini göz önüne alalım. 30 sene öncesine bakın, orada 3 veya 4 katlı evler vardı. Yunus Emre Caddesi ise 18 metrelik bir genişliğe sahip. 3 katlı eviniz var, müteahhit geldi, çok katlı bina dikeceğini söyledi ve size 4 kat verdi, ‘gerisi benim’ dedi, hemen kabul edersiniz. Ama trafik yükü olarak baktığınızda, benim şeridimi genişletmedi ki bu imar planı. Orada kat sayısı arttı, dolayısıyla insan sayısı arttı, şahsi araç sayısı arttı, toplu taşıma araç sayısı arttı, ancak yol genişliği aynı kaldı. Bu aslında park, eğitim alanı, sosyal donatı alanları için de geçerli; kat yüksekliği verilerek belli yerlerde nüfus arttırılıyor ama gerekli olan unsurlar yerine getirilmiyor. Neyse… İmar planı hazırlanırken ulaşım uzmanı olsaydı, yani bana kalsaydı ben diyecektim ki: Hayır, Yunus Emre Caddesi 3 katta kalması gerekiyor. Çünkü benim caddemin genişliği daha fazla katı kaldırmaz. Zaten bu itirazlar olacağı için ulaştırma uzmanlarını imar planı hazırlanırken almıyorlar. Yani aslında şöyle söyleyelim. Biz bozulduk. İnsanlık olarak bozulduk. Hani trafikte de, insan olarak biz bozulduk. Niye? İnsanlar diyorlar ki: Domates bozuldu, patlıcan bozuldu… Yahu biz bozduk onları da. Ona hormonu veren yine insan. Anlatabildim değil mi? Yunus Emre Caddesi’nde de menfaatimiz için 1+7 katlara izin veren yine bizleriz yani. Biz insanlarız. O nedenle diyorum ki: Biz bozulduk. Suç bizim.”
 
*
 
Murat Karacasu, tarifeli uçak seferleri üzerine de konuştu. Bu noktada Eskişehir’e haksızlık yapıldığını savunan Karacasu, seferlerin başlatılması için Türk Hava Yolları’nı işaret etti.
İşte o ifadeler:
 
SİYASİ PARTİLER VE STK’LAR BASKI YAPMALI
“Eskişehir’in hakkı yendi. Zafer Havalimanı yapılmamalıydı, bu çok büyük bir hataydı. Özellikle yurtdışından gelen hemşerilerimizin terminal kısmında o soğukta beklemelerine ben dayanamıyorum, insanın ağlayası geliyor. Yurtdışındaki vatandaşlarımız bizim velinimetimiz ve de yaz aylarında Eskişehir’e çok büyük gelir bırakıyorlar. Bizim Eskişehir’deki havalimanı için özellikle Fransa, Belçika, Hollanda, Almanya ve hatta Danimarka önemli. Buralara, mutlaka uçak seferleri düzenli olarak düzenlenmesi gerekiyor. Burada siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri Ankara’ya çok büyük baskı yapmalı ve tarifeli uçak seferlerinin başlaması sağlanmalı. Eskişehir’deki havalimanına çok güzel şartlar kazandırılması gerekiyor. Yani uçakların her hava şartında inebileceği teknoloji de kazandırılmalı. Aynı zamanda uygun fiyatlarda Türk Hava Yolları’nın bu işe kesinlikle el atması gerekiyor işin açıkçası.”
 
*
 
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ulaştırma Anabilim Dalı Başkanı ve Ulaştırma Laboratuvar Sorumlusu Prof. Dr. Murat Karacasu’nun Eskişehir trafiği-ulaşımı hakkındaki görüşleri ile bilgilendirmelerini, siz değerli okurlarımıza üç gün boyunca aktardım.
 
*
 
Peki, bu aktarım yeterli mi?
Bütün sorunlar ele alınabildi mi?
Elbette hayır!
Eskişehir’in öyle büyük trafik, ulaşım; bağlantılı olarak imar, istimlak, dönüşüm, iskan sorunları var ki, evlere şenlik!
Belki ilerleyen zamanlarda daha detaylı bir biçimde işlenebilir.
 
*
 
Yazımı sonlandırırken, Profesör Karacasu’nun şu değerlendirmesini bir kez daha paylaşmak istiyorum: İnsanlık bozuldu!
 
*
 
Evrensel problemimiz bu.
Ülke olarak problemimiz bu.
Şehir olarak problemimiz bu.
 
*
 
Daha özele inersek…
Eskişehir’deki sorunların temelinde, bozulan insanlık ve menfi ilişkiler yatıyor!
 
 
Arıman masaustu reklami
1000
icon
Antiyalaka 3 Aralık 2020 19:45

Pazarcilara hicbir başkan bulaşmak istemez Pazarcıları kimse yerinden oynatamaz Başkanlar pazarın yanına gelip en cesaretlisi camdan seyreder.. Ama televizyonlarda stüdyolarda gazetecilere esip gürler....

0 4 Cevap Yaz
nokta 3 Aralık 2020 18:02

çarşamba pazarı namı diğer sosyete pazarıoto garın oraya kapalı duran eski ismar ın olduğu yere kurulsun tüm tranvaylar oto gara gidiyor...

0 2 Cevap Yaz
Eses 3 Aralık 2020 13:54

Şehrimizde gerçekten binalar çok kötü Sivrihisar yunusemre kırım caddesi ve diğerleri yüksek binalar ve eski binalar deprem olursa korkulacak boyutta lütfen bir çözüm sokaklar dar ve güvensiz.Park sorunu var.Çarşamba pazarı açık alana kurulsun.Ne kadar boş alan var.

2 4 Cevap Yaz
Raykentli 3 Aralık 2020 13:18

Çarşamba pazarı için en uygun alan Çamlıca da kurulan cumartesi pazarı kurulan alanın önündeki otopark olarak kullanılan alan olduğunu düşünüyorum hem trafiği aksatmaz hem de geniş alan eminim ki esnaf da halk da rahat bir nefes almış olacaktır

0 3 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat