alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Erkek cinayetinde son duruşma

Bilindiği gibi ülkemizde, 'Kadın cinayetlerine son' diye bir kampanya başlatılmış durumda

11 Haziran 2020 09:29
A
a

Bilindiği gibi ülkemizde, 'Kadın cinayetlerine son' diye bir kampanya başlatılmış durumda. Ülkemizde öyle bir algı oluşturuldu ki sanki erkekler oturmuş, kadınları nasıl ortadan kaldıracaklarını düşünüyor, Şimdi, "Bu kadın milleti" diye başlayan 'Geyik muhabbetleri'nde ben de bulunmuşumdur. Kadınlar da kendi aralarında, "Şu erkekler yok mu..." diye sohbet eder. Biz iki ayaklılar kadın ve erkek olarak birbirimize ihtiyaç duyuyoruz. Ancak  birbirimizi anlamadan terk-i diyar eyliyoruz...

Öte yandan kadınların cinayete kurban gittikleri de ortada. Tabii bu durum ülkemize mahsus değil. Çin'de de kıskanç bir kocanın işlediği cinayet kayıtlara geçmiştir. Madagaskar'da da benzer bir hâdisenin olduğuna kalıbımı basarım. Oysa öyle bir algı oluşturuyoruz ki, sanki Türkiye'de kadınlar sürekli katil ediliyor...

Size bir sır vereyim; Türkiye'de erkek kıskançlığı neticesinde hayatı tehlikede kaç kadın varsa, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde de o kadardır... Şimdi böyle yazılar yazdığım zaman, "Kadın cinayetlerini savunuyor" diyenlerle sürekli karşılaşıyorum. Yapacak bir şey yok; bizim memleketimiz özellikle de gazetecilerin sürekli linç edildiği bir memleket...

Son olarak Eskişehir'de yaşanan bir cinayet dikkatimizi çekmişti. Ancak bu kez cinayeti işleyen bir kadın, maktül ise bir erkekti. Erkeğini kıskanan hastalıklı kadın, ormanlık araziye çekerek partnerinin gırtlağını kesmişti. Eğer bunun tam tersi olsaydı muhtemelen Türkiye ayağa kalkmıştı. Hatta ve yine muhtemelen AK Parti iktidarı suçlu bulunuyordu. Kardeşim eğer ki AK Parti'yi eleştireceğiz, bu konuda elimize su döken az olur. Fakat manyağın biri karısını öldürdü diye de iktidarı eleştirmek vicdansızlık değil midir? Yani rakı şişelerinin dibini görüp ve kafayı çekip, "Bu kadın kesin beni bakkalın çırağıyla aldatıyordur" diye düşünen bir manyaktan dolayı Zihni Çalışkan'a mı suç atalım?..

Biz Eskişehir'deki olaya geri dönelim... Sevgilisi Emrah Öztürk'ü 8 yerinden bıçaklayan Z. A, Jandarma tarafından Antalya'ya kaçarken yakalanmıştı. Z. A. yaptığı savunmada Emrah Öztürk'ün sakat olduğunu, kendisiyle evlenmek için sürekli para gönderdiğini savundu. Z. A ayrıca cinayetten sonra neden memleketi Kars'a değil de Antalya'ya gittiğine ilişkin soruya ise, "Biraz tatil yapıp kafa dağıtacaktım" tarzında cevap vermiş.

Şimdi...

Katilin kadın, maktülün erkek olduğunu unutun. Öldüren kişi erkek, zavallı maktül ise kadın olsun... Şerefsiz katilin, "Kadın zaten engelliydi, akli dengesi de yoktu" dediğini var sayalım. Biz gazeteciler, "Engelli diye sevgilisini öldürdü" diye başlık atar mıydık acaba? "Cinayetten sonra Rus sevgili bulmaya Antalya'ya gitmiş" der miydik? "Kadın cinayetlerine son" diye başlıklar atar mıydık? Biraz da kendimizi sorgulayalım isterseniz...

 

Odunpazarı devam ediyor 

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ES TV ekranlarına konuk oldu. Arif Anbar ve Ali Baş'ın sorularını yanıtlayan Kurt'la ülke ekonomisinden tutun, yerel yatırımlara kadar pek çok konuda konuşuldu. Tabii ülke ekonomisinden konuşulması ayrı bir mesele. 30 yıldır sigara içen, ancak yaklaşık 8 haftadır bırakmayı deneyen bir kardeşiniz olarak, hiç sigaraya bu kadar ihtiyaç duymamıştım. Türk ekonomisinden bahsedildiği zaman insanın aklına tömbeki içmek geliyor. Bilmeyenler için açıklayayım; tömbeki nargilenin hasıdır. İçtiğiniz zaman kulaklarınızdan bile dumanlar çıkar...

İsterseniz damadımız efendimiz hazretlerinin ekonomi açıklamalarını bir köşeye bırakalım ve ciddi işlerden bahsedelim. Kazım Kurt öncelikle yatırım yapmalarının ne kadar zor olduğunu anlattı. "Belki de bu günler iyi günler" diyen Kurt yaklaşık 3 ay sonra ekonomik krizin etkilerini hissetmeye başlayacağımızı ifade etti. Aslında Kazım Kurt 2020 yılını bir borç ödeme yılı olarak açıklamıştı. Ancak aynı uğursuz 2020'de salgınla da karşılaştık. Buna karşın Odunpazarı Belediyesi'nin sosyal yardımlar yapmaya devam ettiğini sevinerek öğrendik. Kazım Kurt'un, "Sağ elin verdiğini, sol el bilmeyecek" anlayışının  devam ettiğini görmek güzel bir şey. Vaziyet programında gördük ki Odunpazarı Belediyesi, yaşanan salgına karşın  görevini devam ettiriyor. Elbette belediyeler görevini sürdürecek, fakat devletin yani belediyelerimizin işinin başında olduğunu görmek de güzel bir şey...

 

 

1000
icon
Kerem bey 11 Haziran 2020 11:41

Lütfen sözlerinizi geri alın, çünkü kadının beyanı esastır.. Erkek cinayeti neymiş, allah allaaaah...

2 0 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat