Enayi?

Arif Anbar yazdı

14 Haziran 2018 09:29
A
a
Politikacıların genel hastalığıdır…
Herhangi bir parti, herhangi bir projeye imza attığında, projeyi yapan partiye muhalif olanlar, hemen söz konusu projeyi karalamaya dönük eylem ve söylem geliştirirler.
 
*
 
Daha net bir ifadeyle belirtmek gerekirse…
Eskişehir’deki CHP’li belediyeler herhangi bir proje yaptıklarında, AK Parti’li temsilciler tarafından teşekkür veya tebrik gelmez. Bırakın teşekkür ve tebrik gelmemesini, üstüne üstlük yapılan proje yerin dibine sokulmaya çalışılır; dedikodular ve mesnetsiz iddialar birbiri ardına gelir.
Bu noktada özellikle Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in yaşadığı birçok örnek vardır.
 
*
 
CHP için de aynını söylemek mümkün…
AK Parti hükümeti tarafından Eskişehir’e herhangi bir proje kazandırıldığında, CHP’nin önde gelenleri hemen harekete geçer, söz konusu projeye dönük karalama kampanyası başlatırlar.
 
*
 
Ancak demokrasi böyle bir şey değildir.
Kendini demokrat olarak iddia edenler önce tahammül etmeyi ve saygı göstermeyi, sonra da teşekkür ve tebrik etmeyi öğrenmelidir.
Yine demokrasiye inandığını öne sürenler ilk olarak, halk için yapılan işleri itibarsızlaştırmak yerine desteklemeyi ve teşvik etmeyi öğrenmelidir.
 
*
 
Öyleyse…
İşi gücü karalama, iftira ve dedikodu olan ancak kendini demokrat olarak iddia eden politikacılar için ne söylenebilir?
Ben onları “Demokrasi çığırtkanları” olarak tanımlıyorum.
Ya da “Tatlı su demokratları” da denebilir.
 
*
 
Buradan nereye geleceğim?
Millet Bahçesi ve Millet Kıraathanesi projelerine…
Adamlar düşünmüş, Türkiye’nin birçok noktasında bulunan ve değerlendirilmesi gereken alanlara Millet Bahçeleri kuracağız, yani o alanlar yeşil alan ve yurttaşlarımızın faydalanacağı sosyal alanlar olacak demiş.
Ne var bunda?
Bunun neresi kötü kardeşim?
Projeyi eleştirebilirsiniz, projenin geliştirilebilmesi için görüşünüzü ortaya koyabilirsiniz.
Ona hiç itirazım olmaz.
Ancak daha bismillah demeden rant, talan, soygun, peşkeş ifadelerini kullanırsanız, işte orada politik bir art niyet aranması gerekir.
 
*
 
Ve dahi…
Yine demişler ki: “Ülke genelinde Millet Kıraathaneleri yapacağız.”
“İnsanlar burada kitap okuyacak, bedava çay içecek” demişler bir de…
Ne olmuş yani?
Bunun neresi kötü Allah aşkına?!
 
*
 
Fakat muhalefet, hemen bir küçümseme derdine düştü.
Hatta “Bu projeyi zaten bizim Eskişehirli belediyeler yapıyor” diyerek aşağılayanlar oldu.
Yapmıyorlar mı?
Evet yapıyorlar.
Tepebaşı Belediyesi’nin Deneyimli Kafe projesi de, Odunpazarı Belediyesi’nin Hamamyolu’nda bulunan köprünün altındaki bazı alanlarda verilen hizmetler de Millet Kıraathanesi projesi ile örtüşüyor.
Gayet güzel.
O zaman, “Lütuf eder gibi, oy için halka bedava çay-kek-çorba verecekler” diyerek söz konusu projeyi aşağılamak yerine şöyle denilmesi daha nazik ve birleştirici olmaz mı?
“AK Parti hükümeti, CHP’li belediyelerin uyguladığı ve başarılı olmuş bir projeyi Türkiye geneline yayıyor. Bu nedenle hükümeti tebrik ediyor ve projeye destek veriyoruz.”
 
*
Ama demezler kardeşim demezler.
Hem yiğidi öldürürler, hem de hakkını yerler!
Dedik ya bunlar “Demokrasi çığırtkanları, tatlı su demokratları” diye.
 
*
 
Son söz:
Sağcısı, solcusu veya orta yolcusu; hiç fark etmez…
Sizin de içinde bulunduğunuz bir ortamda ve ısrarla, “Ben demokratım” diyorsa, hemen orayı terk edin.
Bilin ki etrafta, sömürebileceği birkaç enayi daha arıyordur!
1000
icon
Önce ilke 14 Haziran 2018 13:11

Demokrasi eğitimli toplumların yönetim biçimidir.eğitimi az olan kültür fukarası toplumlar başkasını kötülüyerek yönetim biçim oluştururlar.seçim kampanyaları izlersek bunu görürüz .

0 1 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat