alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Emine Günay'ın dikkatini çekelim

28 Ağustos tarihi Eskişehir için berbat bir gündü. Sabah Arçelik çalışanlarını taşıyan otobüsün şarampole yuvarlandığını öğrendik.

29 Ağustos 2020 09:34
A
a
28 Ağustos tarihi Eskişehir için berbat bir gündü. Sabah Arçelik çalışanlarını taşıyan otobüsün şarampole yuvarlandığını öğrendik. Bu yazı hazırlanırken ölü sayımız 2, yaralı sayımız da 13 idi. Görgü tanıkları araç şoförünün muhtemelen uykusuzluktan kaynaklanan bir anlık dalgınlığıyla kaza yaşandığını, kontrolden çıkıp bariyerlere yuvarlanan araçta iki kişinin cansız bedeline ulaşılmış olmasının bir mucize olduğunu, Allah'ın çok daha büyük bir beladan kurtardığını belirtiyor. Kaza ile birlikte Organize Sanayi Bölgesi'nun ulaşım sorunu da masaya yatırıldı. ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, tramvay, çevre yolu veya banliyo tren hatlarından birinin hayata geçirilmesini talep etti. OSB Başkanı Nadir Küpeli de Kuzey – Güney Çevre yolunun akıbetine dikkat çekti. Eğer ki kaza bir anlık dikkatsizlikten kaynaklandıysa, 8 şeritli çevre yolu yapmanız durumu değiştirmez. Öte yandan her sabah çevre yolunda ciddi sıkışıklıklar olduğu da gerçek. Ayrıca Kuzey – Güney Çevre yolu da Eskişehir'in büyük bir ihtiyacı. Konuyu Sayın Emine Nur Günay'ın dikkatine sunuyoruz. "Neden yalnızca Emine Nur Günay'ın dikkatine sunuyorsun ey Kerem Akyıl?" diyebilirsiniz elbette. Son zamanlarda AK Parti içinde bir tek Sayın Günay'ı çalışırken görüyoruz da ondan. Diğer iki AK Partili vekilimiz tatildeler herhalde. Rahatsız etmeyelim şimdi...

Hükûmeti suçlayamayız
Dedik ya "28 Ağustos tarihi Eskişehir için berbat bir gündü" diye. Daha çevre yolundaki ölümlü trafik kazasının şokunu atlatmadan, bir acı haber de Sivrihisar'dan geldi. 63 yaşındaki H.S. Adlı vatandaş, 47 yaşındaki karısıyla önce münakaşa etti. H.S. Daha sonra 47 yaşındaki karısı A.S'yi 12 yerinden bızaklayarak öldürdü. Zanlı H.S. daha sonra sakin bir şekilde emniyet mensuplarını aradı ve teslim oldu. H:S'nin ilk ifadelerinde karısının sadakatsiz olduğunu ileri sürdüğünü öğrendik. Her ne kabahat olursa olsun cinayet affedilmeyecek en ağır suçtur. Şimdi "Kadın cinayetlerine son!" diye ekseriyeti iyi niyetli olan pek çok paylaşım göreceğiz. Ancak bu paylaşım arasında kötü niyetli olanlar da bulunacak. İşi bir şekilde sevmedikleri AK Parti'ye bağlayıp, "A Ke Pe zihniyeti"nin kadın cinayetlerinin arkasındaki güç olduğunu ileri sürecekler. Elbette bir partiyi beğenmemek ve eleştirmek en doğal vatandaşlık hakkıdır. Bu satırların yazarının da AK Parti'yi eleştirdiği çok olmuştur. Ancak vicdansızlık etmemek lazım. Kadına yönelik şiddet karşısında alınan önlemlerin artırılması gerektiğini ileri sürebilirsiniz. Bu konuda hükûmeti sıkıştırmak da gerekebilir. Fakat karısını 12 kere bıçaklayıp ve ellerinden kan damlarken sigarası yakıp, jandarmayı sanki "Evin damına kedi çıktı" dermişçesine sakin bir şekilde haberdar eden bir manyaktan dolayı da Hükûmeti suçlayamayız.
1000
icon
Olur mu ? 29 Ağustos 2020 10:33

Aaaaaa olur mu canım? Hükümeti eleştirmek ve sorumlu tutmak, suçlamak ne haddimize bizim? Kadına şiddetin sorumlusu da almanyadır bence, hatta kadın cinayetlerini görmezden gelen partide alman yeşiller partisi olabilir. Sütte leke var, bizim hükümette leke yok ! Tamam mı ? Duymayım bir daha ha !

7 7 Cevap Yaz
Unutmayın 29 Ağustos 2020 10:25

Sağlam ve köklü bir adalet anlayışını benimseyen, bağımsız olan, güçlü yasalar ile bunu destekleyen, tarafsız olan, jet hızında yargılayan, en yoksul gariban insan ile en zengin siyasetçiyi bile karşısında eşit kılacak, çifte standardı olmayan ve herkese yüzde yüz güven veren bir adalet sistemimiz olsaydı. Bugün kadın cinayetleri, hakkı yenen işçileri, toplumsal ve sınıfsal ayrımcılığı, yapılmayan çevreyollarını, yağma ve talanları, haksızlıkları ve hukuksuzlukları konuşuyor olmazdık. Bilakis zaten bugün saydıklarımın hepsi bağımsız ve güçlü yargılama sisteminin olmaması ve asla meclisten geçirilmeyen yasaların bir eseridir...

4 6 Cevap Yaz
Haklısın 29 Ağustos 2020 10:10

Kerembey haklısınız, olayı direkt hükümete bağlamak olmaz. Fakaaatt... Adında adalet olan bir partinin yıllardır hükümet olması, yıllardır adalet vaat ederek iktidar olması ve buna rağmen toplumsal sorunların artması, üzerine bir çözüm üretilememesi sizce doğru birşey mi ? Toplum şuan derin bir ahlaki çöküş, git gide artan kutuplaşma, tahammülsüzlük, cehalet ve bağnazlık, cinnet hali içerisinde. Mesela 35 ayrı suç kaydı olan birisi tekrar tekrar affedilebilir mi ? Bu kişi onca suç kaydına rağmen nasıl serbest bırakılır ? Veya eski kocam beni öldürecek diyen rahmetli Ayşe Tuğba Arslan vardı. Tam tamına 25 kez suç duyurusunda bulundu devletin savcılığına, lütfen beni koruyun ölmek istemiyorum diye. Peki ya sonuç ? Çok korkunçtu çok... Bunun gibi nice haksızlık, hukuksuzluklar ve adaletsizliklerle uğraşan toplumumuz. Siyasiler ve hükümet hariç kimden hesap soracaklar ? Kilimcinin köroğlundan mı ? Umarım yayınlarsınız...

2 6 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat