alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Daha 40 fırın ekmek lazım

Merkez Bankasının politika faizlerini 475 baz puan artırması, piyasalarca sevinçle karşılandı.

21 Kasım 2020 09:16
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk
Merkez Bankasının politika faizlerini 475 baz puan artırması, piyasalarca sevinçle karşılandı. Ne yalan söyleyeyim, ben "250 baz puan civarında bir artış olur, hükûmet 'Ne şiş yansın ne kebap' der, ekonomi daha da kötüye gider" diye düşünüyordum. Yanıldığıma çok sevindim elbette. Ve yine elbette bir şerçeyle bahar gelmiyor. Ekonominin düzelmesi için Türkiye'nin en az 5 sene boyunca kemer sıkması gerekiyor. Ayrıca borçların ödenmesi ve 3 Y'nin, yani Yoksulluk, Yasaklar ve Yolsuzluk meselesinin düzelmesi gerekiyor. O yüzden bir anda her şeyin düzeleceğini zannetmemek, öte yandan atılan doğru adımı da takdir etkem lazım. Daha düne kadar, "Faiz çok kötü bir şey. Bunu dış güçler istiyor; CeHaPe – İP ittifakı istiyor" diyenlerin şimdi "Efendimiz hazretleri ne karar alıyorsa doğrudur. Faizlerin artmasını biz istedik CeHaPe – İP ittifakı istemedi" diye kıvırmalarını ciddiye almamak lazım. Yakında aynı kişilerin yeni açılım sürecini desteklediğini görürsek şaşırmamak lazım. Yatırımları işadamları yapar. Ben atılım yapmak isteyen bir işadamı olsam ve mesela Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ne yatırım yapacak olsam, Kongo'lu bir çete reisinin aynı ülkenin Ana Muhalefet liderine küfürler ve tehditlerde bulunduğunu duysam, o ülkeye yatırım filan yapmam. "Bilmediğim memlekete gidiyorum. Burada muhalefeti kazığa oturtmaktan bahsediyorlar. Bana kimbilir ne yaparlar?" diye düşünürüm. Yine Başkent Kinşasa'daki muhalefetin kazandığı belediye seçimlerinin, "Hiçbir şey olmasa da bir şeyler oldu" gerekçesiyle iptal edildiğini öğrensem, o ülkeden koşarak kaçarım. Dahası o ülkenin yerli sermayesi de kaçar. Özetlemek gerekirse Türkiye Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi değil, mesela bir İspanya gibi olmaya heves etmeli. Merkez Bankası'nın politika faizlerini, tam da piyasaların beklediği oranda artırmasını bir somun ekmek yemeğe benzetebiliriz. Çok şükür karnımız doydu, ancak daha kırk fırın ekmek yememiz gerekiyor.

Ahlak fıtratlarında yok
Artan virüs vakaları toplu taşımada HES kodunun zorunlu olmasına neden oldu. Ancak dolmuşlarda – maalesef – bu kodu uygulayamıyoruz. Keşke vaktiyle belediye otobüslerinde olduğu gibi dijital bir altyapıyı dolmuşlara ve hatta taksilere de taksaydık. Vaktiyle bunu söyleyen Yılmaz Büyükerşen'e avazı çıktığı kadar bağıranları hatırladıkça utancımdan yüzüm kızarıyor. Tabii aynı kişilerin şimdi çıkıp da Büyükerşen'en özür dilemeyeceklerinin hepimiz farkındayız. Gerekirse özür dilemek ve ahlaklı olmak, bazı kişilerin fıtratında yok. Hatta "Büyükerşen yüzünden toplu taşımanın tamamında HES kodu uygulanmıyor" diye yalanlar söylemediklerine şükretmek lazım... Her neyse... HES kodu alımına ilişkin sürenin uzatıldığını hatırlatalım. Vatandaşlarımızın özellikle HES kodunun geçerli olduğu taşıma araçlarını tercih edeceklerini zannediyoruz. Ancak bu önlemler de tam olarak işe yaramaz. Mecbur kalmadıkça dışarı çıkmamak lazım.

Grip aşımız yok
Dünyanın kıskandığı memleketimiz, maalesef basit bir grip aşısını bile üretemiyor. Siz "Ucuzdur" diyerek dışarıdan aşı satın alırsanız, ciddi bir krizde işte böyle apışıp kalırsınız. Aynı şeyler stratejik tarım ürünlerinde de geçerli. Maalesef memleketimizde yeterli grip aşısı yok. Mevcut aşılar da Fransa'dan dilenerek aldıklarımız. Özellikle yaşlılara aşı bulunmaması büyük bir beceriksizliğin neticesi. Bunların arasında maalesef 77 yaşındaki annem de bulunuyor. Sadece benim mi? Hepimizin yaşlı yakınları ağır bir tehlikeyle karşı karşıya. Korona virüs ve gribin birleşmesi durumunda hastalığın çok daha ölümcül olduğunu ifade eden uzmanları dinlemek lazım.
Arıman masaustu reklami
1000
icon
millet 22 Kasım 2020 13:06

işine gelen i yayınlamak olmaz. yazılanlara karşı tepki yazıları yayınlamıyorsun. küfür yok hakaret yok. sadece eleştiri var. işte bu zihniyet ne kadar kafa yapısı bozuk insanlar olduğunu gösteriyor. şimdi bunu yayınlarsın değil mi. kendince her şeyi yayınlıyorsun algısını yaratmak için. AMA YAYINLAMIYORSUN. yazıklar olsun bir daha bu sayfalar okunmayacak

1 6 Cevap Yaz
Yılmaz özülkü 21 Kasım 2020 21:30

Kerem bey sırf muhalefete destek olmak amacıyla Türkiyeyi Kongo ile kıyaslamanızı esefle karşılayıp şiddetle kınıyorum . Ülkede çalışma hayatında sabrı , itaatı , disiplini bir adalet , demokrasi sorunuymuş gibi sunup toplumu güdüleyenlerin değirmenine su taşıyanlar bir gün çalışma hayatında çarklar işlemediğinde bu vebalin altında kalacaklardır.

4 5 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat