Claudio Andrés del Tránsito MALDONADO Rivera!

Arif Anbar yazdı

12 Şubat 2018 09:30
A
a
Eskişehir’de kurulması planlanan kömürlü termik santrale ilişkin dün bir deklarasyon yayınlandı.
Deklarasyona öncülük yapan çatı örgüt ise Demokrasi İçin Dayanışma Platformu idi.
Deklarasyonu kısaca özetlemek gerekirse…
İnsana, doğaya, toprağa, tarıma, suya, havaya, lületaşına ve turizme zarar vereceği gerekçesiyle termik santralin kesinlikle kurulmaması gerektiği deklarasyonun özeti denebilir.
 
*
 
Söz konusu deklarasyonda 122 imza var.
Sivil toplum kuruluşları, sendikalar, meslek odaları, vakıflar, baro ve siyasi partilerin verdiği 122 imza.
Çoğu zaman bir araya gelmeyecek oldukça fazla örgütün, aynı amaç doğrultusunda bir araya gelmesini fazlasıyla değerli buluyorum ve söz konusu çalışmayı yapanların ellerine sağlık diyorum.
 
*
 
Yalnız deklarasyona imza atanları incelediğimde, ilginç bir şey dikkatimi çekti.
Dikkatimi çeken unsur partilerle ilgili.
Dilerseniz önce, deklarasyona hangi partilerin imza attığını bir okuyalım:
Saadet Partisi İl Başkanlığı, İYİ Parti İl Başkanlığı, DSP İl Başkanlığı, Liberal Demokrat Parti İl Başkanlığı, ÖDP İl Başkanlığı, HDP İl Başkanlığı, Emek Partisi İl Başkanlığı, Vatan Partisi İl Başkanlığı vs…
Yukarıda okuduğunuz partilerin bazı ilçe başkanlıklarının da imza attığını ifade etmek istiyorum.
Yine Eskişehir’de temsilcilikleri olan bazı partilerin de imzalarının bulunduğunu söyleyelim.
 
*
Fark ettiniz mi bilmiyorum…
Yukarıda okuduğunuz partiler arasında iki büyük parti yok.
Bu partiler aynı zamanda parlamentoda temsiliyeti bulunan iki büyük parti.
AKP ve CHP!
Bu iki partinin il başkanlıkları tarafından, yukarıda özetlemeye çalıştığım deklarasyona imza atılmadı.
 
*
 
AKP’yi anlıyorum.
Çünkü kurumsal görüşleri, termik santralin kurulması yönünde.
AKP’liler, kişisel olarak istemese bile kurumsal olarak söz konusu santrali desteklemek zorundalar.
 
*
 
Peki ya CHP İl Başkanlığı?
Bakın…
Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Han Belediye Başkanı Erdal Şanlı; CHP’nin üç milletvekili Gaye Usluer, Utku Çakırözer, Cemal Okan Yüksel; yine CHP’nin Tepebaşı İlçe Başkanı Atilay Dalgıç, Alpu İlçe Başkanı Özgür Sarı söz konusu deklarasyona imza atarken, CHP’nin Eskişehir’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun temsilcisi olan İl Başkanı Sinan Özkar ve Odunpazarı İlçe Başkanı Akın Sallarel “termik santrale hayır” diyerek imza atmıyor.
Yani partisinin kurumsal duruşuna karşı bir tavır ortaya koyuyor.
Olacak şey değil!
Ancak herhangi bir konunun içerisinde Sinan Özkar varsa, olması imkansız olan olumsuz her şey olabilir!
 
*
 
Tabi iş bu kadarla kalsa iyi.
Özkar rahat durmuyor ve deklarasyonun çatı örgütü olan Demokrasi için Dayanışma Platformu temsilcilerini arayarak basıyor fırçayı!
Diyor ki, “Kardeşim benim imzam niye yok? Bizi yok sayamazsınız. Biz büyük bir partiyiz. Beni nasıl eklemezsiniz.”
 
*
 
Be kardeşim CHP büyük bir parti de…
Bir kere bu deklarasyon yayınlanmadan 15 gün önce deklarasyona ilişkin toplantı yapıldı.
Özkar da çağırıldı ama gelmedi.
Yerine il yöneticisini gönderdi.
Yani haberi oldu.
Bunun üstüne, basın yayın organlarına söz konusu çalışma servis edilip kamuoyuna duyuruldu.
Dahası, telefonla Özkar’ın şahsı arandı, sonrasında parti arandı ve tekrar bilgi verildi.
15 gün içerisinde imza atanlar listesi partiye sık aralıklarla gönderildi, “imzanız bekleniyor” denildi, parti sekreterine bilgi verildi.
Yetmedi, Özkar’dan hiçbir cevap gelmeyince, Özkar’ın kişisel WhatsApp numarasına bir daha mesaj atıldı.
Ancak bütün bu uğraşlara rağmen Sinan Özkar, söz konusu çatı örgütü kale bile almayarak, küçümseyerek; üstüne kendini de kaf dağında görerek, platform temsilcilerini arama zahmetinde dahi bulunmadı.
Sonra bir de üste çıkarak, “Kardeşim benim imzam niye yok, bizi yok sayamazsınız” diyerek hem mızmızlanıyor hem de örgüt temsilcilerine fırça atıyor.
Ayıp be kardeşim!
*
 
Hadi Özkar’a alışığız da…
Akın Sallarel’e ne demeli?
Kazım Kurt’un eli kalem tutarken, Akın Sallarel’in eli armut mu topluyordu da imza atamadı?
Neyse…
 
*
 
Tabi Özkar’ın imza atmamasının, çatı örgütü yok saymasının nedeni olarak şu iddia ortalarda dolaşıyor.
Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, söz konusu deklarasyona, deklarasyonun yayınlanacağı günün son gecesinde imza atıyor.
Özkar ise bu gelişmeden haberdar olmuyor.
Haliyle, “Hoca imza atmazsa ben de atmam” triplerine giriyor.
Büyükerşen son anda imza atınca da, çataldan yağ gibi bir gol yiyor!
 
*
Anlayacağınız Sinan Özkar hiç değişmemiş.
Hani derler ya, “İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur” diye…
Özkar da böyle işte.
Ve maalesef CHP gibi bir partinin il başkanlığını yapıyor.
 
*
 
Bütün bunları anlatırken Fenerbahçeli Maldonado geldi aklıma.
Tam adı: Claudio Andrés del Tránsito Maldonado Rivera.
2007’de Fenerbahçe’ye büyük umutlarla transfer edilmişti.
HATTA REFERANSI FENERBAHÇE’NİN EFSANE OYUNCUSU ALEX’Tİ.
Ancak gelin görün ki top oynadığı iki sezonda bekleneni veremedi.
Maldonado, Maldonado’luğunu belli etti; hem kendini hem Fenerbahçe’yi rezil etti.
Dahası, takımdaki birlik ve bütünlük anlayışını bozdu.
Maldonado’nun oynadığı iki sezonda, Fenerbahçe bir türlü şampiyon olamadı.
2007-2008 sezonunun şampiyonu Galatasaray olurken, 2008-2009 sezonunun şampiyonu Beşiktaş olarak belirdi.
Sonuçta ne oldu?
Maldonado’ya tenekeyi bağlayıp gönderdiler.
Bununla birlikte Fenerbahçe, kendini iki yılda zor toparlayabildi ve 2010-2011 sezonunda şampiyon oldu.

Claudio Andrés del Tránsito MALDONADO Rivera!

*
 
Hadi neyse…
Burada bitiriyorum!
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat