alexa

Çakırözer 'Beka Sorunu'na değindi

Yeni yargı reformu nasıl olacak? Eski sistemin neresi kötü? Yeni sistem bu sorunları nasıl çözecek? İktidar Partisinin Genel Başkanı yüksek yargı mensuplarını atamaya devam edecek mi? Bu soruların hiçbirisine cevap yok...

17 Ekim 2019 08:34
A
a
CHP Milletvekili Utku Çakırözer TBMM'de yaptığı bir konuşmada, yargı reformunu kıyasıya eleştirdi. Ünlü Çinli düşünür Sunt Tzu, "Belirsiz bir barış teklifi, tuzak habercisidir" demiş. Eğer ortada muallakta kalan bir öneri varsa, bilin ki tuzakla karşı karşıyasınız.
Hükumetimiz de – Tıpkı bir zamanlar çözüm sürecinde yaptığı gibi – belirsiz bir süreci başlattı. Yeni yargı reformu nasıl olacak? Eski sistemin neresi kötü? Yeni sistem bu sorunları nasıl çözecek? İktidar Partisinin Genel Başkanı yüksek yargı mensuplarını atamaya devam edecek mi? Bu soruların hiçbirisine cevap yok...
Ortada sadece belirsiz görüş ve temenniler var. 17 senelik AK Parti iktidarında yapılan reformlara da değinen Utku Çakırözer, yapılan her reformdan sonra – İstisnasız – memleketin daha kötüye gittiğini örnekleriyle açıklamış. Meslektaşımız olan Çakırözer ayrıca Türkiye'nin basın ve ifade özgürlükleri konusunda da sürekli gerilediğini belirtmiş.
Türkiye'de bir zihniyet sorunu olduğuna da dikkat çeken Çakırözer, "Adaletsizliğin gerekçesi, bağımsız ve tarafsız kalması gereken yargının, tek adam yönetiminin siyasi baskısı altında kalmasıdır" ifadelerinde bulunmuş. Utku Çakırözer'e çok kişinin katıldığını tahmin ediyorum. Sanırız adaletsizlik ülkemizde ciddi bir 'Beka Sorunu'na dönüşüyor...

Arapça tabelalar indiriliyor

Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, işyeri tabelaları ve ilanların sadece Türk harfleriyle yapılacağını karara bağladı. Nicedir kentimizde arapça tabela kirliliği bulunuyordu. Elbette ülkemize gelen Araplara karşı bir düşmanlık beslemek kabul edilebir bir şey değil. Türk'e yakışan misafirlerine kötü davranmamaktır. Ancak misafirliğin de tadının kaçmaması gerekiyor. Esnafın bir kısmının arapça tabelalar asması, bu işin tadının kaçmaya başladığının bir işaretiydi. Büyükşehir Belediyesi yetkililerini bu geç kalan uygulamayı hayata geçirdikleri için tebrik ederiz. Sanırım belediyemizin aldığı bu karar, pek çok kişiyi sevindirmiştir.

Neden polisimiz ölüyor?

Afyon Terörle Mücadele Şube Müdürü Arif Alparslan, Eskişehir kırsalında park edilmiş haldeki aracında ölü olarak bulundu. Emniyet yetkililerinin meslektaşlarının ölümü hakkında titizlikle bir çalışma yürüteceklerinden şüphemiz yok. Genç ve başarılı polisimiz Arif Alparslan'ın geride bıraktığı eşi ve iki çocuğuna sabır dileriz. Polislerimizin ağır bir baskı altında olduklarını söylüyoruz. Bir yandan suçlularla uğraşan polislerimiz, bir yandan da siyasal ve toplumsal baskılarla mücadele etmek zorunda. Bir zamanlar öncelikle personel dairesine sızan FETÖ'cülerin de emniyet teşkilatına verdiği zararlar ortada. Daha sonra tasması Amerika'nın elinde bulunan tarikatçiler, istihbarat dairesine ve diğer dairelere sızarak teşkilatı bir virüs gibi sarmışlardı. Şimdi bu pislikler teşkilat içinde temizlendi ve temizlenmekte. Tabii bu arada pek çok polisimiz, kendilerine atılan iğrenç iftiralarla da uğraşıyor. Aynı polislerimiz üç kuruşluk maaşla canını tehlikeye atmaktan da çekinmiyor. Özetlemek gerekirse polislerimiz FETÖ'cüler tarafından iftiralara maruz kalıyor. Tepesine 15 Temmuz'da yine FETÖ'cüler tarafından bombalar yağıyor. Daha sonra politikacılar türlü baskılar yapıyor. Bu arada günlük yaşamlarında itin – uğursuzun peşinde koşturuyorlar. Ay sonunu getirmek için de matematik uzmanı olmaları gerekiyor. Sonra da birileri çıkıp, "Gencecik bir polisimiz, özel aracında ölü olarak bulunmuş. Acaba neden?" diye soruyor.

Eskişehir'e müfettiş geldi

Büyükşehir Tiyatroları tarafından sahnelenen 'Müfettiş' adlı oyun ile seyircileri ilk gösterimde buluştu. 19'uncu yüzyılda yaşayan Rus edebiyatçı Gogol'un kaleme aldığı Müfettiş'te küçük bir kasabada dönen rüşvet çarkları konu ediliyor. Hani Fuzulî Şikâyetnâmesi'nde "Selam verdim, rüşvet değildir deyu almadılar" der ya, işte bu Rus kasabası da böyle bir yer. Tabii konu 21'inci yüzyılda yaşayan biz Türkler için hiç de yabancı değil. Hatta bir ara oyunu izlerken, "Acaba Gogol 21'inci yüzyılda Türkiye'de yaşasaydı ne yapardı?" diye düşünmeden edemedim. Muhtemelen adamcağız ne yazacağını şaşırır; 'Bir delinin hatıra defterini' bile yazamadan tımarhâneye kapatılırdı... Büyükşehir Tiyatrolarının 'Müfettiş' oyununu kaçırmamanızı tavsiye ederim. Hem, "Bu Ruslar da rüşvet sorunu olduklarını düşünüyor" diye gülersiniz, hem de tiyatrocularımızın üstün performansını kaçırmazsınız.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat