alexa

Büyükşehir ve Türkiye'nin gerçekleri

Ancak bütün ülkede tasarruf politikaları uygulanırken Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'ni de "Daha çok harcayın" demek Türkiye'nin gerçekleriyle bağdaşmaz..

21 Kasım 2019 08:10
A
a
Büyükşehir Belediyesi'nin 2020 yılı bütçesi, oy çokluğu ile kabul edildi. Meclis toplantısına damga vuran tartışma ise AK Partili Orhan Durmuş ile CHP'li İbrahim Arslan arasında yaşandı. AK Partili Durmuş Büyükşehir Belediyesi'nin belirlediği yatırım bütçesinin yetersiz olduğunu savunarak, "Biz birkaç yıl daha maketlere bakacağımızı, yol yapımının devam etmeyeceğini görüyoruz. Bu nedenle bütçe tasarısına ret oyu veriyoruz" ifadelerinde bulundu.
İbrahim Arslan ise ülkenin içinde bulunduğu duruma işaret ederek, Büyükşehir bütçesinin yüzde 32'sinin yeni yatırımlara ayrıldığını, bunun da aslında iddialı bir rakam olduğunu savundu. Büyükşehir Belediyesi'nin 2020 yılında yatırımlara ayırdığı yüzde 32'lik bütçeyle neler yapabileceğini hep beraber göreceğiz. Ancak bütün Türkiye'de ciddi bir ekonomik sıkıntı olduğunu da unutmamak lazım. Üstelik ülkemizde tuhaf bir para piyasaları politikası uygulandığını da unutmayalım. Çağdaş kapitalist rejimlerin temelini oluşturan kambiyo rejiminin çoktan ruhuna Fatiha okuduk. Döviz fiyatlarını belirleyen, faiz oranlarını emreden bir hükumetle ekonomimizin kaç ay daha devam edeceğini de hep beraber göreceğiz. Yani ayağımızı yorganına göre uzatmaktan başka şansımız yok. Kimse kusura bakmasın ama hiç de yatırım yapacak ruh hâlinde değiliz ülke olarak...
Özetlemek gerekirse parasızlıktan 5 senedir bitirilemeyen yüzme havuzunu hatırlayabilirsiniz. Yine parasızlıktan yapılmayan yollarda her yıl kaç vatandaşımızın hayatını kaybettiğini düşünebilirsiniz. Ülkemizin parasızlıktan ordusuna bile bakmakta zorlandığını, yarısını terhis ettiğini, parayla askerlik tezkeresi dağıttığını görebilirsiniz. Yolda sigara içenlere ceza kesilerek bütçenin denkleştirildiğini düşünebilirsiniz. 900 bin emeklinin 1.000 liranın altında maaşla geçinmeye çalıştığını hatırlayabilirsiniz. Yine Cumhuriyet tarihinin en büyük borç oranının, en yüksek işsizliğinin yaşandığını hatırlayabilirsiniz.
Merkez Bankası'nın ihtiyat akçesinin 'Hacılandığı'nı anımsayabilirsiniz. Hemen hergün bir işadamının işçisinin maaşını veremediği için pencereden atladığını görebilirsiniz. Veyahut elinizi vicdanınızdan kaldırarak "Bütçe yetersiz kardeşim" diyerek işin içinden çıkabilirsiniz. Ancak bütün ülkede tasarruf politikaları uygulanırken Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'ni de "Daha çok harcayın" demek Türkiye'nin gerçekleriyle bağdaşmaz..

Eskişehir için felaket senaryosu

Eskişehirsporlu futbolcuların geçen sezon doğru dürüst para almadıklarını hepimiz biliyoruz. Buna karşılık futbolcularımız 2018 – 19 sezonunda olağanüstü bir performans sergilemiş ve takımın kümede kalmasını sağlamışlardı.
Aynı futbolcuların bu sene de büyük işler başardıklarını görüyoruz. Ancak bu sene de paralarını alamıyorlar. Üstelik geçen seneki alacakları da ödenmedi. Bu koşullar altında profesyonel futbolcuların daha ne kadar direneceğini zannediyorsunuz?
Nitekim şimdiden futbolcuların devre arasına kadar alacaklarının ödenmemesi durumunda kulüpten ayrılacakları konuşuluyor. Üstelik futbolcularımız ellerini kollarını sallayarak ve kulübe 5 kuruşluk bonservis geliri getirmeden gidecekler. Tabii leşten et kapmaya çalışan akbabalar da kulübün üzerinde dönüp duruyor. Eskişehirspor ölsün de futbolcularını bedavaya kadromuza katalım diye hayaller kuruyorlar. İşin özeti şimdiye kadar görmediğimiz ciddiyette bir sorunla karşı karşıyayız. Güçlü bir yönetim gelmezse, bu devrenin sonunda çok önemli ve kötü glişmelerle karşı karşıya kalabiliriz.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat