alexa

Boşuna “Vali Çakacak çözer” demedim!

Geçtiğimiz Pazartesi günü “bu sorunu çözse çözse Vali Çakacak çözer” başlıklı bir yazı kaleme almıştım...

9 Ekim 2019 08:05
A
a
Geçtiğimiz Pazartesi günü “bu sorunu çözse çözse Vali Çakacak çözer” başlıklı bir yazı kaleme almıştım.
Yazının özeti şuydu: Elif-Selçuk Demir çifti, otizmli çocukları Emir Alp’i okutabilmek için ne anaokulu ne de devlet okulu bulabiliyor. Çünkü hiçbir anaokulu ve devlet okulu, otizmli olduğu için Emir Alp’i kabul etmiyor.
 
*
 
Ve başta da dediğim gibi Sayın Valimiz Özdemir Çakacak konuya el koyarak sorunu çözdü!
Artık Emir Alp de diğer yaşıtları gibi okula gidebilecek.
Konuya ilişkin telefonla görüştüğüm Vali Çakacak, sorunun çözümüne ilişkin şu ifadeleri kullandı:
 
AMACIMIZ TOPLUMA KAZANDIRMAK
“Konuya ilişkin yazınızı okuyunca, hemen arkadaşlarıma sorunun araştırılması için talimat verdim. Araştırmalarımız neticesinde, Emir’in geçen yıl özel bir anaokuluna gittiğini, bu yıl ise bazı gerekçeler nedeniyle o okula gidemediğini öğrendim. Bununla beraber aile, 30 Eylül’de Tepebaşı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne müracaat etmiş. 2 Ekim’de de Cemalettin Gökay Anaokuluna kabul edilmesine ilişkin karar alınmış. Yani kayıt aşamasında herhangi bir sorun görünmüyor. Sonrasında… Çocuğumuzun özel durumu olduğu için, ihtiyaçlarını karşılayacağı bir gölge öğretmeni var haliyle. Gölge öğretmenden kaynaklanan bir sorun yaşanmış; gölge öğretmenin ders işleyişine müdahale etmesi, diğer öğretmenlerle problem yaşaması gibi. Ama biz, bu sorunu da çözdük. Milli Eğitim Müdürlüğümüzdeki özel eğitim uzmanlarımız, gölge öğretmeni oryantasyona alacaklar. Kısacası, Emir’in eğitim almasına ilişkin problem sona erdi. Tabii ki sona ermesi gerekir, çünkü biz insanlarımızın sorunlarını çözmek için varız, hizmet için varız. Amaç ailelerimizi rahat ettirmek, özel çocuklarımızı da topluma kazandırmak.”
 
*
 
Vali Çakacak’ın sorunun çözümüne ilişkin ifadelerini okudunuz.
Kendisine, soruna ilişkin alakası nedeniyle teşekkür ediyorum.
 
*
 
Şimdi de, yine dün görüştüğüm Emir Alp’in babası Selçuk Demir’in ifadelerini okuyalım:
 
İKİ PERSONEL ALINACAK
“Milli Eğitim Müdürlüğüne davet edildim. Orada Özel Eğitim Şube Müdürü Servet Bey’le görüştük. Sağ olsunlar sorunumuzu çözdüler. Cemalettin Gökay Anaokulu’na Emir’imiz kabul edildi. Hatta özel çocuklarla ilgilenmeleri üzere iki tane personel alacaklarını, kaynaştırma öğrencisi olan sınıflarda görevlendirileceklerini söylediler. Ben de haftada üç gün, yarım gün görev yapacak bir gölge öğretmen temin ettim.
 
KİMSEYE MAĞDURİYET YAŞATILMAMALI
Bizim bu hak arayışımızı gören ve sorun yaşayan bazı ailelerin de problemi çözüldü. Bu durum sevindirici. Çünkü bu çocuklar topluma kazandırılmalı. İnşallah tüm ülkede özel çocuklarımız için etkili bir sistem kurulur da, yaşanan mağduriyetler çözülür. Ben buradan sorunumuzu çözen başta Valimiz Özdemir Çakacak olmak üzere, İl Milli Eğitim Müdürümüz Hakan Cırıt’a, İl Milli Eğitim Müdürlüğündeki yöneticilerimizden Servet Bey’e, Cemalettin Gökay Anaokulu Müdürü ve sınıf öğretmenimize çok teşekkür ediyorum.”
 
*
 
Evet, Emir Alp’in sorunu, Vali Özdemir Çakacak tarafından çözüldü.
Çözüldü çözülmesine de, ya diğer özel çocuklar, onlar ne olacak?
Meçhul!
Aslında bu sorun da, kevgire çevrilen eğitim sistemimizle alakalı.
Bağımsız bir eğitim modeli oluşturduğumuzda, biliyorum ki özel çocuklarımızın eğitim sorunları da çözülecek.
Bunu yapabilir miyiz?
Niye yapamayalım?
Anadolu coğrafyası nice baba yiğitler çıkardı bağrından.
Biri gelir, masaya yumruğunu vurur, insan onurunu öne çıkaran bağımsız bir yönetim anlayışıyla Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetir.
O zaman da sadece eğitim değil, sorunlu olan tüm işlerimiz düzelir.
 
 

Kazım Kurt: Hiç kimse utanmadı!

 
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un en çok konuşulan seçim vaatlerinden bir tanesi neydi?
100 kreş projesi!
 
*
 
Türkiye’nin mevcut ekonomik koşullarında 100 kreş yapılabilir mi, bilemiyorum.
Ancak belediyenin, söz konusu projenin üzerine ciddiyetle düştüğünü biliyorum.
 
*
 
Ve şunu da biliyorum!
Kurtuluş Mahallesi’ne 60 kişilik bir kreş yapıldı bile, yakında açılır.
Bunun yanı sıra Yıldıztepe, Gültepe ve Orhangazi mahallelerine yapılan oyuncak kreşleri neredeyse bitti, kısa süre içerisinde o kreşlerde açılacak.
Yani belediye altı ayda dört kreş yaptı bile!
 
*
 
Bu noktada Odunpazarı Belediye Başkanı Kazı Kurt’un, AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Ali Acar’a bir serzenişi var.
Nedir o serzeniş?
Hatırlayın…
Başkan Acar, 100 kreşin bütçe planlaması konusunda soru sormuştu.
Kazım Kurt ise bu soru üzerine Acar’a çağrı yaptı: “Fabrikalara git, belli oranda kadın işçi çalıştıran fabrikalar kreş açmak zorunda, açmışlar mı bir denetle. Niye denetlemiyorsun? İŞKUR’a git, bunları denetle. Her ay denetle.”
 
*
 
Başkan Kurt’un bir serzenişi daha var.
Şöyle ki…
Kurt, kreş konusunda hiç kimseden destek alamadıklarını söyledi.
Özellikle Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş’ın kreş projesini destekleyeceğini ifade ettiğini, ancak daha sonra vazgeçtiğini vurguladı. (ESO’nun destek vereceğine dair duyuru bile yapılmıştı.)
 
*
 
 Şimdi Kazım Kurt’un, kreş projesine ilişkin kullandığı ifadeleri okuyalım:
 
ORTAK İŞ ÜRETME KÜLTÜRÜ YOK
 “Bütün Eskişehir duysun. Ben, bu kreş işini neredeyse bir yıla yakın süredir anlatıyorum. Hiçbir firmadan, hiçbir kurumdan ‘evet çok doğru söylüyorsun’ diye bir şey duymadım. Utanmadı hiç kimse. Ve Sanayi Odasıyla birkaç görüşmemiz oldu, çok doğru bir iş olduğunu, bunu destekleyeceklerini söylediler. Maalesef oradan da bir destek gelmedi. Ama ne olursa olsun ben bu kreşleri yapacağım. Yani biz bu kreşleri açarız, hiç kimseden de destek istemiyorum. Çünkü Eskişehir’de böyle bir ortak iş üretme kültürü maalesef yok.”
 
*
 
Kazım Kurt’un kreş projesine ilişkin ifadelerini okudunuz.
Haksız olduğu söylenemez.
Bu anlamda ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş’ın, kreş projesine destek konusunda söz verip sonra vazgeçmesi takıldı aklıma.
Niye vazgeçti acaba?
Arkasında kaya gibi duran birisi nedeniyle olabilir mi?
Ya da Kazım Kurt’u 2024 seçimlerinde rakip olarak mı görüyor?
Para harcamak istemiyor da olabilir.
Hiçbiri değilse, keyfidir…
 
*
 
Ama bence Kesikbaş bu işi tekrar gözden geçirmeli, kreş projesine destek sözünü yerine getirmeli.
Zira gözü politikadaysa, halk, sözünü tutan politikacı ister!
 
 

 

Vali Tuna’dan Büyükerşen’e cevap!

 
Hatırlarsınız…
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan parti ayrımı gözetmeksizin tüm Büyükşehir Belediye Başkanlarını Cumhurbaşkanlığı Külliyesine davet etmişti.
Haliyle Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen de o toplantıya katılmış, belediyeciliğe ilişkin görüşlerini aktarmış ve birtakım sorunların çözümü hususunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dosya sunmuştu.
 
*
 
O dosyanın detaylarını, MIH sütunlarında siz değerli okurlarımıza aktarmıştım.
Dosyanın içerisinde bulunan konulardan bir tanesi de, Büyükşehir Belediyesinin arkasında bulunan hazine arazisinin, belediye hizmet binası yapılmak üzere belediyeye tahsis edilmemesi konusuydu.
Bu noktada Yılmaz Büyükerşen’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ilettiği rapor içerisinde, söz konusu alanın belediyeye tahsisi konusunda anlaşıldığı, bu anlamda belediyenin bir takım istekleri yerine getirdiği ancak buna rağmen arazinin belediyeye tahsis edilmediği yazılıydı.
 
*
 
İşte, söz konusu yazı üzerine, dönemin valisi Güngör Azim Tuna cevap hakkını kullanmak istedi.
Söz konusu cevabın konuya ilişkin bölümünü siz değerli okurlarımızla paylaşıyorum.
İşte, Vali Tuna’nın cevabı:
 
ORTAK ÇÖZÜM ARAYIŞINA GİDİLDİ
“Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin ek hizmet binası yapabilmesi için belediyenin arkasında bulunan Hazineye ait arsanın belediyeye tahsisi konusunda Sayın Büyükerşen ile toplantı yaptığımız doğrudur. Bu aynı zamanda resmi yazışmaların ötesinde kendisiyle seviyeli bir diyalogumuzun olduğunun ve sorunu çözmeye çalıştığımızın da bir göstergesidir. Zamanın Defterdarı Ahmet Yaşar Özkan Beyin ve Milli Emlak Müdürünün katılımıyla gerçekleşen bu toplantılarda, belediyenin yanındaki çürük raporu olan boşaltılmış resmi binaların durumu, Odunpazarı Kaymakamlığına burada yeni bina yapılarak tahsisi gibi konular da tartışılmış ve çözüm yolları aranmıştır. Görüldüğü gibi belediyenin ihtiyacı yadsınmamış, olumlu bakılmış, ancak Kaymakamlık ve diğer kamu kurumlarının da yer ihtiyacı olduğundan ortak bir çözüm arayışına gidilmiştir. Resmi işlerde, devlet işlerinde belge esastır. Hukuk, belgelerle işler. Bu toplantılarda alınmış kararlar, ortak mutabakata ilişkin metinler varsa bunlar değerlidir. Gösterilmeleri gerekir, yoksa sözlü beyan iddiaları ve dedikodularla ancak itibar suikastı yapılır.”
 
1000
icon
Eses 9 Ekim 2019 15:19

Buradan Hoca'nın doğru söylediği, Valilik'in gelen baskılar karşısında bu alanı Büyükşehir'e tahsis etmekten vazgeçtiği anlaşılıyor.

1 1 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat