alexa

Bizim kutlayacak 100'ümüz var

Atatürk'ün Samsun'a çıkışının 100'üncü yılını kutluyoruz. "Keşke Yunan kazansaydı" diyen zibidileri mürşit olarak benimsemediğimiz, Atatürk ve silah arkadaşlarının yolundan ilerlediğimiz için bizim bu günü kutlayacak 100'ümüz var...

20 Mayıs 2019 08:01
A
a
Atatürk'ün Samsun'a çıkışının 100'üncü yılını kutluyoruz. "Keşke Yunan kazansaydı" diyen zibidileri mürşit olarak benimsemediğimiz, Atatürk ve silah arkadaşlarının yolundan ilerlediğimiz için bizim bu günü kutlayacak 100'ümüz var... Türk düşmanı olan ve Mustafa Kemal ve arkadaşlarına "Gavur" diyen ancak ısrarla Türklerin Ermeniler'e soykırım yaptığını ileri süren Mustafa Sabri gibi bir rezilin adının okullara verilmesini eleştirdiğimiz için, bizim bu günü kutlayacak 100'ümüz var... İskilipli Sabri gibi vatan hainlerini hiç sevmedik. Geçmişin İngiliz uşağı tarikatlerini hiç unutmadık. Günümüzün Amerikan uşağı olan tarikatlerine hep mesafeli olduk. Allah ile kulun arasına girmeye kimsenin haddi olmadığını defalarca belirttik. Sümüklü ve kara cahil bir zibidiye kul olmadık. Pensilvanya'ya gidip birilerinin abdest aldığı ayak sularını içmek için birbirimizle yarışmadık. "Gel artık! Bitsin bu hasret!" diyenlerden olmadık. Ne 'Cehennem ateşinde yanmayan' kefen satan 'Cübbeli'lerin vakıflarına milyonlar aktardık, ne de' Bal tutup parmak yalayan'lar takımından olduk. Türkiye'yi 'Dâr-ül Harb' olarak görüp, rüşveti 'Gazâ Hakkı' olarak aklamadık. Allah'ı kandırmaya çalışmadık... "İslam'da erkek çocuklarıyla eğleşmeye 'Bâdemleme' denir. Ama Kemalist zındıklar buna taciz, hattâ tecavüz der" diyenlerden nefret ettik. 45 Kur'an kursu öğrencisi olan çocuklarımıza tecavüz edildiğini öğrendiğimiz zaman kan ağladık... "Alnı seccadeye değenden zarar gelmez" diyenlere 15 Temmuz ihanetini hatırlattık. Ağrı'da, Sason'da, Mutki'de ve Menemen'de asilerin üzerine arslanlar gibi giden Mustafa Kemal'in izinden gidip, teröristleri çiçeklerle karşılayanları ikaz ettik. "Yapmayın, şehit analarını ağlatmayın" dedik, yeri geldi yalvardık... Teröristlere 'Sayın' diyen Âkiller'den olacak kadar akıllı değildik belki, ancak kimseye de ardımızdan, "Namussuz! Satılık! Vatan Haini!" dedirtmedik. 100 yıl olmuş Milli Mücadele başlayalı. Üstelik görüyoruz ki o Milli Mücadele hâlen devam ediyor. Endişe etmiyoruz, zira düşmanların 'Geldikleri gibi' gideceklerinden şüphemiz yok. Bütün vatanseverler 19 Mayıs'ın 100'üncü yılını kutluyoruz. Birilerine inat, coşkuyla kutluyoruz. Zira bizim kutlayacak 100'ümüz var...

Tahtakurusu

6 Mayıs Operasyonundan sonra CHP'liler "Her şey çok güzel olacak" sloganını benimsedi. Bana kalırsa başarılı ve akılda kalan bir slogan. Ancak her seçimden önce partiler bir takım sloganlar bulur. Dolayısıyla bu konu üzerinde çok duracak değilim. Asıl üzerinde durmak istediğim bir kişinin ortaya çıkıp da "Her şey çok güzel olacak" dediği zaman hemen 'Vatan haini! Terörist' diye yaftalanması. Efendim neymiş; vaktiyle Amerikan uşağı olan sümüklü tarikat lideri böyle bir laf etmişmiş... İyi de bu sözü herkes söyleyebilir. Ne yani bir zamanlar, "Efendimiz Hazretleri" dediğiniz kişi, bu sözün patentini mi almış? Şimdi bu tip baskıları gördükçe aklıma 2'inci Abdülhamid dönemi geliyor. Sultan Hamid zamanında basına öyle baskılar kurulurmuş ki, mesela 'Burun' demek yasakmış. Abdülhamid'in burnu biraz büyük olduğu için, (Kayı Boyu Türkmenlerinin burunları biraz büyük ve kemerlidir) gazetecilerin 'Burun' demesine alınırmış. Bu sebeple gazeteciler – mesela – coğrafi bir terim olan "Burun" yerine, "Çıkıntı" demek zorunda kalmışlar. Sıkıysa "Burun" desinler; derhal Yedi Kule Zindanlarında alırlarmış soluğu... Henüz "Her şey çok güzel olacak" diyenler Silivri zindanlarına tıkılmıyor tabii... Gazetecilere yasaklanan kelimelerden biri de, "Tahtakurusu" imiş. Yanlışlıkla "Tahtı Kurusun" diye okunmasın diye. Tabii yasaklanan kelimeler arasında Bosna, Hersek, Makedonya, Girit ve Kıbrıs gibi Abdülhamit zamanında kaybettiğimiz yerler de bulunurmuş. Neyse ki şu sıralar Yunanlıların Ege'de işgal ettiği adalarımızın adını anabiliyoruz. Veya Süleyman Şah kepazeliğine gönderme yapabiliyoruz. Bize "Ne Mutlu Türk'üm Diyene" gibi şeyleri söylemek sakıncalı. Onun dışında basında hürriyet var maaşallah... Eğer bir gazeteci "Tahtakurusu" bile diyemeyecek noktaya geldiyse, o memleketin çivisi çıkmış demektir. Ancak endişelenmemek lazım. Zira Atatürk'ün de dediği gibi "Geldikleri gibi giderler" ve kanaatim odur ki, Her Şey Çok Güzel Olacak...

Mermercilere başarılar dileriz 

Mermerciler Derneği 24 Mayıs’ta olağan genel kurula gidiyor. Eskişehir'in önemli mermer yataklarının üzerinde bulunduğunu biliyoruz. Dolayısıyla biz Eskişehirlilerin ekmeğinin bir kısmı mermer ocaklarından geliyor. Üstelik mermeri sadece iç piyasaya değil, dış piyasaya da satıyoruz. Ancak mermerciliğin de ciddi sorunları var. En önemlisi ise, çıkardığımız mermeri işlemeden satmamız. Özetlemek gerekirse mermerciliğin durumuyla bor madenciliğinin durumu paralellikler arz ediyor. Yine dünyanın en önemli bor madenlerine sahip olduğumuzla övünüyoruz, ancak dünya bor piyasasında yüzde 1 civarında para kazandığımızı da unutuyoruz. Çıkardığımız boru Fransızlara, Amerikalılara satıyoruz. Sonra bu ülkeler boru işleyerek ve katma değer ilave ederek gerisin geriye bize satıyor. Yani adamları sattığımız borla zenginleştiriyoruz. Mermer piyasasında ise İtalyanlar çok kuvvetli. "İtalyan Mermeri" diye dünyada ün yapan mermer eşyaların çoğunun hammaddesi Türkiye'den gidiyor. Özetlemek gerekirse İtalyanları da kendi mermerimizle zengin ediyoruz. Bu açıdan bakıldığında Mermerciler Derneği'nin çalışmalarını çok önemsemek gerekiyor. Dernek Başkanı Abdülkadir Sönmez, üyelere çağrıda bulunarak derneğe daha fazla ivme kazandırmak adına seçim sürecinde yanlarında olmalarını istemiş. Sönmez, "Bir önceki seçim 3 adaylı olmuştu. Demokrasinin en önemli unsuruna sahip çıkarak yeni aday arkadaşları bekliyoruz" ifadelerinde de bulunmuş. Mermerciler bilsinler ki çalışarak sadece kendilerine yarar sağlamıyorlar. Türk ekonomisine de büyük katkılar sunuyorlar. 

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat