Birileri Ak Parti’ye Büyükşehir’de iktidar olduğunu hatırlatsın

Soner Yüksel yazdı

14 Kasım 2017 09:31
A
a
Son günlerde Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve Ak Parti İl Başkanı Dündar Ünlü arasında Ilıca Barajı ve Termik Santral ile başlayan ve Eskişehir ile İlçeler arasında hizmete giren otobüs seferleri hakkında bir polemik var.
Haliyle engelleme, algı, arpa boyu yol gidilememesi gibi çok aşina söylemleri ve beraberinde Belediye Meclisi’nde gündeme gelen konularla ilgili bir takım serzenişleri sıkça duyuyoruz.
Konuların her birini tek tek masaya yatırıp, şu ya da bu haklı diye kıyaslama yapmak epey uzun sürer ve birkaç köşe yazısı ile bunun sonunu getirmek mümkün değil.
Kısa ve öz altını çizmek istediğim şey Ak Parti’nin Büyükşehir Belediyesi’nde iktidar olmasına rağmen muhalefet olduğunu düşünmesi.
Şöyle bir bakıyorum Ak Partinin 29 Meclis üyesi varken CHP’nin Büyükerşen ile birlikte sadece 16 meclis üyesi bulunmakta.
Yani Ak Parti istediği her konuyu gündeme getirip, gündeme getirdiği her konu hakkında istediğini yaptırabilecek, diretebilecek ve arzu ederse engelleyebilecek kadar güçlü.
CHP’nin ise Ak Parti’nin karşı olduğu herhangi bir maddeyi engellemeye, karşı koymaya, itiraz etse, reddoyu verse bile değiştirmeye gücü yetmiyor.
Bu yüzden son günlerde yeniden hararetlenen ama yıllardır süren tartışmalara bakınca Ak Parti’nin elindeki gücü unuttuğunu ve Başkan Büyükerşen olduğu için onun karşısında kendilerini muhalefet durumunda hissettiklerini düşünüyorum.
Birileri sık sık Ak Parti yetkili makamlarına aslında İktidar ve Güç sizin, istediğini her şeyi yapabilirsiniz diye hatırlatması gerekiyor. Yoksa algı, engel, baskı, v.s. gibi söylemler birer gerekçe olmaktan ziyade birer bahane olarak algılanmaktan öteye gidemez.
 
Başarılar Yalçın Komşu
CHP’de genç, pozitif ve örgütün sevdiği, üstelik yıpranmayan adamlara olan ihtiyacı sık sık dile getiren birisi olarak Tepebaşı Başkan Adayı Yalçın Komşu hakkında ne düşündüğümü en baştan belirteyim.
Uzun zamandır uzaktan uzaktan da olsa tanışırız Komşu ile geçmiş dönemlerde birkaç kez telefonda güncel konular hakkında fikir alışverişinde bulunduğumuz da vardır.
Aday olduğunu öğrenince sevindim, zira o koltuğa yakışacak isimlerden biri olduğunu düşünüyorum. Birilerinin vesayetine girmeden, parti içinde handikapların pek yıpratmayacağı, birbirinden haz almayan grupların erk mücadelesinde tıkanmadan yol alabilecek bir isim.
İşi kolay değil, belli ki zor bir maraton koşacak. Belki finali görecek, belki göremeyecek ama doğru bir karar ile mücadeleye daha aktif bir giriş yaptığını düşünüyor ve kendisine başarılar diliyorum.
Ayrıca çok istememe rağmen düğünlerine katılamadım ama Gökçe Kurt ile birlikte dünya evine giren komşu ailesine mutluluklar diliyorum.
 
Tekgöz’ün mesajı çok önemli
Seçim süreçlerinin öncesi çok önemlidir. Bu süreçlerde verilen mesajlar ile talip olunan koltuğun itibarı arasında çok hassas bir denge vardır ve bunu korumak gerçekten çok zordur.
Son günlerde ETO’nun Kosova ve Antalya’daki programları ile ilgili süreç kamuoyunda geniş yer bulunca ister istemez hemen herkes bir yorum yaptı. Ağırlıklı olarak etik değer açısından seçim sürecinde ETO’nun uygun olmayan bir iş yaptığını kanaati hâkim oldu.
ETO Başkan Adaylarından Ayhan Sezer konuyla ilgili tepkisini dile getiren bir açıklama yaptı. Üyeler içinde rahatsız olanlarda meclis toplantısında bu rahatsızlıklarını dile getirdi.
Gel gelelim çoğu kişinin de merak ettiği konuya dair Erdoğan Tekgöz’ün bir başkan adayı olarak ne düşündüğü oldu. Hatta hiç yorum, açıklamama yapmamasını garip bulanlarda oldu.
Ben ise Tekgöz’ün tanıdığım kadarıyla naif, polemiklere girmeyen tarzı nedeniyle açıklama yapmadığını düşünüyordum.
Ancak geçtiğimiz günlerde bir üye ziyaretinde konu kendisine açılmış ve ne düşündüğü sorulmuş. O da durumu etik bulmadığını ama Ticaret Odası Başkanlık makamının itibarını kazandırmak için çıktıkları yolda bu konunun bir seçim malzemesi gibi kullanılarak o itibara zarar vermenin doğru olmayacağını düşündüğü için sessiz kaldığını ifade etmiş.
Bu mesaj takdire şayan bir mesaj olmuş. Bence aday olan herkes ileride oturmayı hayal ettiği koltuğu ve itibarını düşünmeli ve ona göre hareket etmeli. En nihayetinde algı ve itibar ticaretin olmazsa olmaz katma değerlerinden birisi ve bu hassasiyeti taşımak kıymetli bir strateji diye düşünüyorum. Etik olmayan bir konuya son derece etik bir yaklaşım gösterdiği içinde Tekgöz’ü tebrik ediyorum.
 
En mantıklı öneri TÜKDES’ten
Elbette bu öneri çoğu kişinin işine gelmeyecek ama illa ki bir enerji üretimi yapılacak bunun içinde illa ki termik santral yapılacaksa TÜKDES’ten Süleyman Bakal’ın önerisine kulak vermek, tartışmak gerekli.
Malumunuz Mihallıçık’da bazı soruşturmalar nedeniyle üretimi duran ve enerji üretemeyen bir termik santral var. Tarım arazisi üzerinde değil ve yerleşim yerinden yeterince uzak bir yerde. Bu yüzden yapımında Alpu Ovasında yapımı planlanan santral kadar tepki çekmedi ve itiraz görmedi.
Bakal Alpu’daki kömür rezervinin Mihallıçıkta atıl durumda kalan bu santralde işlenmesini öneriyor. Yani yeni bir santral yapmak yerine kömürü çıkarıp hazır olan santralde işlesinler diye somut bir yol gösteriyor.
Daha öncede belirttim derdimiz enerji üretilmesin, kömür düşmanı, enerji de dışa bağımlı olma hastası değiliz. Birileri gibi siyaseten evet ya da hayır demiyorum. Bu yüzden illa ki tartışılacak ise bu önerinin daha ayakları yere basan bir öneri olduğunu düşünüyorum. Tabi nakliye süreci bile öneriyi etkisiz hale getirecektir birilerinin gözünde ama yine de bir düşünün, tartışın, ortak akla ulaşmaya çalışın bakalım. Belki kayda değer şehir menfaatine uygun bir sonuç çıkar.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat
Osman Usta
REPUBLIC