Bir yılı uğurlarken

30 Aralık 2016 10:20
A
a
Yarın bir yılı bitirip yeni bir yıla gireceğiz. Gece, gündüz, aylar vb. zamanla ilgili tasniflerimiz, bizim dünyevi işlerimizi ayarlamamız ve kolaylamamız içindir. Yılın kaçıncı yıl olduğu da aynı şekilde bizim yaptığımız bir belirlemedir. Dolayısıyla birinin bitip diğerinin başlaması dini açıdan herhangi bir önem arz etmemektedir. Bununla birlikte 31 Aralık bir yılın sonu, 01 Ocak’ta yeni bir yılın başlangıcı olduğu için bir yılı uğurlarken şu hususları da göz önüne almakta yarar vardır.
 
İşini, gücünü, ticaretini, üretimini vb. uygulamalarını denetimi altında tutmak isteyen akıllı ve becerikli bir esnaf gibi düşünecek olursak, biz de ömrümüzden çıkıp giden bir yılın sonunda değerlendirme yapabiliriz. Bir gün dünya hayatımız sona ereceğine göre, değerlendirmeyi bizi ölüme bir adım daha yaklaştıran bir yılı bitirmek açısından yapmamız daha doğru olabilir. Ahirette bize gerekli olan malzemeyi tedarik edip etmediğimiz açısından bu durumu değerlendirebiliriz.
 
Cenab-ı Allah Haşr Suresi 18’irci ayet-i kerimede: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın.”[1] buyuruyor. Bu ayette Allah Teâlâ takvayı, kendisinden sakınılmasını emrediyor. Takva, Allah’ın emirlerini yerine getirmeyi ve yasaklarından kaçınmayı içine alır. “Herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın” emri, kıyamet gününde Allah’a sunmak için salih amel cinsinden kendiniz için ne hazırladığınıza bakın demektir. 19’uncu ayette de “Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın.”[2] buyrulmaktadır. Bu ayette, eğer Allah’ı anmayı unutursanız, Allah’da size ahirette işinize yarayacak olan salih ameller yapmayı unutturur ki, bu durumda hüsrana uğrarsınız. Yani Allah’a itaatten uzak kalırsınız, böylece ahirette hüsrana uğrar helak olursunuz denilmektedir. Şöyle geriye dönüp bir bakalım. Geçmiş ümmetler şu anda nerededirler? Geçmiş günlerindeki iyi veya kötü yaptıkları ile şimdi baş başa kalmışlardır. Büyük şehirler inşa edip, şehirlerini kalın duvarlarla tahkim eden kibirli, zalim, ceberut/diktatörler şimdi neredeler? Hepsi yer altında kör kuyularda kaybolup gittiler.
 
Dünyanın meşgalesi de cazibesi de bitmez. Bugüne kadar dünyaya doyan da olmamıştır. Öyleyse dünyanın hiçbir değerinin bize Allah’ı ve bizi unutturmasına izin vermeyelim. Allah’ın: “Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir”[3] ayetine kulak verelim ve ziyana uğramayalım. Çeşitli tefsir kitaplarından derlediğim şu sözleri de unutmayalım. Allah Teâlâ’nın rızasını içermeyen bir sözde hayır yoktur. Allah yolunda infak edilmeyen malda hayır yoktur. Öfkesi hilmini (gücü yettiği halde affetme duygusunu) yenen kişide hayır yoktur. İnsanların kınamasından korktuğu için Allah’tan korkuyormuş görüntüsü veren kimsede hayır yoktur. Giden yılın geleni aratmaması ve gelenin de hayırlar getirmesi dileklerimle…
 
[1] Haşr, 59/18
[2] Haşr, 59/19
[3] Münafikun, 63/9
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Osman Usta
REPUBLIC