alexa

Aşktan daha fazlası

Bu hafta yazımıza Sabahattin Ali'nin 1943 yılında yazdığı efsanevi romanı Kürk Mantolu Madonna ile devam ediyoruz. Ali’nin ilk okuduğum ve yıllardır en sevdiklerim arasında yer alan, her okuduğumda farklı anlamlar çıkardığım ve tekrar tekrar okumaya sıkılmadığım aşkı en sade haliyle ele alan kitabı…

21 Eylül 2019 09:47
A
a

Biraz konusundan bahsedecek olursak;

Maria Puder ve Raif efendinin aşkını Rasim aracılığıyla okuyoruz. Kitap iki kısımdan oluşuyor. Rasim iş aradığı bir dönemde eski arkadaşlarından birisiyle karşılaşır ve Raif efendinin tercüman olduğu şirkette işe başlar. En başında dikkat çekmeyen insanlardan ve bulunduğu ortamdan uzak bakışları olan aklı hep başka yerdeymiş gibi görünen Raif Efendi, Rasim’in de dikkatini çekmezken gün geçtikçe içinde büyük bir merak uyandırmaya başlar. Onunla ilgili bilinenden daha fazla şey öğrenmek ve onun hayatına dahil olmak ister. Fakat Raif Efendi insanlarla arasına öyle kalın bir duvar örmüştür ki onu aşmak zordur. Haksızlığa uğradığında sessizliğini koruyan işlerini eksiksiz yerine getirse bile patrondan azar işiten bu adam bir gün hastalanır ve Rasim’in ona evde çalışması için yardım etmesi sonucu eline geçen bir defter yavaş yavaş Raif Efendiye karşı oluşan merakını gidererek onun hayatını gün yüzüne çıkarmaya başlar…

HER ŞEYİN BAŞLANGICI

20’li yaşlarda babasının isteği üzerine Berlin’e sabun imalathanesinde çalışmaya giden Raif Efendi bir hafta sonu gittiği resim galerisinde Kürk Mantolu Madonna adlı tabloya vurulur. Bulduğu her fırsatta portreyi görmeye giden Raif Efendi bir gün tablonun sahibi olan Maria Puder ile tanışır. Portesinde kendini resmeden Maria ise hiçbir erkeğe güvenmeyen dostça dahi yaklaşmayan bir kadın… Raif Efendi bu kadına aşık olur ve sonrasını yazının en başında da söylediğimiz gibi Rasim’in tesadüfi bir şekilde bulduğu defter aracılığıyla okuyucuya flashback yöntemi ile anlatılır…

Özetle… Raif Efendinin aşkının saflığının ve Maria’nın insanlara ve hayata karşı güvensizliğinin bir araya gelmesi kitabın konusunu oluşturuyor. Aşkın abartılı şekilde anlatıldığı bir kitap değil. Aksine aşk kitabından çok daha fazlası. Kitapta karakterlerin görünmeyen yüzlerini ortaya çıkararak ruh hallerinin tahlilleri inanılmaz bir analiz tekniği var. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir kitap. Okurken pek çok yerde altını çizeceğiniz satırları her okumanızda farklı duygular hissedeceksiniz. Dili oldukça açık ve sürükleyici güzel bir aşkı Sabahattin Ali’nin şiir gibi diliyle okuyorsunuz ve uzun süre etkisinden çıkamıyorsunuz. Bu kitapla hala tanışmayanlar okuduklarında geç kaldıklarına çok üzülecekler.

Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum ‘Kürk Mantolu Madonna’ yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum.”

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat