3310’u takipteyiz 

15 Temmuz 2018 12:46
A
a
Savaş Yücel’li yıllar... Beş yıl Emniyet Müdürlüğü yaptı. Birlikte uzun mesailerimiz oldu. Çılgındı, delidoluydu, heyecanlıydı... Agresifti, gözü karaydı, samimiydi. Hepsinden önemlisi iyi polisti. Hiç abartmıyorum görev yaptığı beş yıla en az beş kitap yazılır. O derece hareketli günlerdi. Yücel birgün ‘Eskişehir’deki suç oranını sıfıra indirmek zorundayız’ demişti. Bu cümlenin sahibi hakkında başka bir şey söylememe gerek yok sanırım. Sıradışıydı... Geldiği ilk gün anladık bunu. Görevi devraldığı ilk gün... Oktay Özden ile beraberiz. Oktay’ın daha doğrusu rahmetli babası Haluk abinin meşhur 26 AZ 333’ü var altımızda. Genciz, heyecanlıyız, elde telsizler macera arıyoruz! Emniyet’te bir hareketlilik var. Girenler, çıkanlar... Gece geç saat oldu hala sakinleşmedi. Herhalde bu gece büyük bir operasyon olacak, dedik. Emniyet Müdürü’nün makam aracını da biliyoruz. Arada bir merkez binaya gelip gidiyor. Takip etmeye karar verdik. Evet, emniyet müdürünü takip edeceğiz. Kulağa çok çılgınca geliyor değil mi? Şuna emin olun, bu çılgınlıktan da öte bir şey. Bizzat yaşayarak öğrendik. Makam aracını uzaktan takibe aldık. Orman Bölge Müdürlüğü’nün köşesinde bir yere gizlendik, bekliyoruz. Savaş Yücel gelip gidiyor. Bir keresinde peşine düştük. Makam aracı önce İstasyona ardından Polis Evi’ne gitti. Oradan halen açık olan polis lokaline uğradı. Gittiği yerler kritik yerler değil ama biz kendimizi nasıl ikna ettiysek heyecanla takip ediyoruz. Bu gece kesin bir şey olacak diyoruz. Yoksa koskoca 3310 gecenin o saatinde neden ayakta olsun, oraya buraya uğrasın. Sonra ne mi oldu? Bize bir telefon geldi. 
Gençler evinize dönün gibisinden bir telefondu... Biz de döndük. Sonraları anladık ki Savaş Yücel’in rutin çalışma temposu öyleymiş. Adam hep uykusuzdu. O yüzden Emek’ten Batıkent’e giderken jetlag oluyordu. Kulakları çınlasın. Huzura olan katkısı ve bize yaşattığı hareketli beş yıl için kendisine teşekkür ediyorum.

O fotoğrafın öyküsü
2006 yılıydı, ilk arabamı yeni almıştım. O kadar yeni ki henüz kullanmaya bile cesaret edemiyordum. Güç bela Valiliğin önünde basın araçları için ayrılan yere kadar getiriyordum. Bir habere ya da gezmeye gideceğimiz zaman arabayı bir arkadaşım kullanıyordu. Genellikle de o arkadaş Osman Arslan oluyordu. O günde öyle oldu. Akşama doğru mesai bitiminde Valilik önünde buluştuk. Reşadiye bahçesinde günün yorgunluğunu atan çaylarımızı içtik. Bu arada ikimizin de telsizleri açık. Arabaya bindiğimizde benzinin azaldığını gördük. Hasan Polatkan’da ki Shell’den benzin almaya karar verdik. Belki Tıp Fakültesi’ne uğrar, ne var ne yok diye bakardık. Ara sıra böyle tesadüfi ziyaretlerde bomba haberler yakalardık. Emniyet’in önündeki kırmızı ışıklara yakalandık. Işıkta beklerken telsiz hareketlendi. Haber merkezi, Şair Fuzuli’de silahlı çatışma ihbarı aldığını ve en yakın ekiplerin derhal intikal etmesini istiyordu. Osman anında arabayı sürdü, saniyeler sonra Hava Hastanesi önündeydik. Osman arabayı müsait yere park edeyim derken ben çoktan arabadan inip Şair Fuzuli’den Köprübaşı’na doğru koşmaya başladım. 200 metre ya gittim ya gitmedim kabalalıkla burun buruna 
geldim.Kargaşa devam ediyordu. Küfürler, tehditler havada uçuşuyordu. Tekme tokat birbirine girenler vardı. Ortada bir trafik polis gördüm, elbette böyle bir kavgayı ayırmaya gücü yetmiyordu. Rastgele fotoğraf çekmeye başladım. Yerde kanlar içinde yatan bir adam... Hemen ona yöneldim ve fotoğrafını çekmeye başladım. Bu arada çatışma devam ediyor. Adamın biri elinde silahla geldi ve fotoğrafını çekmeye başladığım adama ateş etmeye çalıştı. Bir iki kere denedi, olmadı. Silah tutukluk yaptı sanırım. Ben neler olduğunu tam anlayamadan sürekli fotoğraf çekiyorum. Bir iki dakika sonra her yer polisle doldu. Çevrede kim varsa gözaltına alındı. Fotoğraflara baktığımda o kareyi gördüm. Yerde yatan yalvaran bir ifadeyle silahlı adama bakıyordu. İlerleyen saatlerde haberi ve fotoğrafları Ankara’ya servis ettim. Fotoğraf çok ses getirdi. Murat Atikel’in önerisiyle Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin yarışmasına katıldım. Haber fotoğrafı dalında ‘övgüye değer’ bulundu. Ankara’da düzenlenen törende ödülümü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan aldım. Ödül almamda emeği geçen Osman Arslan ve Murat Atikel’e bir kez daha teşekkür ediyorum.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat