alexa

"Ah! Bir unutabilsem" diyenleri böyle alalım: Sil Baştan

Bu filmde zaman zaman “keşke yaşamasaydım” ya da “ah şunu bi unutabilsem!” dediğiniz anların aslında ne kadar değerli olduğunu, size mutlaka bir şeyler kattığını anlıyorsunuz

21 Nisan 2019 10:58
A
a
Bu hafta sizlere oldukça etkileyici bir filmden bahsedeceğim. Orijinal adı Eternal Sunshine of the Spotless Mind olan, bizlerin Sil Baştan olarak bildiği film 2004’te vizyona girdi. Dram, komedi ve bilim kurguyu izleyiciye bir arada sunan filmin IMDb puanı 8,3. Yönetmen koltuğunda Michel Gondry’nin oturduğu filmin başrollerini ünlü oyuncular Jim Carrey ve Kate Winslet paylaşıyor. Gelin detaylara bakalım.

İLGİNÇ SENARYO
Filmin ilginç bir konusu var. Öyle sıradan bir aşk hikayesi değil yani! Çoğumuzun zaman zaman ‘keşke bunu hiç yaşamamış olsaydım’ dediği anlar olmuştur. Deli gibi aşık olduğu kişiyi, bir süre sonra unutmak istediği anlar gelmiştir. İşte bu filmde tam da bu oluyor. Joel ve Clementine’ın ilginç öyküsü beyazperdede izleyiciyle buluşuyor. Filmde eski sevgilisiyle yaşananları hafızasından sildirmek isteyen Joel’in yaşadıkları ele alınıyor. Clementine’ın kendisini hafızasından sildirdiğini öğrenen Joel bir doktora başvurarak Clementine ile yaşadığı tüm anları hafızasından sildirmek istediğini söylüyor. Kafasına bir alet takılarak, yaşanılanlar silinmeye başlıyor. Joel bu sırada yaşanılan güzel şeyleri de anımsamış oluyor ve sildirme işleminden vazgeçmek istiyor. Ancak alet kafasında takılıyken bilinci kapalı olan Joel buna engel olamıyor. Film Joel’in bilincinde devam ediyor. Hatıraların silinmemesi için bilinçaltında kaçmaya çalışan çift, bunu başaramıyor. Joel’in hafızasından silinen Clementine ile de her şey bitmiyor. Film yeniden başlıyor. Tekrar karşılaşan çift daha önce sevgili olduklarını ilerleyen süreçte öğreniyor. Geriye iki seçenek kalıyor. Genç çift ya sonunu bildikleri ilişkilerini bir kez daha yaşamayı, ya da hiç başlamamayı tercih etmek durumunda kalıyor. 

OSCAR ÖDÜLLÜ
Evet, filmi sizlere aktarmaya çalışırken yazdıklarımdan benim bile kafam karıştı. Çoğu zaman filmin neresinde olduğunuzu, gerçekte yaşanan bir olay mı yoksa bilinçte yaşanan bir olay mı olduğunu anlamayabilirsiniz. Ama filmin sonuna doğru yaklaştıkça aslında her şey yerli yerine oturuyor. Filmi sevmemdeki en büyük etkenlerden biri tabii ki oyuncuların muhteşem performanslarıyken, bir diğeri de izleyiciye empati kurdurtması. Yukarıda da dediğim gibi zaman zaman keşke yaşamasaydım ya da ‘ah şunu bi unutabilsem!’ dediğiniz anların aslında ne kadar değerli olduğunu, size mutlaka bir şeyler kattığını anlıyorsunuz. Filmin bu kadar beğenilmesi elbette tesadüf değil. Başarılı yapıt En İyi Özgün Senaryo Oscar’ı başta olmak üzere BAFTA En İyi Kurgu ve Senaryo ödülü gibi çok sayıda ödüle sahip ve bir çok ödül için de aday gösterildi. Eğer siz hala bu filmi izlemediyseniz en yakın zamanda izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat