alexa
ES TV Frekans Güncellemesi destek hattı açıldı

Kazım Kurt: Kırsalda da birinciyiz, çünkü...

Videoyu Aç Kazım Kurt: Kırsalda da birinciyiz, çünkü...
A
a

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt: Yılmaz Hoca büyüklüğünü bir kere daha gösterdi. Kırsal kalkınmanın altını çizdi, bir şey yakaladı. Eskişehir’de eskiden sadece merkezde birinci oluyorduk, kırsalda kaybediyorduk. Şimdi kırsalda da birinciyiz. Çünkü köylünün yarasına parmak bastık

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, ES TV’de yayınlanan Vaziyet programının konuğu oldu. ES TV Genel Yayın Yönetmeni Ali Baş ve gazetemiz köşe yazarı Arif Anbar’ın sorularını yanıtlayan Kurt, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Çok ciddi bir çalışma temposu ile seçimi tamamladığını ve iyi bir seçim kampanyası yürüttüğünü ifade eden Kurt, “Bize oy veren vermeyen bütün hemşerilerimize teşekkür ediyorum. Demokrasi eğer içine sindirebiliyorsa iyi bir rejimdir.
ve kazanmak kadar kaybetmek de vardır. Kaybetmeyi içine sindirebilirsen demokrasiden zevk alırsın. Biz olayın başından itibaren Eskişehir’de güçlü olduğumuzu, geçmiş 5 yılda doğru işler yaptığımızı ve o nedenle halkın değerlendirmesinin doğru olacağını düşünerek hareket ettik. Ve burada da yanılmadığımız ortaya çıktı. Ama bu kendiliğinden bir ortaya çıkış değil. Bir kere CHP örgütü çok ciddi bir çalışma sergiledi. ‘Bunlar oy vermeyecek’ gibi pek çok dedikodu üretenleri bütün CHP’liler yanılttı. Hiçbir CHP’li arkadaşım küskünlük kırgınlık göstermedi. Tersine ciddi bir sahiplenme gördük ki ben mahalle mahalle seçim değerlendirmesi yaptım. Odunpazarı’ndaki seçmene teşekkür ediyorum. Ama başka partilerde olduğu halde bize oy veren ciddi sayıda seçmenimiz var. Onlara özellikle teşekkür ediyorum. O kampanya boyunca da yapacaklarımız anlattık. Biz rakiplerimizle uğraşmadık. Popülist politikası sevmem, asla da yapmam. O nedenle düzgün inandıklarımızı anlattık ve Eskişehirli Odunpazarlı bize inandı” ifadelerini kullandı. 

CUMHUR İTTİFAKININ KÜSKÜNLERİ
Sandığa giden vatandaş sayısındaki düşüşü değerlendiren Kurt, “Odunpazarı’nda 300 bine yakın seçmen vardı ve benim tahminim 265-270 bin arasında oy kullanılır zannediyordum. Ama 250’lere düştü sanıyorum. Demek ki bir 15-20 bin kişi sandığa gitmemiş. Bu bence Cumhur İttifakı’nın küskünleridir. Kırgınlarıdır. Bunu onlar değerlendirecek tabi biz değerlendirecek durumda değiliz. Sandıkların mahallelere göre dağılımında da bu anlaşılıyor zaten. 24 Haziran seçimlerine göre değerlendirdiğimiz zaman 30 bin fazla almış olduğumuz oy var. Bu 30 binin 10 bini HDP’dense, 24-22 bin civarında da MHP ve AKP’den oy almış görünüyoruz” şeklinde konuştu.

SOLDAN GELEN OY
Konuşmasında Emek Mahallesi’ndeki oy artışının altını çizen Kurt, “Emek Mahallesi’nde oy artış oranımız yüzde 80. 2014 seçimlerine göre 4 bin civarındaki oydan 7 bin 700 civarında bir oya gelmiş. Hiçbir arkadaşım Emek Mahallesi’nde oy artacağına inanmıyordu. Ben ısrarlar Emek Mahallesi’nde oy artırmazsak iktidar olmayız iddiasındaydım. Ve Emek Mahallesi’nde oyun arttığı görüldü. Bunun iki sebebi var. Bir çalışmak. İki iş üretmek. Biz Emek Mahallesi’nde ciddi belediyecilik yaptık. Ve vatandaşımız bunu gördü.  Emek Mahallesi’nde 300 bin metre kare yol asfalt yapmışız. Yüzde 80 çok ciddi bir artıştır. Bu da bize sağdan gelen oydur. O nedenle Emek Mahallesi bizim solcuyum diye diye, CHP’liyim diye diye, devrimciyim diye diye oy aldığımız yerdir. Kimseyi kandırmadık. Kimseye iki yüzlülük yapmadık.  Pek çok MHP’li, AKP’li, İYİ Partili arkadaşımızdan oy aldık” diye konuştu.
 
BİZE SALDIRDILAR
Seçim öncesi hedefini 50 artı 1 olarak koymasına rağmen bu hedefi yakalayamamasının sebepleri ile ilgili konuşan Kurt, “Seçime katılımın düşmesinden dolayı olabilir. Belki bizim son dakikada bazı ihmal ettiğimiz ataklardan olabilir ama ben bu 50 artı 1’in olabileceğini ve olması gerektiğini düşünüyordum. Şimdi bize gerçekten haksız bir biçimde çok yüklendiler. İftiralarla, yalanlarla, karalamalarla. Bu bel altı vuruşlarla siyasetin becerilemeyeceğini anlatmamıza rağmen bizim oyumuza bir düşüş olmuş olabilir. Ben bunu ileride daha dikkate alarak aşmamız gerektiğini düşünenlerdenim. Türkiye’nin yalan, iftira ve düzmece politikalarından bir önce kurtulması lazım. Biz bunu sadece rakibimizden görmedik, Odunpazarı’nda bütün partilerin adayı vardı hepsi bize saldırdı. Ben CHP’lilerin bu seçimde bana sahip çıktığını gördüm. Bazıları müzmin. Onun düzelme ihtimali dolaysıyla o arkadaşlarımız vicdanlarına nasıl hesap verirler onu bilemem ama sadece bana karşı değil bizim diğer adaylarımıza karşı da aynı tavrı gösterdiler” dedi.

İTTİFAKSIZ GİRDİK
Oyunu en çok artıran 10 belediye listesinde Odunpazarı Belediyesi’nin ilk on içerisinde olmasını değerlendiren Kurt, “İYİ Parti’nin aday çıkarması bizim performansımızı etkiledi. Çünkü gittiğimiz yerlerde insanlara 10 dakika bunu anlatmak zorunda kaldık. Bilmediğim bir konuda sınava tabi tutuldum. Dolaysıyla o bir eksiklikti. İkincisi bu oyunu artıran belediye başkanları diye baktığımız listedeki belediyelerin tamamı ittifakla seçime girmiş. Orada ittifaksız seçime girmiş bir tek Odunpazarı Belediyesi var. Odunpazarı’ndan örnek verelim. Bizim oyumuz 91 bin. İYİ Parti’nin oyu 34 bin. 91 bin ile 34 bini topladığın zaman biz kafadan 125 alıyorduk. Eski oya göre artırdığınız zaman şu kadar artmış sayılıyordu. Diğerleri öyle ama bizimki öyle değil. İYİ Parti yine aldı oyunu, AKP yine aldı oyunu artırarak. Dolaysıyla bizim almış olduğumuz oy Türkiye’de oy artış oranını hesapladığınız zaman en öndedir diye düşünüyorum. Bu da beni memnun ediyor” ifadelerini kullandı.

KİMSEDEN KORKUM YOK
Göreve geldiği zaman net bir biçimde bütün çalışanlara eşit davranacağını dile getirmesine rağmen seçim sürecinde ihanete uğradığını söyleyen Kurt, personele dönük şu eleştirilerde bulundu: “Onların sadece iş üretmesi gerektiğini vurgulamıştım. Onların iş güvencesinin CHP’nin ilkeleri olduğunu, CHP’li bir belediye başkanın hiç kimseyi düşüncesinden dolayı işten atamayacağını açık açık söylemiştim ve bunu yaptım. Ne yazık ki bazı personelimiz bu konuda bizim gösterdiğimiz hoşgörüyü kötüye kullandı. 5 yıl boyunca çalışmadı. Vicdanen rahatsız olması gerekir. İş üretmeyen memuru da zaten kimse istemiyor. Bunların seçim zamanı da bazı damaları kabardı ve rakip adayın yanında açık açık çalıştılar. Gördüm. Fotoğraflarıyla geldi bana, tespitlerimiz var. Bizim bazı özel, sır sayılan bilgilerimizi aktardılar. Yalan yanlış. Bunların vicdanen yapılmaması gerekirdi. 5 yıl size Kazım Kurt AKP’li olduğunuzu bile bile sesini çıkarmamış, buyurun çalışın kardeşim demiş. Siz 5 yılın sonunda Kazım Kurt’u devirmek için elinizden gelen her şeyi yapıyorsunuz. Şimdi belediyelerde ben 657 sayılı devlet memurları kanuna tabi olan kişilerin açıktan siyaset yapması gerektiğini düşünenlerdenim ama şu andaki yasaya göre siyaset yapamazlar. Bir tek siyaseti belediye başkanı yapar. Ben onlara karşı siyaset yapmadım. Ben belediyenin kendi mülkiyetinde olan binalarında dahi CHP bayrağı asmadım. CHP propagandası yapmadım. Ama bazı arkadaşlarımız bizim kamu binalarımıza AKP adayını getirtip propaganda yaptırdı. Şimdi ben o arkadaşa çok iyi mi yaptın diyeceğim? Bunun hesabını soracağım. Yeni dönemde bütün Eskişehir huzurunda bir kez daha söylüyorum. Ben hiç kimseden korkum yok. Ben şeffaf ve açık politika yapan bir belediye başkanıyım yeni dönemde yönetim anlayışım yumuşak olmayacak. Personel kendisine çeki düzen versin. Dikkat etsin. İş üretsin, laf üretmesin. Bir tek vatandaştan memur ya da işçi aleyhine şikayet gelsin hiç acımam. Vatandaşı hoş tutacağız, vatandaşın işini çözeceğiz. Bizim işimiz bu. Bu dönem geçmiş dönem gibi olmayacak. Öyle vurguladım. Ve bu arkadaşların bazıları kendilerine kurum bulsun. AKP’li belediyeye gitsin orada yapsın politikasını. İşçinin açıktan siyasi partiye üye olma hakkı var. Dolayısıyla ona sen neden siyaset yaptın diyemeyiz. Yasal hakkını kullanır ama haksız bir şey yapmışsa elinde o konumdan dolayı bulunan belgeyi götürüp bir yere verdiyse onlara da hesap sorarım”
 
BAŞARISIZLIĞA KILIF
Başkan Kurt, “Önceki seçimlerde CHP başarısız olduğu zaman CHP, oylarımız çalınıyor, oylarımızı çaldılar diye itiraz ediyordu. Bu seçimde de AK Parti  aynı söylemlerde bulunuyor. Oylar çalınıyor mu yoksa başarısızlık mı var?” sorusunu şu şekilde yanıtladı: “Ben öyle bir şey söylemedim çünkü inanmadım. İspat edemedik. Biz 20 yıldır bu hikayeyi söylüyoruz ama ispat edemiyoruz. Şimdi aynı şeyi AKP’liler söylemeye başladı demek ki başarısızlığa bir kılıf aranıyor. Günü kurtarıyor. Niçin kaybettim diye bakacak, onu ortadan kaldıracak bir çalışma biçimi oluşturacak ve ondan sonra da seçimi kazanacak.   Şimdi inanmasınlar böyle bir çalınma olmaz. En güzel örnek köylerdedir. Köyler tek sandıktır, küçüktür. Herkes kimin kaç oy alacağını bilir. Biz köydeki temsilcimize sorduğumuz zaman biz 75 civarında oy alırız der. Böyle bir şeye itiraz edilir mi? Biz Eskişehir’de her dönem seçimin sonucu bir iki bin oyla tahmin ederiz. Ben seçim döneminde Eskişehir’in 400 küsur köyünü gezerim. Gezdiğim zaman oradaki havayı koklarım. Seçim kurullarına karşı bir güvensizlik var. O nedenle korkuyor insanlar. AKP’liler diyor ya üstünseniz sayılsın. O ayrı bir şey. Öyle hukuki gerekçe olmaz. Hukuki gerekçeniz sağlamsa sayılır kimse itiraz etmez ama biz seçim kurullarına güvenmiyoruz. O nedenle diyoruz ki aman burada bir hile olur. Mesela sandıklardaki torbaların çalınıp çalınmayacağının garantisi var mı? Onların orada sağlam durduğunun garantisi var mı? Bir hafta geçmiş, herkes evine gitmiş. O torbalarda ne var, kim biliyor? Dolayısıyla bu işler öyle çok uzadığı zaman şirazesinden çıkar ve YSK dün akşam verdiği karar doğru bir karardı. YSK bana göre geçmişte yaptığı yanlışları bu kararla telafi etmiştir diye algılamak lazım”

BEN POLİTİKA YAPARIM
Seçim öncesi maruz kaldığı karalamaların politika değil bir karalama kampanyası olduğunu ve bunu yapanların şu an pişman olduğunu ifade eden Kurt, “Bir kere ben politikacıyım, ben politika yaparım. Belediye başkanıyım, 5 yıllık bir uygulamam var. Ve önümde de yeni 5 yılda yapacağım yeni hedefler var. Başkalarının Türk Dünyası’nda bilmem ne yaptığıyla ben ilgilenemem. Bu seçimin konusu değil. Yapardık. Ne olurdu? Eskişehirliler bir sürü dedikodu duyardı. Siyaseten bir şey anlamazdı. Sağlıklı bir yapı olmadığını düşünüyorum. Biz böyle yapmasaydık daha iyi olurdu diyorlardır diye düşünüyorum. Biz kimseye saygısızlık haksızlık etmeden politika üretmek zorundayız. Türkiye artık bu demokrasiye alışacak. Hemşerilerimiz inandı mı? İnanmadı. Birisi gelse bizim özel kalem müdürümüze sen PKK’lısın diye saldırsa ne olacak?  Kim bunun sorumlusu. Halkı kin ve nefrete tahrik etme suçu budur. Bu suçtur. Savcılarımız gereğini yapsın. Defalarca aynı manşet atıldı. Aynı yanı yazıldı. Hem de sanki yeniymiş gibi. Üç senedir aynı terane okunuyor. Burada bir suç varsa herkes cezasını çeksin. Ama temcit pilavı gibi işte beyefendi canı istediği zaman yazar canı istediği zaman çeker. Öyle değil. İnsan onuru var.  Maalesef bunlar bunu yapmadı ve yapmamanın zararını gördüler. Ben Eskişehir halkına bir daha teşekkür ediyorum, onlara inanmadılar” dedi.

ATAMA YOK
Kurt, konuşmasında kendisine yöneltilen “Meclis üye listeyle beraber meclise giren isimler de belli oldu. Acaba Kazım Kurt meclis içerisinde bir başkan yardımcısı ataması yapacak mı?” sorusunu şu şekilde yanıtladı: “Hayır yapmayacağım. Bunu bütün Eskişehir’e, kamuoyuna, Türkiye’ye duyurayım. Belediye meclisi üyesi arkadaşlarımın hepsi başkan yardımcılığını yapacak niteliktedir. Ona itirazım yok ama ben bir deneme yaptım. Beceremedim. Dolaysıyla belediye meclisinden bir başkan yardımcısı atamayı uygun görmüyorum. Bunu meclis üyesi adayıyken ve aday olmak için benimle konuşan bütün arkadaşlarımıza söyledim. Herhangi bir beklenti, yanlış anlaşılma olmasın diye. Onun için rahatım. Bir atama yapmayacağım. Böyle bir çalışma yöntemini doğru bulmuyorum”

VERİLMİŞ SÖZÜMÜZ YOK
“Yeni başkan yardımcıları olacak mı?” sorusunu yanıtlayan Başkan Kurt, “Şu anda bütün başkan yardımcılarından ve müdürlerden yeni dönem için bir rapor istedim. Onlar geliyor. Bakacağız. Ona göre. Hiçbir şeyin garantisi yok. Hiç kimseye verilmiş sözümüz yok ama Odunpazarı Belediyesi’nde başarılı üretken bir yapı yaratmak için her şeyi yapabiliriz” dedi.

PARTİCİYİM
Yaklaşan kongreler sürecinde kim ne derse desin Eskişehir’de doğru bir yönetim yapılması için mücadele edeceğinin altını çizen Kurt, “Ben particiyim. Ben hiç kimseye borcum yok. Particilik yanlış yapıldığı zaman yanlıştır. Doğru yapılırsa parti Türkiye’yi kurtarır. Türkiye’yi kurtarır derken Türkiye’yi sıkıntılarından kurtarır. Sosyal demokrat bir partiyiz. Sosyal demokrat bir partide işleyişin nasıl olması gerektiğini bizim tüzüğümüz programımız yazıyor. Ben ona sadığım, bağlıyım. Onun dışındaki uygulamalar, alternatifler bana çok sıcak gelmiyor. Türkiye’de de parti üst yönetiminin doğru insanlardan oluşması için mücadele ederim. Becerebilir miyim bilemem. Bir şey kaybetmem. Denerim. Ertesi yıl bir daha denerim. Mücadele edince insanlarla iyi ilişkiler kurunca halkla kaynaşınca, parti tabanıyla kaynaşınca doğruları anlatabiliyorsunuz” diye konuştu.

BÜYÜKLÜĞÜNÜ GÖSTERDİ
Kurt, CHP’nin Ankara, Kırşehir, Bilecik, Bozüyük, Bolu gibi bölgeleri almasını şu şekilde değerlendirdi: “İnşallah Eskişehir’in rüzgarı etkilemiştir. Köyde biz yokuz. Sosyal demokrasi buna bir çare bulacak. Balıkesir’i de kaybettik. Ahmet Ak aday olsaydı, biz seçimi alacaktık. Köye, kırsala ulaşmanın yolu, bazıları Yılmaz Hoca için politikayı bilmez, vizyonu yok, misyonu yok falan gibi hakarete varan şeyler söylüyor. Yılmaz Hoca büyüklüğünü bir kere daha gösterdi. Kırsal kalkınmanın altını çizdi, bu seçimde bütün adaylar Yılmaz Hoca’dan sonra kırsalda ne yapacağıyla ilgili proje açıklamaya çalıştı. Niye? Çünkü Yılmaz Hoca bir şey yakaladı. Eskişehir’de eskiden sadece merkezde birinci oluyorduk, kırsalda kaybediyorduk. Şimdi kırsalda da birinciyiz. Çünkü köylünün yarasına parmak bastı. 100 yıldır, 70 yıldır, 50 yıldır, 30 yıldır, 17 yıldır bu iktidarın yapmadığı işleri yaptı. Eskişehir’in Ankara’dan daha yakın olduğunu gösterdi. Sarıcakayalılara, Mihalgazililere, Alpululara, Seyitgazililere, Mahmudiyelilere. Dedi ki Tarım Bakanlığı var mı var. Sağlık Bakanlığı var mı, var. Köyle ilgilenecek bütün bakanlıklar var, devlet bütün yetkiyi kendine almış ama köylünün sorunu çözülmemiş. Nasıl çözüyor, bir dürtüklemekle. Bir halk süt işi icat etti, Mahmudiyeli 1500 çiftçi kurtuldu. Marul fidesi, domates fidesi dağıttı, Sarıcakaya, Mihalgazi kendine geldi. Bu kendine gelme neyi sağladı, dediler ki 17 yıldır biz bunlara oy veriyoruz bir faydalarını görmedik. Demek ki büyükşehir iyi organize olursa bizim işimize yarayacak. Tıkır tıkır hem oylarını verdiler hem CHP’nin ekonomik politikalarına farklı bir noktadan bakmaya başladılar. Peki hocanın bu söylemini duyunca İzmir ne yaptı? O da tarımla ilgili bir şeyler söylemek zorunda kaldı. Aydın, Manisa, Muğla, İstanbul hepsi. İşte Yılmaz Büyükerşen’in büyüklüğünü bir kez daha gördük. Popülizmle, klasik delege politikasıyla uğraşmadan Türkiye’ye kardeşim kırsal kalkınma böyle yapılır dedi, dikkati çekti. Şimdi iddiayla söylüyorum AKP’li Tarım Bakanı bunun alternatifini arayacaktır. Bir yarış başlayacaktır köylümüz için çok hayırlı bir iş olmuştur. Bize de kırsala ulaşmak için doğru bir hedef koymuştur. Ben bundan sonra CHP’li yöneticilerin ‘köye gitmeyiverelim’ demekten vazgeçeceğine inanıyorum. Zaten şunu sağlarsak biz önümüzdeki seçimlerde daha büyürüz, iki tane merkez ilçe, iki tane dış ilçemiz vardı, 4. Şimdi iki tane daha ilçe aldık,6. Bir de büyükşehir 7. Yani Eskişehir’deki 15 belediyenin 7’sini biz yönetiyoruz. Demokratik Sol Parti’nin adayı olan arkadaşımız bizim adayımızdı. Yine bu ittifakın olumsuzluğu yüzünden gitmek zorunda kaldı. İnşallah orada başarılı olur. Mücadelesini yapar. Ben bir an evvel yuvaya gel falan şeyini de doğru bulmuyorum. Siyaset kendi mecrasında yolunu bulur. Biz doğru bir noktada olduğumuzu Yılmaz Hoca’nın kırsalla ilgili bakış açısının parti genel merkezi tarafından da dikkate alınması gerektiğini söylemek istiyorum.

TÖKEZLEDİ
Kendisine yöneltilen “Recep Tayyip Erdoğan, daha önce yaptığı konuşmada İstanbul’u kaybedersek sendeleriz dedi. CHP pek çok yer kazandı, psikolojik üstünlüğü ele geçirdi. Bundan sonra CHP ne yapmalı?” sorusunu yanıtlayan Kurt, “Cumhuriyet Halk Partisi tabanında İstanbul Belediyesi’ni yönetecek, makama gelebilecek insanlar var. Burada küçük hesaplar yapmadan herkesin büyük işler düşünerek, büyük Türkiye’yi nasıl oluştururum adımını atarak çalışmaya başlaması ve 9’da gel 5’te git memuriyet anlayışını bırakarak, iş üretmek üzere, politika üretmek üzere o işe gönüllü bir biçimde girmesi gerekir. Bunu sağladığımız zaman ben ilk seçimde iktidar olacağımıza inanıyorum. Çünkü AKP için tökezleme başlamıştır. Tökezleme doğru bir sonuç vermez çünkü birkaç kez tökezledi, oradan ayağa kalkabildi. Bu sefer çok kötü tökezledi, elindeki güç kaynakları gitti. Bu güç kaynakları CHP lehinde kullanırsa ki kullanmalıdır. Buna hiç kimse niçin böyle yapıyorsun deme hakkına sahip değildir. Partinin yakaladığı en büyük fırsattır. 89’da böyle bir fırsat yakalamıştık, 89’da yakaladığımız fırsatı iyi değerlendiremediğimiz için 30 yıldır yerlerde sürünüyoruz. Şimdi ayağa kalkma zamanı gelmiştir. CHP’yi yönetenlerin aklını başına toplayıp, bu fırsatı iyi değerlendirmesi gerekir” dedi.

OBJEKTİFLİK İÇİNDE
Eskişehir basınını değerlendiren Kurt, “Eskişehir basını son yıllarda genel basında görmediğimiz bir objektiflik içinde. Ben şunu asla demem bilerek, isteyerek iftira kampanyası yapan, bunu şantaj, tehdit aracı olarak kullanan bir basın görmedim. Eskişehir’de 7-8 tane yerel gazete, 2 tane yerel televizyonumuz var. Pek çok insan kendini buralarda ifade etme şansı yakalıyor. Söylemek istediğiniz şeyi biraz tahmin ediyorum ama ben bu yaklaşımın doğru olmadığını düşünüyorum çünkü gelip eleştirdiğiniz yerde Eskişehir basını. Orada o eleştiri imkanını yakalayıp da haksızlık, öldüm, bittim diye yorumlarsa doğru bir şey değildir. Eskişehir’de güçlü bir yerel basın var. Yetenekli gazetecilerimiz var. Ben onlara haksızlık yapmak istemem” ifadelerini kullandı.

YÜREĞİM ÇOK SICAK
Son sözlerine eşit, adaletli ve hakkaniyetli bir hizmet sözü ile başlayan Kurt, “Ben Eskişehirli hemşerilerime şunu söylemek isterim, uzun bir maraton gibi seçim kampanyasını sona erdirdik ve seçimlerde bir başarı elde ettik. Bu başarıda payı olan bütün herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hizmet sırasında particilik olmaz. Partizanlık olmaz. Bunu asla kabul etmiyorum. Belediyeye girerken yapmış olduğum konuşmada da bütün memurlara, müdürlere aynı talimatı verdim, ‘hiç kimse vatandaş aleyhine yorum yapmaya gayret etmesin.’ Yapılacak yorumlarda olumlu katkıyı vatandaş lehine sunmalıyız. Eskişehir’i çağdaş, uygar, batılı, çok sesli bir  kent haline getirmeliyiz. Bu konuda iddialıyız. Bunu getireceğimize de inanıyorum. Eskişehirli hemşerilerimizin de tümü hangi partiden olursa olsun. Hangi inançtan, hangi mezhepten olursa olsun bize güvenmesini istiyorum. Bize karşı onlarda objektif olsun. Taraf bitti 5 yıl artık ben Odunpazarı’nda yaşayan 400 küsur bin hemşerimizin başkanıyım. Kapım herkese açıktır. Her zaman benimle görüşme imkanı vardır. Halk meclislerimizde, mahalle meclislerimizde, mahalle toplantılarımızda, sokakta, düğünde, cenazede hep birlikte olacağız. Biz acı günde de tatlı günde de hemşerilerimizle birlikte olmaktan, dayanışma içinde olmaktan asla rahatsız olmadık. Çünkü biz halkçıyız. Ben halkçı bir başkan olarak gerçekten insanları kucaklamak istiyorum. İnsanlarda bana öyle baksın istiyorum. Efendim çok gülmüyor, bunlar çok doğru şeyler değil. Gülmeyebilirim ama benim yüreğim çok sıcak. Biraz yaklaşsınlar, bir kucaklaşalım, herkes beni sevecek ben ona inanıyorum. Ben herkesi CHP’li yapıncaya kadar mücadele edeceğim”  şeklinde konuştu.

 
Kaynak : Anadolu Gazetesi
1000
icon
Doğa Sever 11 Nisan 2019 18:54

Eskişehir turizminin gelişimi için önem arz eden; Çanakkale Tevfikiye köyünün Troya köyüne dönüştürülerek bölge turizmine kazandırılması örneğinden hareketle , Çukurca köyünde bir Frigya Köyü oluşturularak turizme kazandırılması ; il merkezinde Yunus Emre Panorama Müzesi kurulması ve (tabi ki)Kızılinler Projesi konuları da gündeme gelir inşallah!

0 1 Cevap Yaz
Vural 11 Nisan 2019 15:48

emekte sonuçaları incelemek gerekir .

4 0 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat