alexa
Eskişehir Keskin Grup

İstifalar başlarsa şaşırmayın

Videoyu Aç İstifalar başlarsa şaşırmayın
A
a

ES TV’de yayınlanan Eskişehir’in Nabzı programında konuşan Başkan Kazım Kurt, “AK Parti’nin acele bir seçime gideceğini tahmin etmiyorum. 2020’de her şey olabilir. Bu böyle gitmez. Bu böyle gitmediği zaman AK Parti her gün erir. AK Parti’den yakında istifalar başlarsa şaşmayın” dedi

ES TV ekranlarında canlı yayınlanan Eskişehir’in Nabzı Programına katılan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, ES TV Genel Yayın Yönetmeni Ali Baş ve Anadolu Gazetesi Köşe Yazarı Arif Anbar’ın sorularını yanıtladı. CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun zaferiyle sonuçlanan İstanbul seçimlerine değinen Başkan Kurt, “İstanbul seçimleri Türkiye için bence yeni bir siyasi dönemin başlangıcıdır. Hem 31 Mart’taki iptal hem 23 Nisan’daki ezici bir farkla gelen galibiyet CHP ve AK Parti açısından yeni politikaların konuşulacağı dönemin başladığını gösteriyor. Herkes her seçimden sonra oturup dersini çalışmalı. Geçmişten, yaptığı hatalardan ders çıkararak önüne bir program koymalı. Ne kazanan zafer elde ettim, bundan sonra ben büyüğüm diye kibirlenmeli ne de kaybeden ben başka sebeplerle kaybettim diye kaybının sebebini başka yerlere yüklememeli. Bu seçimde şu net bir şekilde ortaya çıkmıştır; Türkiye’nin okuyan, yazan, üreten kesimlerinin tamamı mevcut iktidara karşıdır. Dolayısıyla mevcut iktidarın birkaç kere düşünmesi lazım. Ben neden böyle kaybettim? Niçin kaybetmemem gerekirken özellikle İstanbul’da farklı bir tablo ile karşılaştım diye düşünmesi lazım. Düşünmediği takdirde AK Parti için sonun başlangıcı oluşmuştur. Parti artık parti içi tartışmalarla meşgul hale gelir. Parti artık insanların kendi içindeki kavgalarıyla gündeme gelir ve AK Parti bizim CHP gibi kadrolaşmış, ideolojik anlamda netleşmiş bir parti olmadığı için de dağılır gider” ifadelerini kullandı.

KİMSE İŞTEN ATILMADI

Odunpazarı Belediyesi önünde Bem-Bir-Sen tarafından gerçekleştirilen protestoya da değinen Başkan Kurt, “Eskişehir’den orada protestocu adam bulamayıp Bursa’dan getiriyorlar. Şimdi yine kendi hallerine baksınlar. Ama esas olan şu bir devlet dairesinde liyakat esasına göre çalışma olacak diyorlarsa o zaman onların o dairede çalışmaya layık olmaları lazım. Çalıştıkları yere ihanet etmemeleri lazım. Çalıştıkları yerin aleyhine bir evrak sızdırmamaları lazım. Demek ki liyakatlı değil bunlar. Birçoğu ihanet etti birçoğu da görevi gereği diğerini aldığımız için başkasını koyduk. Ben kendime göre ders çıkarıp, önlem almaya çalışıyorum. Ben hiç kimsenin düşüncesinden dolayı işten atılmasını onaylamam.  Birinin düşüncesinden dolayı işsiz kalması, hapse girmesi, eskiden olduğu gibi idam edilmesi insanlık suçudur. Aynı şeyi düşünüyorum dolayısıyla Odunpazarı Belediyesi’nde işten atılan hiç kimse yoktur. Siyaseten işten çıkartılan hiç kimse yoktur. Bunun altını bir daha çiziyorum. 40 kadar arkadaşımızın yeri değiştirilmiştir. Niye değiştirilmiştir? Bir kısmında kamuoyuna yansıyan nedenler vardır. Ama esası şudur, o arkadaşlarımız oraya belli avantajlarla getirilmiştir. Temizlik işçisi olarak alınmış. Ama maliyede çalışıyor, tahsildar. Yanlış. Bende göreve geldiğim zaman herkese şunu söyledim, ‘Arkadaşlar, benimle çalışmak isteyen herkesle çalışırım. Ve başka partili olduğunu bildiğim için, başka partili olduğunu düşündüğüm için onların yerini değiştirmenin doğru olmadığını, bir gitsinler bakalım görelim diyerek deneme yapmak suretiyle 5 yıl onlara katlanmışız ama bizim o hoşgörümüzü anlamamış ve en son bir takım yanlış şeylerle eylem içerisine girmeye başlayınca bizde dedik ki seçimden sonra artık herkes kendi yerine gidecek. En çok mali işlerde sanıyorum. Yani biz şunu yapmıyoruz. Bu AK Partili bunu atalım. Bu gök partili böyle bir şey yok. Yanlış yapar. O liyakat dediğiniz şeye uymayan, değişti. Bunun içerisinde kendimizin işe aldığı insanlarda var” dedi. 

SİYASİ DENGE BOZULDU

Başkan Kurt, erken seçim olup, olmayacağına yönelik soruya, “Artık Türkiye’nin siyasi dengesi bozulmuştur. Her an her şey olabilir. Ama AK Parti’nin acele bir seçime gideceğini tahmin etmiyorum. 2020’de her şey olabilir. Çünkü bu böyle gitmez. Bu böyle gitmediği zaman AK Parti her gün erir. Samimi söylüyorum. AK Parti’den yakında istifalar başlarsa şaşmayın. İnsanlar iyi niyetle siyaset yapmak istiyor. Hiç kimse Recep Tayyip Erdoğan’a mahkum değil. AK parti içerisinde, milletvekilleri arasında da, yöneticiler arasında da gerçekten bu ülkeyi seven, demokrasiye bağlı, cesur, kahraman insanlar vardır. Bunlar çıkar. Yeter der. Dur der. Ben geneli konuşuyorum, özeli söylesem yanlış anlaşılır. Ama Eskişehir’dekilerin de kahraman olmadığını, yurtsever olmadığını, demokrat olmadığını söyleme şansımız yok. Onlar da öyledir. Onlar da düşünür. Onlar da düşünmelidir” cevabını verdi.

LİDERLİK ÖRNEĞİ
İstanbul seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun miting yapmamasının ve alanlarda gözükmemesinin seçimlere etkisinin sorulması üzerine konuşan Kurt, “Genel başkan en zor olanı yaptı. Kendisini öne çıkarmadan bütün dinamikleri harekete geçirerek bu seçime girdik. Sebebi; CHP seçimi olarak algılanmaması için demokrasi güçlerini bir tarafa toplayabilmek için çok partizan bir çıkışın CHP kimliğiyle ortaya çıkmanın doğru olmayacağı net ortadadır. Çünkü diğer partililerden oy istiyorsun. Dolayısıyla ben CHP’yim en doğrusu benim dediğin zaman tereddüt oluşabilir. Dolayısıyla Kemal Kılıçdaroğlu kendini kenara çekti. Bunu her lider yapamaz. Bu yaptığı bile bir liderlik örneğidir. Bir lider açısından geride durabilmek buna tahammül etmek kolay değildir. Bu duruma tahammül etti ve başarıyı elde etti. Aynı zamanda iyi organizasyon ve iyi motiveyle diğerlerini çalıştırmıştır. Bu bir stratejik hamleydi ve doğru oldu artı yazdı” diye konuştu.

BU SEÇİMİ ATATÜRK ALDI
İstanbul’da bulunan Tatar köylerinden İmamoğlu’nun birinci çıktığına dikkat çeken Kurt, “İstanbul’da iki tane Tatar köyü ve ikinde de birinci çıktı. 500-600 seçmenli köyler hepsi.  Mesela Fatih'te çalıştı orda da birinci geldik. İstanbul Ümraniye’de Pazar günü sandıkları gezdik. Ümraniye’ de oturan birçok Eskişehirli ile karşılaştık. Demek ki doğru hamleler yapılmış. Bizim reklam yapmamız gerekmiyor. Bir ekleme yapmak istiyorum sorunuza iki kahraman var dediniz ya aslında tek ve en büyük kahraman; Atatürk. Bu seçimi Atatürk almıştır. 100 yıl sonra Atatürk bütün herkesi birleştirdi” diye konuştu. 

Doğru bulmuyorum

Ekrem İmamoğlu’nun geleceğini de değerlendiren Başkan Kurt, “Ekrem İmamoğlu 5 yıl boyunca İstanbul’da başarılı bir belediye başkanlığı yapmalıdır. Bunun aksine yapacağı girişimler. Ekrem İmamoğlu’na zarar verebilir. Herkesin konuştuğu; ‘2020’de Cumhurbaşkanlığı seçimi var, Cumhurbaşkanlığı’na aday ol.’ İstanbul’da bir yıllık bir belediye başkanı olarak beklentilerin tümünü karşılayamayacaktır. Şimdiki yüzde 54’ün desteğinin bir kısmı gidebilir. Türkiye’de yüzde 50 artı 1’i kazanmakta öyle kolay değildir. Kaybettiği zaman siyaseti bırakması gerekir. Tabi ki Ekrem İmamoğlu gibi liderlere ihtiyacımız var. Lider illaki bir kişi olacak diye bir kural yok. Özellikle sol ve sosyal demokrat partiler kadro partisidir. Burada birkaç tane Ekrem İmamoğlu olmalıdır bence. Kemal Kılıçdaroğlu bunun güzel bir örneğini de göstermiştir. Kendisini gizleyerek, gayet güzel bir orkestra şefi gibi organizasyonu yaparak, kendini de yormadan, vatandaşı da bıktırmadan, pek çok yerel lider yetiştirmiştir ya da bulup çıkarmıştır. Ben Ekrem İmamoğlu’nun kısa sürede İstanbul Belediye Başkanlığını bırakacağına inanmıyorum. Bırakmasını da doğru bulmuyorum. Diyor ya gençliğimiz var. Gençliği var bence de, bir dönem, 5 yıl İstanbul’a o güzel hizmetleri yapmalı. Ondan sonra diğer tarafı düşünmeli” ifadelerini kullandı.

AK PARTİ ŞAPKAYI ÖNÜNE KOYACAK

AK Parti’nin artık yönetici bulamadığına yönelik sözlerinin hatırlatılması üzerine Başkan Kurt şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de artık insanların AK Parti’ye güveni kalmamıştır. AK Partililerin güveni kalmamıştır. Niye kalmamıştır biliyor musunuz? AK Parti’ye samimice destek veren yüz binlerce insan var Eskişehir’de. 17 senedir Türkiye aynı sorunları yaşıyor. Türkiye’de şu anda 2002 şartlarına göre değişmiş, güzelleşmiş, iyileşmiş, demokratikleşmiş ne var? 17 yıl boşa geçmiştir. Bu 17 yıl içerisinde samimi AK Partili hemşerilerimizi üzen şudur; Mahallesinde ayağına giymeye ayakkabısı olmayanlar şimdi büyük müteahhit oldu. O zaman AK partili hemşerimizde diyor ki ‘O yönetsin.’ Seçimi kazanıyorsa o kazansın, buyursun, hadi. Onun için bulamıyorlar. Yani parti profesyonelleşti. AK Parti’nin düzelteceğine inanmıyor artık insanlar. Niye? Çünkü 17 yıldır düzeltemedi. Sendikal haklarda gelişme yok. Özlük haklarda gelişme yok. Adalette gelişme yok. Ekonomide gelişme yok. Geçim standardında yükselme yok. Avrupa ile bağlantılarımız sıfıra indi. Komşu kalmadı. Barış kalmadı. Üretim kalmadı. Fabrikalar kapanıyor. İşten atılıyor insanlar. AK Parti’ye niçin gitsin insanlar. Ben onu merak ediyorum şimdi. Gidemez, gitmez. Dolayısıyla AK Parti oturacak, şapkayı önüne koyacak diyecek ki bu kötü. Demokratik ülkelerde, demokratik gelenekleri olan partilerde bunun sorumluları istifa eder. Ama şimdi AK Parti’de ne oluyor Sayın Tayyip Erdoğan kusuru, kabahati başkalarına yıkıp, birkaç kişiyi daha tasfiye edip, tek başına kalacak. Eski parlamenter sisteme bir an evvel geri dönülmesi gerektiğini kaydeden Başkan Kurt, “Bu sistemden bir an evvel dönmek lazım. AK Partililer bunu sağlayabilir. Bizim genel başkanımızın Salı günü söylediği daha mantıklı. Önce sistemle ilgili bir referandum yapalım. Eski sisteme ya da eski sistemi biraz daha düzelterek yeni bir anayasa yapalım ondan sonrada seçime gidelim diyor. Doğrusu budur” dedi. 

YAPTIKLARI PLAN MEYDAN DEĞİL 

Eski Atatürk Stadyumunun yerine yapılacak Millet Bahçesi ile ilgili konuşan Başkan Kurt, “Ben doğrular ortaya çıksın diye uğraşan bir siyasetçiyim. Bütün Eskişehir’e ilan ediyorum; Bugün Eski Atatürk Stadyumunun olduğu yer, millet bahçesi projesi belediyelerimizden kaçırılarak, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na götürüldü planı. Ve oradan geçirildi. Belediyelerimiz buna muhalefet şerhi koydu. Dava açacağız, yaptıkları plan öyle meydan falan değil. Göreceğiz plan çıksın. Bunların böyle millete yeşillik yapalım, park, bahçe yapalım, kek yesinler… Onlar seçim öncesi söylendi. Esas düşünce rant. Göreceksiniz Atatürk Stadyumunun oradaki projeyi. Meydan mı oluyor? Orada büyük büyük rantlar mı çıkıyor? Ben iptal edilmesi için sonuna kadar mücadele edeceğim. Yoğunluğu artıran, çok büyük yapılaşmayı getiren bir plan. Bu küçük bir bilgi. Tartışsın Eskişehir. Bilsin, gizli kalmasın. Ben bunu bilerek söylüyorum. Kimseyle kavga etmeye niyetim yok ama gerçek düşüncelerimi ortaya koymak istiyorum. Eskişehirlilerin de bizim arkamızda durması gerektiğini savunuyorum” ifadelerini kullandı

İNSANLARI KANDIRDILAR

Alparslan Türkeş Millet Bahçesi projesine değinen Başkan Kurt, “Samimi olup, olmadıklarını test etmek için TOKİ’ye yazı yazdım ve samimi olmadıklarını gördüm. Benim muhatabım AK Parti’nin adayı değil. AK Parti’nin İlçe Başkanı değil. Benim muhatabım TOKİ. TOKİ’nin bana yazdığı kapı gibi yazı var. Vermiyorum diyor. Orası konut alanı diyor. O zaman bende diyorum ki; Siz seçim öncesi insanları kandırdınız. Yalan söylediniz. Bunu ortaya çıkardım ben. Şimdi hepsi bana artistlik yapıyorlar, verelim, beraber yapalım. Sen kimsin? Belediyeyle ortak ne yapacaksın? Hangi yetkiyle konuşuyorsun? Artık iktidar partisinin temsilcisi olarak da konuşmaya hakkın yok. Eskiden vardı. Kendilerini devlet partisi zannediyorlardı.  Bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti var. Kurumsal bir yapı var. TOKİ başarılı olsun, başımın üstünde yeri var. TOKİ’nin kuruluş amacı yoksul insanlara ucuz, sağlıklı konut yapmak. Nerede yaptı? Hangi sağlıklı konutu yaptı? Hangi ucuz konutu yaptı? Yapmadı. Biz buna itiraz etmeyelim mi? AK Partililer atadı diye bunlar dokunulmaz mı? Öyle bir şey yok. Alparslan Türkeş Millet Bahçesi’nin olduğu yere, dedi ya 40 dönümü var 20 dönümüne… İşte o 20 dönümüne teras evler yapacak TOKİ. Hani veriyordu Odunpazarı Belediyesi’ne de millet bahçesi yapıyorduk. MHP’lilerde bana gelip diyor ki; ‘Söz ver, biz gidip alacağız.’ Siz nasıl alıyorsunuz devletin vermediğini. AK Partililer de zannediyor ki devleti biz yönetiyoruz” şeklinde konuştu. 

ESKİŞEHİR BUNU TARTIŞSIN
Kurt, sözlerine şöyle devam etti: “Ama şunu sergiledim, Eskişehirlilerin gözünün önüne koydum. AK Parti seçim öncesi verdiği vaatlerde samimi değil. Yalan söylüyor. İki AK Parti bu ülkeyi yönettiğini sanıyor. Üç, MHP’liler bana diyor ki; ‘Alparslan Türkeş adını vereceğini söyle, ben gidip yazıyı getireyim’ diyor. AK Partilinin yapamadığını yapacak. MHP’de 
kendine o kadar güveniyor. Bunu da tartışsın Eskişehir. Neden buranın adını Alparslan Türkeş koyarsan getiririm, koymazsan getirmezsin diyor. Gel burayı millet bahçesi yapalım desin. Burada önemli olan oranın millet bahçesi yapılması mı? Adının Alparslan Türkeş olması mı? Ben ona bakarım. Kişi başına 10 metrekare yeşil alan yaratmış bir belediye başkanı olarak bir 50 dönüm, 70 dönüm yeşil alan yapmakta korkmam. Ama bunu da MHP’liler keyfi gelsin, AK Partililerin gönlü olsun diye yapmam. Ben radikal bir politikacıyım, yalan söylediklerini ortaya koymak için bu hamleyi yaptım, yuttular. Yutmasaydılar.”

TÜRKİYE PARTİSİ OLMALIYIZ

CHP bundan sonra ne yapmalı?’ sorusuna yanıt veren Kurt, “CHP bu halkı kucaklamalı, CHP bu halkı dışlarsa yani şöyle bir kısmımız çıkıp “bu Kürtler bize yaramaz, bunları bir kenara ayıralım. Bu HDP’liler bize yaramaz” diyerek ötekileştirirsek yine küçücük bir çekirdek CHP’ye kalırız. Halkı ve halkın örgütlerini kucaklamalıyız. Türkiye partisi olmalıyız. Batıda da doğuda da CHP olarak öne çıkmalıyız. Diyarbakır’dan korkmamalıyız. Kürt demekten korkmamalıyız. Bu ülkede Kürtler doğru bir tavır koymuştur. HDP doğru bir tavır koymuştur. İyi parti de iyi bir tavır koymuştur. Herhangi bir sıkıntı yaşanmamıştır. Ekrem İmamoğlu İstanbul’da 10 milyon seçmenin temsilcisi olarak 16 milyonu yöneteceğini iddia ediyor ve herkese eşit uzaklıktayım diyor. Partizanlığı bu kapıdan sokmayacağım diyor. Biz de aynı şekilde partizanca davranarak Kürtleri asacak mıyız kesecek miyiz? Hayır. Biz birbirimizi seveceğiz, sayacağız kucaklayacağız, halk millet olacağız ve sevgiyle büyüyeceğiz. Yani olumsuzlukları bir tarafa bırakacağız ve olumlu konularda uzlaşacağız. Kavga etmek için bir sürü sebep bulunabilir. İktidar sıkıştığı zaman APO’ya sarılabiliyorsa Kürt halkına neden sarılmıyorsun? Bu bir suç mu günah mı? Bu algıdan çıkmamız lazım. Şimdi kucaklaşmanın zamanıdır” ifadelerini kullandı. 

HERKES HESABINI VERECEK

Odunpazarı Meclisiyle ilgili konuşan Başkan Kurt, “Her meclis üyesi Odunpazarı belediyesinin meclis üyesidir. Görevi de; Odunpazarı belediyesinin iyi yönetilmesini sağlamaktır. AKP’nin geçen dönem ki meclis üyeleri sanayii çarşısını engelleyerek ne geçti ellerine? Ne siyaseten ne de ekonomik olarak faydaları oldu. Şuan da benim meclisimde geçen sene AKP’de meclis üyesi olanlardan hiç kimse yok.  Demek ki AKP önceki dönemde kendisi de beğenmemiş. AKP’liler hata içindeydi ve o hatalar partililerine zarar verdi. Belediyemize de zarar verdi. Ben AKP’nin verdiği zararlar ve engellerden dolayı dava açmayı düşünüyorum. Güneş enerjisi santrallerinin engellenmesi nedeniyle 10 milyon dolardan fazla zararımız oldu. Neden bunu Odunpazarılılar ödesin? Bu duruma engel olan meclis üyesinin hiç mi sorumluluğu yok? Herkes hesabını verecek. Ben iyi bir hukukçuyum, iyi bir siyasetçiyim. Deneyeceğim. Eğer Türkiye’de hukuk devleti varsa göreceğiz. Şuan da ki mevcut hukuka güvenmiyoruz ama deneyeceğiz” ifadelerini kullandı. 

HUKUK ÇÖZECEK
Olağanüstü kongre yapılıp yapılmamasıyla ilgili görüş belirten Kurt, “Ben işin tarafı değilim. Ben kendi görevimi yapıyorum. Bazı arkadaşlarımız tüzük hükümlerine göre kongre istiyorlar.  İl yönetimimiz de yapmıyor. Bunu hukukun üstünlüğü çözecek. Mahkeme kararında bir kongre süreci başlarsa ben kendimi görevli sayarım. Hukuk devletiyse tüzükte bir böyle bir şey varsa  ve bu uygulanmıyorsa niye dava açmıyorsun demek gibi bir hakkı olmaz. Dava açmak bir haktır. Bir özgürlüktür. CHP ve sosyal demokrat bir parti bu özgürlüğü sonuna kadar destekler. Aynı Binali Yıldırım’ın biz sayalım deyince siz niye itiraz ettiniz.  Kabul etseydiniz saysaydık biz sizi geçseydik. Mantığı. Böyle bir şey yok. Herkes hukuk çerçevesinde hak arama özgürlüğüne sahiptir. Anayasa uluslararası hukuk insan hakları beyannameleri hepsi bunu gerektiriyor” dedi. 

 ŞİMDİ NASIL KAYNAŞACAĞIZ?

Başkan Kurt “Ben şunun için serzenişte bulunuyorum. Bu tarafsızlık, objektiflik, hoşnutluk bunlar ortaya çıkmalı. Şunu soruyorum bütün Eskişehirlilere; Büyükşehir Belediyemizin Yılmaz Büyükerşen Bal Mumu Heykel Müzesi var. Burada eski cumhurbaşkanları, eski politikacılar diye bulunan köşede Recep Tayyip Erdoğan’ın heykeli olmasaydı ne yazarlardı, neler derlerdi? Abdullah Gül’ün heykeli olmasaydı neler derlerdi? Var. Bakın mevcut politikacı olmalarına rağmen hoca bunların heykelini koymuş. Bir kere görmeye geldiler mi? Bırak AK Parti üst yöneticilerini AK Parti Milletvekilleri bir kere görmeye geldi mi? Bütün Türkiye geliyor görmeye, Kültür ve Turizm Bakanlığı yapmış, Eskişehir milletvekilimiz, Eskişehir’in ortasında seçim bürosunun ön tarafında bulunan Bal Mumu Heykeller Müzesini göreyim diye merak etti mi? Etmedi. Şimdi nasıl kaynaşacağız, kucaklaşacağız biz bu insanlarla. Nasıl bütünleştirecekler Türkiye’yi? Nasıl kaynaştıracaklar bizi? Biz bunlardan nasıl medet umalım. Sayın Valimiz, biz saygıda kusur mu ettik? Bir talimat verdi, yerine mi getirmedik? Benim de valim ol. Benim de Cumhurbaşkanım ol. Benim de bakanım ol. Biz öyle biliyoruz ama böyle bir duvarla karşılaşırsan ne olacak? Olmuyor. Biz uzlaşmaya çalışıyoruz. Biz devletin bütün kurumlarına saygılıyız. Tüm kurumlarıyla iyi ilişkiler kurmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. 

KRALDAN ÇOK KRALCILAR

Yeni Milli Eğitim Müdürü’ne teşekkür eden Kurt, “İyi adımlar attı. Biz devlete bağlı, yasalara saygılı demokratik anlayışı benimseyen bir yönetimiz. Yakında protokol imzalayacağız. Sorun çözüldü. Halk Eğitim Merkeziyle usta eğitici protokolü imzalanmak üzere, belki de imzaladılar illa benim imzalamam gerekmiyorsa. Ben başından beri dedim kraldan çok kralcı bunlar. AK Partiye hakikaten zarar veren adam bunlar. Hakan Bey’in hakkını teslim etmeyelim mi? Eskişehir’e yararlı bir iş olmaz mı? Olur. Bakın ben tekrar teşekkür ediyorum, biz şimdi okullara hizmet ediyoruz. Okullar bize yazı yazıyor biz gidiyoruz öğrencileri taşıyoruz, süpürüyoruz, temizliyoruz. Okul müdürlerinin üzerinden baskı kalktı. Zaten okulların ihtiyacı var. Okulun müdürü, okulun bahçesini nasıl düzeltsin? Ya belediyeden isteyecek ya devlet kurumundan isteyecek. Bundan önceki İl Milli Eğitim Müdürü istetmiyordu. Şimdi çözüldü, sıkıntı yok” şeklinde konuştu. 


 
Kaynak : Anadolu Gazetesi
1000
icon
Ali 29 Haziran 2019 13:13

Yalnız kazım kurt şunu bilsin akparti erirse bu CHP nin işine gelmez gelirsede sadece 1 dönem gelir.sağ kesim kendine yeni bir oluşum bulur hiç heveslenmesin bu millet ten CHP ye oy veren miktarı bellidir buhayayta değişmez.

2 3 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat