alexa
Eskişehir Keskin Grup

Hakan Aslantaş'ın bu yönünü hiç görmediniz!

Videoyu Aç Hakan Aslantaş'ın bu yönünü hiç görmediniz!
A
a

Can Dostum’un bu haftaki konukları Eskişehirspor’un başarılı futbolcusu Hakan Aslantaş ve onun can dostları Baron ile Apolonya

Özellikle futbolu yakından takip eden kişiler Hakan Aslantaş’ın sporcu yanını biliyor. Ama o aynı zamanda tam bir hayvan dostu! Evinde doberman cinsi bir köpek ile Kakadu cinsi bir papağan besleyen Aslantaş, hayvanlara olan tutkusunu ve renkli yaşamlarını anlattı.  

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Almanya doğumluyum. 17 senedir Türkiye’deyim. Eskişehir’de bir seneyi bitirdik. Burada çok rahatım, burayı çok seviyorum. Daha önce Ankara, Konya, Kayseri, Bursa ve Karabük’te yaşadım.

Hayvanlarla olan bağınız ne zaman başladı?
Hayvanlara ilgim hep vardı doğuştan beri. Biz onlara bir şey veriyormuş gibi gözükse de benim düşüncem onlar bize bir şey veriyor gibi. Onun için hayatım boyunca hep hayvanlarla beraberim diyebilirim. Baron ve Apolonya ilk hayvanım değil. Silivri’de çiftliğim var. Kazlar, ördekler, her şeyim var. Herhalde bir tek kurt olmadı, yasak olduğu için.

GÖRÜNÜŞÜ KORKUNÇ AMA ASLINDA ÇOK DUYGUSAL
Baron nasıl bir köpek?
İkisi de üç yaşında. Baron doberman cinsi köpek. Apolonya da Avusturalya Kakadu, dişi. Ben şuna inanırım; kendi köpeğinin karakteri sahibine çok uyarmış derler. Hakikaten de öyle. Çok aktif. Çoğu insan ilk görüşte çok korkar ama çok duygusal bir hayvandır. Aktif, oyun istiyor, çok koşucu. Duruş olarak hoşuma giden bir köpek. Sahibine çok bağlı, en çok sevdiğim yönü bu. İkisiyle de çok güzel vakit geçiriyoruz.

ZOR BİR HAYVAN
Apolonya nasıl bir papağan?
Şahsi fikrim; Apolonya vahşi bir hayvandır. Avusturalya Kakadu. Aslında burada hiçbir işi yok. insnalar yavruyken bu hayvanları Türkiye’ye getiriyor. Sonra bakması zor oluyor. Yani yavruyken alınan hayvan sonradan verilmiş. Ben de bu kuşu böyle aldım, sahiplendim. Bana sorarsanız papağan zor bir hayvan, vahşi bir hayvan. Evimde herhangi bir yeri kemirmedi. Baron’u nasıl eğitiyorsam, onu da öyle eğitiyorum. Laftan çok anlıyor. Bu tür çok konuşkan değil, daha çok taklitçi. Bir bağırması var, kilometrelerce öteden duyabilirsin. Daha çok dans ediyor.

Dostlarınız ne ile besleniyor? Aylık giderleri ne kadar?
Baron’un bir özel maması var, onu sürekli değiştiriyorum. Apolonya daha yüklü aslında. Ben ona en iyisinden vermeye çalışıyorum. Fındık, fıstık, sebzeler… Hepsi çiğ olması lazım. Tropikal meyveleri çok seviyor. Biz kendimiz ne yiyorsak ona da bir kısımdan hep ayırıyoruz. Köpek için yaklaşık 500-600 TL harcamam oluyor. Apolonya da o civarlarda.

Apolonya ve Baron ile bir gününüzden bahseder misiniz?
Aslında tam yerine geldik. Burası benim en sevdiğim yer, Atatürk Stadı’ndan sonra. Günde üç kere kesin çıkartıyorum dışarı. Hatta dört oluyor bazen. Eskişehir’de çok park var. O konuda çok şanslıyım. Diğer şehirlere göre herhalde en güzel burası park açısından, insanların hayvanlara karşı sevgisinden dolayı. Hayvanlar herhalde bir başkent seçse Eskişehir der. Çok güzel tepkiler alıyorum dışarda, çok farklı hayvanlar görüyorum dışarda. Çok  mutluyum bu konuda.

İkisinin arasında bir anlaşmazlık oluyor mu?
Hayır. Hatta ben antreman veya maçlara gidince birbirinin anlaştığını çok iyi gördüm. Çok farklı cins olmasına rağmen. Hatta Apolonya bazen Baron’un üzerine çıkıyor, kulaklarıyla oynuyor. Değişik ikili, yaşamanız lazım.

Apolonya ve Baron’a insanların tepkisi ne oluyor?
Küçük çocuklar tabi önce Baron’dan biraz korkuyorlar, dış görünüşünden. Ama kuş olduğu için çok merak ediyorlar. Genellikle güzel oluyor. Bir yandan korku, bir yandan merak olunca farklı oluyor.

UÇTU VE GELMEDİ!
Onlarla unutamadığınız bir anınız var mı?
Aslında her gün bir anı, her gün çok farklı şeyler oluyor. Parkta bir kere Apolonya elimdeydi, birden kaçtı gitti. Uçtu ve gelmedi. Oturduk ve dakikalarca bekledik. Yaklaşık bir saat sonra geldi.
 Baron ya da Apolonya bugüne kadar birine zarar verdi mi?
Baron tehlikeli köpekler arasına giriyor. Ama eğitim bu konuda çok önemli. Şanslıyım çünkü çok üstüne duruyorum. Diğer köpekleri rakip olarak görmediğini ona öğretmem gerek, kolay bir iş değil aslında. Köpek sahipleri beni anlar. Çoğuyla oynuyor, arada hemcinsiyle anlaşamıyor ama tasması olduğu için sıkıntı olmuyor.

EVLAT GİBİLER
Hayvanların yaşamınıza olan etkisi nasıl?
Biraz vakit alıyorlar, bu bir gerçek. Biz onlara bakıyormuşuz gibi dursa da ben tam tersi olduğuna inanıyorum. Çok farklı şeyler yaşadım. Bir evlat nasılsa ikisini de öyle görüyorum.
Papağanınızın ve köpeğinizin özel bir oyuncağı var mı? Ne ile vakit geçiriyorlar?
Baron’un her türlü top ilgisini çekiyor. Ben de öyleyim. Apolonya ise plastik, kemirilecek ne varsa… Bazen boş bir kutu bile ona oyuncak oluyor. Kendi oyuncaklarını çok seçmiyor. Gagası çok sert, ne varsa kemirebiliyor.

PETSHOPTAN ALMAYIN!
Hayvan sahiplenmek isteyenlere neler söylemek istersiniz?
Köpeklerde karakter çok önemli. Kendi karakteri nasılsa öyle bir köpek seçmeliler. Mesela çok aktif bir insan İngiliz Bulldog’u seçmemeli. Çok aktif bir insan Alman Kurdu gibi aktif bir köpek seçmeli. Kuş konusunda; papağan sevgisi olan lütfen beni bulsun. Beraber burada oturabiliriz, sevebilir. Çünkü çok zor ve zahmeti bir iş. Sahiplenmediği sürece de gidip petshoptan almalarını tavsiye etmiyorum. Bu büyük papağan cinsleri Avrupa’da yaşamayan türler. Çok uzak ülkelerden büyük bir zahmetle bu ülkeye getiriliyor. Ben ne kadar sevsem de o işi yanlış buluyorum.
 
 
Kaynak : CAN DOSTUM - HİLAL KÖVER
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat