alexa
Fast Express tepe banner kampanya 2

Eskişehir'de ev almak hayâl oldu

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç Eskişehir'de ev almak hayâl oldu
A
a

Bundan birkaç yıl önce ücretli çalışanların ev, araba alabildiğini söyleyen Kristal İş Eskişehir Şube Başkanı Erdal Akyazı, “Şimdi onlar hayal. Artık onları alma şansı işçi sınıfının hayal oldu. Eski Türkiye deniliyor ya. Eski Türkiye’de ev, araba alma hayaldi. Şimdi yine oraya doğru gidiyoruz” dedi.

Ercan Kardeşler Kuyumculuk
KESK Eskişehir Dönem Sözcüsü Faik Alkan ve Kristal İş Eskişehir Şube Başkanı Erdal Akyazı, ES TV ekranlarında yayınlanan Açıkça programında Ali Baş ve Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Asgari ücret, kamu çalışanlarının beklentileri ve hayat pahalılığı ile ilgili konuşan Akyazı ve Alkan, emekçilerin zor bir kış geçireceğini ifade etti.

ALIM GÜCÜ ÇOK DÜŞTÜ
Alınan maaşların alım gücü açısında çok zayıf kaldığını söyleyen Alkan, “Zor günler geçiriyoruz Türkiye’de ekonomik anlamda ve bu yoksulluk eğitim emekçilerini ve kamu emekçilerini de derinden etkiler hale geldi. Özellikle 9 bin liraya dayanan açlık sınırı, yoksulluk sınırı da 27 bin liralara dayandığı ülke ortamında eğitim emekçilerinin temel talepleri vardı. Onu Eskişehir’den Türkiye gündemine taşıdık. Biz bu ülkede açlıkla terbiye ediliyoruz. Bu ülkenin yakın tarihine baktığımız zaman evet ücretiyle geçinenler zor günler yaşamıştır ama bu son yaşadığımız bir yıllık periyod içerisinden hiç olmadığımız kadar bizler yoksullaştık. Aldığımız maaşlar hiç olmadığı kadar alım gücü açısından hayatımızı idame ettirme konusunda bize bir olanak sağlamıyor” diye konuştu.
Eskişehir'de ev almak hayâl oldu 31.12.2022

YÜZDE 100 ZAM TALEP EDİYORUZ
İnsanca yaşayacak ücret talep ettiklerini belirten Alkan, “Türkiye şu anda EYT’yi tartışıyoruz, zam artışlarını, asgari ücreti tartışıyoruz ama kamu emekçileri için en acil talep vergi dilimleri. Bu acil değil. Biz yüzde 15’lik vergi dilimi talep ediyoruz ve sabitlenmesini istiyoruz. Biz değer yaratanız. Bizler bu ülkenin yarınlarını inşa ediyoruz. Biz sahte TÜİK hesaplamaları dışında bir şey istiyoruz. ENAG gibi kuruluşların açıkladığı bir enflasyon var. Yüzde 180’lere dayanan. Biz maaşlarımıza acilen yüzde 100 zam talep ediyoruz. İnsanca yaşayacak ücret talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

KABUL EDİLEBİLİR BİR ÜCRET DEĞİL
“Asgari ücret kabul edilebilir bir ücret değil” diyen Akyazı, “Gıda enflasyonunu bile karşılamıyor. Türkiye’de elektriğe, doğal gaza yıllık yüzde 120 zamların olduğu bir yerde bu asgari ücretle geçim mümkün değil. Şu anda geldiğimiz noktada sadece TÜRK İŞ’in açıklamış olduğu sadece gıda alarak yapacağı harcama 7 bin 900 lira civarında. Bunun elektriği, suyu, doğal gazı var, çocuğun okul masrafı var, kirası var. Ülkede asgari ücret kabul ücret, ortalama ücret olmaya başladı. Artık Türkiye’de sistemi bütün çalışanları asgari ücrete endekslemeye yönelik bir çalışma olduğunu görüyoruz. Türkiye’deki en büyük toplu sözleşme asgari ücrette yapılan sözleşme. Çünkü 7.5 milyonu ilgilendiren bir sözleşme” dedi.

EV ALMAK HAYÂL OLDU
Eskişehir’de ev kiralarının 5 bin lira olduğu bir ortamda 8 bin 500 lira asgari ücret yaşanılabilir ve kabul edilebilir bir ücret değil. Asgari ücret arttı ama işçi daha asgari ücreti cebine koymadı ki. Koymadan ekmek 5 lira oldu. 1,5 ay sonra 8 bin 500 lira alacak. Daha cebe girmeden başladılar zamlara. Burada kontrolsüzlük de var. Bugün baktığınız zaman makarnaya yüzde 104 zam gelmiş bir yıl içerisinde. Ekmeğe yüzde 96, sıvı yağa yüzde 96, una yüzde 100 zam geldiği bir ülkede, asgari ücret artsa ne olur. Enflasyon korunmadığı sürece alım gücümüz hep kaybolur. Biz 2 sene önceki aldığımız maaşlar kalsaydı da enflasyon artmasaydı. Çalışan arkadaşlarımız o dönem ev alabiliyordu, araba alabiliyordu. Şimdi onlar hayal. Artık onları alma şansı işçi sınıfının hayal oldu. Eski Türkiye deniliyor ya. Eski Türkiye’de ev, araba alma hayaldi. Şimdi yine oraya doğru gidiyoruz” diye konuştu.

HANGİ KAPIYI ÇALSANIZ DERİN YOKSULLUK
Alkan, “Daha asgari ücret işçilerin emekçilerin cebine girmeden şu anda buharlaştı ve yok oldu. Şu anda hangi kapıyı çalsanız Türkiye’de yoksullukla ve derin yoksullukla aslında karşı karşıya kalıyorsunuz. Okullara çocuklar aç geliyor şu anda. Bu ülke hızla yoksulluk girdabının içerisinde girdi ve çıkması da yakın bir zamanda mümkün değil” şeklinde konuştu.

Ev almak hayal oldu
ENFLASYONU KAĞIT ÜZERİNDE DÜŞÜRECEKLER

Enflasyonu kağıt üzerinde düşürdüklerini söyleyen Akyazı, “Şu anki şartlarda eğer ülkede seçim atmosferine de giriyoruz. Seçim atmosferine girildiğinde atmosferi tutacaklarını düşünmüyoruz. Sürekli yapılan zammın üzerine zamlar geliyor ve her oluşan zamda enflasyonu tetikliyor. Enflasyon daha da yukarı çıkacak. 6 aylık seçim dönemlerine girildiğinde enflasyon yükseliyor. Alım gücümüz düşecek. Bu seçim döneminde bu sürecin daha iyiye gideceğine inanmıyoruz. Yıl sonu enflasyonu düşecek diye bir algı yaratıyorlar şu anda. Kelime oyunu yapıyorlar. Çünkü bileşen oranları yıl sonlarında hep enflasyon nasıl bir hesaplama yapıyorlarsa bileşenden 5 10 puan aşağı çekiyorlar. Enflasyon da düştü diye bize anlatacaklar. Enflasyonun düşmesi demek alım gücümüzün artması demek. Alım gücümüz artmadığı zaman nasıl düşüyor enflasyon? Enflasyonu kâğıt üzerinde düşürüyorlar? İyi algı yaratıyorlar. Doğal gaza zam gelemdi ama açma kapama oranına yüzde 84 zam geldi. Ödeyemeyen kim? İşçiler, emekçiler. Yani bu seçim sürecine girerken ben enflasyonun düşeceğine inanmıyorum. Çünkü hoyratça bir harcama bir harcama düzenine giriliyor seçim dönemlerinde. Ezilen yine işçi sınıfı, köylü olacak” ifadelerini kullandı.

MEMUR SEN SAMİMİ DEĞİL
Memur Sen’in sendikacılığını samimi bulmadığını kaydeden Alkan, “Yüzde 8 zam alacağız ve yüzde 8 zammı tartışmaya açarken hep şunu söylüyorlar: Enflasyon farkını da zam olarak ortaya koyuyorlar. Enflasyon farkı zam değildir. Bu bizim cebimizdeki paradır. Cebimizdeki para eksildi enflasyondan kaynaklı. O bizim mücadelemizle elde ettiğimiz kazanım. Biz bunu kabul etmiyoruz. Çünkü genel başkan şu anda bakanla yürüttükleri görüşmelerde kamu emekçilerinin sadece ekonomik taleplerini gündeme getirmekle yükümlü değil. Özlük taleplerimiz ortada. Bunlarla ilgili ne çözüm buldular? Kamuda çalışan tüm arkadaşlarımızın yakıcı sorunları var. 6 toplu iş sözleşmede bir orta oyunu izliyoruz. Gidiyorlar bakanla görüşüyorlar. Çıkıyorlar kredi kartlarını ortalığa atıyorlar, cüzdan yakma olayı. Peki günün sonunda kamu emekçileri ne elde ediyorlar? Ya yüzde 2.5 elde ediyorlar ya da yüzde 8’lik anormal bir ücret artışı ortaya çıkıyor.  Kamu emekçileri açısından söylüyorum. Gerçekken büyük bir girdapla, mobingle, kötü yönetimle karşı karşıyayız. Memur Sen yetkili bir sendikadır ama o yetkisini nasıl kullanmıştır tarih yazacaktır. Biz KESK olarak hiçbir zaman siyasal iktidarların sendikası olmadık. Hiçbir zaman yandaşlık üzerine politika üretmedik. Biz mücadele ile geldik buralara. Mücadeleler sonucunda kazanımlar elde edeceğiz. Kalıcı olan da budur. Gıda, barınma, ulaşım bunlar yakıcı sorunlar. Eskişehir’in en yakın ilçesine giden bir eğitimci 1200 lira ulaşım parası ödüyor şu an. Çocuklarımız okullara aç geliyor. Memur Sen’in sendikacılığını samimi bulmuyorum. Kamu emekçileri ek zamlarla avutulacak bir kandırmacayı kabul etmeyecekler” dedi.

ÖRGÜTLENMELERİN ÖNÜ AÇILMALI
2023 seçimlerinin ardından gelecek iktidardan beklentilerini açıklayan Akyazı, “Sendikal örgütlenmelerin önü açılmalı. Özel sektörde bu olmalı özellikle. Çünkü her örgütlü iş yerinde ücretler yükselecek. Ücretler yükseldiği zaman Türkiye’deki ücretler yukarıya gelecek. Genel anlamda Türkiye’de yeni gelecek iktidarın enflasyon canavarını ortadan kaldırması lazım. Sermayeye, zengine yönelik değil halka yönelik siyasetler ortaya çıkması lazım. Ülkede üretim yok. Köylü şehre inmiş. Ekim yok. Enflasyon ve alım gücü ile ilgili düzenlemeler yapılmalı” diye konuştu.

DAHA HALKÇI BÜTÇE
“Bizler bir mücadeleyle güzel günlerin kazanılacağını düşünüyoruz” diyen Alkan, “Daha halkçı bütçe daha yaşanabilir Türkiye, daha demokratik bir Türkiye, çalışma hayatının daha da demokratikleştirildiği Türkiye hep bizim mücadelemizle olacak. Yoksa A partisi, B partisi ve A ittifakı B ittifakı demiyoruz. Biz son günlerde şunu da görüyoruz: Mücadele ettikçe kazanımlarımız da artıyor. Ekmek ve Gül Derneği’nin başlattığı ÖVDER’in sahiplendiği VELİ-DER’in ve Eğitim Sen’in de yaygınlaştırdığı sonra belediyelerimizin Eskişehir’in de sahip çıktığı bir öğün ücretsiz, nitelikli yemek kampanyamız var. Bu kampanya Türkiye’nin her yerinde aslında nasıl bir Türkiye inşa edebiliriz, çocuklarımız nasıl yarınlara mutlu bakabilir. Bakanlık ana okulu düzeyinde başlatsa da ilkokullar, ortaokullar, liseler için bizim ücretsiz yemek talebimiz. Tepebaşı Belediyesi’nin de yapmış olduğu gibi yaygınlaşmalı. Belirleyici olan bizim mücadelemiz. Hangi siyasi iktidar gelirse gelsin emekçilerden yana politika izlemiyor” ifadelerini kullandı.
 
 
 
 
 
 
Kaynak : MELTEM KARAKAŞ
1000
icon
Es es 1 Ocak 2023 19:30

Bizler marabayiz.neyimize ev araba falan.karnimiz doyuyur ya cok zenginiz.sükür sükür::))

0 0 Cevap Yaz
kafkaskafkas 1 Ocak 2023 01:15

Biz Erdal Akyazı ya yüzde yüz zam istiyoruz dedigimizde bunu kastetmiştik hiç boşuna sağda solda boş yapmasın ama o bizi anlamadı hep dertleri koltuk

0 2 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat