alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Eskişehir altın fiyatları 15.04.2020 - Bugün gram, çeyrek, yarım ve tam altında son durum

Videoyu Aç Eskişehir altın fiyatları 15.04.2020 - Bugün gram, çeyrek, yarım ve tam altında son durum
A
a

Eskişehir altın fiyatları bugün nasıl bir seyir izliyor? Kapalıçarşı ve Eskişehir serbest piyasada gram altın ne kadar oldu? Çeyrek altın ne kadar? Dolar ve Euro kaç lira? Eskişehir altın fiyatları yorumları ve ekonomiyle ilgili bugünün bütün verileri www.anadolugazetesi.com adresimizde sizlerle.

Eskişehir altın fiyatları yorumları bugün verilerine göre, altında yükseliş durdurulamıyor. Yatırımcıların güvenli limanı olan altın, son yaşanan koronavirüs salgınına bağlı olarak sert yükseldi. Peki, altın fiyatları ne kadar oldu? Gram altın ne kadar oldu? Çeyrek altın kaç TL?

Dünya borsalarının genelindeki alıcı seyrin etkisiyle ABD borsaları yüzde 3'lerin üzerinde artıda günü kapattı.

OPEC+ anlaşmasından sonra yükselmesi beklenen fiyatlar bu hafta 30 doların da altına düştü. Uluslararası piyasalarda petrol fiyatları, ABD'de ham petrol stoklarının geçtiğimiz hafta 13 milyon varil arttığına işaret eden verilerin ve OPEC+ arz kısıntısının talepteki düşüşü telafi etmekte yetersiz kalacağı endişelerinin etkisi ile yaşanan düşüşün ardından, bu sabah artmaya başladı. Yaşanan bu kısıtlı artışa rağmen brent petrol 29,45 dolarda.

Küresel piyasalar güne yatay ve belirsiz bir şekilde başladı. Asya borsalarında karışık bir görüntü gözlemlenirken ABD vadelileri de hafifi ekside seyrediyor. 

Yükselişini sürdüren dolar/TL kuru, dün 1,5 yıl sonra 6,80 barajını aşarken bu sabah saatlerinde ise bu seviyeleri 6,82'nin üzerine taşıdı. Euro/TL de aynı şekilde yükseldi ve 7,48 seviyesinden işlem gördü.

Yurt içinde konut satışları ve merkezi yönetim bütçe sonuçları izlenirken ABD'de piyasaların yönünde belirleyici nitelikte veriler takip edilecek. 

Uzamanlar altın fiyatlarında Nisan ayı içerisinde sert düşüşler beklendiğini ifade ediyor. Peki tüm bu gelişmeler kapsamında, 15 Nisan 2020 (bugün) saat 09:41 itibarı ile Eskişehir'de gram altın, çeyrek altın, yarım altın ve tam altın kaç lira? Altın fiyatları ne kadar? Eskişehir'de döviz hangi seviyede?

Eskişehir ve Kapalıçarşı altın fiyatları ve Dolar ile Euro kaç lira? Hepsini sizin için derledik...

Eskişehir altın fiyatları

  • Çeyrek Altın: 619 Lira
  • Gram Altın: 378 Lira
  • Yarım Altın: Bin 239 Lira
  • Cumhuriyet Altın: 2 bin 474 Lira

Eskişehir döviz kurları

                          ALIŞ      SATIŞ
  • Dolar   : 6,8230 TL  6,8257 TL
  • Euro    : 7,4805 TL  7,4867 TL
  • Sterlin : 8,5903 TL  8,5979 TL

Günün önemli ekonomik gelişmeleri

IMF küresel büyüme tahminini düşürdü

Uluslararası Para Fonu 'Küresel Ekonomik Görünüm' raporunu açıkladı.

Uluslararası Para Fonu (IMF), raporda küresel ekonomik büyümenin 2020 yılında virüs salgınının etkisiyle yüzde 3 daralacağını öngördü, 2021 büyüme beklentisi ise yüzde 3.4'ten 5.8'e yükseltildi.

Bakan Varank: 'Kalkınma ajansları Türkiye Açık Kaynak Platformu'na 30 milyon liralık katkı sunacak'

Türkiye'nin aşı üretim potansiyelinin olmadığı iddialarına ilişkin de Varank, "Hayvan aşıları alanında oldukça güçlü, yetkin ve dünya standartlarında üretim altyapılarımız var. Bu altyapılar, uygun tedbirler alınarak çok hızlı bir şekilde viral insan aşısı üretimi de gerçekleştirebilir" diye konuştu. 

Türkiye Açık Kaynak Platformu'nun yeni başlattığı Açık Seminerler Programı'nın açılışını gerçekleştiren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, sosyal medya hesabından katılımcılara seslendi. 2 bine yakın katılımcının kayıt yaptırdığı seminerleri eş zamanlı olarak Periskop yayınıyla sosyal medya hesaplarından paylaşacağını kaydeden Bakan Varank, "Seminerler, tamamlandıktan sonra platformun Youtube hesabına da yüklenecek. Böylece bu güzel etkinlik çok daha geniş kitlelere ulaşmış olacak. Yazılım ekosisteminin geliştirilmesini Bakanlık olarak çok önemsiyoruz. Dijital dönüşüm ve yapay zeka temelli tüm teknolojilerin tabanında yazılım var. Ekonomide rekabet gücü kazanma, doğru veriye ulaşma, veriyi analiz etme ve en uygun çözümü geliştirmede de yine yazılım teknolojilerine ihtiyaç duyuyoruz" dedi.

eskisehir-altin-fiyatlari-15-04-2020

"Amacımız Türkiye'deki yazılımcı sayısını ve niteliğini artırarak yeni teknolojilerde küresel marka ve çözümler ortaya çıkarmak" 

Covid-19'la birlikte dünyada ekonomik düzenin değiştiğine dikkat çeken Varank, "Kişiye özgün eğitim, lojistik, insansız hava araçlarıyla teslimat, mikro ödemeler, süreç otomasyonu gibi iş alanları güç kazanmaya başladı. Bunların da hepsinin temelinde yazılım teknolojileri var. Bugün bir taraftan pandemi yapısını, ilaç ve aşı geliştirerek tedavide nasıl ilerleyeceğimizi simülasyon teknikleriyle çalışıyoruz. Diğer taraftan da teması takip ederek, hastalığa yakalanmayı engellemek için yazılım teknolojilerini kullanıyoruz. Bahsettiğim tüm bu ekosistemin omurgasını insan kaynağı oluşturuyor. Biz de bu bilinçle geçen sene Türkiye Açık Kaynak Platformu'nu kurduk. Platformda özel sektörden, kamudan, sivil toplum kuruluşlarından ve üniversitelerden paydaşlarımız var. Burada amacımız Türkiye'deki yazılımcı sayısını ve niteliğini artırarak yeni teknolojilerde küresel marka ve çözümler ortaya çıkarmak. Türkiye Açık Kaynak Platformu şirketlere, girişimcilere ve araştırmacılara tek başlarına yapamayacakları projelerde rekabet öncesi işbirliği ortamı sunuyor. Bu sayede daha yetkin, güvenli, fonksiyonel ve rekabetçi çözümler geliştirmenin önü açılmış oldu. Platformda bugün 60'ı aşkın şirket, 50'den fazla üniversite, sektör temsilcisi STK ve topluluk üyesi binlerce yazılımcı bulunuyor" dedi.

"2023 yılında 500 bin yazılımcı ve yazılımda küresel ürünler geliştirilen bir ülke hedefimize hızla yaklaşacağız"

Platform vasıtasıyla ihtiyaç sahibi ile yazılım geliştiricilerinin bir araya getirildiğini belirten Bakan Varank, "Analiz süreci tamamlandıkça, projeler de açık kaynak olarak platformlarında tüm geliştiricilerin katkılarına açılacak. Tüm yazılımların açık kaynak prensipleri doğrultusunda lisanslamaları yapılacak. Ve yine aynı prensipler doğrultusunda fikri mülkiyetleri de korunacak. Proje ekibimiz, platformun önümüzdeki iki yıllık çalışma programını hazırladı. Bilişim Vadisi ve TÜBİTAK-Tüsside yürütücülüğündeki bu programa İstanbul ve Doğu Marmara Kalkınma Ajanslarımız 30 milyon liralık katkı sunacak. Paydaşlarımız da insan kaynağı olarak, teknolojik ve maddi desteklerle bu sürece katkı sağlayacaklar. Böylece hem kamu hem özel sektör desteğiyle 2023 yılında 500 bin yazılımcı ve yazılımda küresel ürünler geliştirilen bir ülke hedefimize hızla yaklaşacağız" diye konuştu.

"Türkçe dil deposu hazırlayıp, herkesin kullanımına açacağız"

Platformun amacına ilişkin konuşan Varank, "İlk olarak bize katkı sunan ve fayda sağlayan şirket, üniversite, topluluk ve yazılımcı sayısını artırmayı hedefliyoruz. Böylece daha çok yazılımcıyı sürece dahil ederek topluluğumuzu her gün genişletmek istiyoruz.İkinci olarak; kamu ve özel sektörün ihtiyaç duyduğu, açık kaynak kodla geliştirilecek kritik yazılımları üretmenin peşindeyiz. Halihazırda belirlediğimiz üç proje var; elbette bu sayı zamanla daha da artacak. Bu projelerden biri, Türkçe Doğal Dil İşleme. Burada yapay zeka temelli yeni algoritmalar geliştirecek. Bu algoritmalar da karar destek süreçlerine girdi teşkil edecek. Bu proje telefonumuzdaki sanal asistandan çevrimiçi eğitimlere, KOBİ'lerin dijital dönüşümünden güvenlik sistemlerine kadar birçok sektörün temel ihtiyacını karşılayacak niteliğe sahip. Biz burada Türkçe dil deposu hazırlayıp, herkesin kullanımına açacağız. Açık kaynak yazılımların dokümantasyonunu yapıp, herkesin hızla kullanabileceği hale getireceğiz. Projede geliştirilecek veri işaretleme uygulamasıyla bulunduğunuz yerden iş yapabileceksiniz. Yani, bu işin meraklısı, heveslisi herkese dijital iş fırsatları da sunacağız. İkinci projemiz PostgreSQL veri tabanı yönetim sistemiyle ilgili. Postgre üzerindeki uygulamaları ve bunlara destek verecek şirketleri geliştirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.

"Pardus'u erken yaşlarda öğrencilerimize tanıtmak ve özel sektörde de yaygınlaştırmak istiyoruz"

Pardus'un yaygınlaştırılmasının amaçlandığını ifade eden Bakan Varank, "TÜBİTAK tarafından açık kaynak olarak geliştirilen Pardus; pek çok belediyede, hastanede, çeşitli Bakanlık ve kamu kuruluşlarında aktif olarak kullanılıyor. Pardus'u erken yaşlarda öğrencilerimize tanıtmak ve özel sektörde de yaygınlaştırmak istiyoruz. Bu bağlamda Milli Eğitim Bakanlığı ile sınıflardaki akıllı tahtalara özel Pardus'u yaygınlaştırıyor ve merkezi olarak yönetiyoruz. Ayrıca az enerji kullanan ve maliyeti düşük ARM platformlarda da Pardus'un kullanılması için çalışmaları başlattık. Pardus ne kadar yaygınlaşırsa eksiklikleri de o denli tespit edilip raporlanacak ve bu sayede geliştirme süreçleri hızlanacak. Pardus ekibimiz gerek çağrı merkeziyle, gerekse internet üzerinden fikir ve önerilerinize her zaman açık durumda" dedi.

eskisehir-doviz-fiyatlari-15-04-2020

"Yazılım okulları açacağız, bu okullardan birisi Bilişim Vadisi'nde, diğeri de İstanbul'da olacak"

Katılımcılara seslenen Bakan Varank, "Gelin hem bu yazılımları geliştirin, hem de kuracağınız girişimlerle başarıyı yakalayın. Milli ve özgün yazılımların geliştirilmesinde varlığınızı hissettirin. Biz Açık Kaynak Platformu kanalıyla kodlama eğitim programları düzenleyecek ve yazılım okulları açacağız. Bu okullardan birisi Bilişim Vadisi'nde, diğeri de İstanbul'da olacak. Oyunla öğrenme temelli bu okullar her sene binlerce mezun verecek. Covid-19 tehdidi biter bitmez okullarımız faaliyetlerine başlayacak. Dolayısıyla şu an beni izleyen, ancak yazılım konusunda temeli olmayan gençler de lütfen ümitsizliğe kapılmasınlar. Vereceğimiz kodlama eğitimleri ve bugün ilkini başlattığımız bu seminerler serisi, işe sıfırdan başlayanlar için önemli bir rehber olacak" şeklinde konuştu.

"Ülkemizin aşı üretimi potansiyeli ve tesisi olmadığı yönündeki yorumlar gerçeği yansıtmıyor" 

Türkiye'nin aşı üretim tesisi olmadığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade eden Bakan Varank, "Bu yönde yapılan açıklamalar bence iyi niyetli de değil. 2018 yılında Resmi Gazete'de yayımlanan bir yönetmelikle veteriner tıbbi ürün üretim yeri izni verilmiş yerlerde uygun formda ve sınıfta beşeri tıbbi ürünlerin üretilmesi de mümkün oldu. Eğer bir tesis hayvan aşısı üretebiliyorsa, Sağlık Bakanlığı denetiminden geçerek insan aşısı da üretebilir. Ülkemizde hayvan sağlığı aşıları Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı kamu kurumları ve özel sektör kuruluşları tarafından üretiliyor. Hayvan aşıları alanında oldukça güçlü, yetkin ve dünya standartlarında üretim altyapılarımız var. Bu altyapılar, uygun tedbirler alınarak çok hızlı bir şekilde viral insan aşısı üretimi de gerçekleştirebilir. Dolayısıyla ülkemizin aşı üretimi potansiyeli ve tesisi olmadığı yönündeki yorumlar gerçeği yansıtmıyor" dedi. 

Özel sektörden ve kamudan konunun ehli 70'e yakın uzmanın gönüllü olarak bu programa katkı sağladığını belirten Varank, "8 haftalık seminer programımıza açık kaynak yazılımlarla başlıyoruz. Pardus, yapay zekâ, veri bilimi, posgre, doğal dil işleme gibi konularla devam edeceğiz. Seminer programının ardından daha uzun soluklu, farklı yaş gruplarını ve yetkinlikleri hedefleyen eğitim programlarımız başlayacak. Bu eğitimlerde üniversitelerden de destek alacağız. Eğitimleri başarıyla tamamlayan katılımcılara, dijital rozet vereceğiz. Böylece bu yoğun süreci eksiksiz tamamlayanlar, kazandıkları yetkinlikleri dijital ortamda da ilan edebilecekler. Bakanlık olarak 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejimizde kendimize yazılım alanında çok net bir hedef koyduk. Dedik ki 2023'te en az 500 bin yazılımcı sayısına ulaşacağız. Halihazırda ülkemizde 170 binin üzerinde yazılım geliştiricimiz var. Geçen sene GITHUB'a katkısı 20 bin kişiyi geçen ve en hızlı artan ülkeler arasında 6. sıraya çıktık. 83 milyonluk Türkiye nüfusunun ortanca yaşı 32. Nüfus piramidinin bize sunduğu bu avantajı en iyi şekilde kullanmak durumundayız. 200'ü aşkın üniversite, bin 500'ün üzerinde Ar-Ge ve Tasarım Merkezi, 84 Teknopark ve 2 bini aşkın yerli ve yabancı yazılım şirketimizle açık kaynak ekosisteminde büyük işler başarabiliriz" ifadelerini kullandı.

Covid-19'a karşı ikinci balık tüketim kampanyası başlıyor

Yeni tip korona virüs salgınına karşı bağışıklık sisteminin güçlü tutulması büyük önem taşıyor. Bunun için de yeterli ve dengeli beslenilmesi gerekiyor. Balık sahip olduğu vitamin, mineral ve omega-3 gibi besin ögeleriyle öne çıkarken, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin talimatıyla bu hassas dönemde Türkiye'de balık tüketiminin artırılması amacıyla 3-4-5 Nisan'da "Evde Hayat, Sofrada Balık" sloganıyla bir kampanya başlatılmıştı. Çipura ve levrek balıklarının neredeyse maliyetine satıldığı ilk kampanya, halk tarafından yoğun ilgi görmüş ve kampanya iki gün daha uzatılarak 5 güne çıkarılmıştı.

İkinci kampanya Türk somonunda
Üreticilerden ve vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine ikinci kampanya başlatılacak. Üretici birlikleri ve perakende satıcılar tarafından 15-17 Nisan tarihlerinde düzenlenecek ikinci kampanya, tatlı sularda yumurtadan çıkıp belli bir büyüklüğe gelince Karadeniz'e taşınarak ağ kafes tesislerinde deniz ortamında büyütülerek 3 kilogram üzerinde ağırlığa ulaşarak dünyada marka olmaya başlayan Türk somonunda yapılacak.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kampanya kapsamında içi temizlenmiş bütün somon balıklarının azami 31,90 TL, dilimlenmiş somon balıklarının ise azami 39,90 TL'ye satışa sunulması yönünde tavsiye kararı alındı.
Koronavirüs salgınından en çok etkilenen sektörlerden biri olan gayrimenkul sektörü, yaşanan daralma sonrasında yaşanacak talep artışını karşılamak için durağan günleri hazırlık yaparak değerlendiriyor. Tedbir amacıyla ertelenen ve salgın sürecinde ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar nedeniyle hem gayrimenkul alım hem de mali kaynak oluşturmak adına satış taleplerinde artış bekleniyor. Halihazırda devam eden projelerin de tamamlanmasıyla, yaz aylarında gayrimenkul alım satımında yoğunluk yaşanacağını ve sektörün talebi karşılayabilmesi için şimdiden hazırlıkların yapması gerektiğini ifade eden RE/MAX Türkiye Franchise Satış Müdürü Ercan Değirmenci, salgınla birlikte tüketicilerde oluşan yeni alışkanlıklara hızla adapte olunması gerektiğini ifade etti.

“Tüketicilerin gayrimenkul alışkanlıkları hızla değişiyor”

Gayrimenkul sektörünün salgında en büyük sınavı fiziksel temasın kesilmesiyle verdiğini söyleyen Ercan Değirmenci, “Gayrimenkul alım satım işlemlerinde ilk kez karşılaştığımız şeylerden biri de alıcı ve satıcının bir araya gelmeden uzaktan kararlar almasıydı. Salgın bize aslında durumun o kadar da zor olmadığını öğretti. RE/MAX olarak teknolojinin nimetlerinden faydalanarak, tüketicilerin beklentisini karşılamaya çalıştık. Son yıllarda dijitalleşmeye yaptığımız yatırımlar sayesinde tüm ofislerimiz elektronik imza ile yetki alma, sözleşme imzalama, dron ile portföy video çekimi, dijital pazarlama ve online tapu süreçleri gibi teknolojileri kullanarak işleyişlerini sorunsuz bir şekilde sürdürüyor.” dedi.

“Girişimcilerimizi mağdur etmemek için çalışmalarımız devam ediyor”
Temasın en aza indirildiği bu dönemde gayrimenkul girişimcilerine kolaylaştırıcı hizmetler ve fırsatlar sunduklarını aktaran Ercan Değirmenci sözlerine şöyle devam etti: “Şirket olarak kendi ofisini açıp gayrimenkul sektörüne adım atmak ya da profesyonelleşmek isteyenler için Nisan ve Mayıs aylarından itibaren 6 ay boyunca minimum royalty bedeli, Ulusararası Ofis Ücreti, teknoloji bedeli vb. masraflar alınmayacak. Geçtiğimiz haftalarda tamamen online taşıdığımız eğitimlerimizden de girişimcilerimiz yararlanmaya devam edecek. Ayrıca RE/MAX ile franchise adayı arasındaki yapılacak görüşmelerin ve imza süreci dahil tüm aşamaları temas olmadan dijital platformlar üzerinden gerçekleştireceğiz.”

Kesintisiz gıda tedariki daha da önem kazandı

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanlar Kurulu, koronavirüs sürecinde gıda tedariki konusunu ele aldı. Federasyondan yapılan açıklamada vatandaşların evde kaldığı dönemde kesintisiz gıda tedarikinin daha da önem kazandığının altı çizildi.

Gıda sektörünün, koronavirüsle mücadele kapsamında evlerinde kalan vatandaşların gıda ihtiyaçlarını karşılamak için büyük bir uğraş verdiği belirtilen açıklamada, bir yandan gerekli hammadde tedarik edilerek üretimin kesintisiz devamı sağlanırken, diğer yandan üretilen gıdaların uygun koşullarda depolanması ve nakliyesi için gerekli önlemler alınarak, market raflarından tüketicilere ulaşmasının sağlandığı bildirildi.

TGDF Başkanlar Kurulu, video konferans yoluyla yaptığı toplantıda, başta sokağa çıkma yasağı uygulaması olmak üzere koronavirüsle mücadele sürecinde sektörde sıkıntıya yol açan konuları ele aldı. TGDF Başkanı Şemsi Kopuz ile gıda sanayinden yöneticilerin katıldığı toplantının ardından yapılan açıklamada, gıda üretimi ve tedarikinin kesintisiz sürmesi gerektiğinin altı çizildi.

“Perakendede ödemelerin gecikmesi, tedarik zinciri için tehdit oluşturuyor”
Sektörün vatandaşların marketlerde boş raflarla karşı karşıya kalmaması için olağanüstü bir çaba ile çalışmaya devam ettiğinin altı çizilen TGDF açıklamasında, buna karşılık, salgınla mücadelenin başından itibaren temizlik ürünleri ile birlikte perakendenin en yüksek satış rakamlarına ulaştığı gıda ürünlerinde ödemelerde gecikmeler yaşandığına dikkat çekildi.

Açıklamada, “Tüketicinin nakit ya da kredi kartıyla peşin aldığı gıdaların bedelinin tahsilinde zaten iskonto ya da vade uygulamaları söz konusu iken, son dönemde ödemelerin daha fazla geciktirildiğine tanık olunmaktadır. Perakendeden tahsilatın gecikmesi, hammadde için çiftçimize yapılacak ödemeler başta olmak üzere, girdi maliyetlerinin karşılanması, çalışanların ücretlerinin, gıda tedarikinde görev alan lojistik firmalarına ödemelerin zamanında yapılması konusunda gıda sanayini zora sokmaktadır. Bu sıkıntının artarak devam etmesi, gıda tedarik zincirinin herhangi bir halkasında kopukluğa yol açabileceği gibi, vatandaşımızın gıdaya erişimini de engelleyecektir” denildi.

Süreç içerisinde işletmeleri korumak adına yürürlüğe konulan icra takiplerinin durdurulması gibi uygulamaların, ödemelerin gecikmesi için suiistimal edilmemesi gerektiği de vurgulanan açıklamada, perakendede rafların yüzde 20'sinin yerli üretime ayrılması gerektiği kuralının da son dönemde göz ardı edildiği uyarısı yapıldı.

“İthalata dayalı sektörler zor durumda”
TGDF açıklamasında, bütün dünyayı etkisi altına alan salgınla mücadele kapsamında birçok ülkenin ihracat yasaklarını uygulamaya koyduğuna da dikkat çekilerek, bitkisel yağ sanayi başta olmak üzere hammaddede dışa bağımlı olduğumuz sanayi kolları için önlem alınması gerektiği belirtildi.

Açıklamada, “Şimdiden birçok ülke kendi ihtiyacını gerekçe göstererek, hububat, yağlı tohumlar, ayçiçeği gibi ürünlerin ihracatını yasakladı. Yasak kapsamının farklı ürünlerle daha da genişleyeceği görülüyor. Bu nedenle hammaddede dışa bağımlı sektörlerin zora girmemesi için vakit geçirmeden ithalatta kolaylaştırıcı tedbirlerin alınması gerekiyor. Bu dönemde ithalatta gecikmelere yol açan sağlık sertifikalarının alınması beklenmeden, firma taahhütleriyle ithalatın gerçekleştirilmesine izin verilmelidir. Aksi halde hammadde tedarikindeki gecikmeler üretimi sıkıntıya sokacağı gibi, nihai ürünlerin raf fiyatlarında da istenmeyen artışlara yol açabilecektir” ifadeleri kullanıldı.

“2020 yılında GEKAP uygulamasından vazgeçilmelidir”
Plastik poşetler ile ambalajlı ürünler için Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) uygulamasına da değinilen TGDF açıklamasında, Hazine ve Maliye Bakanlığı Genel Tebliği ile 2020 yılında beyan dönemi 6'şar aya çıkartılan GEKAP uygulamasından, koronavirüs salgını dolayısıyla bu yıl için tamamen vazgeçilmesi talebine de yer verildi.

Bakan Albayrak: '795 bin vatandaşın toplam 40,6 milyar TL'lik borcu ötelendi'

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada ‘Ekonomik İstikrar Kalkanı' ve ‘Bireysel Destek Paketi' kapsamında 3 ay boyunca kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan vatandaşlar için maaş desteği verileceğini belirtti. Albayrak, “3 ay boyunca işten çıkarmaların önüne geçmeyi yasayla güvence altına alıyoruz. Kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan yahut bu sürede ücretsiz izne çıkarılan vatandaşlarımıza da maaş desteği vereceğiz. Aylık bin 170 TL maaş desteğini sağlayacağız. Kısa çalışma ödeneğine bugüne kadar 200 binden fazla firmamız, 2 milyondan fazla çalışan başvurdu. Bu başvuruların 700 bini onaylandı” ifadelerini kullandı. 

Bireysel Destek Paketi'ne ise Türkiye genelinde 4 milyon 200 binden fazla kişinin başvurduğunu belirten Albayrak, “Bireysel Destek Paketimize 4 milyon 200 binden fazla vatandaşımız başvurdu. 250 binden fazla vatandaşımıza 1.5 milyar TL'nin üzerinde tahsis gerçekleşmiştir. Gerek kamu bankalarında, gerekse Kredi Garanti Fonu'nda (KGF) çalışan arkadaşlarımız, hafta sonu dahil yoğun bir mesai harcayarak tüm bu süreçleri hızlı bir şekilde neticelendirmek için çalışmalarına son sürat devam ediyor. KGF Destekli İş'e Devam Finansmanımız için 34 bin 858 firmamızın süreci sonuçlandı ve 29 milyar 558 milyon TL'lik bir finansman tahsis edildi. Finansman tahsisi yapılan firmaların yüzde 96'sını KOBİ'lerimiz oluşturdu” açıklamasında bulundu.
Bakan Albayrak, bugüne kadar 25 bin TL'lik destek finansmanına 289 bin 35 esnafın başvurduğunu belirterek, “25 bin TL'lik destek finansmanına bugüne kadar 289 bin 35 esnafımız başvurdu. 163 bin 450 esnafımızın süreci tamamlandı. 4,073 milyar TL finansman tahsis edildi. Ayrıca 72 bin 84 esnafımızda 25 bin lira limitli paraf ticari karta başvurdu. 66 bin 910 esnafımıza kartları tahsis edildi. Bu kapsamda 1,5 milyar liranın üzerinde bir destek devreye alınmış oldu” ifadelerini kullandı. 

Bakan Albayrak, kamu bankalarının kurumsal ve ticari işletmelerin 20 milyar 585 milyon TL tutarındaki kredi borcunu ötelerken, 795 bin vatandaşın da konut, ihtiyaç, araç kredisi ve kredi kartları için olan toplam 40,6 milyar TL'lik borcunu ötelediğini açıkladı. Albayrak, “Halkbank, 374 bin 674 esnafın kullanmış olduğu kredilerde önümüzdeki üç ayda vadesi gelecek olan 3,5 milyar TL tutarındaki taksitlerini faizsiz olarak erteledi. Kamu bankalarımız tüm imkanlarıyla vatandaşlarımızın yanlarında olurken, özel bankaların takındığı tavır bizleri fazlasıyla üzmektedir. Birlik ve beraberliğin üst düzeye çıktığı bugünlerde özel bankaları da sergiledikleri tavırlarla bu birliğin parçası olmaya bir kez daha davet ediyorum” dedi.

Ticaret Bakanlığı uyardı! Kart sahipleri dikkat

Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin kredi kartı aidatı konusunda yanlış bilgilendirilmemesi ve mağduriyet yaşamaması amacıyla bir açıklama yaptı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile kart çıkaran kuruluşların tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı sunma zorunluluğu getirildiği hatırlatıldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından hazırlanan ve 7 Mart tarihinde yürürlüğe giren 2020/7 sayılı ‘Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ'in 11'inci maddesine göre kredi kartlarının özelliklerine göre yıllık olarak belirlenecek tutar kadar ücretlendirileceği, kartlardan alınan bu ücretlerin ancak tüketiciyi borçlandırıcı nitelikteki ilk kullanımı müteakip yıllık olarak alınabileceği, kesintisiz en az 180 gün hareket görmeyen kredi kartlarından hareketsiz kaldığı müddetçe yıllık üyelik ücreti alınamayacağı kaydedildi. Ayrıca Tebliğ ekinde kredi kartı yıllık üyelik ücretinin tüketiciden alınabilecek ücretler arasında sayıldığı açıklandı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Söz konusu düzenleme gereği kredi kartlarından kart aidatı alınabilmekte olup, resmi kurum ya da e-Devlet logosuyla kredi kartı aidatlarının iadesinin yapıldığını iddia eden sosyal medya hesaplarına itibar edilmemesi, vatandaşlarımızın bu tür dolandırıcılıklara karşı dikkatli olması gerekmektedir. Kart çıkaran kuruluşça talep edilen kart aidatlarına ilişkin olarak alışveriş taahhüdüne bağlı ücret alınmaması ve benzeri, tüketicilerimiz ile yapılan anlaşmaya aykırılık olması durumları ile söz konusu mevzuat hükümlerine aykırılık oluşturabilecek uygulamayla karşılaşılması halinde öncelikle kart çıkaran kuruluşa başvurulması gerekmektedir. Kart çıkaran kuruluş ile uyuşmazlığın çözülememesi durumunda 6502 sayılı Kanun kapsamında 10 bin 390 TL'nin altında olan uyuşmazlıklar için ‘Tüketici Hakem Heyetleri'ne, bu tutarı aşan uyuşmazlıklar için de ‘Tüketici Mahkemeleri'ne başvurabilmesi mümkündür.”
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat