alexa
Fast Express tepe banner kampanya 2

Eskişehir altın fiyatları 12.10.2021 son dakika! - Gram, çeyrek, yarım ve tam altın ne kadar?

ABONE OL:google news abone ol butonu
Videoyu Aç Eskişehir altın fiyatları 12.10.2021 son dakika! - Gram, çeyrek, yarım ve tam altın ne kadar?
A
a

Eskişehir altın fiyatları bugün nasıl bir seyir izliyor? Kapalıçarşı ve Eskişehir serbest piyasada gram altın kaç lira? Çeyrek altın ne kadar? Dolar ve Euro kuru kaç lira? Eskişehir altın fiyatları yorumları ve ekonomiyle ilgili bugünün bütün verileri www.anadolugazetesi.com adresimizde sizlerle.

Ercan Kardeşler Kuyumculuk
Eskişehir altın fiyatları yorumları bugün verilerine göre, altın tarihi zirveyi zorluyor. Yatırımcıların güvenli limanı olan altın bugüne hızlı yükseliişle başladı. Peki, altın fiyatları ne kadar oldu? Gram altın ne kadar oldu? Çeyrek altın kaç TL?
Dolar 9,0170 liradan, euro ise 10,4270 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarşı'da 9,0150 liradan alınan dolar 9,0170 liradan, 10,4250 liradan alınan euro ise 10,4270 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 8,96 liradan, euro ise 10,37 liradan satılmıştı.
12 Ekim 2021 Salı (bugün) saat 10:04 itibarı ile Eskişehir'de gram altın, çeyrek altın, yarım altın ve tam altın kaç lira? Altın fiyatları ne kadar?

Eskişehir altın fiyatları

  • Gram altın ne kadar?
Alış: 510,05 TL
Satış: 510,13 TL
  • Çeyrek altın ne kadar?
Alış: 826,00 TL
Satış: 840,00 TL
  • Yarım altın ne kadar?
Alış: 1.651,00 TL
Satış: 1.679,00 TL
  • Cumhuriyet altını ne kadar?
Alış: 3.297,00 TL
Satış: 3.344,00 TL

Günün önemli ekonomik gelişmeleri

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu: “TL’deki kaybı sadece faiz indirimi ile ilişkilendirmek doğru değil”
Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, faiz indiriminin kura etkisine ilişkin olarak, “Küresel gelişmelere bakınca kurun bizim faiz indirimimizle ilgisi olmadığını görürüz. TL’deki kaybı sadece faiz indirimi ile ilişkilendirmek doğru değil” dedi.

Kavcıoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerine bilgi verdi ve sorularını cevapladı. Kavcıoğlu, ağustos, eylül gibi faiz indirme yol haritalarını belirlediklerini söyleyerek, “2020’den sonra özellikle haziran sonrası dünyada emtia yükselişi ile fiyat artışı başladı. Haziran sonrası kuraklık ve afetler süreci tetikledi. Gelişmiş ülkeler bu süreci enflasyon artışını sözlü söylemle yönetmeye çalışıyor ve adım atamadılar. Gelişmekte olanların bir kısmı faiz artırmaya gitti. Küresel gelişmelere bakınca kurun bizim faiz indirimimizle ilgisi olmadığını görürüz. TL’deki kaybı sadece faiz indirimi ile ilişkilendirmek doğru değil. Para politikasındaki faiz indirimini beklenen oranda görüyoruz. Sürpriz olmadığını söyleyebiliriz. Hazirandan sonra Türk Lirası'nda dolara karşı değer kazancı var” dedi.

Rezervlerin gizlendiği iddialarına ilişkin olarak Kavcıoğlu, “Rezerv gizleniyor diye bir şey yok. Gizli ise siz bu rakamı nerden buldunuz. Merkez Bankası rezervi 123,4 milyar dolar, herkes buna itibar etmek zorunda. Yılı tarihi bir rekor rezervi ile kapatacağız” ifadelerini kullandı.

Merkez Bankası'nın taşınması konusundaki soru üzerine Kavcıoğlu, “2022 Ekim’de tüm Merkez Bankası İstanbul’a taşınmış olacak. Taşınma konusunda tüm tedbirleri aldık, hiçbir sıkıntı olmayacak, yedekleme tedbirleri sorunsuz” şeklinde konuştu.

Emtia piyasalarında metallerin performansı dikkati çekerken, pamuk zirve tazeledi
Emtia piyasalarında geçen hafta metallere talepte artış görülürken, pamuk fiyatları da zirve tazeledi.

Emtia piyasalarında geçen hafta genel anlamda pozitif bir seyir izlendi. Beklentilerin altında gelen tarım dışı istihdam verisiyle birlikte dolara olan talebin azalması emtia fiyatlarını yukarı yönlü etkiledi.

TSB'den iklim değişikliğinin risklerine karşı sigortalanmayı hızla artırma çağrısı

Metal fiyatlarında, arza yönelik sıkıntılarla birlikte kayda değer yükselişler görüldü.

Analistler, Kovid-9 önlemlerinin dünya genelinde gevşetilmesiyle birlikte emtiaya olan talebin genel anlamda arttığını ancak tedarikte görülen sıkıntılarla fiyatlarda yükselişler görüldüğünü belirtti.

Geçen hafta, gümüş yüzde 0,6, bakır yüzde 1,7, paladyum yüzde 8,2, kurşun yüzde 2,7, platin yüzde 5,5, alüminyum yüzde 2,4, nikel yüzde 2,6, çinko yüzde 3,8 değer kazandı. Altın ise yüzde 0,2 değer kaybetti.

Analistler, ABD'deki tarım dışı istihdam verisi sonrası altının ons fiyatında oynaklığın arttığına dikkati çekti.

Enerji kalemlerinde ise Brent petrol yükselişini sürdürürken, doğalgazdaki ralli hız kesti. Brent petrol yüzde 4,1 değer kazanırken, doğalgaz yüzde 1 değer kaybetti.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) ile OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun piyasa beklentilerinin aksine kasım ayında üretimdeki artışı günlük 400 bin varilde bırakması sonrası Brent petrolün varil fiyatı üst üste yedinci haftayı da değer kazancıyla kapattı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in dün yaptığı açıklamada, Ukrayna üzerinden Avrupa'ya gaz sevkiyatının 2021'deki seviyeleri geçeceğini belirtmesinin ardından doğal gaz fiyatlarında düşüşler yaşandı.

Tarım emtiasında düşüş görülürken pamuk zirve tazeledi
Geçen hafta tarım emtiasında ise negatif bir seyir izlendi. Buğday fiyatları yüzde 2,8, kahve yüzde 1,3, mısır yüzde 2,1, şeker yüzde 1,1 değer kaybetti.

Pamuk ise diğer tarım emtiası ile pozitif ayrıştı. Haftalık yüzde 5,6 yükseliş kaydeden pamuk fiyatı 1,1648 dolarla Temmuz 2011’den bu yana en yüksek seviyeyi görerek zirve tazeledi.

Üretim tahminlerindeki yükselişler, ekonomiye yönelik endişeler, tarım emtiasını olumsuz etkileyen önemli faktörler arasında yer aldı.

Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, pamuğun bu haftayı da yükselişle tamamladığını belirtti. Pamuk fiyatlarının son on yılın en yüksek seviyelerinde bulunduğunu ifade eden Ergezen, "Hindistan'da pamuk kurdu salgını var. Bu nedenle rekoltenin düşeceği endişeleri etkili oluyor." dedi.

Buğday üretim tahminlerinin önceki aya göre artış göstermesinin vadeli işlemlerde de satışların artmasına yol açtığını aktaran Ergezen, bununla beraber ABD Tarım Bakanlığı'nın (USDA), buğday stoklarının son on dört yılın en düşük seviyelerine gerilediğini açıkladığına dikkati çekti.

Ergezen, bu hafta ABD'nin buğday ihracat verilerinde kaydedilen artışın piyasanın dengelenmesine yol açabileceğini belirtirken, bununla birlikte üretim tahminlerindeki artışa dair baskısının devam etmesinin genel beklenti içerisinde yer aldığını söyledi.

Mısır fiyatlarına değinen Ergezen, bu üründe üretim tahminlerinin yüksek olduğunu ve yeni açıklanacak veriler öncesinde satışların izlendiğini dile getirdi.

Dolar endeksinin güçlenmesi, kahve fiyatlarını olumsuz etkiledi
Zafer Ergezen, kahvenin haftayı düşüşle tamamladığını belirterek, dolar endeksinin güçlenmesinin kahve fiyatlarını olumsuz etkilediğini ifade etti.

Bununla beraber arz endişelerinin etkili olmaya devam ettiğini bildiren Ergezen, dünyanın en büyük kahve üreticisi Brezilya'da yağışların yetersiz olmasının arz endişelerinin artmasına yol açtığını aktardı.

Ergezen, küresel olarak halen konteyner talebinin yüksek olması nedeniyle yüklemelerde de gecikme yaşandığını vurgulayarak, "Aynı zamanda bu sene Brezilya’da son 20 yılın en kötü donu görüldü. Bu nedenle üretim endişelerinde de artış var." ifadelerini kullandı.

TSB'den iklim değişikliğinin risklerine karşı sigortalanmayı hızla artırma çağrısı
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Atilla Benli, iklim değişikliğinin risklerine karşı sigortalanmayı hızla artırmaları gerektiğini belirterek, "TBMM'nin Paris İklim Anlaşması’nı onaylaması çok önemli bir gelişme. Sigorta sektörü olarak biz de iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarımızı hızlandırdık. Sigortalanma oranını artırarak, gelecekte karşılaşacağımız risklere karşı hazır olmalıyız." ifadelerini kullandı.

Benli yaptığı açıklamada, iklim değişikliğinin yol açtığı felaketlere karşı sigortalanmanın önemine vurgu yaparak vatandaşları geç olmadan önlem almaya davet etti.

Gelişmiş ülkelerde doğal afetlerin neden olduğu maddi zararların yüzde 45'inin sigorta sektörü tarafından karşılandığını, gelişmekte olan ülkelerde bu oranın sadece yüzde 3 civarında olduğunu belirten Benli, "Vatandaşlarımız ve ticari işletmelerimizin farkındalığını artırmak ve bu alandaki eksikliği kapatmak için var gücümüzle çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Benli, yangın ve sel felaketleriyle öne çıkan yangın branşında ağustos sonu itibarıyla prim üretiminde önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 25’in üzerinde artış gerçekleştiği bilgisini verdi.

Sigortalanma bilincinin bir nebze artsa da yeterli olmadığının altını çizen Benli, şunları kaydetti:

"Çünkü risk gerçekleştikten sonra satın alınamayacak tek şey sigorta teminatıdır. Vatandaşlarımıza zor zamanlarında destek olabilmek ve kamunun üzerindeki yükü azaltabilmek için sigortalanma oranını hızla artırmamız gerekiyor. Sigorta sektörümüz mevcut doğal afet risklerini teminat altına alan tüm ürünlere sahip. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de doğal afetlerden kaynaklı ekonomik kayıpların önemli bir bölümü sigorta sektörü tarafından karşılanabilir, bunu yapacak güce sahibiz. Bu farkındalığın sağlanıp ürünlerin sigortalılar lehine geliştirilmesi ve kullanımlarının yaygınlaştırılması, sigorta sektörünün büyütülmesi ve Türkiye ekonomisine katma değer sağlanması için sektörün çatı kuruluşu olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz."

“Türkiye, küresel anlamda sürdürülebilirliğe katkı sunacak güçlü bir paydaş”
Atilla Benli, Paris İklim Anlaşması'nın TBMM’de onaylanmasının Türkiye'nin iklim değişikliği ile mücadelesi açısından çok önemli gelişme olduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma sonrasında TBMM’nin bu kararı, Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelede önemli adımlar atacağının göstergesi olmanın yanı sıra küresel anlamda sürdürülebilirliğe katkı sunacak güçlü bir paydaş olarak görülmesi açısından da çok değerli." ifadelerini kullandı.

Türkiye sigorta sektörü olarak bu adımlara katkı sunabilmek için hem sigorta şirketleri hem de TSB nezdinde çalışmaları hızlandırdıklarını aktaran Benli, sigorta sektörünün gücünü Türkiye’nin ve dünyanın geleceği için faydalı projeler üretmek adına kullanmaya hazırız olduklarını bildirdi.

Benli, iklim değişikliğinin risklerine karşı sigortalanmayı hızla artırmak gerektiğini vurguladı.

"Sürdürülebilirlik konularının şirketlerimizin iş modelleriyle uyumlu hale gelmesi önceliğimiz"
TSB Başkanı Benli, Şubat 2020 itibarıyla Türkiye'nin gündemine giren ve son Orta Vadeli Program'da da yer alan Avrupa Yeşil Mutabakatı’na sektör olarak uyum sağlamak ve rekabet gücünü artırmak için hazırlıklar yaptıklarını bildirdi.

Sigorta şirketlerinin, Türkiye'nin iklim değişikliği ile mücadelesi ve enerji güvenliği için azami öneme sahip olan yenilenebilir enerji projelerini güvence altına alarak bu alanda destek vermeye devam ettiğini aktaran Benli, şu değerlendirmelerde bulundu:

"TSB olarak sürdürülebilirlik konularının şirketlerimizin iş modelleriyle uyumlu hale gelmesi öncelikli konularımız arasında yer alıyor. Burada önemli hususlardan biri şirketlerimizin dijitalleşme ve teknolojiye entegre sistemlerini geliştirmek. Dijitalleşme ve teknolojik dönüşümle şirketlerin verimliliği yükselirken çevresel ve sosyal konularda pozitif etki yaratma konusunda potansiyel artmaktadır. Teknoloji ve dijitalleşme, rekabetçiliği, verimliliği ve büyüme hızını artırmak gibi fırsatlar sunuyor. Aynı zamanda sürdürülebilir büyüme ve daha çevreci iş modellerinin hayata geçmesine vesile oluyor."
Ariman web reklam 2
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat